Ana içeriğe atla

Kasas Suresi 65. Ayetten, Alacağımız Çok Önemli Dersler.


 


Bu makalemde sizlerin, üzerinde dikkatle düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Kasas suresi 65. Ayet olacak. Bu ayette Rabbimiz bizleri çok önemli bir konuda uyarıyor ve diyor ki, mahşer günü Allah bizlere seslenip bir soru soracakmış, sizce nasıl bir soru soracak ve bizler bu soruya içimiz rahat cevap verebilecek miyiz, hazırlıklı mıyız gelin onu ayetten anlamaya çalışalım. 

Kasas 65: O GÜN (ALLAH) ONLARA SESLENEREK “ELÇİLERE NE CEVAP VERDİNİZ?” DİYECEKTİR. (Mehmet Okuyan)

Bu ayetten çıkaracağımız en temel önemli uyarı ve ders HER İNSANIN HAYATTAYKEN KENDİSİNE ULAŞTIRILAN İLAHİ MESAJA VE ALLAH’IN RESULÜNÜN DAVETİ KUR’AN’A VERDİĞİ CEVAPTAN ÖTÜRÜ AHİRETTE BİREBİR VE KAÇINILMAZ OLARAK HESABA ÇEKİLECEĞİMİZDİR. Ayette geçen “ELÇİLERE NE CEVAP VERDİNİZ?” sorusu, insanın dünyadaki en büyük sorumluluğunun hakikate karşı takındığı tavır olduğunu gösterir. Bazı din kardeşlerime soruyorum, Allah’ın mahşer günü bu sorusuna, şöyle cevap verdiklerinde içleri rahat olabilir mi? “Allah’ım, Resulün aracılığıyla gönderdiğin Kur’an’ı bizler okuduğumuzda anlayamadık, çünkü açıklanmamış ve detaylı da değildi. Onun için Kur’an’dan gereği gibi istifade edemedik, kendimize VELİLER ÂLİMLER, GAVSLAR edindik, onlar bize açıkladı ve onların sözlerine göre Kur’an’ı anladık, senin dinini yaşadık deme cesaretini gösterecek var mı aramızda? Var diyenlerin bir kez daha Kur’an’dan, imanlarını gözden geçirmelerini tavsiye ederim. 

Ayetten alacağımız çok önemlisi, bireysel sorumluluğa gelince. Ahiret gününde hiç kimse başkasının arkasına saklanamaz, her birey Resulün getirdiği itikat, inanç ve ahlak esaslarına ne ölçüde uyduğunu tek başına HESAP VEREREK açıklamak zorundadır. Peki, hesabı nereden verecek, elbette onu da Allah Kur’an’da açıklıyor ve bizlerin KUR’AN’DAN HESABA ÇEKİLECEĞİMİZİ VE YALNIZ O’NUN İPİNE SARILMAMIZI EMREDİYORDU. Allah’ın dini İslam’ı yaşarken, O’nun gönderdiği rehberin dışına çıkmadan, imanımızın merkezine Kur’an’ı koyarak yaşayıp yaşamadığımızı Allah bizlere soracak. Çünkü Allah’ın Resullerinin tamamı, bizlere Allah’ın vahyinden başka kaynaklara uymayın, yalnız size tebliğ ettiğimize uyun demişti. Peki, siz yalnız Resulün getirdiğine mi uydunuz? Yoksa yalnız O vahiyle yaşamaz diyerek, kendinize beşeri kitaplar kaynaklarda yaratıp, onlar olmadan vahiy yaşamaz mı dediniz? İşte bunun hesabını Allah soracak.

Bu ayetten alacağımız bir başka derse gelince; Dünya hayatının geçiciliği uyarısı yapılıyor. Dünyada sahip olduğumuz makam, servet ya da sosyal çevre o günkü sorguda, bir imtiyaz sağlamayacağı konusunda dikkatimiz çekiliyor. TEK GEÇERLİ ÖLÇÜ, ELÇİLERİN DAVETİNE TEBLİĞİNE VERİLEN SAMİMİ VE AMELİ CEVAPTIR. Lütfen dikkat, yaşadığımız zamanın değerini bilmek üzerine bu uyarı ikazlar yapılıyor. Bu soru henüz sorulmadan önce, yani bu dünyada ölmeden, nefes alırken Allah’ın Resulünün ümmetine tebliğ ettiği, dosdoğru yola (sırat-ı müstakim) yönelmek ve hayatı O’nun tebliğ ettiği Kur’an’a göre yaşamak çok önelidir. Allah biz iman edenlere mahşer günü seslenmesinin asıl nedeni, BİZLER ALLAH’IN İNDİRDİĞİ KİTABA İMAN ETTİK DEYİP SÖZ VERDİKTEN SONRA, İMANLARIMIZIN GEREĞİNİ NE KADAR YERİNE GETİRİP GETİRMEDİĞİMİZ SORGULANACAK.

Kasas Suresi’nin geneline ve özellikle bu ayetin bağlamına baktığımızda, insanı sarsan ve hayatını düzene sokmasını söyleyen, çok daha derin dersler ve mesajlar buluruz. AHİRETTEKİ BU BÜYÜK SORGUDAN ALNIMIZIN AKIYLA ÇIKABİLMEK İÇİN, şu temel dersleri de hayatımıza aktarmamız gerekir: Çevremizden öğrendiğimiz, taklitçi imandan kesinlikle kaçınmalıyız. Ayet, her bireye doğrudan doğruya kendisine sorulacağını bildiriyor. Dünyada “HERKES YAPIYORDU”, “ATALARIMIZDAN BÖYLE GÖRDÜK” ya da “ÇEVREME UYDUM” gibi bahaneler o gün geçerli olmayacaktır. Kişi, Allah’ın Resulünün getirdiği HAKİKATİ KENDİ AKLIYLA VE KALBİYLE TASDİK EDİP, hayatına uygulamaktan bizzat sorumlu olduğundan, bu konuda kendisinin sorgulanacağı hatırlatılıyor.

Bizlere vahyi tebliğ eden Resulü bizzat anmak değil, anlamak ve hayata geçirmek önemlidir. Elçilere verilen cevap, sadece sözlü bir “İman ettim” ifadesinden ibaret değildir. En büyük ders, “Elçilerin getirdiği adalet, ahlak, dürüstlük ve kul hakkı gibi ilkelere hayatımda ne kadar yer verdim?” sorusunu bugünden kendimize sormaktır. Elçinin örnekliğini ve ahlakını yaşam biçimi haline getirmeyenlerin, o gün vereceği cevap eksik kalacaktır. Allah’ın Elçisi ben ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım dediği halde, Allah’ın Elçisinin tebliğinin sınırlarını aşarak, atalarının inancını O’nun adını kullanarak uydurulan rivayetlere de inandığımızda, sizce Allah’ın yaptığı bu soruya cevabımızı, içimiz rahat verebilir miyiz? Yada verdiğimiz cevap, sizce Allah katında kabul görür mü?

Kasas suresi baştan sona güç, servet ve hakikat mücadelesini anlatır. Bu surenin içindeki diğer kıssalarla 65. ayeti birleştirdiğimizde, şu muazzam hisseler ortaya çıkar. Firavun gücüne ve ordusuna güvendi, elçiye (Hz. Musa) sırt çevirdi. Sonuçta yok oldu ve ahirette elçiye ne cevap verdiğinin hesabını veremeyecek duruma düştü. Karun zenginliğine güvendi, elçinin getirdiği emirleri (zekât ve paylaşmayı) reddetti. Servetiyle birlikte yerin dibine geçti. Makamınız ne kadar yüksek (Firavun gibi), servetiniz ne kadar çok (Karun gibi) olursa olsun; Allah katındaki tek değer ölçüsü, ELÇİLERİN DAVETİNE VERDİĞİNİZ AMELİ CEVAPTIR. Hatırlatırım Elçinin daveti, yalnız Allah’ın vahyetti Kur’an’adır. Onun yanına koyacağın her rivayet ve sanı sözler, atalarının batıl inancıdır.

Bu ayetten alacağımız en önemli derse gelince. BU AYET ASLINDA MÜMİNLER İÇİN BİR ERKEN UYARI SİSTEMİDİR. Allah, o gün soracağı soruyu bize şimdiden haber vererek, “AHİRETTE BU SORU KARŞISINDA DONUP KALMAMAK İÇİN, BUGÜNDEN HAZIRLIĞINIZI YAPIN” demektedir. Hazırlığımızı yaptık mı? Henüz vakit varken tövbe etmek, rotayı Allah’ın Resulünün tebliğ ettiği Kur’an’a onun yoluna çevirmek, bu ayetten alınacak en önemli derstir.

Dilerim bu can bu bedenden ayrılmadan, mahşer günü Allah’ın sorduğu bu soruya doğru yaşayıp doğru cevap veren, Allah’ın azınlık halis kulları arasında oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Elçisine Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizleri, üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah'ın Elçisine nasıl bir görev verdiği, bu görevin tanımı, yetki ve sorumlulukları konusunda olacaktır. Kur’an'a göre Allah’ın Hz. Muhammed’e verdiği görev, yetki ve sorumluluklar, ONUN HEM BİR KUL HEM DE BİR RESUL (ELÇİ) OLMA VASFINI DENGELİ BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYAR.    Kur’an ayetleri ışığında bu dikey ve yatay sorumlulukları, şu temel başlık altında özetleyebiliriz: ELÇİNİN EN TEMEL VE BİRİNCİL GÖREVİ, ALLAH’TAN ALDIĞI VAHİYLERİ İLAVE ETMEDEN EKSİKSİZ, DEĞİŞTİRMEDEN VE GİZLEMEDEN İNSANLIĞA ULAŞTIRMAK, TEBLİĞ EDİP KUR'AN'A DAVET ETMEKTİR. Elçinin toplumsal ve ahlaki bir başka  görevi insanları şirkten, batıldan, atalar dininden cehaletten ve kötü ahlaktan vahiyle arındırmaktır. Müslümanlar için her konuda en güzel model ve rehberdir (Ahzab Suresi, 21. ayet). İnsanlar arasında adaleti sağlamak, anlaşmazlıkları Allah’ın indirdiği hükümlerle çözmekle yetkilendirilmiştir (Nisa Suresi, 105. ayet) ...

Sizin İnancınızı Etkileyen, En Önemli Unsur Yalnız Kur’an’mı, Yoksa Başka Kaynaklar Da Var mı?

  Biz Müslümanların inancını etkileyen , EN ÖNEMLİ UNSUR SİZCE KUR’AN’MI? YOKSA ALLAH’IN RESULÜNE AİT OLDUĞU İDDİA EDİLEN RİVAYET HADİSLERDE VAR MI ? Ne dersiniz? Bu sorunun doğru cevabını bulmak istiyorsak,  rivayetlerin etkisinde kalmadan önce, Kur’an’ı dikkatle Kur’an bütünlüğünde düşünerek okumamız gerekir.  Bizler bu sorunum doğru cevabını, bu yöntemle Kur’an’dan öğrenip yaşayamadığımız için, ne yazık ki imanımızdan da emin olamıyoruz. Emin olamadığımızdan, dini konuşurken bir birimize hiç ama hiç tahammül edemiyoruz, saygısızlık yapmayı tıpkı kitap ehlinin yaptığı gibi kendimize ,HAK olarak görebiliyoruz. Kendi inancından emin olan bir insan, asla karşısındaki bir insanın farklı inancından rahatsız olmaz. İnancından emin olmayan ise tedirgin olduğundan,  HIRÇIN OLUR  karşısındaki insana hakaret etmekten çekinmez. Bir Müslüman önce sorduğum sorunun doğru cevabını, Kur’an’dan arayıp bulmalıdır. Gelin bu soruyu kendimize soralım ve cevabını Kur’an’d...