Ana içeriğe atla

Tevbe Suresi 97. Ayetten Ders Alamadığımız İçin, Hala Dine Nifak Sokanları Örnek Alıyoruz.



                                                                                 


Allah belirli zamanlarda Resul ve uyarıcı kitaplar göndermesinin nedenini Kur’an’da anlatırken, O toplumun Allah’ın vahyinden uzaklaşıp, atalarının inancını yaşamaları, böylece inkârcılığın artması, batıla hurafeye yönelmeleri, azgınlıklarının şiddetlendiği örnekleri verilir. Kur’an’ın indirilmesi ve O toplum içinden Allah’ın örnek olarak seçtiği Resulünü göndermesinin nedenlerini bizlere açıklarken de, bakın Tevbe suresi 97. Ayetinde, genellikle çoğunluğun bedevi olarak yaşadığı Araplar hakkında Rabbimiz ne diyor.

“BEDEVÎ ARABLAR, İNKÂR VE NİFAK BAKIMINDAN EN ŞİDDETLİ VE ALLAH’IN KENDİ RASÛLÜNE İNDİRDİĞİ ŞEYLERİN SINIRLARINI BİLMEMEYE EN YATKINDIR. ALLAH HAKÎM ALÎMDİR.” (Tevbe 97)

İslam Allah’ın dinidir ve emin olamayacağımız rivayetlerle asla yaşanmaz, dinin sahibi Allah’ın koyduğu kanunlarla yaşanır. Yani bilmem kim şöyle söylemiş, böyle söylemiş diyenlerin sözleri din değildir. Geçmişte yaşamış insan topluluklarının yaşam biçimleri, kültürleri de İslam dini değildir. Tarihi araştırmalar sonucunda ortaya çıkan bilgilerle de Allah’ın dini İslam yaşanmaz. İSLAM KUR’AN IŞIĞINDA VE GÜNÜMÜZ BİLİMİN, AKLIN IŞIĞINDA EN DOĞRU ANLAŞILIR VE YAŞANIR. Bu yolu gösteren Allah’tır. Kur’an elbette ne matematik kitabı, ne fizik kitabı değildir ama düşünen aklını kullanan araştırmacı tüm insanlara, HER ÇAĞ İÇİN IŞIK TUTAR YOL GÖSTERİR. Yazdığım Tevbe suresi 97. Ayetinde, bizlerin çok önemli bir konuda dikkatini çekiyor. Tevbe Suresi 97. Ayeti yalnız Arap toplumunu değil genel anlamda düşünürsek, indiği dönemin toplumsal yapısı üzerinden evrensel ahlaki ve yaşanan acı gerçeklere, hatalara dikkat çeker. 

Ayette geçen “Bedevî” ifadesi sadece belirli bir ırkı veya coğrafyayı anlarsak, Kur’an’ın evrenselliğini anlayamamışız demektir. BU AYET İLİMDEN, MEDENİYETTEN VE VAHYİN TERBİYESİNDEN UZAK KALMIŞ YAŞAM TARZINI SEMBOLİZE EDER. Vahyin ölçülerini sınırlarını bilmemek insana helali haram, haramı helal saydırabilir. Batılın rivayetlerin etkisinde, Kur’an bilgisinden eğitimden uzak kalmak, insanı kaba ve katı tabiatlı yapar, kendisi gibi düşünmeyen ve inanmayanlara karşı şiddeti kendisinde hak gibi görür. HAK VE ADALETİ GÖZETEBİLMEK İÇİN DİNİN EMİR VE YASAKLARINI DOĞRU ÖĞRENMEK ŞARTTIR, ONUNDA KAYNAĞI YALNIZ KUR’AN’DIR. İzolasyon yani toplumdan uzak kendi cemaat ve tarikatlarına kapanmış, medeniyetten uzak yaşamak, bencilce refleksleri artırır. Gerçek HAK olan İmandan mahrum rivayetlere dalmış bir hayat, MENFAAT TEMELLİ İKİYÜZLÜLÜĞÜ DOĞURUR. Hakkı ve hakikati inatla reddetme eğilimi, cehaletle doğru orantılıdır, onun için Allah oku araştır ve düşün aklını kullan emrini verir. İNSANLARIN KARAKTER ZAAFLARINI EN İYİ BİLEN ALLAH’TIR VE KOYDUĞU SINIRLAR İNSANI KORUMAK İÇİNDİR.

Rabbimiz neden Arap toplumuna Kur’an’ı gönderdiğini anlamamız için, bedevi Arapların İNKÂR VE NİFAK bakımından en şiddetli ve Allah’ın indirdiği vahye karşı, nasıl SINIR TANIMAZ OLDUKLARI ÖRNEĞİNİ VERİYOR. Düşünebiliyor musunuz, bedevi Arapların Allah’ın dinine SINIR TANIMAZ BİR ŞEKİLDE, NİFAK SOKTUKLARINI SÖYLÜYOR. Demek ki sınırı aşmak, Allah katında istenmeyen büyük bir günah olduğu anlaşılıyor. Sizce bugünkü Araplar, atalarının Allah’ın dinine soktuğu o nifak tohumlarını temizleyip, YALNIZ ALLAH’IN VAHYİ KUR’AN İLE ARI DURU YAŞAYOR OLABİLİR Mİ? Elbette mümkün değil. Tüm İslam toplumu bu yanlışı yapamaya devam ediyor. ÇÜNKÜ KİTAP TEK OLMAYINCA, NE BİRLİK NEDE DİRLİK OLAMAZ. Ama bizler bugün Allah’ın dini İslam’ı yaşarken, Allah’ın inkâr ve nifak bakımından en azgın toplum olduğunu söyledikleri, ARAP TOPLUMUNU ÖRNEK ALIP ONLARI TAKLİT ETMEYİ, ONLAR GİBİ GİYİNMENİN İSLAM’IN EMRİ OLABİLECEĞİNE İNANIYORUZ. 

Bedevi Araplar Allah’ın koyduğu sınırları öyle aşıyorlarmış ki, Rabbimiz Bedevi Araplarla Allah’ın dinine nifak sokma da hiç kimse yarışamaz diyerek bizleri uyarıyor. Bugünkü Arapların atalarından ya da bedevi Araplardan hiç farkları yok. Kendi dilini yani Arapçayı kutsallaştırıp, Allah’ın sizlere indirdiğim Kur’an yetmiyor mu, Kur’an’ın ipine sarılın ondan sorumlusunuz emrini görmezden gelip, adeta Allah ile inatlaşıp YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ dediler ve çevresine bunu inatla anlatmaya devam ediyorlar. Atalarının batıl inancını yaşayabilmek için, Allah’ın Resulünün adını kullanıp, onun adına uydurdukları rivayetlerle, ADETA ALLAH’IN UYARDIĞI GİBİ SINIR TANIMAZ BİR DİN YARATTILAR. İŞİN ÜZÜCÜ TARAFI BİZLERDE, ONLARIN İSLAM DİNİNE SOKTUĞU NİFAK TOHUMLARINI, YEŞERTEBİLMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ.

Yaptığımız yanlışları hatırlatan, Allah’ın uyardığı çok fazla ayet var Kur’an’da. Lütfen kendimize gelelim ve inancımızı sorumlu olduğumuz Kur’an’dan sorgulayalım. Yaşam bir su gibi akıp gidiyor. Hesabın görüleceği O çetin gün pişman olmak istemiyorsak, gelin bu can bu bedenden ayrılmadan Allah’ın emrettiği gibi, doğruluğundan emin olmadığımız tüm rivayetlerden uzaklaşıp, yalnız Allah’ın ipine sarılarak onu anlamaya ve hayatımıza geçirmeye çalışalım. ALLAH CÜMLEMİZİN YARDIMCISI OLSUN.


“HEP BİRLİKTE ALLAH’IN İPİNE SIMSIKI SARILIN; PARÇALANIP BÖLÜNMEYİN. ALLAH’IN SİZE OLAN NİMETİNİ HATIRLAYIN. HANİ SİZLER BİRBİRİNİZE DÜŞMANLAR İDİNİZ DE O, KALPLERİNİZİ BİRLEŞTİRMİŞTİ. İŞTE O’NUN BU NİMETİ SAYESİNDE KARDEŞLER OLMUŞTUNUZ…” (Ali İmran 103)

“ÖYLEYSE SANA VAHYEDİLENE SIMSIKI SARIL. ŞÜPHESİZ SEN DOSDOĞRU BİR YOL ÜZERİNDESİN.” ( Zuhruf 43)

“…ANCAK TÖVBE EDENLER, DURUMLARINI DÜZELTENLER, ALLAH’IN KİTABINA (HÜKÜMLERİNE) SARILANLAR VE DİNLERİNİ ALLAH’A HAS KILANLAR MÜSTESNADIR. BUNLAR MÜMİNLERLE BERABERDİRLER…” (Nisa 146)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

 https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...