Değerli kardeşlerim, bu makalemde sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim çok önemli bir konu var. Kur’an bildiğiniz gibi insanlara ZULÜM, EZİYET yapmanın, en büyük günahlardan olduğunu birçok ayetlerinde anlatır. Zulme ve zalimlere karşı net bir duruş sergilenmesini, adaletin tesis edilmesini ve mazlumun, zulme uğrayanın yanında olunmasını emreder. İslam inancına göre MENFAAT VE ÇIKARLARINIZ İÇİN zulme rıza göstermek, yani görmezden gelip karşı çıkmamak da, ZALİMİN ZULMÜNE ORTAK OLMAK ANLAMINA GELİR. Kur'an, müminleri zalimlerin safında yer almaktan veya onlara en ufak bir sempati, meyil duymaktan kesin bir dille meneder. Kur'an'da yer alan, zulme karşı durmayı, zalimlerden uzak durmayı ve zulmün sonunu anlatan temel ayetleri hatırlayalım.
Hud 113: ZULMEDENLERE MEYLETMEYİN. YOKSA SİZE DE ATEŞ DOKUNUR. SİZİN ALLAH’TAN BAŞKA DOSTLARINIZ YOKTUR. SONRA SİZE YARDIM DA EDİLMEZ. (Diyanet meali)
Hucurat 9: EĞER MÜMİNLERDEN İKİ GRUP BİRBİRİYLE KAVGAYA TUTUŞURSA HEMEN ARALARINI DÜZELTİN; İKİSİNDEN BİRİ DİĞERİNİN HAKKINA TECAVÜZ ETMİŞ OLURSA -ALLAH’IN EMRİNE GERİ DÖNÜNCEYE KADAR- HAKSIZLIĞA SAPANLARA KARŞI SAVAŞIN; DÖNERLERSE ARALARINDAKİ ANLAŞMAZLIĞI ADALETLE ÇÖZÜME BAĞLAYIN VE HERKESE HAKKINI VERİN. ALLAH HAKKI YERİNE GETİRENLERİ SEVER. (Kur’an Yolu. Diyanet İşl.)
Bu ayetlere benzer birçok ayet vardır ki, toplumda zulüm eziyet ve adaletsizlik yapanlarla birlikte olmanın, onların yaptıklarını tenkit etmeyip karşı gelmeyen, görmezden gelenlerinde, aynı yanlışa günaha ortak olacakları uyarısını yapar ve onlarla birlikte cezalandırılacağını bildirir. İman edenler arasında sorun çıktığında, aralarını bulup dostluklarına devam etmeleri için çaba göstermemiz gerektiğini söyler. Ne dersiniz bizler iman ettik diyoruz ama Allah’ın bu uyarısını hayatımıza geçirebildik mi? Yoksa Allah’ın, sakın dinde bölünenler gibi olmayın emrini görmezden gelip, mezheplere, cemaat ve tarikatlara bölünüp, BİRBİRİMİZE ZULMETMEYİ KENDİMİZDE HAK MI GÖRÜYORUZ? Bu ayetlerden alacağımız derse gelince: Bu. ayetler bireysel ve toplumsal hayatı şekillendiren çok güçlü bir adalet ve ahlak uyarısı barındırır. Bu ayetten çıkarılacak temel kıssadan hisseler ve hayat dersleri şunlardır:
Ayette sadece "zulmetmeyin" denilmiyor; "meyletmeyin, zulmü görmezden gelmeyin" uyarısı yapılıyor. Zalimin yanında durmak, onun adaletsizliğine sessiz kalmak, alkış tutmak veya sempati duymak da, o zulme ortak olmaktır. Adaletsizliğe karşı mesafeli durmak ve haksızlığı meşrulaştırmamak inancın temel bir gereğidir. Zalime eğilim göstermenin bedeli, dünyada veya ahirette "ATEŞİN DOKUNMASI", yani acı ve hüsrandır. Toplumsal adaletsizliklere göz yuman toplumlar, gün gelir o adaletsizliğin altında kendileri ezilir. MENFAAT UĞRUNA ZALİMLERİN GÜCÜNE, PARASINA VEYA MAKAMINA SIĞINMAK, GEÇİCİ BİR ALDANMADIR. İnsanların gücü, rütbesi ve dünyevi imkânları geçicidir. Gerçek koruyucu, gözetici ve dost yalnızca yaratıcıdır.
Ne yazık ki biz Müslümanlar İNANMIŞ GİBİ YAPIYORUZ hayatımıza geçirmiyoruz, böylece ayetleri inkâr etmiş oluyoruz. Kur’an ayetlerini farkında olmadan nasıl inkâr edilir? GENELLİKLE DİLLE KABUL ETTİĞİMİZ VE SÖYLEDİĞİMİZ İNANÇLARIMIZI, PRATİK HAYATTA YOKMUŞ GİBİ YAŞAMAKLA OLUR. Net ve apaçık olan muhkem ayetleri, Kur’an’da çelişki yaratmak pahasına, kişisel mezhep cemaat ya da tarikat inancımızı yaşayabilmek için, aşırı zorlama yorumlarla anlamını değiştirip, etkisizleştirmekle farkında olmadan, ayetleri gizlice inkâr etmiş oluyoruz. BİZ ATALARIMIZDAN BÖYLE GÖRDÜK sözlerini Kur’an tenkit eder ve gerçek imanın Kur’an’ın ipine sarılmakla olduğunun ikazını yapar.
Ben Müslümanlardanım diyen bir insan, kendisine yapılmasını istemeyeni, karşısındaki insana da yapılamayacağını, bunu Allah’ın yasakladığını bilir. Yine ZULME UĞRAYAN bir insana, bu Müslüman olmayabilir zalimden yana olmayarak ona yardım etmesi gerekir. Özellikle iman ettiğini söyleyen Müslümanlar, asla taviz vermeden kendi aralarında menfaatleri çıkarları doğrultusunda hareket etmeden, BİRBİRİLERİNE YARDIM EDECEKLERİNİ ALLAH, BAKIN AYETİNDE NASIL BİLDİRİYOR.
“ONLAR, BİR ZULÜM VE SALDIRIYA UĞRADIKLARI ZAMAN, BİRBİRLERİYLE YARDIMLAŞIRLAR.” (Şura 39)
Ne dersiniz bizler birbirimize düşman olmadan dinde bölünmeden tek yumruk olup, ZALİMİN ZULMÜNE KARŞI TEK YUMRUKMU OLUYORUZ, YOKSA ALLAH YASAKLADIĞI HALDE DİNDE BÖLÜNÜP, O BİZDEN DEĞİL DİYEREK DİN KARDEŞİNİ ZALİMİM ZULMÜNDEN KURTARMAK İÇİN ÇALIŞMADIĞIMIZ GİBİ, ZALİMİN YANINDA MI OLUYORUZ? Tekrar özellikle hatırlatmak isterim. Kur'an, zulme sessiz kalmayı, seyirci olmayı veya zalimlerle birlikte yaşamaya devam ederek tepki göstermemeyi, en büyük sorumluluklardan biri olarak kabul eder, bu zalim ve zulüm yapan her kim olursa olsun karşı çıkılmalı ve yanında yer alınmamlıdır. Ayetler, kötülüğe ve zulme karşı çıkmayan toplulukların, o zulmü bizzat işleyenlerle aynı ilahi cezaya çarptırılacağını açıkça ortaya koyar, bir örnek.
“VE ÖYLESİNE ÇETİN BİR SINAVA KARŞI TETİKTE VE TEDBİRLİ OLUN Kİ, O İÇİNİZDEN YALNIZCA ZULMETMEDE ISRARLI KİMSELERE MUSALLAT OLMAKLA KALMAYACAKTIR. VE İYİ BİLİN Kİ ALLAH’IN AZABI PEK ŞİDDETLİDİR.” (Enfal 25)
Allah boşuna, ayetler üzerinde düşün, aklını kulan diye uyarmıyor. Bakın ayetinde Rabbimiz nasıl uyarıyor. Hesap günü öyle bir sınavdan geçirileceğiz ki, yalnız insanlara ZULMEDEN ZALİMLER cezalandırılmayacakmış. Peki, başka kimlerde bu cezadan nasiplerini alacakmış, işte burası çok önemli. Aslında bu konuyu Allah Kur’an’da birçok ayetinde açıkladığı gibi, BU ZALİMLERİN ZULÜMLERİNE GÖZ YUMARAK KARŞI ÇIKMAYANLAR, SESSİZ KALANLAR, BÖYLECE ZULMÜ DURDURMAK İÇİN ÇABA HARCAMAYANLARINDA CEZALANDIRILACAĞINI, ALLAH ÇOK AÇIK BİLDİRİYOR. Şöylede söyleyebiliriz, bu ayet toplumda bir zulüm işlenirken SEYİRCİ KALANLARIN, o zulmün doğuracağı toplumsal felaketlerden ve ilahi azaptan kendilerini kurtaramayacaklarını açıkça ilan eder. Allah Kur’an’da bu konu ile ilgili birçok ayetler indirmiş ve zalimlik yapan ile zalimlere seyirci kalıp, onları bu yanlışlarından vazgeçirmek istemeyenlerinde, aynı suçu işlemiş olacakları uyarısını yapar. Geçmiş toplumlardan bakın nasıl bir örnek veriyor Rabbimiz.
Maide 78-79: İSRÂİLOĞULLARI'NDAN KÂFİR OLANLAR, DÂVÛD VE MERYEM OĞLU ÎSÂ DİLİYLE LÂNETLENMİŞLERDİR. BUNUN SEBEBİ, SÖZ DİNLEMEMELERİ VE SINIRI AŞMALARIDIR. ONLAR, İŞLEDİKLERİ KÖTÜLÜKTEN BİRBİRLERİNİ VAZGEÇİRMEYE ÇALIŞMAZLARDI. ANDOLSUN, YAPTIKLARI NE KÖTÜDÜR! (Bayraktar Bayraklı)
Sanırım başka örneğe gerek yok. Ayete lütfen dikkat, iman ettiğini söyledikleri halde, Allah’ın hükümlerinin sınırını aşıp, söz dinlemediklerinden onlar kâfir olmuşlar ve İŞLEDİKLERİ KÖTÜLÜK YANİ İNSANLARA KARŞI YAPTIKLARI ZULÜMDEN, BİRBİRİLERİNİ VAZGEÇİRMEK İÇİN ÇALIŞMAYIP SEYİRCİ KALDIKLARINDAN, HEPSİ CEZALANDIRILACAKLARI ANLATILIYOR. Alacağımız derse gelince; Bir toplumda kötülüğün, zulmün yayılmasını engellemek sadece yöneticilerin değil, her bireyin görevidir. Kötülüğe, zulme sessiz kalmak, O KÖTÜLÜĞE ORTAK OLMAK DEMEKTİR. Bu ve benzeri ayetler bize "iyiliği yayan ve kötülüğe karşı aktif olarak mücadele eden yapıcı birer insan" olmamızı öğütler.
Değerli dostlarım, Kur’an bizler için HAYAT KİTABIDIR, ondan istifade ettiğimiz ölçüde faydalanabiliriz. lütfen hayat kitabımızı anlayarak ve dikkatle ayetler üzerinde düşünerek okuyup, hayatımıza geçirelim ki, hesabın görüleceği O çetin gün YÜZLERİ SİMSİYAH VE KÖR YARATILMIŞLARIN DEĞİL, YÜZLERİ GÜLEN VE MUTLU OLANLARIN SAFINDA OLABİLELİM.

Yorumlar
Yorum Gönder