Ana içeriğe atla

Bakara Suresi 272. Ayet. HİDAYETE Erdirmek Senin Görevin Değildir, Uyarısına Dikkat!


 

Bugünkü makalemin konusu, yaşadığımız geleneksel mezhep cemaat ve tarikat eksenli inancımızın, nasıl Kur’an’dan uzak yaşandığını, hatta Allah’ın doğru yolunda gittiğimizi zannedip, nasıl saptığımıza çok güzel bir örnek. Yazacağım ayet üzerinde lütfen önce bizlere, İslam’ın emri diye öğretilenleri bir kenara bırakalım ve daha sonra bu ayet üzerinde KUR’AN BÜTÜNLÜĞÜNDE düşünelim ki, mahşer günü pişman olup yüzleri simsiyah, hatta gözleri kör olarak yaratılanlardan olmayalım. Bakın Allah Resulüne ne diyor ve uyarıyor.

ONLARI HİDAYETE ERDİRMEK SENİN GÖREVİN DEĞİLDİR. FAKAT ALLAH, DİLEDİĞİNİ/LAYIK OLANI HİDAYETE ERDİRİR. HAYIR OLARAK NE HARCARSANIZ, KENDİNİZ İÇİNDİR. ZATEN SİZ ANCAK ALLAH’IN RIZASINI KAZANMAK İÇİN HARCARSINIZ. HAYIR OLARAK HER NE HARCARSANIZ, HİÇ HAKKINIZ YENMEDEN KARŞILIĞI SİZE TASTAMAM ÖDENİR.” (Bakara 272)

Rabbimiz bu uyarıyı Resulüne yapıyor ve bakın ne diyor. ONLARI HİDAYETE ERDİRMEK SENİN GÖREVİN DEĞİLDİR.” Peki, hidayete ERDİRMEK senin görevin değildir derken, Allah neyi kast ediyor? Lütfen dikkat hidayete erdirmek diyor. Hidayeti yani doğru yolu göstermek davet etmek, rehberlik etmek SENİN GÖREVİN DEĞİL DEMİYOR, lütfen karıştırmayalım.  Çünkü bırakın Allah’ın Resulünü, hidayete yani doğru yola davet etmek, her iman edenin görevidir. HİDAYETE ERDİRMEK İSE YALNIZ ALLAH’IN YETKİSİNDEDİR. Bu ayet aklıma, Allah’ın Resulüne verdiği görev ve sorumluluğu getirdi. Hemen Kur’an’dan düşünelim, Resulün görev tanımını Allah, nasıl yapıyordu Kur’an’da hatırlayalım. 

“RESULE DÜŞEN, APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Ankebut 18) “BİZ RESULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ.”  (Kehf 56) “SENİN GÖREVİN, SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40)

Allah Resulüne, senin görevin insanları hidayete erdirmek değil, HİDAYETE DAVET ETMEK TEBLİĞ ETMEKTİR diyor. Onun için her zaman şunu söylemeliyiz, Kur’an ayetlerini parçalı değil Kur’an bütünlüğünde düşünerek anlamaya çalışmalıyız, çünkü bizleri hidayete erdirecek Rabbimizin kitabı Kur’an’dır. Allah’ın Resulüne verdiği görev ve yetkiye baktığımızda, Resule düşen zorla kabul ettirmek değil, ALLAH’IN VAHYİNİ GÜZEL BİR ÜSLÜPLA TEBLİĞ ETMEK, UYARMAK OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ. Ne yazık ki biz Müslümanlar günümüzde bu gerçeğin hala farkına varamadık. Allah’ın Resulüne asla vermediği yetkileri, bizler verip haşa kendimizi kandırdık, kandırmaya da devam ediyoruz. Hatta öyle ileri gittik ki, Allah’ın hükmüne karşı gelircesine; ”NE YANİ ALLAH RESULÜNÜ, POSTACI DİYEMİ GÖNDERDİ”, deme cesaretini bile gösteriyoruz. İşte buna cahil cesareti deniyor. Gerçek HAK olan KUR’AN ile buluşamadığımız için, BATILI HAK ZANNETMEK İNSANA CAHİL CESARETİ VERİYOR. Allah cümlemizi bu cahil cesaretinden korusun. Peki, hidayete ermenin şartları ve koşulları neler olabilir? Bu konuda Kur’an bizleri sürekli uyarıyor ve akla düşünmeye yönlendiriyor. 

Akıl ve İdrak Yeteneği çok önemli. Her insana hayatını sürdürmesi ve doğruyu yanlışı ayırt edebilmesi için verilen zaruri bilgiler ve AKIL BİZLER İÇİN NİMETTİR. Onu kullanmayan nimete ve hidayete ulaşamaz. Onun için Allah, BİZLERİ BU DÜNYADA İMTİHAN ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR. Allah’ın Kur’an’ın ipine sarılın, ondan sorumlusunuz hükmünü asla unutmadan, kutsal kitaba/Kur’an’a, asla beşeri ilaveler yapmadan, arı-duru vahiy aracılığıyla insanları hak dine çağırması gerçeğini görebilmek, hidayete ermenin birinci önceliğidir. HAK YOLU VE İMANI KENDİ ÖZGÜR İRADESİYLE SEÇEN KİŞİLERE ALLAH’IN YARDIM ETMESİ, KALPLERİNE GENİŞLİK VE KOLAYLIK VERMESİDİR. Bu yolu izleyen HİDAYETE ERECEKTİR. 

Sizce Allah Resulüne, neden insanları hidayete erdirmek senin görevin değildir demiş olabilir? İşte bunu da Kur’an’dan nasiplenen hemen anlayacaktır. Çünkü Hz. Muhammed O örnek insan, TEBLİĞ görevini yaparken, insanların atalarının batıl inançlarından vazgeçmek istemediklerini gördüğünde, çok üzüldüğünü Rabbimiz görüyordu, onun için onu sakinleştirmek rahatlatmak için söylüyor. Kur’an’dan bu konuya göz atalım. Hz. Muhammed’in kendisine inanmayanlar ve İslam’ı reddedenler için duyduğu derin üzüntüyü hafifletmek, kalbini teselli etmek ve onu sakinleştirmek amacıyla indirilen birçok ayet vardır. Bu ayetler, Allah’ın Resulünün TEBLİĞ görevini yaparken, insanların hidayete ermemesi karşısında adeta kendini harap edecek kadar üzülmesinden dolayı indirilmiştir. Birkaç tanesini hatırlayalım

“HERHALDE SEN, ONLAR BU SÖZE/KUR’AN’A İNANMIYORLAR DİYE, ÜZÜNTÜDEN KENDİNİ HELÂK EDECEKSİN.”( Kehf 6)

“ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH DİLEYENİ (LAYIK GÖRDÜĞÜNÜ) SAPTIRIR (SAPKINLIĞINI ONAYLAR), DİLEYENİ (LAYIK GÖRDÜĞÜNÜ) DE DOĞRU YOLA ULAŞTIRIR. ONLAR İÇİN ÜZÜLEREK KENDİNİ PERİŞAN ETME!...”(Fatır 8)

“O HALDE, ONLARIN SÖZLERİ SAKIN SENİ ÜZMESİN. ŞÜPHESİZ BİZ, ONLARIN GİZLEMEKTE OLDUKLARINI DA, AÇIĞA VURDUKLARINI DA BİLİYORUZ.” (Yasin 76)

Bu ayetlere benzer birçok ayet vardır ki, Allah Resulünün moralini düzeltmek ve böylece TEBLİĞ görevinde başarılı olmasını sağlayabilmek için ona moral veriyor. Şimdide ayetin devamına bakalım. “ALLAH, DİLEDİĞİNİ/LAYIK OLANI HİDAYETE ERDİRİR.” Bu sözleriyle Allah, tebliğ görevi senin, TEBLİĞİ GÖNÜLDEN ALIP, ATALARININ BATIL İNANÇLARINDAN SIYRILIP, HAK İLE BULUŞMA AZMİ ONLARIN BİZZAT KENDİ ÇABALARI İLE HİDAYETE ULAŞABİLECEKLERİ ÖZELLİKLE VURGULANIYOR. Allah doğru yolda olma çabasında olanı, bu çabalarından dolayı yardım ederek, HİDAYETE erebileceklerini söylüyor. Çok ilginç değil mi, Allah Resulüne kullarımı sen hidayete erdiremezsin dediği halde, bazı kişiler edindikleri VELİ, GAVS, ÂLİM dedikleri kişilerin kendilerini HİDAYETE ERDİREBİLECEKLERİNE İNANABİLİYORLAR. Kur’an’dan uzak yaşamak, işte bu kadar tehlikeli.

Ayetin devamında da, Allah’ın Kur’an’da birçok ayetinde örneklerini verip, Allah’ın rızasını kazanmak için hayırlarda bulunan, ZEKÂTINI verenlerin yani toplumda sosyal adaleti sağlayabilmek için, çaba harcayanların karşılığını, Allah mutlaka bizlere vereceğinin müjdesini veriyor. Dilerim Kur’an gerçeklerini fark edebilmek için, atalarının batıl inançlarından kurtulup HAK VE GERÇEK OLAN KUR’AN’IN İPİNE SARILAN ve böylece Allah’ın HİDAYETE ERDİRDİĞİ, AZINLIK HALİS KULALRI ARASINDA OLURUZ.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Sizin İnancınızı Etkileyen, En Önemli Unsur Yalnız Kur’an’mı, Yoksa Başka Kaynaklar Da Var mı?

  Biz Müslümanların inancını etkileyen , EN ÖNEMLİ UNSUR SİZCE KUR’AN’MI? YOKSA ALLAH’IN RESULÜNE AİT OLDUĞU İDDİA EDİLEN RİVAYET HADİSLERDE VAR MI ? Ne dersiniz? Bu sorunun doğru cevabını bulmak istiyorsak,  rivayetlerin etkisinde kalmadan önce, Kur’an’ı dikkatle Kur’an bütünlüğünde düşünerek okumamız gerekir.  Bizler bu sorunum doğru cevabını, bu yöntemle Kur’an’dan öğrenip yaşayamadığımız için, ne yazık ki imanımızdan da emin olamıyoruz. Emin olamadığımızdan, dini konuşurken bir birimize hiç ama hiç tahammül edemiyoruz, saygısızlık yapmayı tıpkı kitap ehlinin yaptığı gibi kendimize ,HAK olarak görebiliyoruz. Kendi inancından emin olan bir insan, asla karşısındaki bir insanın farklı inancından rahatsız olmaz. İnancından emin olmayan ise tedirgin olduğundan,  HIRÇIN OLUR  karşısındaki insana hakaret etmekten çekinmez. Bir Müslüman önce sorduğum sorunun doğru cevabını, Kur’an’dan arayıp bulmalıdır. Gelin bu soruyu kendimize soralım ve cevabını Kur’an’d...