Ana içeriğe atla

Allah Bugün, Sizin İçin Dininizi Olgunlaştırdım, Tamamladım Derken, Neyi Kast Ediyor Olabilir? Maide,Suresi,3. Ayet.


 


Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Maide suresi 3. Ayette geçen çok önemli bir konu hakkında olacak. Bu ayetin içinde Rabbimiz, bakın bizlere hangi konuda bilgi veriyor ve ne diyor. “BUGÜN, SİZİN İÇİN DİNİNİZİ OLGUNLAŞTIRDIM/KEMALE ERDİRDİM, ÜZERİNİZE NİMETİMİ TAMAMLADIM. SİZİN İÇİN DİN OLARAK İSLAM’I UYGUN GÖRDÜM.” (Maide 3) Siz bu sözlerden ne anladınız? Gelin bu ayet üzerinde birlikte düşünelim.

Sanırım şunu söylersek yanlış olmaz. Vahyin sona ermek üzere olduğunu bildiren, en önemli beyanlardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Bizde bu mantıkla ayette Allah’ın bizlere bu ayetinde ne demek istediğini anlamaya çalışalım. Demek ki Allah bizler için seçtiği İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak esaslarının asıl hatlarıyla tamamlandığını, eksik ve dataysız olmadığını bildiriyor. Çünkü olgunlaştırdım diyor, bu tabir İslam dininin bizler için hazırlanmış, YAŞANABİLİR HALDE OLDUĞUNU GÖSTERİYOR. Ayetin başında leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanların haram kılınması gibi yiyeceklerle ilgili kesin hükümler yer alırken; orta kısmında dinin tamamlandığı müjdesi veriliyor. Lütfen dikkat tekrar söylüyorum Allah, DİNİN TAMAMLANDIĞINI SÖYLÜYOR. Tamamlanmak ne demek? O işin hedeflenen kriterlere, standartlara ve beklentilere uygun olarak, başarıyla eksiksiz sonlandırılması ve teslim edilmeye hazır hale getirilmesi anlamını taşır. Lütfen atalar dinini yaşayabilmek için, ALLAH'IN UYARILARINI GÖRMEZDEN GELMEYELİM.

Allah’ın hükmünün tamamlanması İslam'ın inanç, ibadet, helal ve haram esaslarının ana hatlarıyla kemale erdiğini, artık köklü bir hüküm değişikliği olamayacağını gösterir. Çünkü Allah ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diye bizlere bildirip uyarmıştı, bunu da unutmayalım. Bu ayetin özellikle yaptığı uyarı, ayetin hemen öncesinde "BUGÜN KÂFİRLER DİNİNİZDEN ÜMİTLERİNİ KESMİŞLERDİR" ifadesi yer alır. Müslümanların Mekke'yi fethetmesi ve bölgede kesin bir otorite kurmasıyla, eski cahiliye düzenine dönülmesi ümidi tamamen yok olmuş ve ALLAH’IN KESİN HÜKÜMLERİNDEN OLUŞAN İSLAM TAMAMLANIP, ONUN YERİNİ ALMIŞTIR uyarısı da yapılmaktadır.

İsterseniz Allah’ın indirdiği din olan İslam’ın olgunlaştırılıp, kemale erdirilmesi yani eksiksiz tamamlanması konusu üzerinde düşünelim. Sizce Allah bu ayetinde bu sözleri, Kur’an’ın ana hatlarını verip detayına girmediğini, detayını Resulün ayrıca açıklayıp kendisi bizzat yaşayarak göstereceğini anlamamız, doğru olabilir mi? Bu mümkün değil, Allah dininizi tamamladım olgunlaştırdım kemale erdirdim diyorsa, BU DİN YAŞANMAYA HAZIR DEMEKTİR. Allah, Kur’an’da biz her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle açıkladık diyorsa, bu konuda da mutlaka detay vermiş demektir, gelin onlara bakalım.  Her şeyden önce Rabbimiz Enam 38. ayetinde, BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK diyorsa, lütfen önce Allah’a güvenelim ve diyelim ki, madem Allah kitapta yani Kur’an’da hiçbir eksik bırakmadık diyor, verdiği emri detay sız açıklanmamış göndermesi de mümkün değildir. Atalarımızın inancını yaşayabilmek için, işimize gelmeyen bazı ayetlerin anlamını değiştirdiğimiz gibi, bu ayette geçen biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık denilen kitabın Kur’an değil, Allah katındaki saklı kitap olduğu söylenerek, KUR’AN’IN DETAYSIZ OLDUĞU VE RESULÜN SÜNNETİ İLE YAŞANIR HALE GELDİĞİ, NE YAZIK Kİ İDDİA EDİLMEKTEDİR. Rivayetlerle Allah'ın dinini tamamlamaya çalıştığımız için, Allah ne emrediyorsa tam tersini yaşadığımızın, farkında bile olamıyoruz.

Her nedense hiç kimse sormuyor, bizler Allah’ın katındaki saklı kitaptan değil, KUR’AN’DAN SORUMLUYUZ Allah öyle emrediyor. Allah katındaki kitapta elbette eksik yoktur, AMA ONUN KATINDAN GELEN KUR’AN’DA DA EKSİK YOKTUR, ONU DA MI AKIL EDEMİYORUZ? İşte bizler batıl inançlarımızı yaşayabilmek için, Allah’ın ayetlerinin anlamları ile böyle oynama cesaretini gösteriyoruz. Kur’an’ın apaçık, anlaşılır bir rehber olduğunu ve onun bizzat Allah tarafından açıklandığını bildiren, birçok ayet buluyor. Kur’an, insanların düşünüp öğüt alması için kolaylaştırılmış ve hükümleri bizzat Allah tarafından ayrıntılı olarak açıklandığını söylüyor, elbette kime inanıp güveneceğiniz size kalmış.

Kur’an, kendisini tanımlarken sıkça "MÜBÎN" APAÇIK, GERÇEĞİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYAN sıfatını kullanır ve anlaşılması için kolaylaştırıldığını özellikle vurgular. Kamer Suresi, 17. Ayetinde "ANDOLSUN BİZ, KUR’AN’I DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALINSIN DİYE KOLAYLAŞTIRDIK. PEKİ, DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALAN YOK MU?" Bu vurgu aynı surede 22, 32 ve 40. ayetlerde de aynen tekrarlanır. Sizce bu ikazı yapan Allah, Kur’an’ı herkesin anlayamayacağı bir üslupta gönderip, detaylı açıklamayıp resulüne bırakmış ve bizlerin bu detayı tevatür yolla rivayetlerden öğrenmemizi istemiş olabilir mi? Yine Yusuf Suresi, 1-2. Ayetlerinde: "...İŞTE BUNLAR, APAÇIK KİTABIN (KİTÂBU'L-MUBÎN) AYETLERİDİR. ANLAYASINIZ DİYE BİZ ONU ARAPÇA BİR KUR'AN OLARAK İNDİRDİK." Uyarısında da olduğu gibi, apaçık yani anlaşılan kolaylaştırılmış, eksiksiz bir kitap olduğunu göstermiyor mu?

Yine Duhân Suresi, 58. Ayetinde: "BİZ ONU (KURAN'I), ÖĞÜT ALSINLAR DİYE SENİN DİLİNLE KOLAYLAŞTIRDIK." Uyarıları da, Kur’an’ın aklı başında her iman eden Müslümanın okuduğunda anlayabileceği ve hayatlarına geçireceği detaylı bir kitap olduğunu çok açık gösteriyor. Bir başka örnek daha verelim, Nahl Suresi, 89. Ayette: "...SANA BU KİTAB’I; HER ŞEY İÇİN BİR AÇIKLAMA, BİR DOĞRU YOL REHBERİ, BİR RAHMET VE MÜSLÜMANLAR İÇİN BİR MÜJDE OLARAK İNDİRDİK." Bu ayette de Rabbimiz, her şey için bir açıklama yaptık diyor. Sizce salat et, hacca git, zekât ver emrini veren Allah, bu emirlerini gerektiği kadar açıklamamış olduğunu hala söylememiz, Allah’ın kitabına karşı gelmek ve inatla tersini iddia etmek değil midir? İnatlarında ısrar edenlere, son bir örnek daha vermek isterim. Zümer Suresi, 27. Ayet: "ANDOLSUN, ÖĞÜT ALSINLAR DİYE BİZ BU KURAN’DA İNSANLAR İÇİN HER TÜRLÜ MİSALİ GETİRDİK." Allah’a güvenip dayananlara, sanırım başka örnek vermeye gerek yok. Atalarının inancını ısrarla yaşamak isteyene zaten sözümüz yok.

Demek ki Allah maide suresi 3. Ayetinde,  bugün sizin için dinimizi olgunlaştırdık yani kemale erdirdiğini nimetini tamamladığını söylüyorsa, Kur’an anlaşılıp hayata geçirilecek şekilde izah edilmiş açıklanmış, İMANA HAZIR DEMEKTİR. Çünkü Allah Kur’an’ı bizzat kendisinin açıkladığını Kur’an’da belirtiyor. Birkaç örnek hatırlayalım.

(EY MUHAMMED!) ONU (VAHYEDİLENİ) ÇARÇABUK ALMAK İÇİN DİLİNİ KIMILDATMA. ŞÜPHESİZ ONU TOPLAMAK VE OKUTMAK BİZE AİTTİR. O HALDE, BİZ ONU OKUDUĞUMUZ ZAMAN, SEN ONUN OKUNUŞUNU TAKİP ET. SONRA ŞÜPHEN OLMASIN Kİ, ONU AÇIKLAMAK DA (BEYAN ETMEK DE) BİZE AİTTİR. ( Kıyâmet 16-19.)

“ELİF LÂM RÂ. BU ÖYLE BİR KİTAPTIR Kİ, AYETLERİ MUHKEM KILINMIŞ (SAĞLAMLAŞTIRILMIŞ), SONRA DA HER ŞEYİ HAKKIYLA BİLEN VE HER ŞEYDEN HABERDAR OLAN (ALLAH) TARAFINDAN AYIRT EDİLİP AÇIKLANMIŞTIR. (Hud 1.)

“BU, BİLEN BİR TOPLUM İÇİN ARAPÇA BİR KUR’AN OLARAK ÂYETLERİ GENİŞÇE AÇIKLANMIŞ BİR KİTAPTIR.” (Fussilet 3)

“ONLAR SANA HİÇBİR MİSAL GETİRMEZLER Kİ (BUNA KARŞILIK) SANA GERÇEĞİ VE EN GÜZEL AÇIKLAMAYI GETİRMİŞ OLMAYALIM. (Furkan 33)

Bu ayetlere benzer birçok ayet vardır ki, Allah Kur’an’ı biz açıkladık diyor, sorumlu olduğunuz Kur’an’da. Yazdığım ilk üç ayet çok açık anlatıyor ki kafamızdaki soruları, çevremizdekilere değil, İLK ÖNCE ALLAH’IN KİTABINA SORMALIYIZ. İnanın önce kafamızdaki atalar inancını bir kenara bırakırsak, en basit kolay bir şekilde hayatımıza geçireceğimiz her sorunun cevabını Kur’an’dan alırız, Onun için Lütfen Allah’a yani Onun kitabı Kur’an’a güvenelim. Hatırlatırım, Allah'ın emretmeyip mezheplerin dine yaptığı ilaveleri, lütfen Kur'an'da aramayın, çünkü onlar Allah'ın emri değil, beşeri ilavelerdir.

En son yazdığım Furkan 33. ayette gelince. İnkârcıların ve müşriklerin İslam hakkında kuşku uyandırma, zihinleri bulandırma ve dini asılsız iddialarla baltalama gayretlerine karşı uyanık olunması konusunda uyarıyor. Ayet, müminleri bu tür algı operasyonlarına ve kafa karıştırıcı propagandalara karşı uyanık olmaya çağırıyor. Onlar kendi batıl inançları hakkında kesin delil kanıt getiremiyorlar sana, ama senin kafanı bulandırmaya çalışıyorlar diyerek, BİZ SANA SORULAN SORULARIN TAMAMINA, GERÇEĞİ EN GÜZEL AÇIKLAMAYI DETAYLI VE İKNA EDİCİ BİR ŞEKLİDE GETİRİYORUZ DİYOR.

Yalnız bu ayet üzerinde bile düşünen aklını kullanan kalpten iman eden bir Müslüman, Allah’ın kitabı hakkında detaylı değildir, herkes dinin anası temeli olan Kur’an’ın muhkem ayetlerini anlayamaz, O’nu anlayabilmemiz için Resulün sünnetine yani rivayet hadislerine Veli, âlim kişilere ihtiyacımız vardır demez. Çünkü Allah yemin ederek anlayalım ve hiç kimseye muhtaç olmayalım diye KUR’AN’I KOLAYLAŞTIRDIĞINI VE NİCE ÖRNEKLERLE AÇIKLADIĞINI SÖYLÜYOR. Kime inanacağınız elbette size kalmış. Mahşer günü uyandığımızda yüzleri simsiyah, gözleri ağma ve dilsiz yaratılmak istemeyen, ALLAH'A İFTİRA EDEREK KUR’AN DIŞI KAYNAKLARA ASLA GÜVENİP İNANMAZ VE ALLAH’IN EMRETTİĞİ GİBİ YALNIZ KUR’AN’IN İPİNE SARILIR VE ONUN EMİRLERİNİ İLAVESİZ BATILDAN UZAK HAYATINA GEÇİRİR.

Dilerim Kur’an gerçeklerinin farkında olan, ALLAH’IN AZINLIK HALİS KULLARI ARASINDA OLURUZ.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Elçisine Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizleri, üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah'ın Elçisine nasıl bir görev verdiği, bu görevin tanımı, yetki ve sorumlulukları konusunda olacaktır. Kur’an'a göre Allah’ın Hz. Muhammed’e verdiği görev, yetki ve sorumluluklar, ONUN HEM BİR KUL HEM DE BİR RESUL (ELÇİ) OLMA VASFINI DENGELİ BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYAR.    Kur’an ayetleri ışığında bu dikey ve yatay sorumlulukları, şu temel başlık altında özetleyebiliriz: ELÇİNİN EN TEMEL VE BİRİNCİL GÖREVİ, ALLAH’TAN ALDIĞI VAHİYLERİ İLAVE ETMEDEN EKSİKSİZ, DEĞİŞTİRMEDEN VE GİZLEMEDEN İNSANLIĞA ULAŞTIRMAK, TEBLİĞ EDİP KUR'AN'A DAVET ETMEKTİR. Elçinin toplumsal ve ahlaki bir başka  görevi insanları şirkten, batıldan, atalar dininden cehaletten ve kötü ahlaktan vahiyle arındırmaktır. Müslümanlar için her konuda en güzel model ve rehberdir (Ahzab Suresi, 21. ayet). İnsanlar arasında adaleti sağlamak, anlaşmazlıkları Allah’ın indirdiği hükümlerle çözmekle yetkilendirilmiştir (Nisa Suresi, 105. ayet) ...

Sizin İnancınızı Etkileyen, En Önemli Unsur Yalnız Kur’an’mı, Yoksa Başka Kaynaklar Da Var mı?

  Biz Müslümanların inancını etkileyen , EN ÖNEMLİ UNSUR SİZCE KUR’AN’MI? YOKSA ALLAH’IN RESULÜNE AİT OLDUĞU İDDİA EDİLEN RİVAYET HADİSLERDE VAR MI ? Ne dersiniz? Bu sorunun doğru cevabını bulmak istiyorsak,  rivayetlerin etkisinde kalmadan önce, Kur’an’ı dikkatle Kur’an bütünlüğünde düşünerek okumamız gerekir.  Bizler bu sorunum doğru cevabını, bu yöntemle Kur’an’dan öğrenip yaşayamadığımız için, ne yazık ki imanımızdan da emin olamıyoruz. Emin olamadığımızdan, dini konuşurken bir birimize hiç ama hiç tahammül edemiyoruz, saygısızlık yapmayı tıpkı kitap ehlinin yaptığı gibi kendimize ,HAK olarak görebiliyoruz. Kendi inancından emin olan bir insan, asla karşısındaki bir insanın farklı inancından rahatsız olmaz. İnancından emin olmayan ise tedirgin olduğundan,  HIRÇIN OLUR  karşısındaki insana hakaret etmekten çekinmez. Bir Müslüman önce sorduğum sorunun doğru cevabını, Kur’an’dan arayıp bulmalıdır. Gelin bu soruyu kendimize soralım ve cevabını Kur’an’d...