Ana içeriğe atla

Kayıtlar

YÜKSEK etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

KUR'AN İLE ARAMIZA ÖRDÜĞÜMÜZ, YÜKSEK DUVARLARIN FARKINDA MIYIZ?

                                        Benim yazdığım tüm yazılarımın, tek bir amacı vardır, oda ben Müslümanım diyen tüm kardeşlerimi, batıl ve hurafeden uzak, Kur’an’ı anlayarak düşünerek okumaya ve yalnız onun ipine sarılmaya davet etmektir. Dini Allah’ın kitabına nispetle yaşayabilmeleri için, farkındalık yaratabilmektir. Müslüman olmanın olmazsa olmazı olan, MÜMİN olabilmek için çaba harcanmasına vesile olmak her Müslümanın görevidir.  Çünkü asıl amaç yalnız Müslüman olmak değil, MÜMİN OLMAKTIR. Müminde yalnız Allah’a dayanır,  güvenir yalnız Allah’tan yardım ister ve yalnız Allah’ın kitabına sarılır.  Din adına sarılacak başka kitaplar arayanlar, Kur’an’a göre  MÜŞRİKTİR. Bizler yaşam telâşe sine öyle kapılmış, nefsimizin öyle bir esiri olmuşuz ki, yaşarken bir imtihandan geçtiğimizi, bildiğimiz halde aklımıza bile getirmiyoruz. Hatırla...

YÜKSEK SESLE NAMAZ KILABİLİR YADA DUA EDEBİLİR MİYİZ?

Bugün sizlere, belki hiç aklınıza gelmeyen bir konuyu, düşünmenize vesile olmak istiyorum.  Camide namaz kılanlar bilir, öğlen ve ikindi namazlarında yani gündüz namazların farzını kılarken imam, sesli olarak ayetleri okumaz, ama gece namazları yani sabah, akşam ve yatsı namazların ilk iki rekâtında, yüksek sesli okuyarak namazı kıldırır.  Peki, bu fark nedendir ve doğru mudur diye hiç düşündünüz mü? Bakın hangi rivayet bilgilere dayanıyormuş bu farklılık. “EFENDİMİZ HAZRETLERİ, NAMAZIN FARZ KILINDIĞI MİRAÇ GECESİNDEN SONRA, MEKKE’DE KILDIĞI NAMAZLARINDA GECE GÜNDÜZ DEMEYİP HEPSİNDE DE SESLİ OKUYORDU. GİZLİ OKUMA YOKTU BAŞLANGIÇTA. ANCAK GELİP EFENDİMİZ’İN SESLİ OKUYUŞUNU DİNLEYEN MÜŞRİKLER, İŞİTTİKLERİ AYETLERE KENDİ ŞİİRLERİNİ DE KARIŞTIRARAK, ŞURADA BURADA ŞİİRLİ AYET OKUYARAK ZİHİNLERİ BULANDIRMAYA ÇALIŞIYORLARDI. BUNDAN İSE EFENDİMİZ HAZRETLERİ RAHATSIZLIK DUYUYORDU. O SIRALARDA İSRA SURESİ AYET 110 NAZİL OLDU. BU AYET GÜNDÜZLERİ GİZLİ OKUMAYI, GECELERİ İSE SESLİL...

Lütfen Kur’an’ın Önüne, Yüksek Duvarlar Örmeyelim.

Lütfen makalemi tüm tarafsızlığımızla, ön yargısız okuyalım. Çünkü bunu ne yazık ki başaramıyoruz ve bizlere öğretilenleri sorgulama cesaretimiz  olmuyor. Allah Kur’an’ı Araplara, neden Arapça, kendi dillerinden indirdiğini bunca açık ayetlerle anlattıktan, izah ettik den sonra, bizlerin anladığımız dilden Kur’an’ı okuyanlara karşı, bu alaycı tavrımızı nasıl açıklarız? Bizler Kur’an’ı Arapça okuduğumuzda, Kur’an okumuş olacağımızı, tercümesini okduğumuzda Kur’an okumuş olamayacağımızı nasıl söyleriz? Kur’an Allah’ın bir mesajıdır tebliğidir, onu anlamadığımız bir dilden okursak nasıl Allah’ın vahyini tebliğ alırız ve hayatımıza geçiririz bunu da mı düşünemiyoruz? Elbette Kur’an tercümesini batıl inançlarını aklayabilmek için, kasıtlı tahrif edenler var. Allah bunların olacağını bildiğinden, özellikle Kur’an’da aynı konuyu birçok kez tekrar etmiş ki, bu zalimlerin foyası ortaya çıksın. İstedikleri kadar hatalı tercüme yapsınlar, dikkatle Kur’an bütünlüğünde ...