Ana içeriğe atla

Yayınlar

Haziran, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

AKILLI BİR MÜSLÜMANIN TAVRI, NASIL OLMALIDIR?

Bizler günümüzde, iman adına öyle yanlışlar yapıyoruz ki, yaptığımız hataların farkında bile değiliz. ne yazık ki dinimizi yaşarken, Kur’an ve akıl ölçüsünü zerre kadar kullanmadan, başkalarının verdiği rivayet bilgiler ve düşünceler doğrultusunda iman ediyoruz. İşte bu yanlışımız bizleri yavaş yavaş, şeytanın kucağına yaklaştırmaktadır. Sizlere günümüz de yaptığımız yanlışlara, dinimizi yaşamak adına yaptığımız hatalarımıza, bir örnek vermek istiyorum. Bir kardeşimiz okuduğu bir yazıma yazdığı bir cevabından alıntı yaparak, onun İslam a bakış açısını, yol ve yöntemlerini, İslam ı nasıl anladığını ve hayatına geçirmeye çalıştığını, kendisine verdiğim cevabı naklederek, sizlere sunmak istiyorum. Yorum sizlerin. Önce arkadaşımızın cevabından, çok önemsediğim sözlerini yazalım.  "Hadis ulemasının ittifak ettiği hadisleri kabul etmek, aklın gereğidir. Mezheplerin de ittifak ettiği konular bence bağlayıcıdır. Mesela recim konusu, dört mezhebin ittifakıyla vardır. Dört dev âlim

HALBUKİ ONLARA, RABLERİ TARAFINDAN YOL GÖSTERİCİ GELMİŞTİR. NECM SURESİ 23. AYET.

Bizler inancımızı yaşarken ne yazık ki, dinimizi nerelerden öğrenmeliyiz, hangi kaynaktan en doğru bilgiyi alırız, bunun doğru tespitini yapamıyoruz. Çevremizde öyle çok bilgi kirliliği var ki bu konuda, toplumda okuma, araştırma alışkanlığı olmadığı için, kime inanacağını bilemez durumda, neredeyse her söylenene inanan bir toplum olmuşuz. Allah gönderdiği rehber kitabında, yalnız Kur’an ın ipine sarılın,  onun sınırlarını aşmayın, sizleri doğru yola ulaştıracaktır dedikçe, ne yazık ki bizler Allah ın rehberine karşı, öyle bir tavır içine girmişiz ki farkında olmadan, NEREDEYSE ALLAH NE EMREDİYORSA, BİZLER TERSİNİ YAPAR OLMUŞUZ. Böyle olunca da, hak ın yerini ne yazık ki batıl almış. Batılı din diye yaşadığımız içinde, gönüller ve kulaklar mühürlenmiş, gözler perdelenmiş.  Bizler Kur’an ı ne yazık ki yeterli görmemişiz, yalnız Kur'an ile İslam yaşanmaz diye öğretilmiş bizlere. Atalarımızın dine ilave inançlarını Kur’an da göremediğimizde, bak Kur’an da her şey yokmuş

KADINA ŞİDDET VE İDAM CEZASI.

Allah Kur’an ı bizlere bir rehber, yol gösteri bir güneş olsun diye gönderdiğini söyler. Ama bizler İslam toplumları olarak, Kur’an dan öyle uzak yaşıyoruz ki, kendi nefsimizde bir din yarattık adeta. Kur’an ile yönetildiğini iddia eden ülkeler bile, zina yapanın cezası Kur’an da belli olduğu halde, zinanın cezasının recim, yani taşlayarak öldürme olduğunu iddia ederek, Allah a da böylece iftira atarak, kadını taşlayarak öldürmeyi, dinden saymışlardır. Her ne hikmetse, kadın taşlayarak öldürüldüğü halde, bu zinayı yapan erkekten hiç haber alınmaz. O masumdur, sanki kadın zinayı tek başına yapmış gibi. Erkeğin siz taşlanarak öldürüldüğünü duydunuz mu? Duymazsınız, çünkü öyle bir din yarattık ki Kur’an dan uzaklaşarak, erkeklerin hükümranlığında, kadınlara baskı ve adeta zulüm dini oluşturuldu. ELBETTE BU ALLAH IN DİNİ, ASLA DEĞİLDİR. Hatırlayınız Allah Âdemi yarattı, ama onu yalnız bırakmadı. Çünkü yaratılan hiçbir canlı tek başına yaşayamaz. Bizleri Rabbimiz çifter çifter y

KUR'AN GERÇEKLERİNE, GÖZLERİNİ KAPATANLARIN HEZEYANLARI.

Yazılarım hakkında uzunca bir araştırma yapan bazı kişiler ya da guruplar, benim hadisler konusunda çok dikkatli olmalıyız, çünkü rivayet edilen hadislerin doğru olmama ihtimalinin çok yüksek olduğu gerçeğini, yazılarımda anlatmaya çalışmam, bazı kişilerin, cemaatlerin hiç hoşuna gitmemiş ve bakın benim hakkımda neler yazmışlar. Verdiği cevaplarda, günümüz İslam anlayışının ne derece tehlikeli, akıl ve mantıktan uzak, körü körüne bir inancın olduğunu, kendi sözlerinden sizlere aktarmak istiyorum. Bu cevaptan alacağımız çok büyük dersler var. Benim hakkımda şu sözleri söylüyorlar. “Şahıs hakkında yaptığımız azıcık bir araştırma ile tanıyabiliyoruz. Hadis ravilerini “YOK ONLAR BEŞERDİR, ONLARDA YANILIR, ONLARDA HATA YAPAR, ONLARDA UYDURUR” gibi itham edici, zanda bırakıcı ifadeler kullandığı yazıları mevcut. Sadece Kur’an diyen şahıslardan bir şahıs… ANCAK BU GİBİLERİN YAZILARININ İSLAMİ BİLDİĞİMİZ, MİLLETİN İTİBAR ETTİĞİ SİTELERDE YAYINLANMASI ÇOK ACI.” İlginçtir benim had

İSLAM I YAŞARKEN YAPTIĞIMIZ, MANTIK HATASI.

İslam toplumları olarak öyle bir inanç yaşıyoruz ki, akıl ve mantık tek kelimeyle devre dışı. Televizyonlara çıkıp dinden bahseden, dini kendi nefislerinde şekillendiren din simsarcıları, RUHBAN papazlarını aratmıyorlar. Tabi bizde ruhban sınıfı yok, öyle değil mi? Dinimizde yok, ama bizler ellerimizle ruhban sınıfını yarattık. Televizyona çıkıp, halkın öyle sorularıyla muhatap oluyorlar ve bu kişilerde onlara, öyle cevaplar veriyorlar ki, insanın hayret etmemesi mümkün değil. Din adeta oyuncak olmuş birilerinin elinde. Yalanlar, iftiralar, rivayet ve sanı bilgilerle, Allah emretmediği halde, bunlar Allah ın emirleridir diyenlerin iftiraları ile yaşanıyor İslam. Tabi tüm bu acı manzaraların sorumlusu, aslında topluma din adına masal, hikâye anlatanlar değil, bizleriz. Allah ın bizleri sorumlu tuttuğuna hükmettiği Kur’an ile bizler, bağımızı hiç kurmadık. Ona danışmadık ve onun bizlere ne anlattığını, anladığımız dilden hiç okuyup düşünmedik. NE SÖYLEDİLERSE DOĞRU KABUL E

MAUN SURESİNİN DİKKAT ÇEKEN UYARILARI......

Maun suresini dikkatle okuyup, eğer üzerinde düşünürsek, yaptığımız yanlışlarında, daha çok farkında olacağımıza inanıyorum. Maun suresinde Yaradan, bizlere öyle şeyler anlatıyor ki, bir bütün değerleri, parça parça edip, içinden işimize gelenleri seçtiğimizde, asla amaca ulaşamayacağımızı, daha da önemlisi yapılan tüm uğraşların, ibadetlerin boşa gideceğini bizlere anlatıyor Allah. Gelin önce sureyi okuyalım, daha sonrada üzerinde düşünmeye çalışalım. Mâ’ûn Suresi Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Dini yalanlayanı gördün mü?  2. İşte o, öksüzü iter, kakar.  3. Yoksulu doyurmaya önayak olmaz.  4. VAY HALİNE O NAMAZ KILANLARIN Kİ,  5. Kıldıkları namazın değerine aldırış etmezler.  6. Gösteriş yaparlar onlar,  7. Ve yardımlığı sakınırlar./ Hayra mani olurlar. Surenin ilk ayetinde dini yalanlayanı gördün mü sözlerinden, önce ne anlamalıyız onu düşünelim. Bu sözlerden iman etmeyenlerden bahsediliyor diye anlarsak, daha sonra ki ayetlerle ters düşeriz. Çünkü İnanma

YASİN SURESİ 6. AYET ÜZERİNDE DİKKATLE DÜŞÜNELİM.

                                                                                  Allah Yasin suresinde, hikmet dolu Kur’an ın Allah tarafından, elçisi yoluyla bizlere tebliğ edildiğinden bahseder. Ayrıca 6. ayetinde de çok dikkat çekici bir söz söyler. Önce ayeti yazalım, daha sonra üzerinde birlikte düşünelim. Yasin 6: Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir/Ataları uyarıldıkları halde gaflet içinde olan bir toplumu uyarman için indirilmiştir. ( Bayraktar Bayraklı meali) Önce ataları uyarılmamış cümlesini, Kur’an bütünlüğünde doğru anlamaya çalışalım. Bu ayetin indirildiği zamanı düşünelim önce. Allah o günkü toplumu uyarmak için, Kur’an ı gönderdiğini söylüyor. Peki, o günkü toplum ya da onların babaları, ataları Allah tarafından uyarılmamış mıydı? Elbette bunu düşünmemiz mümkün değil. Çünkü o günkü toplumun genel çoğunluğu ya Yahudi ya da Hıristiyan’dı. Yani ellerinde hem Tevrat, hem de İncil vardı. Bu

BAKARA SURESİ 30. AYET. "BEN YERYÜZÜNDE BİR HALİFE YARATACAĞIM."

Bu makalemin konusu, Bakara suresi 30. ayet de geçen, Allah ın yeryüzünde Halife yaratacağı konusu üzerinde olacaktır. Acaba Allah bu ayette, yeryüzünde Halife yaratacağından bahsetmesi ile bizlere ne anlatmak istiyor, gelin önce ayeti yazalım, daha sonrada Kur’an bütünlüğünde ayeti anlamaya çalışalım. Bakara 30: Rabbin meleklere, “BEN YERYÜZÜNDE BİR HALİFE YARATACAĞIM” dediği vakit melekler, “BİZ SENİ ÖVEREK ANARKEN VE YÜCELTİP DURURKEN, ORADA FESAT ÇIKARACAK, KAN DÖKECEK BİRİNİ Mİ YARATACAKSIN?” dediler. Allah, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” diye cevap verdi. (Bayraktar Bayraklı meali) Dikkat ederseniz Allah Melekleri ile konuşuyor ve kendisinin Yeryüzünde bir halife yaratacağım dediği zaman Meleklerin Allah a, “BİZ SENİ ÖVEREK ANARKEN VE YÜCELTİP DURURKEN, ORADA FESAT ÇIKARACAK, KAN DÖKECEK BİRİNİ Mİ YARATACAKSIN?” sözleriyle, sizce ne kast ediyor olabilir?  Çünkü ayetin sonunda, Melekler bu cevabı verdikten sonra Allah, ben sizin bilmediğinizi bilirim diyerek,  aslında

YANLIŞLARIMIZDAN HALA, DERS ALAMADIĞIMIZ ANLAŞILIYOR.

Bu makalemde, yazıma cevap veren ve Kur’an ın tek başına tercümesinin, asla bizlere gereken bilgiyi doğru veremeyeceğini, anlayamayacağımızı anlatmaya çalışan bir arkadaşımızın, sözleri üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Verdiği cevaplar üzerinde birlikte düşünelim. Hepimiz insanız, hata yapabiliriz, ama en az hata yapanlardan olmak istiyorsak, Allah ın önerdiği gibi aklımızı mutlaka devreye sokup, Allah ın önerdiği gibi yalnız Kur’an ın ipine sarılmalıyız. Rivayet inançlarımızı aklayabilmek içinde, ayetlere yanlış anlamlar vermemeliyiz. Sizce Kur’an yada tercümesi bizleri gerekli şekilde aydınlanmayıp, Allah yasaklamasına rağmen, araya mutlaka veli kişiler mi sokmalıyız, onu anlamaya çalışalım. ALLAH SİZCE HER DİLE TAM TERCÜME EDİLEMEYEN BİR REHBER GÖNDERİP, DAHA SONRADA BİZLERİ ONDAN HESABA ÇEKER Mİ?  Arkadaşımızın düşüncesine bakalım. “Kur'an'ın her konuda yeterli bir kitap olduğu, onun dışındaki kitaplara ihtiyaç olmadığı, aksini iddia edenlerin All