Ana içeriğe atla

Yayınlar

Haziran, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BAKARA SURESİ 23-24. AYETLERDEN, HİÇ Mİ DERS ALMADIK?

Bizler günümüzde, yalnız Kur’an ı rehber almadığımız için, yaptığımız o büyük yanlışlarında farkında olamıyoruz. Allah bizlerin yapacağı ve yaptıkları yanlışları bildiğinden, Kur’an da hepsinden birçok örnekler vermiştir. Bizler Kur’an ile sağlam bir bağ kurmuş olsaydık, bizleri Allah ile aldatmaya çalışan, bunlarda Allah katındandır diyerek, Allah ın elçisinin ismini kullanıp, dine nifak sokmaya çalışanların maskesini düşürebilirdik. Bu makalemde, sizlere hatırlatmak ve üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Bakara suresi 23 ve 24. ayetler olacak. Önce yazalım, daha sonra üzerinde birlikte düşünelim. Bakara 23–24:  Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, HAYDİ ONUN BENZERİ BİR SURE GETİRİN, eğer iddianızda doğru iseniz Allah’tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın. Bunu yapamazsanız -ki elbette yapamayacaksınız- yakıtı, insan ve taş olan cehennem ateşinden sakının. Çünkü o ateş kâfirler için hazırlanmıştır. (Diyanet vakfı meali)

ABDEST ALIRKEN, MEST ÜSTÜNE MESH YAPMAK DOĞRU MUDUR?

Bugün sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu,  namazdan önce abdest alırken, geleneksel FIKIH inancının öğretisi olan, ayaklara giyilen deriden çorap adı verdikleri, MEST çorabı hakkında olacaktır. Bizler inancımızı Kur’an merkezli yaşamadığımız için, ne yazık ki söylenen ve din adına öğretilen her şeyi, Allah ın emri ve doğru zannediyoruz. Bu yanlışımızda, beşeri FIKIH inancı çok etkilidir. Çünkü fıkıh bilgilerini din zannediyoruz. Halbuki fıkıh kişilerin görüş ve düşünceleridir. İnsanlar her zaman hata yapabilir, ama Allah asla hata yapmaz, rehber olarak gönderdiği Ku'an da eksik bırakmaz. Genelde yaşlı kişilerin kullandığı, bir tür deri çorap MEST üzerinden abdest alınması, sizce doğrumu? Bunu hiç düşündünüz mü? Gelin birlikte düşünelim. Önce şunu belirtmek isterim, biz her şeyden nice örnekleri sıraladık ki anlayasınız diyen Yaradan, BU KONUDAN KUR’AN DA HİÇ BAHSETMEMİŞTİR , böyle bir örnek yoktur. Bu giysiyi savunanlar, FIKIH inancı doğrultusunda, bu konuda nele

ÇOK EŞLİLİK VE KUR'AN IN ÖNERİSİ.

Bizler Kur’an ı anlamaya çalışırken, eğer nefsimizin esiri olarak, beşeri batıl inançlarımıza delil aramak adına Kur’an a bakıyorsak, ondan doğru bilgiyi almamızda, asla mümkün olmayacaktır. Çünkü Allah bizlere, niyetlerimize göre cevap verecektir. Kur’an ı doğru anlamak istiyorsak, ayetleri rivayet ve batıl bilgiler ışığında değil, Allah ın ayetleri ve verdiği örnekler ışığında anlamaya çalışmalıyız. Kur’an da Nisa suresi 3. ayette geçen, bazı kelimeler öne sürülerek, Allah bir erkeğin dört eşe kadar evlenmesine izin veriyor denmektedir. Gerçekten Allah, birden fazla eşle evlenmemizi öneriyor mu, yoksa Allah indirdiği ayetleriyle, o günün çok özel bir durumuna işaret ederek,  SORUNLARA ÇÖZÜM BULMAK ADINA DERMAN MI OLUYOR , gelin birlikte ayeti anlamaya çalışalım. Ama önce, Nisa suresi 3. ayeti daha iyi anlayabilmemiz için, bir önceki ayeti de yazalım ki, ayetlerin özellikle kimlerden ve ne maksatla bahsedildiği daha iyi anlaşılsın. Nisa 2: YETİMLERE MALLARINI VERİNİZ; temizi

SAKIN BİZLER YAHUDİLEŞTİRİLMİŞ MÜSLÜMAN OLMAYALIM?

Sizlere desem ki, bizler bugün Yahudileştirilmeye çalışılan bir İslam la karşı karşıyayız. Ne dersiniz bu sözlerime? Lütfen hemen tepki göstermeyiniz. Ne söylemek istediğimi örneklerle anlatmaya çalışacağım, daha sonra yorum ve karar elbette sizlerin. Kur’an da fuhuş yapan kadın ya da erkeğe verilmesi gereken ceza, açıkça yazar ve Nur suresi 2. ayetinde her birine, yüz değnek vurun diye konuya açıklık getirir. Yani bir daha yapılmaması için, ikaz edilip, ceza verilerek önlem alınır.  Peki, bugün İslam ı mezhep, tarikat ve cemaat ekseni yaşayan kardeşlerimiz, bu konuya nasıl inanır. Çok ilginçtir, bu konuda Kur’an da apaçık ayet varken, aslında ZİNA yapanın cezası Kur’an da recim etmek diye vardı, fakat peygamberimizin ölümü esnasındaki telaştan, bu bölümü keçi yedi ve böylece Kur’an a geçmedi, deme cesaretini gösteriyorlar. Bir kısmı da Kur’an da geçen hüküm bekârlar içindir, evli olanlar için recim uygulanır diyerek, kendi yanlış itikatlarına, yine kendi nefislerinde, kanıtlar

KUR'AN DA KADININ ŞAHİTLİĞİ KONUSU.

Geçmiş bir dönemde, Cuma hutbesinde vaiz hocanın anlattıkları, günümüzde bizlere dini anlatanların, nasıl Kur’an dan uzak olduğunu bir kez daha bana hatırlattı. Konu, kadınların şahitlik yapma konusuydu. Vaiz hoca bir eve dini nikâh kıymak için gittiğinde, başına gelenlerden örnekler veriyordu hutbede. Dini nikâh kıydırmak isteyen gelin, şahit olarak kız arkadaşlarını getirmiş. Tabi vaiz iki bayanın şahitliği yetmeyeceğini, bir erkeğin daha olması gerektiğini söylemiş ve açıklama yapmış. Ya iki erkek olacak, ya da bir erkeğin yerine, iki kadın olması gerekir demiş. Tabi bunu söyleyince, orta yaşlı namazında niyazında olan bir bayan, bunu vaizin sözlerinden anlıyoruz, itiraz etmiş ve demiş ki, Allah kadını ve erkeği eşit yaratmamış mıdır da, iki kadın bir erkeğin yerini tutuyor. Tabi bu sözleri duyan vaiz, bakın neler söylemiş bayana. (Hanım, sözlerinize dikkat edin, bu Kur’an da Allah ın emridir, bilmeden konuşuyorsun, DİKKATLİ OL KILDIĞINIZ NAMAZIN, İBADETLERİN HEPSİ BOŞA G

ZEKAT KONUSUNDA YAPTIĞIMIZ YANLIŞLAR.

Zekat konusunda yazıma başlamadan önce, bu konuyla ilgili Kur’an dan bazı bilgileri sizlerle paylaşmak ve daha sonra, zekat konusu günümüzde nasıl anlaşılıyor, o konuya değinmek istiyorum. Kur’an da zekât ve Allah a karşı kulluk görevimizi yapma emirleri birlikte verilir. Onun içindir ki, zekat bizlerin ARINMASI, günahlarımızdan kurtulmamız adına yapacağımız, en önemli görevimizdir. Kur'an dan örnek verelim. Bakara 277: İman edip barışa/hayra yönelik değerler üreten, namazı/duayı yerine getiren, ZEKAT VERENLER için Rableri katında kendilerine özgü ödülleri vardır. Korku yoktur onlar için. Tasalanmayacaklardır onlar... Nur 56: Öyleyse, [ey inananlar,] salâtta devamlı ve duyarlı olun; ARINMAK İÇİN VERİLMESİ GEREKENİ VERİN ve Rasûl'e itaat edin ki esirgenip korunasınız. Meryem 31: Ve nerede bulunursam bulunayım beni kutlu ve erdemli kıldı; yaşadığım sürece bana salâtı, ARINMAK İÇİN VERMEYİ EMRETTİ. Sanırım bu ayetlerden Allah ın, neyi kast ettiği çok açık anlaşılıyor.

DİNİ, İSLAM I KİMDEN VE NEREDEN ÖĞRENMELİYİZ?

                                                      Bu yazımda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim konu,  DİNİ KİMDEN VE NEREDEN ÖĞRENMELİYİZ , sorusu üzerine olacaktır. Gerçekten de bu soruyu kendimize sorup, en doğru cevabını bulamadığımız sürece, Allah ın yolunda olduğumuzdan asla emin olamayız. Bu yazımı yazmaya neden olan bir makale okudum, daha sonrada bu konu üzerine düşüncelerimi yazma gereği duydum. Yazıda, dini anlattıklarını söyleyen birçok kişiler, televizyonlara çıkarak, aynı konularda bile bir birlerinden çok farklı şeyler anlatarak, toplumun kafasını karıştırdıklarını söylüyordu. Tabi bu sözlere katılmamak elde değil. Yazıda, din adına yazılmış birçok kitapların olduğu söylenerek, bu çokluk toplumun kafasını karıştırdığına dikkat çekerek, bakın doğruyu bulmak adına,  nasıl bir yol izlememiz gerektiği önerisinde bulunuyor.  “Her şeyden önce biz ve sorumluluğunu taşıdıklarımız, temel dinî bilgileri öğrenmeliyiz. BUNLAR TEMEL İTİKAT VE İLMİHAL BİLGİLERİDİR.