Ana içeriğe atla

Kayıtlar

İSLAM TOPLUMUNDA, MEZHEPLERİN DAYATTIĞI ŞERİAT ALDATMACASI.

En son yayınlar

KUR’AN ASILDIR, SÜNNET USULDÜR DİYENLER, KUR’AN’A ŞİRK KOŞUYOR DEMEKTİR.

  Bizler Kur’an dan uzak, kendimize öyle bir din yarattık ki, bu yanlış inançla eğer Allah ın huzuruna gidersek, inanın hesabını veremeyenlerin safında buluruz kendimizi. İslam toplumunda Kur’an ne yazık ki devre dışı kaldı.  DAHA AÇIKÇASI KUR’AN IN İSLAM DİNİNDE ADI KALDI,  ama Kur’an yani Allah ın vahyi anlaşılmayan, açıklanmamış herkesin anlayamayacağı bir kitap ilan edilip, Kur’an asıldır ama diyerek, bakın Allah ın kitabına karşı nasıl bir tavır aldık ve Yüce Rabbimizin dinine nasıl bir gözle bakarak, paralel dinler yarattık. “KUR’AN ASILDIR, SÜNNET USUL. USUL OLMADAN VÜSUL OLMAZ. HZ. PEYGAMBERİ DEVRE DIŞI BIRAKAN, KENDİNİ ONUN YERİNE YERLEŞTİRİR. SONUÇ SAHTE DİNDİR.” İsterseniz günümüz İslam anlayışının, bu düşünce ve inançtan yola çıkarak, farkında bile olmadıkları şirkin batağına, nasıl battıklarını anlamaya çalışalım. Kur’an asıl olandır diyorlar ama O asıl olan Kur’an ın, Peygamberimizin sünneti onun USULÜ olmadan anlaşılamayacağı iddia ediliyor.  ASIL OLAN ALLAH KATINDAN GEL

ALİ İMRAN 173. AYET. ALLAH BİZE YETER. O NE GÜZEL VEKİLDİR.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Ali İmran suresi 173. ayet olacak. Bu ayet üzerinde Allah ın emrettiği gibi eğer düşünürsek, çok ama çok büyük dersler alırız ve günümüzde yaptığımız y O büyük yanlışlarımızın da farkında oluruz. Önce ayeti yazalım. Ali İmran 173:  Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, “İNSANLAR SİZE KARŞI ORDU TOPLAMIŞLAR, ONLARDAN KORKUN” dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve “ALLAH BİZE YETER, O NE GÜZEL VEKİLDİR!” dediler. (Diyanet meali) Ayeti okuduğumuzda,  Müslümanlara karşı açılmış savaştan bahsettiğini anlıyoruz.  MÜSLÜMANLAR ADETA KORKUTULMAYA ÇALIŞILIYOR  ve bir kısım insanlar diyorlar ki, size savaş açmak ve sizleri öldürmek üzere,  büyük ordular toplanmış ve size savaş açacaklar, onlardan korkun diyor. Bunu söyleyenlerin, Müslüman olmadıkları ve Müslümanları korkutmaya çalıştıkları anlaşılıyor.  Ayette özellikle dikkatimizi çeken ise genel çoğunluk halkın bu sözleri,  gerçek iman edenlere söyledikle

BAKARA SURESİ 10. AYETTEN DERS ALMAYANLAR, AYNI YANLIŞI YAPMAKTAN ASLA KURTULAMAZLAR.

  Allah Kur’an da çok net ve apaçık örnekler verir ki, geçmiş toplumların yaptığı yanlışları, bizlerde yapmayalım. Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim ayet,  Bakara suresi 10. ayet olacak. Bu ayette Allah, kitap Ehlinin yaptığı yanlışlara çok güzel bir örnek veriyor. Önce ayeti yazalım daha sonrada bu ayetten de nasıl bir ders alırız, onu anlamaya çalışalım. Bakara 10:  KALPLERİNDE MÜNAFIKLIKTAN KAYNAKLANAN BİR HASTALIK VARDIR. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. SÖYLEDİKLERİ YALANA KARŞILIK DA ONLARA ELEM DOLU BİR AZAP VARDIR. (Diyanet meali) Bu ayeti tercüme edenlerin bir kısmı, kalplerinde hastalık olanlar diye çevirmişler.  Aslında her ikisi de aynı anlama çıkıyor. Çünkü münafık İslam toplumunda, inandığını söylediği halde, asıl olan Allah ın dininden saparak, hak olanı yaşamayıp, dini konularda ortamı karıştıran, kargaşa yaratan, batıla sapan anlamındadır ki, böyle insanların kalpleri hastalıklıdır dersek yanlış olmaz.  Bu ayetin öncesindeki ayetlere baktığınızda,

GÜNÜMÜZDE YAŞANAN İSLAM’IN BU HALE GELMESİNDEN, HEPİMİZ SORUMLUYUZ.

  İslam dünyası öyle bir yozlaşma, batıl ve hurafenin batağındaki akıl, mantıkla açıklamak mümkün değil. Günümüzde yaşanan, ülkelerinden kaçan Müslüman göçleri üzerinde zerre kadar düşünen, İslam toplumlarının ne denli kargaşa, acı ve adaletsizliklerle yönetildiğini görecektir.  SİZCE GÜNÜMÜZDE YAŞANAN BU DİNİN ADI, İSLAM OLABİLİR Mİ?  Lütfen unutmayınız İslam toplumu dediğimiz ülkelerin adaletsizlik ve baskısından kaçanlar, Müslüman ülkelere değil, özellikle Hristiyan ülkelerine gitmek istiyorlar. Acaba neden diye, bu soruyu kendimize hiç soruyor muyuz? Hiç sanmıyorum. İlginç olan bu toplumlarda Müslümanlara, Müslüman olduğunu söyleyenler tarafından adaletsizlikler, baskılar yapılıyor ve bir birilerini hiç acımadan öldürebiliyorlar.  HANİ MÜSLÜMAN MÜSLÜMANIN KARDEŞİYDİ? Hani İslam hoşgörü diniydi, hani İslam adalet ve özgürlük diniydi? Hani, hangi inanca inanırsa inansın aralarında adaletle hükmedilecekti, dinde zorlama yoktu, ne oldu Allah ın Kur’an da ki bu uyarıları? Ne yazık ki he

TEGABUN SURESİ 11 VE 12. AYETLERDEN ALACAĞIMIZ DERSLER.

  Bu makalemin konusu, Tegabun suresi 11 ve 12. ayetler olacak. Bu iki ayet aslında bizlere çok önemli bilgiler veriyor ama bizler ayetlerin üzerinde,  gereği gibi düşünmediğimiz içindir ki, gereken dersleri alamıyoruz. Kur’an ı bizler Allah ın emrettiği gibi düşünerek okumadığımız için, ne yazık ki ondan gereği gibi faydalanamıyoruz. Üzücü olan ise bizler, sen Kur’an ı anlayamazsın onu âlimler anlar diyenlere inandık. Acaba söyledikleri doğrumu diyen ve Kur’an dan araştıran, o kadar az Müslüman var ki, doğrusu üzülmemek mümkün değil. Elbette Kur’an ı anladığı dilden dikkatle her okuyan, aynı derece anlamaya bilir. Okullarda aynı kitabı bütün sınıf okuduğu halde, aynı ölçüde her öğrenci anlamaz.  ÖĞRENCİ, ANLAYABİLMEK İÇİN GÖSTERDİĞİ ÇABA NİSPETİNCE ANLAR.   Bahse konu ayetin ilkini önce yazalım. Tegabun 11:  ALLAH’IN İZNİ OLMADIKÇA, HİÇBİR MUSİBET İSABET ETMEZ. Kim Allah’a iman ederse, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir. (Bayraktar Bayraklı) Ayette geçen  MUSİ

SALATIN/NAMAZIN KISALTILMASI, HANGİ ŞARTLARDA, KOŞULDA OLUR?

  Bu makalemde sizleri, namazın hangi şartlarda kısaltabileceğimiz konusu üzerinde, düşünmeye davet etmek istiyorum.  Bu konuda fıkıhta ve mezheplerde, Kur’an ın hiç bahsetmediği konular ortaya atılmış ve Kur’an ın bahsetmediği şartlar yaratılmıştır. Bizler her konuda oluğu gibi, Kur’an ın bahsettiği SALÂT konusunu, kendi nefsimizde şekillendirdiğimiz ve zorlaştırdığımız için, kendi nefsimizin etkisiyle kolaylıklar sağlamaya çalışmışız. Allah bakın namazın kısaltılması konusunu hangi şarta bağlamış. Nisa 101: YERYÜZÜNDE SEFERE ÇIKTIĞINIZ ZAMAN, KÂFİR OLANLARIN SİZE KÖTÜLÜK ETMELERİNDEN ENDİŞE EDERSENİZ, NAMAZI KISALTMANIZ-DA SİZE HERHANGİ BİR GÜNAH (SORUMLULUK) YOKTUR. Şüphesiz ki kâfirler, sizin için apaçık düşmandır. (Mehmet Okuyan meali) Demek ki namazın kısaltılması şartı, sefere çıkmakla bağlantılı. Peki, bu sefer nasıl bir sefer olabilir? Mezheplerin kendi nefislerinde kilometrelerle belirlediği, kendilerince detaylar verdiği şehirler arası yolculuk mu? Elbette değil. Ayeti okudu