Ana içeriğe atla

Nisa Suresi 60 Ve 61. Ayetlerin Uyarılarını Hala Görmezden, Duymazdan Mı Geleceğiz?


 


Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim çok önemli iki ayet var. Nisa 60 ve 61. Ayetler. Bu iki ayeti dikkatle, Kur’an bütünlüğünde okuyup anlamaya çalıştığımızda, bugün bizlerin yaşadığı İslam ile cahiliye dönemindeki Kitap ehlinin yaşadığı din arasında hiçbir farkın olmadığını göreceksiniz. Allah görev verdiği elçilerin hepsini, özellikle Allah’a inanmayanları doğru yola iletmek için değil, genel çoğunluk inandıklarını söyledikleri halde, Allah’ın doğru yolundan batıla sapmışları uyarmak için, kitaplar gönderdiğini Kur’an’dan anlıyoruz. Önce Nisa suresi 60. Ayeti yazalım ve üzerinde önyargısız birlikte düşünelim.

Nisa 60: (Ey Muhammed!) SANA İNDİRİLEN KUR’AN’A VE SENDEN ÖNCE İNDİRİLENE İNANDIKLARINI İDDİA EDENLERİ GÖRMÜYOR MUSUN? TÂĞÛT’U TANIMAMALARI KENDİLERİNE EMROLUNDUĞU HÂLDE, ONUN ÖNÜNDE MUHAKEME OLMAK İSTİYORLAR. ŞEYTAN DA ONLARI DERİN BİR SAPIKLIĞA DÜŞÜRMEK İSTİYOR. (Diyanet meali)

Kısaca özetlemek gerekirse, Nisa Suresi 60. ayet, inanç ile davranış arasındaki tutarlılığı ve otorite seçimini ele alır. Bu ayetten çıkarılabilecek temel kıssadan hisseler ve hayat derslerine gelince; İNANÇ İDDİADAN İBARET DEĞİLDİR. DİLLERE DÖKÜLEN İMAN, EYLEMLERLE DESTEKLENMELİDİR. İkiyüzlülükten kaçınmak gerekir. Hem Allah’a inandığını söyleyip, hem de O’nun sınırlarını çiğnemek inançta samimiyetsizliktir. Allah’ın koyduğu ölçülere tamamen zıt, haddini aşan ve şirke yönelten her türlü batıl anlayış, liderlik veya sistem (Tâğût) rehber edinilmemelidir.

Çok ilginç bir şekilde Allah, Resulünü bakın hangi konuda dikkatini çekip uyarıyor.  Ayetin ilk bölümü üzerinde önce duralım. SANA İNDİRİLEN KUR’AN’A İNANDIKLARINI İDDİA EDENLERİ GÖRMÜYOR MUSUN? Burası çok önemli, daha sonra devamına bakacağız. Allah, Resulü daha hayattayken yani Kur’an’ı tebliğ edip inandık dedikleri halde, bakın nasıl O büyük yanlışlarını yapmaya devam ediyorlarmış. “TÂĞÛT’U TANIMAMALARI KENDİLERİNE EMROLUNDUĞU HÂLDE, ONUN ÖNÜNDE MUHAKEME OLMAK İSTİYORLAR” Hatırlatırım bu uyarı, Resulünün Kur’an’ı daha yeni tebliğ ettiği dönemle ilgili. Tağutu tanımayın diye Allah uyarırken, sizce neyi kast ediyor? Tağut, İslami terminolojide ALLAH’IN KOYDUĞU ÖLÇÜLERİ AŞAN, İNSANLARI HAK YOLDAN SAPTIRAN ANLAMINDADIR. Demek ki Resul daha yaşıyor ve sakın bu yanlışları yapmayın diyor, ama Kur’an’a iman ettik dedikleri halde, hala atalarının batıl inançlarını yaşamaya devam ettikleri gibi, O batıl hükümlerle sorunlarını çözerken, bu hükümlerle yargılanmayı istiyorlarmış. Hâlbuki Allah onlara, yalnız nereye uymalarını istemişti? RESULE İNDİRİLEN KUR’AN’A.

Ne dersiniz daha Resulün zamanında, Kur’an’a iman ettiğini söyleyen Müslümanlar bile, atalarının batıl hurafe inancından vazgeçmeyip, ALLAH’IN KUR’AN’DA KOYDUĞU SINIRLARI AŞMAYA DEVAM ETMİŞLERSE, GÜNÜMÜZDE BİZ MÜSLÜMANLARIN KUR’AN’I NASIL TAMAMEN TERK ETTİĞİMİZİ, DÜŞÜNMEK BİLE İSTEMİYORUM. Ayeti anlamaya devam edelim. Allah ayetin sonunda tüm kitap ehlini uyarıp, indirdiğim kitaplara iman ettiklerini ve ONUN HÜKÜMLERİ İLE MUHAKEME OLMALARI GEREKİRKEN, vahyin sınırlarını aşmayacaklarına söz verdikleri halde, TAĞUTUN yani batıl hurafe inançlarını yaşantılarına delil kanıt kabul edip, bu batıl kanunların ÖNÜNDE MUHAKEME OLMAK İSTİYORLAR DİYOR. Ayetin son cümlesi, ne yazık ki hepimizin düştüğü tuzağı işaret ediyor. Allah’ın hükümleri dışına çıkan şeytanın sapıklığı içinde, bataklığa saplanacağı uyarısını yapıyor. Ne dersiniz, biz günümüz Müslümanların, Resul daha yaşarken yaptığı yanlışların, sizce yüzlerce katını bizler günümüzde yaşayarak, TAĞUTUN ESİRİ OLMADIK MI? Şimdide bu ayetin devamına yani Nisa suresi 61. Ayete bakalım.

Nisa 61: MÜNAFIKLARA, “ALLAH’IN İNDİRDİĞİNE (KUR’AN’A) VE PEYGAMBERE GELİN” DENDİĞİ ZAMAN, ONLARIN SENDEN BÜSBÜTÜN UZAKLAŞTIKLARINI GÖRÜRSÜN. (Diyanet meali)

Münafıklar diye çevrilen kelime aslında ONLARA yani Kitap ehline hitaben söyleniyor. Münafık iman ettiğini söylediği halde, imanı kalplerine yerleşmeyip, nefislerinin etkisiyle inancının sınırlarını aşan her türlü yanlışı yapanlara denir. Ayette bahsedilen ve örnek verilenler, iman ettiklerini söyledikleri halde, atalarının batıl inançlarını da birlikte yaşamaya devam edenler. Bakın Allah bu ayette bu kişilerin nasıl yanlışlar yaptığının örneğini veriyor. Tekrar hatırlatmak isterim verilen örnek, Resulün yaşadığı dönemle ilgili. Rabbimiz bu kişilere ALLAH’IN İNDİRDİĞİNE UYUN, TEBLİĞİ ALMAK İÇİN RESULE GELİN, dendiği zaman bakın O günkü iman ettiğini söyleyenler, nasıl hatalar yapıyormuş. “ONLARIN SENDEN, BÜSBÜTÜN UZAKLAŞTIKLARINI GÖRÜRSÜN” Peki neden?

İşte burası çok ama çok önemli. Çünkü iman ettiğini söyleyen O kişiler, bir türlü atalarının rivayet, sanı inançlarından vaz geçemiyorlarmış ta ondan. Kitap ehlinden yeni iman etmiş bazı kişiler, senin tebliğ ettiğine inanırız ama bizim atalarımızın inancı da var dediklerinde, Allah nasıl bir ayet indirmişti hatırlayalım. “KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BİR KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU?” (Ankebut 51) Ne dersiniz aynı hataları yanlışları günümüzde bizler de yapıyor ve YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ, RESLÜN RİVAYET HADİSLERİ OLMASAYDI KUR’AN KAPALI KALIR, ANLAŞILMAZDI DEMİYOR MUYUZ?  Sizce bizlerin onlardan ne farkı var?  Farkımız olmadığı gibi, onlardan çok daha ileri gittik. Bu konuda verecek çok ama çok fazla örnek ikaz eden ayetler var ve hepsinde Rabbimiz biz kullarını, YALNIZ ALLAH’IN İNDİRDİĞİ VAHYE ÇAĞIRIYOR VE YALNIZ KUR’AN’A TABİ OLMAMIZI EMREDİYOR. Gerçek Hak olanı görmek isteyen görecektir, görmek istemeyip atalarının inancını yaşamak isteyip gözlerini ve kulaklarını kapatanların, zaten imanları kalplerine yerleşmeyecektir. Bu yanlışı yapmaya devam eden ve iman ettiğini söyleyenlere bakın Allah, onlar nasıl kafir oldular diyor.  

“ONLARA, “ALLAH’IN İNDİRDİĞİNE UYUN!” DENİLDİĞİNDE, “HAYIR, BİZ, ATALARIMIZI ÜZERİNDE BULDUĞUMUZ (YOL)A UYARIZ!” DERLER. PEKİ, AMA ATALARI BİR ŞEY ANLAMAYAN, DOĞRU YOLU BULAMAYAN KİMSELER OLSALAR DA MI (ONLARIN YOLUNA UYACAKLAR) (Bakara 170)

“KÂFİR OLANLARIN DURUMU, (ÇOBANIN) BAĞIRIP ÇAĞIRMASINDAN BAŞKA BİR ŞEY DUYMAYANIN DURUMUNA BENZER. ONLAR (GERÇEĞE KARŞI) SAĞIRDIR, DİLSİZDİR, KÖRDÜR;  ONLAR AKIL DA ETMEZLER.” (Bakara 171)

ÇOK İLGİNÇ DEĞİL Mİ, GEÇMİŞTE KİTAP EHLİDE YALNIZ VAHİYLE DİN YAŞANMAZ DİYEREK, İNATLA ATALARININ İNANCINI YAŞAMIŞ, BİZLERDE ONLARDAN HİÇ FARKSIZ, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ DEMEYE ISRARLA DEVAM EDİYORUZ. Dilerim Kur’an gerçeklerinin farkında olan ve Allah’ın emrettiği gibi YALNIZ ONUN İPİ KUR’AN’A SARILAN, ALLAH’IN AZINLIK HALİS KULLARI ARASINDA OLURUZ.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...