Ana içeriğe atla

İmanımızdan Sonra, Allah Adına Yalanlar Söyleyip İnkâra Saparak, Mahşer Günü Kör, Dilsiz, Sağır, Yüzleri Simsiyah Yaratılmak İstemiyorsan Dikkat!

 



Sizce Allah Kur’an’ı, neden indirmiş olabilir? Çünkü daha öncede Resuller aracılığıyla birçok kitaplar göndermişti. Demek ki yoldan sapmış toplumları Allah, belirli zamanlarda uyarmak ikaz etmek için gönderiyor, onun içinde böyle bir kitap ne eksiktir, nede anlaşılması zor birilerinin açıklamasına muhtaç, ASLA OLAMAZ. Eğer öyle olsaydı mahşer günü insanlar, Allah’ım bizim Kur’an’ı anlayacağımız açıklıkta detaylı göndermemişsin diye bahane bulurlardı ki, Allah bahane bulmayalım diye nice örneklerle bizzat kendisinin açıkladığını söylüyor. En son olarak da Hz. Muhammed aracılığıyla, Allah’ın yolundan batıla sapmış kullarını uyarmak için Allah Kur’an’ı gönderiyor. Kısaca Kur’an’ın indiriliş amacı üzerinde duralım. KUR’AN’IN İNDİRİLİŞİNİN TEMEL AMACI, İNSANLIĞI CEHALET VE İNKÂR KARANLIĞINDAN ÇIKARIP, HAKİKATİN AYDINLIĞINA ULAŞTIRMAK VE ONLARA DÜNYA VE AHİRET SAADETİNİ KAZANMALARI İÇİN, REHBERLİK ETMEKTİR. Sizce böyle bir kitap, anlaşılması zor açıklanmamış olabilir mi? İsterseniz bunu küçük başlılarda biraz açalım.

Kur’an Hidayet ve Yol Göstericidir. Kur’an, insanın yaratılış amacını, doğruyu yanlıştan ayırt etme kriterlerini (Furkan) ve YARATICISINA NASIL KULLUK EDECEĞİNİ GÖSTEREN EVRENSEL BİR REHBERDİR. Bakın özellikle evrensel diyorum. Yani Kur’an yalnız Araplara değil, tüm insanlığa indirmiştir, onun için Kur’an başka dillere tam çevrilemez demek, Allah’ın kitabına saygısızlık olur. Yani Allah’ın kanunları kişilere, mezhep ve cemaatlere göze değişmez, esnetilip ilaveler yapılamaz. Düşünüp ve Öğüt Almak için rehberdir. Sad Suresi 29. ayetinde belirtildiği gibi, kitabın indirilmesinin bir diğer önemli amacı, İNSANLARIN ONUN AYETLERİ ÜZERİNDE DERİNLEMESİNE DÜŞÜNMESİ (tefekkür etmesi) ve bu ayetlerden öz bilgelik çıkararak hayatlarına yön vermesidir. Sizce böyle bir rehberi, her aklı başında bir insan okuduğunda anlayamaz mı? Ya da Allah katından eşi benzeri olmayan böyle bir rehberin, YARATILMIŞ BİR İNSANIN AÇIKLAMASINA MUHTAÇ OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEK, İMANIN ÖZÜNE TERS DÜŞMEZ Mİ? 

Kur’an adaletli ve erdemli toplumun oluşması için gönderildi. Kur’an Hayatın her alanında ADALETİ, MERHAMETİ VE AHLAKI EGEMEN KILARAK, huzurlu bir toplum düzeni ve erdemli bireyler yetiştirmeyi hedefler. Şifa ve Rahmet Olma özelliğine gelince. Kur’an İNSAN RUHUNUN SIKINTILARINA, İNANÇSIZLIĞIN GETİRDİĞİ KARGAŞA VE TEREDDÜTLERE KARŞI MANEVİ BİR ŞİFA VE RAHMET KAYNAĞIDIR. En önemlisi Kur’an sadece okunup geçilmek için değil, ANLAŞILMAK, ÜZERİNE DÜŞÜNÜLMEK VE HAYATIN HER SAFHASINDA YAŞANMAK ÜZERE GÖNDERİLMİŞ BİR HAYAT KILAVUZUDUR.

Kur’an’a iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, hiçbir beşerin yazamayacağı bu eşsiz NUR, IŞIK için, Kur’an’ı herkes anlayamaz, zaten Kur’an’da her bilgi detaylı yoktur özet bilgi verir demesi aklın ve mantığın ötesinde, YÜCE RABBİMİZE ONUN KİTABINA YAPILABİLECEK EN BÜYÜK SAYGISIZLIK VE KÖTÜLÜK DEĞİL MİDİR? Bunu fark edemeyene, Allah’ın dini İslam’ı asla anlatamazsınız. Çünkü akıl devre dışı kalınca onun yerine rivayetler, atalar dini yerleşir. ALLAH’IN HAK DİNİNE KARŞI GÖZLER KÖR OLUR, KULAKLAR VE KALPLER MÜHÜRLENİR. Hatırlatırım Allah ısrarla, hak olan Kur’an karşılarında durduğu halde, onu yeterli görmeyip beşeri rivayetlere dalanları, mahşer günü öyle bir yaratacağım ki diyor, biz dünyadayken böyle değildik diye şaşıracaklar. Bu ayetleri hatırlayalım.

Ali İmran 106: O GÜN BAZI YÜZLER AĞARIR, BAZI YÜZLER KARARIR. YÜZLERİ KARARANLARA, “İMANINIZDAN SONRA İNKÂR ETTİNİZ, ÖYLE Mİ? ÖYLE İSE İNKÂR ETMENİZE KARŞILIK AZABI TADIN” DENİLİR. (Diyanet meali)

İsra 97: ALLAH KİME HİDAYET VERİRSE DOĞRU YOLU BULAN İŞTE ODUR; KİMİ DE HİDAYETTEN UZAKLAŞTIRIRSA, ARTIK BÖYLELERİNE ALLAH’TAN BAŞKA DESTEKÇİLER BULAMAZSIN. KIYAMET GÜNÜNDE ONLARI KÖR, DİLSİZ VE SAĞIR BİR HALDE YÜZÜKOYUN SÜRÜNDÜREREK TOPLARIZ. ONLARIN VARIP KALACAĞI YER CEHENNEMDİR; ONUN ATEŞİ ZAYIFLADIKÇA YAKICI ALEVLERİNİ ÇOĞALTARAK AZAPLARINI SÜRDÜRÜRÜZ. ( Kur’an yolu Diyanet İşl.)

Zümer 60: KIYAMET GÜNÜ, ALLAH ADINA YALAN SÖYLEYENLERİ YÜZLERİ SİMSİYAH OLMUŞ GÖRÜRSÜN. KİBİRLENENLER İÇİN CEHENNEMDE YER Mİ YOKTUR? (Bayraktar Bayraklı)

Ne yazık ki bu ikaz ve uyarıları, neredeyse hiçbir Müslüman yani iman ettiğini söyleyen, üzerine alınmıyor. Hatta bu ayetler bize değil, Kitap ehline söyleniyor diyerek, duymazdan geliniyor. Öyle olunca da aynı yanlışları bizlerde yapmaya devam ediyoruz. Ali İmran 106. Ayetinde Allah, İMANLARINDAN SONRA İNKARA SAPTINIZ diyor. Peki, nasıl inkâra sapılır, haşa Allah’ı mı inkâr ediyorlar? Elbette hayır. Kur’an’da inkâra sapmak, sadece Allah’ın varlığını reddetmekle sınırlı değildir. Ayetlere göre inkâra sapmak; GERÇEĞİ BİLE BİLE GİZLEMEK, GÖRMEZDEN GELMEK BÖYLECE KUR’AN’IN HÜKMÜNÜN TAM TERSİNİ ALLAH’IN EMRİ KABUL EDEREK, NİMETLERE KARŞI NANKÖRLÜK ETMEK gibi farklı tutum ve davranışlarla gerçekleşir. İnkâra sapmanın en belirgin yollarından biri, doğru yolu HAK OLAN GERÇEKLERİ gördükten veya iman ettikten sonra, dünyevi çıkarlar için batıl hurafe inançlarını savunup yaşayabilmek uğruna, tekrar küfre dönmektir. Sizce bizler bu hataya düşüyor muyuz, yoksa düşmeden Allah’ın emrettiği gibi YALNIZ KUR’AN’IN İPİNE SARILIP ONUN SINIRLARINI AŞMADAN, ONUN EMRETTİĞİ GİBİ Mİ YAŞIYORUZ? Bu konuda bakın Allah ne diyor.

Ali İmran 90: ŞÜPHESİZ İMAN ETTİKTEN SONRA İNKÂR EDEN, SONRA DA İNKÂRDA İLERİ GİDENLERİN TÖVBELERİ ASLA KABUL EDİLMEYECEKTİR. İŞTE ONLAR SAPIKLARIN TA KENDİLERİDİR. (Diyanet meali)

Özellikle tekrar hatırlatıyorum, iman ettikten sonra inkâra yani batıla sapıp inkârda ileri giden, yani ısrar edenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyeceğini bildiriyor. Onlar sapıkların ta kendileridir diyerek, Allah kızgınlığını belirtiyor. Hatırlayınız Allah Kur’an’da uyarıp; insanların sadece “İNANDIK” demekle imtihandan geçirilmeden, bırakılmayacaklarını belirtir (Ankebût 2) İslam dininde iman şeklini ikiye ayırabiliriz. TAKLİDİ yani çevresinden görerek, araştırmadan inanmak ve TAHKİKİ yani delilleriyle, bilerek ve kavrayarak inanmak diyebiliriz. Sizlere soruyorum, siz hangi iman şekline giriyorsunuz? Çevrenizden büyüklerinizden öğrendiğiniz iman mı, yoksa Allah’ın dinini yaşarken KANIT VE DİLLERE DAYALI BİLEREK DÜŞÜNEREK AKLIMIZI KULLANARAK, KUR’AN’DAN ÖĞRENDİĞİMİZ İMAN MI? Karar sizin. Sadece anne babasından veya çevresinden gördüğü için inanan bir insanın imanı SARSINTILARA, RİSKLERE ÇOK AÇIKTIR, LÜTFEN UNUTMAYALIM.

Gelelim biraz önce verdiğim ayet örneklerine. Bu ayetlerde Allah bizleri uyarıyor ve iman ettiğini söyledikleri halde, imanlarının gereğini yerine getirmeyip batıla hurafeye atalar dinine sapanları, mahşer günü nasıl yaratacağı örneklerini veriyor ve Allah Kur’an’da söylemediği halde bunlarda Allah’ın dini İslam’ın emridir diyerek, ALLAH ADINA YALAN SÖYLEYENLERİN YÜZLERİ SİMSİYAH olarak yaratacağını bildiriyor. Yine Allah’a söz verip iman ettim dedikleri halde, imanlarının gereğini yerine getirmeyip hak yolundan, atalarının batıl inancına sapanları kıyamet günü, KÖR, DİLSİZ VE SAĞIR BİR HALDE YÜZÜKOYUN SÜRÜNDÜREREK TOPLARIZ DİYOR. Ali İmran 106. Ayetinde bu kişilere “İMANINIZDAN SONRA İNKÂR ETTİNİZ” diyor. İman ettikten sonra inkâr etmeye örnekler verelim ne olabilir?

Örneğin Allah, şefaat tümden bana aittir, hiçbir şefaatin olmadığı O günden sakının diyor da, bizler inatla kendimize Allah’ın yanında mahşer günü şefaat ediciler ediniyor ve KUR’AN’DA ÇELİŞKİ YARATMAK PAHASINA, bazı ayetlerin anlamlarını değiştirip kendimize kanıt yaratıyorsak,  bizler imanımızdan sonra küfre sapıyoruz demektir. Allah sakın benden başka VELİ edinip ardı sıra gitmeyin diye uyardığı halde, VELİSİ olmayanın VELİSİ şeytandır diyor ve kendimize veliler, şeyhler, gavslar ediniyorsak, imanımızdan sonra küfre sapmışız demektir. Allah dinde hüküm koymak yalnız Allah’a mahsustur diye uyardığı halde, Allah Resulünü postacı diye mi gönderdi diyerek, Allah’ın hükmünü haşa beğenmemiş gibi davranıp, Allah’ın Resulüne vermediği yetkileri bizler veriyorsak, hem Allah’ın hükümlerini görmezden gelip şirk koşuyor hem de, ALLAH ADINA YALAN SÖYLÜYORUZ DEMEKTİR. Verecek çok fazla örnek var. Kur’an ile buluşan tüm gerçeklerin farkında olacaktır. Israrla görmek istemeyip atalarının inancını yaşamak isteyenlerinde Allah, GÖZLERİNE PERDE ÇEKERİM KULAKLARINI VE KALPLERİNİ MÜHÜRLERİM DİYOR. Böyle insanları Allah’ın Resulü bile hakka davet edemediyse, biz aciz kulların HATIRLATMAKTAN başka, yapacak hiçbir şeyi yok demektir.

Dilerim Kur’an gerçekleri ile buluşabilmek için çaba harcayan, batıla ataların inancına değil Kur’an’ın ipine sarılarak gerçek hak delil ve kanıtları tebliğ alıp yaşayan, ALLAH’IN AZINLIK HALİS KULLARI ARASINDA OLURUZ.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...