Ana içeriğe atla

Kayıtlar

YARATTIK etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Allah’ın SÜNNETİNE, Kanunlarına Paralel Sünnetler, Kanunlar Yarattık.

  Değerli arkadaşlarım, yazılarımı okuyanlar bilir makalelerimin konusunu seçerken, yazılarıma cevap verenlerin yazdıkları cevaplar üzerinde çok durur ve Allah’ın dini İslam’ı, HAK olan Kur’an dışı bilgilere inandığımızda, yaşadığımız batıl ve hurafe inancı nasıl savunduğumuza ve doğru Hak zannettiğimize örnekler vermeye çalışırım ki, yanlışımızı görebilelim. Kur’an’da zaten bu yöntemle, geçmişte yapılan hatalardan bizlere örnekler veriyor ki, aynı hataları bizler tekrar etmeyelim. Bu makalemde de Kur’an’a iman ettiğini söyleyen bir kardeşimiz, bakın bana nasıl bir cevap vermiş. “ARKADAŞIM NİÇİN SÜNNET-İ SENİYYE ‘Yİ İNKÂR EDİYOR, ÂHİRETNİ YAKIYOR, KENDİNİ VE TARAFTARLARINI CEHENNEME ATIYORSUN? SİZ HANGİ DİNDEN VE NE ŞEKİL BİR SAPIKSINIZ? Önce bu arkadaşımızın sünnet-i seniyye yi niçin inkâr ediyorsun sorusu üzerinde konuşalım. Bildiğiniz gibi  SÜNNET KELİME ANLAMI İZLENEN DOĞRU YOL, KANUN ANLAMINA GELİR, ayrıca Allah’ın Resulünün izlediği yol anlamında, genellikle İslam t...

Kur’an’ın Aklın Ve Mantığın Kabul Etmediği Bir Din Yarattık.

  Bu makalemde yine, ısrarla yaptığımız o büyük yanlışımıza bir örnek vermek istiyorum. Bizler söylediklerimizin ve inandıklarımızın kontrolünü, denetimini sorumlu olduğumuz Kur’an’dan yapma zahmetinde bulunabilsek, gerçekleri çok açık bir şekilde göreceğiz ama rehberimiz ana kaynağımız Kur’an olmaktan çıkıp rivayetler olunca, aynı yanlışları yapmaya ısrarla toplum olarak devam ediyoruz.  Çünkü yanlışı doğru zannediyoruz da ondan.  Elimizden Kur’an alınmış, verdikleri kitaplarla inancımızı yaşıyoruz, böylece gerçeklerle buluşmamız çok zor görünüyor. Anlatılan ve yaşanan İslam ile Allah’ın emrettiği İslam dini Kur’an’da, neredeyse taban tabana zıt.  BUNUN FARK EDİLMESİ NE YAZIK Kİ İSTENMİYOR.  Bu yanlış inancımıza bu makalemde çok dikkat çekici bir örnek vermek istiyorum. Bana cevap yazan bir arkadaşımız, inandığı İslam’ı bana anlatırken, günümüzde yaşanan yanlışlıklara çok güzel örnek teşkil ediyor ve bakın ne diyor. “ALLAH’IN RESULÜNÜN ÜÇ GÖREVİ VARDIR. TEBLİĞ,...

Fıtratımıza Uygun Olmayan, Bir Din Yarattık Kendimize.

                                                                                          Bu makalemde, sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu,  FITRAT  konusu üzerinde olacak. İslam Fıtrat dinidir deriz. Gerçekten de öyle, çünkü bir din fıtrat üzerine değilse, o din Allah katından gelmemiş demektir. Peki neden? Çünkü fıtrat kelime anlamı  YARADILIŞ,  ALLAH’IN VERDİĞİ DOĞAL YETENEK, YATKINLIK  anlamlarına gelir. Onun içinde biz insanların yaratıldığı özelliklerine aykırı bir inanç, din yaşıyorsak bu din ve öğretileri batıldır, hurafedir diyebiliriz. Lütfen makalemi, Tin suresi 4. Ayette Allah’ın verdiği şu bilgiyi asla unutmadan okuyup anlamaya çalışalım . “ BİZ, GERÇEKTEN İNSANI EN GÜZEL BİR BİÇİMDE YARATTIK.” ...

KUR’AN’DAN UZAK ÖYLE BİR DİN YARATTIK Kİ KENDİMİZE, BATAKLIĞA BATTIKÇA BATIYORUZ.

Bizler İslam’ı yaşarken, sorumlu olduğumuz iman ettiğimiz Kur’an’ı anladığımız dilden okumadığımız için, bizlere İslam dini diye anlatılan Kur’an dışı, atalarımızdan ulaşan rivayet bilgileri savunurken,  ŞİRK BATAĞINA BATTIĞIMIZIN FARKINDA BİLE OLAMIYORUZ.  Bunun nedeni bizlere öğretilen İslam’ın Kur’an’ın emrettiği İslam ile adeta taban tabana zıt olduğunu fark edemediğimiz için  BATILI HAK, HAKKI BATIL ZANNEDİYORUZ.  Bu makalemde yaptığımız bu yanlışlarımıza örnekler vermek istiyorum. Hatırlatmak isterim, eğer bizim yaşadığımız İslam, Kur’an’ın bir hükmüne bile ters düşüyorda İslam dini diye beşeri hükümlere inanıyorsak, bizler o konuda Allah’a şirk koşuyoruz, Allah’ın yanında ilahlar ediniyoruz demektir. Çünkü din Allah’ın dinidir ve O ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diye bizleri uyarmıştır. Gelelim bu konuda İslam dini diye yaşadığımız, Kur’an’ın tam tersini emrettiği konulara. Bizler İslam’ı hayatımıza geçirebilmemiz için, her bilginin detaylı Kur’an’da...

Sınır Tanımayan Bir Din Yarattık Kendimize.

Allah Kur’an'ın tamamına iman etmiş görünüp de, hurafe inançlarını yaşamaya devam etmek için, ayetlerin bir kısmının üstünü örten, görmezden gelenlere Kur’an KÂFİR diyor. Yani Kur’an'ın tüm ayetlerine, koşulsuz ve şartsız iman etmemizi ve bunun tersi olan hiç bir şeyi kabul etmememizi, özellikle istiyor bizlerden. Allah'ın Elçisinin tebliği Kur'an'a iman etmek isteyen bir kısım Ehli kitap, kendi hurafe inançlarına da iman etmeye devam etmek istemişlerdi. Bunu Allah asla kabul etmedi ve  Kur’an'dan başka hangi söze inanacaklar,  yada yine bir başka ayetinde,  Allah dan ve onun ayetlerinden sonra, hangi söze inanacaklar  diye uyarıp, bizlerin sorumlu olduğu yalnız Kur’an olduğu gerçeğini, çok açık bildirilmiştir.    Bu konuya çok önem veren Rabbimiz, imanımızın Kur’an ile sınırlandığını, asla sınırları aşmamamız gerektiği konusunda da bizleri uyarır. " KİM ALLAH'IN SINIRLARINI AŞARSA İŞTE, ONLAR ZALİMLERDİR"  diyerek, Allah Kur’an ile ...