Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ekim, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

NİSA SURESİ 78-79. AYETLER, BİZLERE NELER ANLATIYOR?

Bir kardeşimiz sorduğu bir soruda, Nisa suresi 78 ve 79. ayetlerin, birbirinin tam zıttını söylüyor dedikten sonra, ayette önce iyilik de kötülük de Allah'tan dır diye geçiyor, sonra kötülük nefsinden, yani kendi yaptıklarından, iyilik Allah'tan diyor ve bu ayetlerin kafasını karıştırdığından bahsediyor. Arkadaşımız bir örnek vermiş. "Yolda saldırıya uğrayan bir adamın hiç günahı yokken, kendi ettiğini bulmuş olması anlamsız geliyor. " Gelin önce ayetleri yazalım ve daha sonra birlikte Kur’an bütünlüğünde, ayetler üzerinde düşünelim. Allah bu iki ayette bizlere, acaba neler anlatmak istiyor ve dikkatimizi çekiyor. Nisa 78: Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, “Bu, Allah’tan dır”  derler. Onlara bir kötülük gelirse, “Bu, senin yüzündendir” derler. (Ey Muhammed!) De ki: “HEPSİ ALLAH DAN DIR.” Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar!   79. Sana

KUR'AN IN GERÇEKLERİNİ, GÖREBİLMEK FARK EDEBİLMEK İSTİYORSAK.....

İslam toplumunda öyle bir bölünmüşlük var ki, Müslümanlar adeta birbirine düşman, kanlı bıçaklı olmuşlar.  Kur’an a iman ettiğimizi söyleyen biz Müslümanlar, Allah ın apaçık dediği ayeti üzerinde bile anlaşamıyoruz. Elbette biraz düşünen, aklını kullanan bir Müslüman bu bölünmüşlüğün, farklı inançların, birbirimize düşmanlığın sebebinin ne olduğunun farkında olacaktır. KİTAP TEK OLMAYINCA, ÜMMETİNDE TEK BİR YUMRUK OLMASI ASLA DÜŞÜNÜLEMEZ.  Onun için Allah Kur’an da uyarıyor ve hep birlikte, yalnız KUR’AN IN İPİNE SARILIN DİYOR. Peki bizler bu emri dinliyor da, yalnız Kur’an ın ipine mi sarılıyoruz, yoksa Kur’an ın yanında tutunduğumuz başka ipler mi edindik? Ne yazık ki geleneksel İslam anlayışı, Allah ın bu ve buna benzer yüzlerce emrini görmezden gelerek, Allah ın ipini anlaşılması zor ilan edip, her bilginin Kur’an da olmadığına inandığımız içindir ki, tek bir yumruk olmayı asla başaramadık. Bunu yapamadığımız gibi, Kur’an ın yolundan saparak, kendimize mezheplerin ve beşeri fı

KUR’AN I ANLAYABİLMEK ADINA YAPTIĞIMIZ YANLIŞLAR. “KURAN,SÜNNET,İCMA,KIYAS”

Günümüzde İslam ı, Kur’an ı anlamaya çalışırken, öyle kaynaklardan, bilgilerden istifade ediyoruz ki, hiç sorgulamadan, düşünmeden Kur’an süzgecinden geçirmeden yaşamımıza geçiriyoruz. Ne yazık ki İslam ı, geçmişte de büyük bir çoğunluk böyle yaşamış, bugünde öyle yaşıyor. Bu konuya örnek olması adına, yazdığım yazıma bir kardeşimizin verdiği cevap üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bakın bir arkadaşımız, yazdığım yazıma karşılık ne yazmış. (Sen edille-i şeriyye diye bir şey duydun mu hiç? Ayrıca hiç kimse Kuran ayetlerini dizip dizip, bak şurada şu yazıyor, o zaman benim aklıma göre şu anlam çıkar, diyemez. DİYEN KİŞİ YA DİN SAPIĞIDIR YA ULTRA MEZHEPSİZDİR YA DA ÖZEL YETİŞTİRİLMİŞ BİR SİYONİSTTİR. SEN KURANIN AÇIKLAMASININ, SENİNİN MİNİCİK BEYNİNİN ALDIĞI KADAR OLDUĞUNU MU SANIYORSUN? Yürü git, burada çoluk çocuk kandıracağım diye uğraşma. Her önüne gelen din şarlatanı olmuş.) Yukarıdaki sözleri değerlendirdiğimizde, bizler şuan ki aklımız ve mantığımızla, Allah ın

ALLAH IN VE RESULÜNÜN ÖNÜNE GEÇMEK VE NEBİ, RESUL KAVRAMLARI ÜZERİNE.

Bu makalemde sizleri düşünmeye davet etmek istediğim, iki ayeti hatırlatmak istiyorum. Bu iki ayet günümüzde kelimelere öyle farklı anlamlar verilerek anlatılıyor ki, Allah ın bizlere anlattığından çok farklı şeyler anlaşılıyor. Aslında bu ayetler, yanlış, batıl inançlarımıza delil olarak gösterilmeye çalışılıyor. Önce birinci ayeti yazalım ve üzerinde birlikte düşünelim. Hucurat 1: Ey iman edenler! ALLAH'IN VE RESULÜNÜN önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir. ( Diyanet vakfı meali) Bu ayeti tercüme edenlerin genel çoğunluğu, resul diye geçen kelimeyi, peygamber diye yazmışlar ama ben ayetin orijinalinde geçen tercümeyi özellikle yazdım. Bu ayete dikkat ettiyseniz Allah ve Resulü birlikte anılıyor. Sizce bunun sebebi nedir, hiç düşündünüz mü? Dikkatinizi çekmek istediğim ve ayette özellikle kullanılan kelime RESUL YANİ ELÇİ olarak geçmesidir. Kur’an ı tercüme eden genel çoğunluğun yaptığı gibi, ayetlerde geçen her NEBİ ve RESUL kelimesine e

BİZLER İSLAM I, KUR'AN DIŞI RİVAYETLERDEN, BÖYLEMİ ANLAYIP YAŞAYACAĞIZ?

Bir kardeşimiz yazıma verdiği cevabında, günümüze rivayet yolla ulaşan hadislerin İslam ı yaşamak adına, olmazsa olmazını anlatmaya çalışırken, bakın nasıl bir cevap vermiş yazıma. “KUR’AN IN BİR insan üzerinde nasıl uygulanması gerektiğini peygamber örnekliyor, bırak 600 sahifelik bir kitabı iki satır yazıyı onlarca insan farklı anlıyor...sadece tesettürü yüzlerce prof farlı tanımlıyor tesettürün nasıl olması gerektiğini, peygamber hanımları üzerinden insanlığa gösteriyor, ..kuranı İngilizce çevirin,yüz tane yabancı profa okutun..yüz çeşit ibadet türlü çıkacaktır...oysa dünyanın milyonlarca camisinde ibadetler aynı yapılır...dünyanın her yerinde hutbe vardır...dünyanın her yerinde akşam namazı üç rekattır...dünyanın her yerinde sünnet namazları vardır...bu peygambere itaattir....” Bizler eğer Allah a söz verip, Kur’an ın tamamına iman eden bir Müslüman isek, asla hiçbir ayete uygun olmayan, aklın ve mantığın kabul etmediği hiçbir söze de inanmamalıyız, hiçbir ayeti de gör

İBRAHİM SURESİ 52. AYET VE ALLAH IN TEBLİĞİ.

Bizler İslam ı yaşarken, acaba Allah ın Kur’an da emrettiği şekilde mi yaşıyoruz? Ya yanlış yaşıyorsak, bu ihtimali lütfen göz ardı etmeyelim. Hangimiz Kur’an ı anlayarak, kaç kez okudu? Bu soruyu kendimize lütfen soralım. Cevabınızı tahmin ediyorum. İbrahim suresi 52. ayeti sizlere hatırlatıp, sizlerin üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. İbrahim 52: İŞTE BU, ONUNLA UYARILSINLAR, Allah’ın tek ilah olduğunu bilsinler, AKLI VE GÖNLÜ İŞLEYENLER DE İBRET ALSINLAR DİYE, insanlara yöneltilmiş bir TEBLİĞDİR. Allah bizlere öyle bir kitap göndermiş ki, bu kitap bizleri uyarıyor, yol gösteriyor. Çok daha güzeli ve düşündürücü olanı ise, aklı ve gönlü işleyenlerin, yani düşünenlerin, aklını kullananların ibret alacağını, doğru yolu bulacağı bir tebliğ olduğunu söylüyor. Bunu söyleyen bizlerin yaratıcısı, lütfen bunu unutmayalım. Bizlerin doğru yola ulaşmamız için, aklını kullanan kullarına gönderdiği bir rehber, doğru yolu bulmak adına verilen öğüt, TEBLİĞ olduğunu söylüyor. Peki, bizler neler

ALLAH IN ELÇİSİNİN, ÜMMİ OLUŞUNDAN ALACAĞIMIZ ÇOK ÖNEMLİ DERSLER.

Kur’an öyle rehber ve yol gösterici bir kitap ki, onu anlayarak, bilerek ve düşünerek okuduğumuzda, gönül gözümüzü açacağını ve o Kur’an ın NURU ile gönlümüzü aydınlatacağını anlatır bizlere.  Yazıma başlamadan önce, sizleri Allah ın elçisinin yaşadığı dönemi düşünmeye davet ediyorum. Acaba peygamberimiz, Allah tan elçilik görevini almadan önce ne konumdaydı. Yani peygamberimiz yoldan sapmış, sanı ve rivayetlerle yaşanan Yahudi ya da Hıristiyan toplumundan mıydı? Bu sorunun cevabını vermeden önce, Yahudilerin ve Hıristiyanların o devirde itikat ve inançlarının durumu nasıldı? Yine Kur’an dan öğrendiğimize göre,  Allah ın kitapları devre dışı bırakılmış rivayetler, atalarından gelen hurafeler ve batıl dine hükmeder olmuş bir durumda olduğunu anlıyoruz. Allah tan yardım isteneceğine, edindikleri şefaatçilerden/velilerden putlaştırılmış insanlardan medet umar durumdaydılar.  Allah ın elçiside, yaşanan dinin yanlışlığının farkında olarak, her zaman büyük bir arayış içinde