Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ağustos, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KUR'AN DA GEÇEN HINZIR-DOMUZ KELİMESİNE, FARKLI ANLAM VERMEMİZ, NE KADAR DOĞRU OLUR?

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, Kur’an da HINZIR diye geçen ve DOMUZ diye tercüme edilen kelimenin, bazı kişiler tarafından farklı anlamlar verilmesi konusu üzerine olacaktır. Bizler ne yazık ki bizlere öğretilenleri, kendi inançlarımıza uydurmak adına, ayette geçen kelimelerin anlamları ile oynayıp, toplum arasında tedirginlik yaratmaktan, yanlışa nefsimizin etkisiyle meyletmekten hiç çekinmiyoruz. Allah öyle bir yol gösterici rehber göndermiş ki, her kim bir ayette geçen kelimeye farklı bir anlam verse bile düşünen, aklını kullanan Kur’an ı rehber alan bir Müslüman, Kur’an ın diğer ayetlerinden gerçekleri hemen fark edebiliyor. Gelin bu konu da, iki farklı düşünce neler söylüyor ona bakalım, daha sonrada Kur’an dan doğrusunu bizler anlamaya çalışalım. Önce ayetlerde geçen, HINZIR kelimesinden kast edilen, DOMUZ anlamında olduğunu ve bu şekliyle tercümenin doğru olduğunu söyleyen düşüncenin söylemlerine bakalım. “Bugün Arap İslam

AHZAB 37. AYET. PEYGAMBERİMİZİN EVLATLIĞI ZEYD İN, BOŞANDIĞI EŞİYLE EVLENMESİ KONUSU....

Peygamberimizin evlatlığı, Zeyd in boşandığı eşiyle evlenmesi konusunda, birçok yalan, yanlış bilgilerin söylendiği ve yazıldığını görüyoruz. Tabi tüm bunlar İslam düşmanları, ya da gerçekleri gereği gibi anlayamayan, din kardeşlerimiz diyebilirim. Gelin bu konuyu yanlış bilgiler ışığında değil, Kur’an ışığında anlamaya çalışalım. Önce ayeti yazalım. Ahzab 37:  Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin de kendisine yardım etiğin kişiye, “EŞİNDEN AYRILMA, ALLAH'A SAYGI DUY” dediğin anı hatırla! OYSA SEN, İÇİNDE ALLAH'IN AÇIĞA ÇIKARACAĞI BİR ŞEYİ GİZLİYOR VE İNSANLARDAN ÇEKİNİYORDUN. Hâlbuki Allah, çekinmeye daha lâyıktır. Müminlere, evlatlıkları eşlerinden ayrıldıklarında onların boşanmış eşleriyle evlenmelerinde bir sıkıntı olmaması için ZEYD, EŞİNDEN İLGİSİNİ TAMAMEN KESİP AYRILINCA ONU SANA NİKÂHLADIK. ALLAH'IN EMRİ KESİNLEŞMİŞTİR. ( Bayraktar Bayraklı Meali) Zeyd peygamberimizin evlatlığıydı. Onu çok sevdiği için akrabası, halasının kızı Zeynep ile evlendi

AHZAB SURESİ 50. AYETİ, NASIL ANLAMALIYIZ?

Bu makalemin konusu, Ahzab suresi 50. ayet olacaktır. Bu ayete birçok yanlış anlamlar verilmekte, hatta bu ayet örnek gösterilerek, bu ayet delildir ki, Kur’an ı Muhammed in kedisi yazmış, kendi çıkarlarına uydurmuştur iftirasını bile atmaktadırlar. Ayeti tercüme edenlerinde bir kısmı, bu ayeti kendi batıl inançları doğrultusunda tercüme etmesi, ne yazık ki Kur’an ve İslam düşmanlarının ekmeğine yağ sürmüştür. Önce ayeti yazalım, daha sonra birlikte Kur’an merkezli ayet üzerinde ayrı ayrı düşünelim.  Ahzab 50: EY NEBİ! (ŞU SAYILANLARI) ÖZEL OLARAK SANA HELAL KILDIK: Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana FEY olarak verdiğinden hâkimiyetin altında olanı, SENİNLE BERABER HİCRET EDEN amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve eğer nikâhlamak istersen kendini sana hibe eden kadını, DİĞER MÜMİNLERE DEĞİL, SADECE SANA HELAL KILDIK. Müminlerin eşleri ve yönetimleri altındaki esirlerle ilgili hangi hükümleri koyduğumuzu elbette b

KUR'AN I HERKES ANLAYAMAZ DİYENLERİN İZLEDİĞİ, YANLIŞ YOL VE YÖNTEM....

Bizler iman ettiğimiz Kur’an a, öyle yanlış yol ve yöntemlerle inanıyoruz ki, yaşadığımız İslam a akıl, mantık Kur’an onay vermiyor. Peki, bu yanlış yolu izlememize en büyük etken nedir sizce? Bizlerin Kur’an ın yanında inandığımız ve olmazsa olmaz dediğimiz, doğruluğundan asla emin olamadığımız ve Peygamberimize ait olduğu rivayet edilen hadislere kuşku duymadan, Kur’an ın onayını almadan inanmamız, bizlerin kafasını karıştırıyor ve Kur’an ı doğru anlamamızı engelliyor. YANİ HAKKA BATIL KARIŞTIRMAMIZ, BİZLERİN KUR’AN I ANLAMAMIZA ENGEL OLUYOR. Böylece Kur’an a şirk koştuğumuzun da farkında olamıyoruz. Hâlbuki Kur’an da elçisinin, yalnız Kur’an a uyduğu ve bizleri yalnız Kur’an ile uyardığı birçok ayetinde açıklanmıştı. Bizlerin Kur’an ı anlamadan okumamız, Allah ın kitabı ile bağımızı kesiyor. Böylece Allah ın ayetlerinden habersiz kalmamız, rivayet edilen hadisleri sorgulamamızı da engelliyor.  ÖYLE YANLIŞ SÖYLEMLERE İNANDIRILMIŞIZ Kİ, KUR’AN IN EMRETTİKLERİNİN TAM TERSİNİ,

MAİDE SURESİ 13 VE 14. AYETLERİ GÖRMEZDEN GELENLERE.

Kur’an ı anlayarak birkaç kez okuyan bir Müslüman, onun aydınlık nuruyla aydınlanacak ve Kur’an ın gerçeklerini görecektir. Eğer anlamını bilmeden okuyor, üzerinde hiç düşünemiyorsak, işte o zaman Allah ın nurundan, güneşinden de, istifade edemiyoruz demektir. Çünkü Allah ayetlerin üzerinde, özellikle bizlerin düşünmesini ve aklımızı kullanmamızı emreder. Allah Kur’an ı sizlere rehber, yol gösterici olsun diye gönderdim diyor da, onu anlayarak okuyup, üzerinde düşünen kullarının, gönül gözlerini açacağı müjdesini veriyorsa, bizlere düşen Allah ın  rehberini bilerek, anlayarak, düşünerek okumak olmalıdır. Allah Kur’an ın yarısından fazlasında verdiği, kıssadan hisseler ve örneklerle, bizlere nasıl yaşamamız gerektiğini, GEÇMİŞ TOPLUMLARIN YAPTIĞI HATALARI ÖRNEKLER GÖSTEREREK ANLATMIŞTIR. Bunu yapmasının nedeni, aynı hataya bizlerinde düşmemesi içindir. Geçmiş kavimlerin yaptığı yanlışların sonunda, Allah ın bu toplumlara verdiği cezalardan da örnekler vererek, ibret almamızı sa

BEN SÖYLEMEDİĞİM HALDE, KİM BU PEYGAMBER SÖZÜDÜR DERSE........

İslam ı yaşarken yaptığımız en büyük yanlış, Allah ın rehberinden zerre kadar haberdar olmayıp, onunla aramıza veliler, şeyhler ve onların kitaplarını koymamızdan kaynaklanmaktadır. Elbette Allah ın rehberi anlaşılmaz ve her bilginin olmadığı bir kitap ilan edilip, edindiğimiz velilerin kitaplarının ardı sıra gidersek, aşağıdaki hatayı da yapmamız kaçınılmaz olacaktır. Konumuza geçmeden önce, peygamberimizin rivayet edilen çok dikkat çekici ve düşündürücü, bir sözünü hatırlatmak isterim. "Her kim ki, ben söylemediğim halde, bu sözü peygamber söyledi derse, BUYURSUN KENDİNİ CEHENNEMDEKİ YERİNE HAZIRLASIN." Yazdığım yazılara cevap veren bazı kardeşlerimizin, bana verdikleri cevaplardan, İslam ı nasılda Kur’an ın sınırlarını aşarak yaşadıklarını, daha açık görüyor ve yapılan yanlışlar karşısında, kendi inancımı sorguladığımda, Rabbim e şükrediyorum.  Elbette bende hata yapabilirim, ama ben en az hata yapanlardan olabilmek için, en azından elimde rehber Kur’an, iman v

KAF SURESİ 45. AYET VE ACI GERÇEKLER....

Yüce Rabbimiz bizlere öyle bir rehber kitap göndermiş ki, zerre kadar farkında bile değiliz. Nasıl farkında olalım, onu anlamadan okumanın sevap olacağına inanan bir toplum, nasıl olur da içindeki bilgilerden haberdar olur? Birçok kez verdiğim örneği, tekrar vermek istiyorum. Öğretmen sınıfta öğrencilerine, bilmedikleri dilden bir kitap dağıtıyor ve diyor ki, sizi bu kitaptan bir ay sonra imtihan edeceğim, bu kitabı iyice okuyun. Bu durumda öğrenciler ne der öğretmenine sizce? Önce hepsi güler ve öğretmenin şaka yaptığını söylerler, daha açıkçası bu sözü kimse ciddiye bile almaz. Çünkü dilini bilmedikleri bir kitabı okuduklarında, içinde ne söylediğini nelerin açıklandığını bilmeden, nasıl olur da sorulara cevap verirler. Elbette bu ne akla, nede mantığa uymayan öğretmenlerinin sözü, olsa olsa şakadan başka ne olabilir? Evet, dostlar bu ancak 1 Nisan şakasından öteye gidemez.  PEKİ, YÜZLERCE YILDIR BU ŞAKAYI BİZLERE YAPANLARA KARŞI, NEDEN DUYARSIZ KALIYORUZ DA, ONLARIN NE AKLA NEDE

ADAK KURBANININ DİNİMİZDEKİ YERİ......

Bu makalemin konusu, ADAK KURBANI üzerinde olacaktır. Hiçbir şart gözetmeden, Allah ın rızasını kazanmak adına, Allah a kurban adamak, yani kurban kesmek için söz vermek, elbette konumuzun dışındadır, bunu her zaman yapabiliriz. Bildiğiniz gibi bizlerin Kurban bayramı adı altında kestiğimiz kurbanlar, Kuran da Allah ın emrettiği farz bir emir değildir. Kurban yılın yalnız bir gününde değil, her gününde kesip, Allah a saygımızı gösterebiliriz. Allah yalnız kendisi adına olmak şartıyla, Kurban kesmemize bizlere izin vermiş, meşru kılmıştır ama bunu bizlerin gönül rızası ile yapmamızı ister. Yer ve zaman olarak, Kur’an da bahsedilen kurban, Hac vaktinde kesilmesi gereken kurbandır ki, buda Hacca gelenlere sunulmak içindir. Kurban Allah a yaklaşmalıktır, bunun birçok yolu da vardır. İster Allah ın rızasını kazanmak adına, hayvan keser dağıtırsınız, ister oruç tutarız, ister hayır ve hasenatta bulunuruz.  Makalemin konusu ise geleneklerimize giren ama asla Kur’an da bahsedilmediği