Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ocak, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

GÖZLERDE PERDE, KULAK VE KALPTE MÜHÜR OLMASI, DEMEK Kİ BÖYLE BİR ŞEY OLSA GEREK.....

Bir arkadaşımız, inancından çok emin öyle şeyler yazmış ki, Allah ın Kur’an da uyardığı gibi, GÖZLERDE PERDE, KULAKLARDA VE KALPTE MÜHÜR olması, sanırım böyle bir şey olsa gerek. Yazdığım yazlarımın yarısından çoğunu, bu konulara ayırıyor, Allah ın ayetlerini hatırlatıp, yanlışlarımızın fark edilmesine çaba harcıyorum. Bakın bir arkadaşımız neler söylemiş. (Hristiyan misyonerlerin yapamadığı işi üslenip, İslam dinini tahrip davası güdenlerin temel prensibi haline gelen “HADİS İNKÂRINDA” aşırıya gidip, işi peygamberimize dayandıranlar artık, PEYGAMBER ŞERİAT KOYAMAZ, PEYGAMBER HÜKÜM KOYAMAZ, PEYGAMBER HELAL, HARAM KOYAMAZ, PEYGAMBER KUR’AN I KERİMİ YORUMLAYAMAZ” demeye başladılar.) SANIRIM BU ARKADAŞIMIZ ALLAH IN ELÇİSİNİ DİNDE, ALLAH IN HÜKÜM ORTAĞI ZANNEDİYOR. Kur’an, Hristiyan ve Yahudileri uyarıp, onlardan örnekler verirken, Allah ın kitabı ellerinde olduğu halde, onunla hükmetmek yerine, batıl hurafe inançlarını din kabul ederek yaşadıkları örneklerini verir ve sakın sizl

İSLAM TOPLUMUNDA GEÇEN, İÇTİHAT KONUSU ÜZERİNE....

Bu günkü makalemin konusu,  İÇTİHAT  konusu üzerinde olacaktır. Bizlerin Kur’an ile bağlantısını kesenler, öyle isimler altında dine hükmetmeye çalışmışlardır ki, bugün yapılan bu yanlışları dinden çıkarmak, adeta imkânsız olmuştur.  İsterseniz bu kelimenin ne anlama geldiğini önce yazalım ki, konu daha iyi anlaşılsın. “İçtihat zor, anlaşılmayan bir konuda var gücünü kullanarak, gayret göstermek anlamındadır. Fıkıh da bu kelimenin terim anlamı ise; KESİN VE AÇIK DELİLLERLE SABİT OLMAYAN ÖZNEL YARGILARI, şer’i delillere uygun olarak ortaya çıkarma konusunda, bütün güç ve takatini sarf ederek çalışmaktır. Yani, Kur’an, hadis ve icma ile sabit olan şer’i delillerden hüküm çıkarmaktır.” İçtihat kelimesinin, günümüzde ne anlamlara geldiğini gördük. Bu kelimenin sözlük anlamına baktığımızda, her Müslüman ın her alanda müracaat etmesi gerektiğini, buna İslam ı yaşarken de gerekli olduğunu açıkça söyleyebiliriz. Çünkü Kur’an ayetlerini anlayabilmemiz için, üzerinde dikkatle düşünüp bir çaba

BAKARA SURESİ 219. AYET VE BU AYETLERİ ANLAMA YÖNTEMİMİZ. "SİGARA HARAM MIDIR?"

Bugün sizlerle Kur’an dan araştırmak ve üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah ın Kur’an da bahsettiği İçkiden, kumardan uzak durunuz ayetlerinden yola çıkarak, Sigara konusu üzerinde, birlikte düşünelim. Önce ayeti yazalım daha sonra üzerinde düşünelim. Bakara 219: Sana alkol ve kumar hakkında soruyorlar. De ki: “Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için birtakım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından büyüktür.” Yine sana iyilik yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. “İhtiyaç fazlasını” de. Allah, düşünesiniz diye size âyetlerini böyle açıklıyor. (Bayraktar Bayraklı meali) Alkol derken şarap ve her türlü zararlı içecek anlamalıyız.  Hem alkol hemde kumarın bizler için, belki nefsimizin hoşumuza gidecek faydaları olabileceğini, ama bu ikisininde genel itibariyle bizler için kesinlikle zararlı olduğu, ayette anlatılıyor. Ayette her ikisinde de günah vardır derken, bizleri günaha sürükleyecek etkenlerin olduğu vurgusu yapılıyo

AHZAB SURESİ 53. AYETİ NASIL ANLAMALIYIZ?

Bu yazımda, Ahzab suresi 53. ayet üzerinde, sizleri düşünmeye davet ediyorum. Ayeti önce yazalım. Ahzab 53: Ey iman edenler! Size bir yemek için izin verilmedikçe, Peygamber'in evlerine girmeyin. Vaktini bekleyip durmaksızın çağırıldığınızda girin, ancak yemeği yiyince hemen dağılın. Söze dalıp lafı koyulaştırmayın. Çünkü böyle davranmanız Peygamber'i rahatsız eder. Fakat o size bir şey söylemekten utanır. Allah ise hakkı dile getirmekten çekinmez. PEYGAMBER'İN EŞLERİNDEN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZDE, ONLARDAN PERDE ARKASINDAN İSTEYİN. BU, HEM SİZİN KALPLERİNİZ HEM DE ONLARIN KALPLERİ İÇİN DAHA TEMİZ BİR YOLDUR. Allah'ın resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra onun eşleriyle nikâhlanmanız, size helal kılınmamıştır. Böyle bir şey Allah katında büyük bir vebaldir. (Yaşar Nuri meali)  Ayet aslında genel anlamda, çok açık anlaşılıyor. Fakat bu ayette geçen, PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN, PERDE ARKASINDAN İSTEYİN sözüne, günümüzde öyle

YASİN SURESİ 26-27. AYETLER. CENNETE VE CEHENNEME ŞİMDİDEN GİDEN VAR MI?

Bu makalemin konusu, şu anda cennet ve cehennem de insanlar var mı? YASİN suresi 26 ve 27. ayetlerde geçen sözleri nasıl anlamalıyız, konusu üzerine olacak. Önce bahse konu ayeti yazalım. YASİN 26–27: (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): “CENNETE GİR!” denildi. O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” dedi. (Diyanet meali) Eğer bu ayette geçen, CENNETE GİR sözünü, Kur’an bütünlüğünde düşünmediğimiz takdirde, demek ki bazı insanları Allah, Kur’an da bahsettiği hesap gününe sokmadan, cennetine gönderiyormuş diye anlayabiliriz. Ama Allah bir ayetinde apaçık verdiği bir hükmün tam tersini, bir başka ayetinde vermeyeceğine göre, bu ayette cennete gir sözünü, ne maksatla söylediğini doğru anlamalıyız. Aynı ayeti, bir başka mealin tercümesinden yazalım şimdide, konuyu daha doğru anlayabilmek için. YASİN 26–27: (En sonunda) ona “SEN CENNETLİKSİN!” denildi. Dedi ki: “Ah, keşke kavmim bir bilseydi. (Mustafa İslamoğlu meali

KUR'AN DA GEÇEN MUCİZE KELİMESİ, NE ANLAMA GELİYOR?

Bugünkü makalemin konusu, ayetleri tercüme ederken geçen, MUCİZE diye çevrilen kelime üzerinde olacaktır.  Konumuza geçmeden önce Kur’an da geçen AYET kelimesi ne anlama geliyor önce ona bakalım.  Hepimizin bildiği gibi, ayet dediğimizde akla gelen, Kur’an ın en küçük parçasına verilen isim diyebiliriz.  Peki AYET kelimesinin sözlük anlamı nedir, isterseniz ona bakalım. Bu kelimeyi Kur’an dan araştırdığınızda, AÇIK DELİL, ALAMET, MUCİZE, OLAĞAN ÜSTÜ OLAN, TABİAT KANUNLARI, anlamlarında kullanıldığını görürüz. Kur’an da Allah ın vah yettiği ve ayet diye geçen kelimeler, genellikle cümlenin konumuna göre MUCİZE diye çevrilmiştir. Yani Allah ın vahyi, ayetleri başlı başına aslında bir mucizedir. Çünkü eşi benzeri olmayan,  bizlere deliller sunan, toplumlara yol gösteren bir ışıktır. Bizler dilimizde mucize kelimesini çok daha farklı anlamlarda kullanırız. Ayet dediğimizde de yalnız Kur’an ın en küçük bölümünü anlarız. Kur’an da aslında bizim kullandığımız anlamda da kullanıyor.

KUR'AN DA GEÇEN, RÜKU VE SECDE KELİMELERİNİN, ANLAMI ÜZERİNE.....

Bu makalemde sizleri Kur’an da geçen RÜKÛ ve SECDE konusu üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum.  Kur’an da öyle kelimeler vardır ki, birden fazla anlamı vardır. Bu her dilde böyledir. Ayette hangi anlamda kullanıldığı çok net anlaşılır. Kur’an da SALÂT kelimesinin de tek bir anlamı yoktur. Ayetlerde, SALÂT diye geçen, bizlerin şekilsel olarak kıldığımız ve adına namaz dediğimiz anlama geldiği gibi, destek ve dua anlamlarına da gelir. Gelelim konumuza. Önce bizlerin sorumlu olduğumuz ayetlerin MUHKEM, yani şüphe duyulmayacak kadar açık ve anlaşılan ayetler olduğunu lütfen unutmayalım, bunu Allah Kur’an da söylüyor. Yani ayetlerde geçen kelimelerin anlamlarını, cümlede kullanılan haliyle anlamaya çalışalım, kendimiz farklı anlamlar vermeden.  Kendimizce yorumlamadan. Allah bizlere ne diyor ona bakalım. Kur’an ayetlerine baktığımızda Rükû ve Secde kelimelerinin ortak anlamını, şekilsel- fiziksel hareketten de anlaşılacağı gibi, SAYGI GÖSTERMEK, BOYUN EĞMEK ANLAMLARINA GE

HAK OLANIN YERİNİ, BATIL ALIRSA.....

Allah dinde zorlama yoktur der. Hiç kimse karşısındaki bir insanı, kendisi gibi iman etmeye zorlayamaz. ÇÜNKÜ HEPİMİZ İMTİHANDAYIZ, HER MÜSLÜMAN KENDİ İMTİHANINI YAŞAMAKLA BİZZAT SORUMLUDUR. Daha açıkçası kendi imtihanını, başka kişilere havale edemez, onların sözleriyle yaşayamaz. Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diyorsa, imtihanımızın da kaynağı yalnız Kur’an dır. Kur’an terbiyesi alan bir Müslüman, hiçbir zaman kendisini temize çıkartarak, karşısındaki kişinin inancını küçümsemez, onun inancıyla alay etmez. Çünkü Allah kendinizi temize çıkartarak, başkalarına öğüt mü veriyorsunuz diyerek uyarır ve kimin Allah katında doğru yolda olduğunu, yalnız ben bilirim der. Maide 105. ayettede, "EY İMAN EDENLER! SİZ, KENDİNİZİ DÜZELTMEYE BAKIN" diye uyarır. Kur’an terbiyesi alan bir kişi ya da kişiler aynı kitaba, aynı peygambere iman eden AMA farklı düşünen din kardeşine, düşünce ve inancında asla baskı yapmaz.  Onu inancından dolayı küçümsemez, saygısız tek bi