Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ekim, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

PEYGAMBERİMİZİN EŞLERİNE HİTABEN İNDİRİLEN AYETLER VE AHZAB 53. AYET ÜZERİNDE BİRLİKTE DÜŞÜNELİM.

Bu yazımda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayetler, Ahzab suresinde peygamberimizin eşlerine hitaben gelen ayetlerden, nasıl dersler çıkarmalıyız ve bu ayetlerde geçen bazı sözleri nasıl anlamalıyız, bu konuda sizleri Kur’an bütünlüğünde düşünmeye davet etmek istiyorum. Burada yazdıklarım ve benim ayetlerden anladıklarım, yalnız beni bağlar. Onun için sizlerde, bu ayetler üzerinde Kur’an bütünlüğünde düşünerek, doğruları bulmaya çaba göstermelisiniz. Kur’an a baktığımızda, görev verdiği elçisi ve onun eşlerine yönelik, çok dikkat çekici ikazların olduğunu görürüz. Daha açıkçası Allah, görev verdiği elçisi ve onun şanını yüceltecek, namusunu koruyacak eşleri ile de ilgili, çok özel hükümler getirmiştir. Buradan da anlıyoruz ki, Allah hem elçisini, hem de eşlerini kontrol altına almış, hata yapmalarına izin vermemiştir. Buda çok doğaldır. Allah ın vahyini tebliğ edecek bir elçinin, her yönüyle kusursuz hatta huzurlu olması kadar normal bir şey olamaz. Gelelim peygamberi

SİZCE ALLAH’IN ELÇİSİ BİZLERE, BİR EMANET Mİ BIRAKMIŞTIR, YOKSA İKİ EMANET Mİ?

  Cuma namazına gittiğim hutbenin konusu, toplumun yavaş yavaş bilinçlenmesinden tedirgin olduklarının etkisi olsa gerek, bir Müslüman ın, İslam ı doğru ve eksiksiz yaşayabilmesi için  KUR’AN A VE ELÇİSİNİN SÜNNETİNE  uyması gerektiği anlatılıyor ve Peygamberimizin sünneti/hadisleri olmasaydı, Allah ın emrettiği hükümleri yerine getiremezdik. Çünkü Peygamberimizin sünneti/hadisleri Allah ın emirleri, hükümlerini açıklıyor, yani namazın nasıl kılınacağını, orucun nasıl tutulacağını, Hac da neler yapacağımızı ve zekâtımızı nasıl vereceğimizi açıklayan, Peygamberimizdir deme gafletini ne yazık ki tekrar ettiler. Bu söylemlere alışık olduğum için, kalbim buruk dinledim. Ama verdiği bir örnek vardı ki, sizleri O örnek üzerinde düşünmenize vesile olmak istiyorum.  Hutbede hoca, Peygamberimizin veda hutbesinde söylediği iddia edilen, bir hadisini hatırlattı ve şunları söyledi. “Ey müminler! SİZE İKİ EMANET BIRAKIYORUM, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, ALLAH’IN K

KUR'AN DA HER BİLGİ, DETAY YOKTUR DİYENLERE.....

                                                                                    Bugün sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim konu, günümüz İslam toplumunda, genel kabul gören bir düşünce olarak, bizlere Kur’an yetmez, çünkü Kur’an da her bilgi detay yoktur, özet bilgiler içerir inancı üzerine olacaktır.  HATIRLATMAK İSTERİM, KUR’AN IN BİZLERE YETECEĞİNİ SÖYLEYEN ALLAH TIR . Kur’an inancımız adına yetmiyor diyenler, lütfen şu ayeti tekrar okuyup, Allah a cevap vermelidirler. “ KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BİR KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU? (Ankebut 51)”   İslam ı doğru yaşamak ve anlamak için, beşeri birçok kitaplara bizleri yönlendirenlerin, Kur’an ın yetmeyeceği tezini savunan düşüncenin, doğru olup olmadığını Kur’an dan anlamaya çalışalım. Bu görev, her Müslümanın bizzat kendi görevidir. Lütfen İslam gerçeklerini, emin olmadığımız kaynaklardan değil, Allah ın nuru Kur’an dan öğrenme çabasında olalım. Bizler İslam ı o kadar yanlış bir yolda yaşıyoruz ki,

ALLAH VE ELÇİSİNİ BİRLİKTE ANMAK, İSMİNİ YAN YANA YAZMAK ŞİRK MİDİR?

  Bu makalemde, şu sorunun cevabını almaya çalışalım.  “ALLAH İLE ELÇİSİNİ BİRLİKTE ANMAK, YA DA İSMİNİ YAN YANA YAZMAK, ŞİRK OLABİLİR Mİ?”  Bizler ne yazık ki dini konularda, Kur’an ın değil bazı kişilerin çok fazla etkisinde kalıyoruz. Bazı düşünce ve yazılarını beğendiğimiz şahıslar, bazen öyle yanlış söylemlerde bulunuyorlar ki, konuyu Kur’an dan araştırmıyor ve dikkatle düşünmüyorsak, aynı yanlışı bizlerde söyleme, savunma hatasına düşüyoruz. Onun için Allah, sizleri tek tek Kur’an dan imtihan ediyorum, onun için benden başka veliler edinip ardı sıra gitmeyin, onlar sizleri yanlışa götürebilir diye Kur’an da Allah uyarıyor.  Lütfen unutmayalım. Hatasız, kusursuz yalnız Allah tır. Onun dışında her insan hata yapabilir. Onun için Allah elçisini sürekli takip ettirdiğini ve vahyi doğru tebliğ edilip edilmediğini kontrol ettiğini bizlere bildiriyor. Hatta en küçük yanlışında, ikaz edildiği örneklerini de Kur’an da Allah bizlere bildiriyor. Çok daha net bir hükümle de,  Kur’an ı bizzat

KUR'AN DA GEÇEN SECDE KELİMESİ NE ANLAMA GELİYOR? BAKARA SURESİ 34 VE YUSUF 4. AYETLER.

  Bu makalemde sizleri, Kur’an da farklı anlamlarda geçen SECDE kelimesinin, hangi anlamlara geldiği konusunda düşünmeye davet etmek istiyorum. İsterseniz önce Allah ın meleklere, bu konuda verdiği emri hatırlayalım. Bakara 34:  Meleklere, “ÂDEM’E SECDE EDİNİZ” dediğimiz vakit İblis’ten başka hepsi secde ettiler. İblis secde etmedi, kibirlendi ve kâfirlerden oldu. (Bayraktar Bayraklı meali) Bu ayette Allah Meleklere, âdeme secde edin sözlerinden,  ÂDEME SAYGILI OLUN, BOYUN EĞİN, İTAAT EDİN  anlamında kullanılmıştır. Allah ın bu emrine melekler uymuş ama İblis kendisini Hz. Âdem den üstün gördüğü için, secde etmemiş yani onun kendisinden da çok bilgili ve üstün olduğuna karşı çıkmıştır. Unutmayalım bu konuşmalar, Hz. Âdem ve İblis cennetten kovulmadan önce geçiyor.  YAŞANTIMIZDA BİR KİŞİYE İTAAT ETMEMİZ, EMİRLERİNE BOYUN EĞMEMİZ İSTENİYORSA, O KİŞİ MAKAM, MEVKİ, GÜÇ VE BİLGİ BAKIMINDAN DİĞERLERİNDEN DAHA ÜSTÜN, YÜKSEK MAKAMDA BULUNUYOR DEMEKTİR.  Bildiğiniz gibi  SECDE  kelimesi, bizler

KUR’AN’I, İNANCIMIZI YAŞAYABİLMEK ADINA YETERSİZ GÖRENLER, BUNUN HESABINI ALLAH’A VEREMEYECEKLERDİR….

  Bizler Kur’an dan öyle uzaklaştık ve Kur’an a öyle saygısızlık yapıyoruz ki, inanın bunun zerre kadar farkında olsak, gözlerimize uyku girmez, her gün bağışlanmak için Allah dan af dileriz. Toplumu Allah ile aldatanlar, içimize hurafe ve batılı öyle işlemişler ki, rivayet hadisler olmasaydı, adeta inancımızı yaşayamazdık, Allah ın huzurunda hesap veremezdik izlenimi yaratılıyor. Bu kişiler toplumun kafasını iyice karıştırabilmek için, bir animasyon video yapmışlar ve adeta Kur’an ın yetmezliğini inatla kanıtlamaya çalışıyorlar. Bu video dan örnekler vermek istiyorum. Sarıklı ve cüppeli bir kişi, karşısındaki çocukla sohbet ediyor. Kur’an ın dışından dine yapılan ilavelerin din olmadığını, Allah emretmiyor sa bunlardan sorumlu olamayacağımıza inanıyor olsa gerek ki, karşısındaki cüppeli hoca bunun tam tersini kanıtlayabilmek ve yalnız Kur’an ile İslam ı yaşamamızın, Allah a karşı kulluk görevimizi yerine getirmemizin imkânsız olduğunu, bakın verdiği hangi örneklerle kanıtlamaya çalışı

RAD SURESİ 23, ARAF SURESİ 46-47. AYETLER.

  Bu makalemde, sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet Rad suresi 23. ayet olacaktır. Lütfen bu ayeti ve bizlere anlatmak istediği konuyu, bizlere öğretilen rivayet bilgiler ışığında değil, Kur’an ın diğer ayetleri ışığında anlamaya çalışalım. Çünkü Allah, Kur’an ı açıklamak bize düşer diyor ve nice örneklerle de açıkladığını bizlere bildiriyor. Bu ayeti doğru anlayabilmemiz için, ayetin öncesi ve sonrasındaki ayetlerle birlikte yazalım ki, konu daha iyi anlaşılabilsin. Rad 22: İŞTE ONLAR RABLERİNİN RIZASINI ELDE ETME YOLUNDA SEBAT GÖSTERİRLER; hem salâtı ikame ederler hem de kendilerine verdiğimiz nimetlerden gizlice ve açıktan sarf ederler; dahası, KÖTÜLÜĞÜ İYİLİKLE ORTADAN KALDIRIRLAR. İşte onlar, (bu) diyarın mutlu sona ulaşacak sakinleridirler: Rad 23: Adn cennetleri bunlar içindir. ATALARINDAN, EŞLERİNDEN VE ZÜRRİYETLERİNDEN İYİ OLANLARLA BİRLİKTE ORAYA GİRERLER. Meleklerse her kapıdan yanlarına sokulurlar. (Bayraktar Bayraklı) Rad 24: “SABRETTİĞİNİZ İÇİN SELÂM