Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ağustos, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

NAHL SURESİ 43 VE NİSA 59. AYETLERİ NASIL ANLAMALIYIZ?

Bu yazımda sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim, Nahl suresi 43 ve Nisa 59. ayetler olacaktır. Dini nefislerinde şekillendirenler, batıl inançlarına kanıt arayanlar, bu ayetlerde geçen bir cümleye, kelimeye ayette bahsedilmeyen, Kur’an ın asla onaylamayacağı farklı anlamlar vererek, batıl inançlarına delil yapma çabası içine girmişlerdir. Önce ilk ayeti, farklı meallerden yazalım ki doğru anlayabilelim. Nahl 43: Biz senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını elçi göndermedik. SORUN, ZİKİR EHLİNE, EĞER BİLMİYORSANIZ. (Süleyman Ateş meali) Nahl 43: Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. EĞER BUNU BİLMİYORSANIZ TEVRAT VE İNCİL ÂLİMLERİNE SORUN. ( Elmalı Hamdi meali) Nahl 43: Biz senden önce de elçi olarak kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. EĞER BİLMİYORSANIZ, ZİKİR/KUR'AN EHLİNE SORUN. (Yaşar Nuri Öztürk meali) BU AYET KUR’AN I ANLAYABİLMEMİZ İÇİN ÂLİM, ULEMA

ALİ İMRAN 101. AYET. SİZE ALLAH IN AYETLERİ OKUNURKEN.........

Geleneksel İslam anlayışında, öyle bir din anlatılır ki, Allah ın kitabının yanında, birde elçisinin dine ilaveleri, hükümleri olduğu ve İslam ı yaşamak için bunlarında, Kur’an gibi kabul edilmesi gerektiği söylenir. Hâlbuki Allah ın elçisinin, yalnız Kur’an a uyduğu, ümmetine yalnız Kur’an ile hükmettiği, Allah ın elçisine, SANA İNDİRDİĞİMLE ONLARA HÜKMET emrinin verildiği örnekleri, her ne hikmetse göz ardı edilir. Konuyla ilgili, sizleri üzerinde düşünmenizi istediğim, bir ayet paylaşmak istiyorum. Ali İmran 101: Size Allah'ın ayetleri okunurken, ÜSTELİK ALLAH RESULÜ DE ARANIZDA İKEN NASIL İNKÂRA SAPARSINIZ? Her kim ALLAH'A BAĞLANIRSA, kesinlikle doğru yola iletilmiştir. (Diyanet vakfı meali) Ayete dikkat ettiyseniz, Allah ın elçisinin yaşadığı dönemden örnek veriliyor. Dikkat çekici olan, Allah ın elçisi, Allah ın kitabı Kur’an ı tebliğ ediyor, batıl inançlarının yanlışlığını anlatıyor ve onları ikna etmek için elinden geleni yapıyor. Fakat Ehli kitap ve o gü

HİCR SURESİ 39-40. AYETLER VE ALLAH IN KİMLERİ AZDIRDIĞI KONUSU. BU AYETLERE VERİLEN YANLIŞ ANLAMLAR IŞIĞINDA İNANILAN KADER İNANCI.

HİCR SURESİ 39-40. AYETLER VE ALLAH IN KİMLERİ AZDIRDIĞI KONUSU. BU AYETLERE VERİLEN YANLIŞ ANLAMLAR IŞIĞINDA İNANILAN KADER İNANCI. Bu makalemde, sizleri üzerinde düşünmeye davet edecek, çok önemli konuları gündeme getirmek istiyorum. Bu örneklerden de göreceğiniz gibi, Allah ın ayetlerini, eğer Kur’an ın diğer ayetlerinden anlamaya çalışmayıp, rivayet sözlerden, bilgilerden anlamaya çalıştığımızda, nasıl çok büyük yanlışlar yaptığımızı belki de irkilerek, üzüntüyle göreceksiniz.  Kur’an da bazı ayetlerde, İblis in Allah a BENİ AZDIRDIN ifadesi geçer. Bu ayetlerden yola çıkarak, farklı anlamlar vererek öyle yanlış bir kader anlayışına toplum inandırılmıştır ki, Allah ın adalet anlayışına tamamen ters düştüğü gibi, bu söylenenlere inandığımızda, aklın ve mantığın kabul edemeyeceği bir adalet anlayışını Allah a nispet etmiş oluruz. Önce ayetleri yazalım. Hicri 39–40: İblis, “Rabbim! BENİ AZDIRMANA KARŞILIK, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içler

İBRAHİM SURESİ 4. AYETİ, NASIL ANLAMALIYIZ?

Bugün sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayet, İbrahim suresi 4. Ayet olacaktır. Kur’an ı tercüme ederken, öyle yanlış bilgilerin etkisinde kalıyorlar ki, Kur’an ın özüne, uyarılarına akla ve mantığa ters düşüyor. Bahsettiğim ayeti, önce Diyanet mealinden yazalım. İbrahim 4: Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın emirlerini) iyice açıklasın. ALLAH, DİLEDİĞİNİ SAPTIRIR, DİLEDİĞİNİ DE DOĞRU YOLA İLETİR. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Diyanet meali) Ayette geçen, büyük harflerle yazdığım bölümü okuduğunuzda, sanırım sizlerde bu cümleyi çok farklı anlamda düşündünüz ilk bakışta. Eğer Allah dilediğini saptırıp, dilediğine doğru yolu gösteriyorsa, bizlerin özgür iradesinin ve bu dünyada imtihan olduğumuz gerçeğinin, çok fazla bir önemi yok demektir. Böyle bir anlam çıkartırsak, Kur’an ın yüzlerce ayetine ters düşen sözler söylemiş oluruz. Aşağıdaki ayeti bilen ve inanan bir insan, sanırım ne söylediğimi

BAKARA SURESİ 85. AYETTEN, ALMAMIZ GEREKEN DERSLER.

Allah Kur’an ı bizlere, bir rehber ve bir güneş olsun diye indirdiğini, Kur’an da verdiği örneklerden, kıssadan hisseler, dersler çıkarmamızı ister. Bakara suresi 85. ayetinde Allah, geçmişte yapılan hatalardan bizlere ibret almamız için örnekler verip, İsrail oğullarını nasıl ikaz ettiğini ayetinde açıklar.  Önemli olan bugün bizler, bu ayetten nasıl bir ders çıkarmalıyız, onu anlamaya çalışalım. Çünkü Allah bu örneği Kur’an da bizlere verdiyse, ondan bizlerin mutlaka dersler çıkarmamızı istediği için vermiştir. Bunu da unutmayalım. Bakara 85: Sonra (yine) siz, birbirinizi öldürüyor, bir bölümünüzü yurtlarından sürüp-çıkarıyor ve günah ve düşmanlıkla aleyhlerinde ittifaklar kuruyor ve size esir olarak geldiklerinde onlarla fidyeleşiyorsunuz. Oysa onları çıkarmanız size haram kılınmıştı. YOKSA SİZ, KİTABIN BİR BÖLÜMÜNE İNANIP DA BİR BÖLÜMÜNÜ İNKÂR MI EDİYORSUNUZ? ARTIK SİZDEN BÖYLE YAPANLARIN DÜNYA HAYATINDAKİ CEZASI AŞAĞILIK OLMAKTAN BAŞKA DEĞİLDİR; KIYAMET GÜNÜNDE DE AZA

GELİN İSLAM I YAŞARKEN, YAPTIĞIMIZ YANLIŞLARIMIZLA, KUR'AN İLE YÜZLEŞELİM.

Biz Müslümanlar, ne yazık ki Allah ın sorumlu olduğumuza hükmettiği, apaçık Kur’an elimizde dururken, bir türlü aynı noktada buluşamıyoruz ve aynı şeyleri söyleyemediğimiz içinde, farklı inançların ardı sıra gidiyoruz. Bu sizce normal mi? Aynı kitabı okuyoruz ama farklı şeyler anlıyoruz. Beşeri bir kitabı okusak, asla böyle bir ayrım söz konusu olmaz. Konu din ve Allah ın kitabı olunca, neden bu ayrılıklar ve bölünmüşlükler oluyor sizce? İslam toplumunun anlaşamadığı, en önemli ayrılığını şöyle özetleyebiliriz.  İslam ı yaşayan genel çoğunluk şöyle inanıyor. “Yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz, çünkü Kur’an detay vermez, zaten Kur’an ı herkes anlayamaz. Allah hükmünü verir ama nasıl yerine getireceğimizin detayını vermez. Onu da Allah ın elçisinin sünnetinden, yani hadislerinden öğreniyoruz. Hadisler olmasaydı, Kur’an kapalı kalır anlaşılmazdı, ne namaz kılabilirdik, nede oruç tutabilirdik.” Bir başka, ama azınlık bir gurup ise şöyle inanıyor. “ Allah Kur’an da yalnız Kur’a

İSLAM DİNİNDE,İRŞAD MAKAMINA ULAŞMIŞ, MÜRŞİD-İ KAMİL KONUSU.

Dinde bölünmeyin, ayrılığa düşmeyin konulu yazımı okuyan bir kardeşim, bana şöyle bir cevap yazmış ve istekte bulunmuş. “Hocam Saygılar. Dinde ayrılık, konusundaki yazınızı okudum tebrikler.  ANCAK KENDİ BAŞINA KALANDA YA, NEFSİNİ YA DA UYDUĞU ÖNDERİNİ İLAH EDİNİR. Yazılarınızda birazda kendilerine davet edenler ile ALLAH A DAVET EDEN İRŞAD MAKAMINA ULAŞMIŞ MÜRŞİD-İ KAMİLLERDEN,  Ayetlerle açıklarsan Sanırım çok faydalı olur.” Aslında bu kardeşimizin sorusunu, çok önemsediğim için, bir başlık altında konu üzerinde sizleri de düşünmeye davet etmek istiyorum. Değerli kardeşimiz, bir Müslüman inancını, imanını yaşarken, kendi başına kaldığında, ya nefsinin ya da uyduğu önderini İLAH edinir diyor. Bu sözler üzerinde dikkatle düşünelim lütfen. Eğer inancını yaşamak için veliler, önderler, efendiler ediniyor da ardı sıra gidiyorsan, çok doğru onu belki ilah edinmeye bilirsin, ama RAB edinmekten kaçamazsın. Gelelim tek başına İslam ı yaşama konusuna. Hiçbir inanç zaten tek başına yaşanmaz

BAKARA 169-170. ARAF 33. ALİ İMRAN 66. ALLAH A KARŞI, BİLMEDİĞİMİZ ŞEYLERİ SÖYLEMEK HARAMDIR.

Yaşadığımız İslam, sınır tanımayan batıl ve hurafelerle yaşanıyor ne yazık ki. Kur’an rehber olmaktan çıkarılmış, yüksek bir yere asılmış, ona saygı böyle gösteriliyor. Bu sözleri, neden söylediğime gelince. Bizler İslam ı yaşarken, Allah ın sorumlu tutacağına hükmettiği Kur’an dan o kadar uzaklaştık ki, Allah ın emirlerinden haberimiz bile yok. Sormak isterim, acaba hangimiz Kur’an ı anladığımız dilden bir kez düşünerek ve dikkatle okuduk? Bu soruma vereceğiniz cevabı, çok iyi biliyorum ve üzülüyorum.  Bizler Kur’an dan habersiz İslam ı yaşadığımız içindir ki, büyük çoğunluğumuz HAKKI BATIL, BATILI HAK ZANNEDİYOR. Böyle olunca da, yaptığımız yanlışların farkında olamıyoruz. Bu yazım da sizlere çok önemli bazı ayetler hatırlatıp, sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Aynı konularda belki, birçok yazı yazmıştım ama bu konu o kadar önemli ki, yüzlerce kez hatırlatmak bile az gelir.  Mezheplerin, FIKIH inancının öğretisi olan, bir düşünce vardır hatırlayalım. “İSL