Ana içeriğe atla

Kayıtlar

OLUR etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Akıl Mantık Devre Dışı Kalınca, Sonucun Böyle Olması Kaçınılmaz Olur.

  Bizler birçok konuda olduğu gibi, yaşadığımız dinide genel çoğunluğumuz sorgulamadan yaşıyoruz. Şunu lütfen unutmayalım,  SORGULAMADAN İNANDIĞIMIZ DİNİN BATIL, HURAFE HATTA ŞEYTANLAŞMIŞ İNSANLARIN DİNİ OLMA İHTİMALİ ÇOK YÜKSEKTİR . Bu hatayı yaptığımızdan, bizlere İslam’ın emri diye anlatılanları  MANTIK VE KUR’AN  süzgecinden geçiremiyoruz.  Akla mantığa uymayan hiç bir şeyin, doğru olma ihtimalinin olmadığının, önce bilincinde olalım.  Peki, mantık ne demek Allah bu yöntemle Kur’an’ı okuyup İslam’ı yaşamamızı istiyor mu bu önemli. Mantığın dört ilkesinin olduğu anlatılır. “ ÖZDEŞLİK, ÇELİŞMEZLİK, ÜÇÜNCÜ HALİN İMKÂNSIZLIĞI, YETERLİ NEDEN .”   Şimdide mantığın bu ilkelerini açıklamaya çalışalım. Özdeşlik bir felsefe terimi olup  DURUMLAR, KOŞULLAR DEĞİŞSE DE AYNI KALMA, KENDİ KENDİNE EŞİT OLMA ANLAMINA GELİR. Demek ki Allah’ın vahyi ile özdeş olmayan, yani onun onayını almayan hiçbir şey dinin emri olamayacağı anlaşılıyor. Çünkü Kur’an...

İslam’ı Sorumlu Olduğumuz Kur’an’dan Öğrenmezsek, Sonucuda İşte Böyle Olur.

  Bizler hiç düşünmeden, sorgulamadan Kur’an’dan uzak öyle bir din yaşıyoruz ki, adeta Allah’ın kitabı Kuran’ı küçümsediğimizin farkında olmadığımız gibi,  yalnız Kur’an ile İslam’ı yaşayamayacağımıza inandırıldık. İman ettik dediğimiz Kur’an, bu düşünceye onay veriyor mu, hiç baktık mı? Elbette hiç bakmadık, hatta bakmaya teşebbüs bile etmemizi engelleyip, sen Kur’an’ı anlayamazsın senin ilmin ne ki, Arapça bir kelimenin bilmem kaç anlamı var, sen hangisinin olduğunu nereden bileceksin diyerek, aklın mantığın kabul etmeyeceği düşünceleri, her nedense kabul etmekte sakınca görmedik. Arapça olan Kur’an’a bunları söyleyenler, her ne hikmetse yine Arapça olan rivayet hadislere, neden bunları söylemediklerini hala fark edemediysek, Allah ile aldatılmaktan da asla kurtulamayız.  İSLAM’I SORUMLU OLDUĞUMUZ KUR’AN’DAN ÖĞRENMEZSEK, SONUCUDA İŞTE BÖYLE OLUR . Mezheplerin hatta cemaat ve tarikatların şekillendirdiği İslam inancımızda şu mantık ve Kur’an dışı inancı, her nedense...

KUR’AN’DAN UZAK, RİAYETLERLE YAŞANAN İSLAM, BU KADAR OLUR….

  Bizler batıl inancın bataklığına öyle bir battık ki, yaşadığımız inancın bataklık olduğunu, bu yolu izleyenlerin Allah a ve Resulüne akla gelmeyecek saygısızlıklar yaptıklarını fark edemiyoruz. Bu makalemde bazı ayetleri hatırlatarak, inandığımız batılın bizleri, adeta ayetleri görmezden gelmemize, Allah a ve Resulüne karşı neleri isnat ettiğimize örnekler vermek ve sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Hepimizin amacı Allah ın doğru yolunu bulmak ve din kardeşlerimizi, en doğruya davet etmektir. Bunu yapabilmek içinde önce, Allah’ın vahyini/ayetlerini referans alıp, daha sonra yaşadığımız İslam ı düşünerek, ayetlerle karşılaştırarak gerçeklerle buluşmalıyız.  Allah Enfal 64. ayetinde,  “EY NEBİ! ALLAH, SANA DA SANA UYAN MÜMİNLERE DE YETER,”    diye uyarıp,  Allah ın Resulüne ve bizlere Allah ın yeteceğini açıkça bildirdiği halde, bizlerin Allah ın vahyinden sonra başka kaynaklar, bilgiler aramamız ne kadar doğru olur? Resulüne Allah yetiyorsa, elbette...

SALATIN/NAMAZIN KISALTILMASI, HANGİ ŞARTLARDA, KOŞULDA OLUR?

  Bu makalemde sizleri, namazın hangi şartlarda kısaltabileceğimiz konusu üzerinde, düşünmeye davet etmek istiyorum.  Bu konuda fıkıhta ve mezheplerde, Kur’an ın hiç bahsetmediği konular ortaya atılmış ve Kur’an ın bahsetmediği şartlar yaratılmıştır. Bizler her konuda oluğu gibi, Kur’an ın bahsettiği SALÂT konusunu, kendi nefsimizde şekillendirdiğimiz ve zorlaştırdığımız için, kendi nefsimizin etkisiyle kolaylıklar sağlamaya çalışmışız. Allah bakın namazın kısaltılması konusunu hangi şarta bağlamış. Nisa 101: YERYÜZÜNDE SEFERE ÇIKTIĞINIZ ZAMAN, KÂFİR OLANLARIN SİZE KÖTÜLÜK ETMELERİNDEN ENDİŞE EDERSENİZ, NAMAZI KISALTMANIZ-DA SİZE HERHANGİ BİR GÜNAH (SORUMLULUK) YOKTUR. Şüphesiz ki kâfirler, sizin için apaçık düşmandır. (Mehmet Okuyan meali) Demek ki namazın kısaltılması şartı, sefere çıkmakla bağlantılı. Peki, bu sefer nasıl bir sefer olabilir? Mezheplerin kendi nefislerinde kilometrelerle belirlediği, kendilerince detaylar verdiği şehirler arası yolculuk mu? Elbette...

RİVAYETLER İNANCIMIZI YÖNLENDİRİNCE, SONUÇTA İŞTE BÖYLE OLUR.

Kur’an, akla düşünmeye önem verir. Ayetler üzerinde düşünerek iman etmemizi, asla emin olmadığımız bilgilerin ardına düşmeden, imanımızı yaşamamızı özellikle Allah verdiği örneklerle anlatır ki, yanlışın ardından gitmeyelim. Peki, bizler Allah’ın bu öğüdünü ne kadar dinliyoruz? Allah’ın sizleri Kur’an’dan sorumlu tutuyorum, onun ipine sarılın sözleri, bir kulağımızdan girmiş, diğerinden ne yazık ki çıkmış. Rivayetler günümüzde adeta Kur’an’ın önüne geçmiş, onunla eş tutulan, dini hükümler haline gelmiştir. Bu bilgilerin doğruluğu üzerinde düşünmek, Kur’an’dan onay almak şurada dursun,  RİVAYET HADİSLERİN  BİR TANESİNİ BİLE İNKÂR EDERSENİZ, KUR’AN AYETİNİ İNKÂR ETMİŞ GİBİ OLUR,  dinden çıkarsınız sözleri, bugün ne yazık ki camilerimizde, cahil insanlar tarafından değil,  DİYANETİN BAZI MÜFTÜLERİ TARAFINDAN SÖYLENEBİLMEKTEDİR.  Sizlere Kütüb-i Sitte den birkaç örnek vermek istiyorum. Acaba bu rivayet hadisleri kabul etmek mi insanı günaha sokar, dinden çı...

ANLAMADAN VE DÜŞÜNMEDEN KUR'AN I OKURSAK, SONUÇTA BÖYLE OLUR....

Bizler Kur’an’ı okuduğumuzu zannediyoruz, anlamadan Arapçasından okuyarak. Hâlbuki Allah Kur’an’ı nasıl okumamız gerektiğini anlatırken  TERTİL ile yani  güzel, düzgün kusursuz bir şekilde açık açık, hakkını vererek  yavaş yavaş, dikkatle ve her şeyden önemlisi, ayetler üzerinde DÜŞÜNEREK okumamızı özellikle bizlerden istemiştir.  Bizler bu gerçekleri ne yazık ki fark edemiyoruz, çünkü anlamadan okuyoruz ve böylece anlamadığımız sözler/ayetler üzerinde düşünemeyeceğimizden, Kur’an’dan ne yazık ki faydalanamıyoruz, gerçeklerle Allah’ın bizlere gönderdiği mesajı ile buluşamıyoruz. Bu makalemde bu konu ile ilgili örnekler verip, yaptığımız bu yanlışlara dikkat çekmek istiyorum. Allah Kur’an’da bazı konulardan bahsederken, özellikle  HARAM  kelimesini kullanmıştır. Örneğin zina yapmak, riba yani tefecilik yapmak,  haramdır diye çok açık belirtmiş ve haram olan yiyecekleri saymış, bunun dışındaki her temiz şey sizler için helaldir demiştir...