Bizler İslam ı öyle yanlış bilgilerle yaşıyoruz ki batılı hak, hakkı batıl görür olmuşuz. Allah emin olmadığın bilgiden uzak dur, yalnız Kur’an ın ipine sarıl, sakın Allah dan başka güvenilecek, yardım istenecek veliler edinmeyin diye uyarır bizleri. Kur’an ile aramıza ördüğümüz duvar, ne yazık ki gerçeklerin, uyarıların farkına varmamızı engelliyor. Bizlere din ve iman adına, Kur’an ın yeterli olmadığını öğretenler hurafe, sanı bilgilerin, batılın fark edilmemesi içinde, Kur’an ı anladığımız dilden okumamızı engellemeye çalışmışlar ve ne yazık ki başarılıda olmuşlardır. Bunun asıl nedeni, bizlerin hatasından kaynaklanmaktadır. Bizler yaşantımızda, beşeri konularda gösterdiğimiz titizliği, inancımızda ne yazık ki hiç göstermedik, ne söylenirse inandık, Allah ın kitabından kontrol etme zahmetinde bulunmadık. Böyle olunca da sonuç ortada. İnancımızı en doğru bir şekilde yaşamak istiyorsak, emin olamayacağımız sanı ve rivayet bilgilere değil, Kur’an ın ipine sarıl...