Ana içeriğe atla

Allah Bakın Kendisine, Nasıl DUA Etmemizi İstiyor.

 



Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu DUA konusu üzerine olacak. Allah kendisine dua ederken nasıl dua etmemizin örneğini veriyor, gelin birlikte Kur’an’a bakalım. Rabbimiz, kendisine dua ederken nasıl davranmamızı dahi bizlere Kur’an’da bildiriyorsa, sizce verdiği hükümlerin hayatımıza nasıl geçireceğimiz konusunda da, gereken detayı açıklamayı Kur’an’da yapmamış olabilir mi diye lütfen düşünelim.

Araf 55-56: RABBİNİZE ALÇAK GÖNÜLLE VE YÜREĞİNİZİN TA DERİNLİKLERİNDEN GELEREK DUA EDİNİZ. DOĞRUSU O, ÇİZGİYİ AŞANLARI SEVMEZ. YERYÜZÜ ISLAHA KAVUŞTUKTAN SONRA ORADA BOZGUNCULUK YAPMAYINIZ. O’NA ÜRPEREREK VE ÜMİT EDEREK DUA EDİNİZ. ŞÜPHESİZ ALLAH’IN RAHMETİ, İYİLİK EDENLERE YAKINDIR. (Bayraktar Bayraklı)

İsra 110: DE Kİ: “İSTER ALLAH DİYE DUA EDİN; İSTER RAHMÂN DİYE DUA EDİN! HANGİSİYLE DUA EDERSENİZ EDİN, EN GÜZEL İSİMLER YALNIZCA O’NA AİTTİR.” DUANI YÜKSEK SESLE YAPMA; SESİNİ FAZLA DA KISMA; BU (İKİSİ) ARASINDA BİR YOL TUT! (Mehmet Okuyan)

Mümin 60: RABBİNİZ ŞÖYLE DEDİ: “BANA DUA EDİN, DUÂNIZA CEVAP VEREYİM. BANA KULLUK ETMEYİ KİBİRLERİNE YEDİREMEYENLER, AŞAĞILANMIŞ BİR HÂLDE CEHENNEME GİRECEKLERDİR.” (Diyanet meali)

Bakara 186: KULLARIM, BENİ SENDEN SORARLARSA, (BİLSİNLER Kİ), GERÇEKTEN BEN (ONLARA ÇOK) YAKINIM. BANA DUA EDİNCE, DUA EDENİN DUASINA CEVAP VERİRİM. O HÂLDE, DOĞRU YOLU BULMALARI İÇİN BENİM DAVETİME UYSUNLAR, BANA İMAN ETSİNLER. (Diyanet meali)

Rad 14: GERÇEK DUA ANCAK O’NADIR. O’NDAN BAŞKA YALVARDIKLARI İSE ONLARIN İSTEKLERİNE ANCAK, AĞZINA ULAŞMAYACAĞI HÂLDE, ULAŞSIN DİYE AVUÇLARINI SUYA UZATAN KİMSENİN İSTEĞİNE SUYUN CEVAP VERDİĞİ KADAR CEVAP VERİRLER. KÂFİRLERİN DUASI DAİMA BOŞA ÇIKAR. (Diyanet meali)

Şimdide bu ayetler üzerinde düşünelim. Araf 55 ve 56. Ayetlerde, gönülden kalbimizin ta derinliklerinden gelen duygularla, Allah’a DUA etmemizi söylüyor. Devamında ise Allah, ÇİZGİYİ AŞANLARI SEVMEZ DİYE UYARIYOR. Peki, bu ne demek? Sizlere din olarak İSLAM’I seçtim ve onun kurallarını da ben koydum. Sakın benim koyduğum sınırlarımı aşmayın diyor. Kendisine dua ederken nasıl dua edeceğimiz konusunda bile, bu kadar detaylı bilgi veriyorsa Rabbimiz, Kur’an’da yapmamızı istediği tüm hükümlerinde de aynı detayını vermiştir, lütfen Allah’a güvenelim. Atalarımızın batıl inancını yaşayabilmek için, onların dine yaptığı ilaveleri olmazsa olmaz yapıp, Kur’an’ı detay sız görmeyelim. Aynı ayetin sonunda Allah’ı ürpererek yani kendimize gelerek ve duamızın karşılığını göreceğimizi de ümit ederek dua edin diyor.

İsra 110 ayetinde, kendisine nasıl hitap edebileceğimizi dahi bizlere bildirip, ister Allah diye dua edin, isterseniz Rahman diye dua edin. Hangisiyle dua ederseniz edin çünkü en güzel isimler o’na aittir diyor. Devamında da Allah’a karşı hangi ses tonla dua edeceğimiz bilgisini de verip, YÜKSEK SESLE DUA ETME,  SESİNİ FAZLADA KISMA, İKİSİ RASINDA BİR YOL TUT DİYOR. Düşünebiliyor musunuz Allah, kendisine dua ederken nasıl bir ses tonuyla dua etmemiz gerektiğini açıklıyorsa Kur’an’da, verdiği emirlerinde detayını nasıl hayata geçireceğimizi vermemiş olabilir mi? Biliyorsunuz salat Allah’a dua etmek anlamına geldiği gibi, namazda Allah’a karşı saygımızı gösterdiğimiz şekilsel bir duadır. Bu ses tonunu DUA ederken ister namazda, isterse normal zamanda dua ederken, her ikisinde de aynı ses tonunu kullanmalıyız. Bu satırları yazarken aklıma, bizler Allah’a dua ederken, hangi dille dua ediyoruz konusu geldi. Bu nasıl bir soru, elbette kendi dilimizle diyeceksiniz. Bildiğiniz gibi SALAT hem dua hem de Farsça deyimi ile NAMAZ anlamına da gelir ve namaza şekilsel boyutlu DUA diyebiliriz. Normal şartlarda namaz dışında Allah’a kendi dilimizle dua ediyorsak, kıyam rükû ve secde ile yaptığımız şekilsel boyutu olan dua da, neden kendi dilimizi kullanmayıp Arapça anlamını dahi bilmediğimiz bir dil kullanıyoruz? Lütfen Allah’ın huzuruna namaza dururken, ne söylediğimizi bilelim ve kendi dilimizle ibadet edelim, inanın yoksa dualarımız karşılık bulmayacaktır. Ne dediğimizi bilmeden namaz kıldığımız için, nasıl büyük bir hata yapıyoruz size hatırlatmak isterim. Her namazımızda Allah’a, YALNIZ SANA KULLUK EDERİZ YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ DİYE ALLAH’A SÖZ VERİYORUZ. Namaz bitiyor, ne söz verdiğimizi bilmediğimizden, şefaati yardımı Resulünden dileyip, ŞEFAAT YA RESULALLAH demiyor muyuz? Bu yanlışı yaparsak, sizce Allah dualarımıza karşılık verir mi? Yorumunu sizlere bırakıyorum.

Hatırlatmak isterim, bu ayetlerin tamamı iman ettiğini söyleyenlere hitap ediyor. Mümin suresi 60. Ayetinde de, Allah bakın dua konusunda başka neler söylüyor. Bana dua edin, duanıza cevap vereyim diyor. Devamında ise kimlere cevap vermeyeceğini söylüyor. Yalnız bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde doğru cehenneme gidecekler diyor. Sizce kim bunlar? Anlamak isteyen tabi anlayacaktır, anlamak istemeyip kendisini temize çıkaranlar, bu ayetler bu uyarılar bize değil Kitap ehline yapılıyor diyerek ders almayacaklardır. Allah bu uyarıyı elbette Kitap ehlinin yaptığı yanlışlar üzerinden, tüm kullarına söylüyor. Peki, ne yapıyorlardı da Allah, onlar doğru cehenneme gidecekler diyor. Allah’ın yanında şefaatçiler, VELİLER edinip onlara da dua edip onlardan da yardım istiyor, onlara da DUA EDİYORLARDI DA ONDAN.

Bakara suresi 186. Ayetinde de, bakın Resulüne hitaben ne diyor Rabbimiz. Kullarım beni sana sorarlarsa, bilsinler ki ben onlara çok yakınım de onlara diyor. Devamında bana dua edenin dualarına mutlaka karşılık vereceğini bildiriyor. Hemen bu konu üzerinde düşünelim şimdide. Şöyle diyebilirsiniz, Müslümanlar her gün beş vakit Allah’a dua ediyor ama halleri acınacak durumda, neden cevap vermiyor Allah diyebilirsiniz? Haşa Allah yalan söylemeyeceğine göre, BİZLERİN İBADETLERİMİZDE VE DUALARIMIZDA ÇOK BÜYÜK YANLIŞLARIMIZ OLMALI Kİ, ALLAH DUALARIMIZA CEVAP VERMİYOR. Bunun başka izah tarzı olamaz. Gerçekten bizler öyle büyük yanlışlar yapıyoruz ki, Allah’ın dini İslam’ı yaşıyoruz diye, dilim varmıyor ama söylemek zorundayım, YOLDAN SAPMIŞ İNSANLARIN ADETA YÖNLENDİRDİĞİ VE ELLERİYLE YAZDIKLARI BİR DİNE İNANIYORUZ DA, ONDAN DUALARIMIZA KARŞILIK ALAMIYORUZ OLMASIN SAKIN. Aslında ayetin son cümlesi, benim söylemeye çalıştığımı onaylıyor ve bakın ne diyor. “O HÂLDE, DOĞRU YOLU BULMALARI İÇİN BENİM DAVETİME UYSUNLAR, BANA İMAN ETSİNLER.”

Ne dersiniz, bizler Allah’ın davetine yani Kur’an’a uyup, yalnız O’nun ipine sarılıp, ALLAH’IN KOYDUĞU SINIRLARI AŞMADAN MI İSLAM’I YAŞIYORUZ? Çok üzgünüm biz Müslümanlar, Allah’ın kitabı Kur’an’a uymuş gibi yapıyoruz, aslında uymuyoruz. Peki neden? Çünkü Kur’an’ı herkesin anlayamayacağı, her bilginin detaylı açıklanmadığı bir kitap ilan ettik te ondan. Bizler mezheplerin beşeri kurallarına ve onların topluma sunduğu ve Allah’ın Resulünün adı kullanılarak anlatılan rivayetlere uyuyoruz da ondan DUALARIMIZ KARŞILIK BULMUYOR. Değerli din kardeşlerim, mahşer günü pişman olanların safında olmak istemiyorsak, doğruluğundan asla emin olamayacağımız rivayetlere ya da mezheplerin beşeri hükümlerine değil, GELİN ALLAH’IN DAVETİNE YANİ KUR’AN’A UYALIM. Din adına kimin hükmüne inanıyor ve boyun eğiyorsan, Onu ilah edinmiş ona iman etmiş olursun. Onun için Allah yalnız benim kanunlarıma uyun ve yalnız bana kuluk edin diye uyarıyor.

Rad suresi 14. Ayetinde adeta son noktayı koyuyor Rabbimiz ve diyor ki, ”GERÇEK DUA ANCAK O’NADIR.” Bizler hala Kur’an ile buluşamadığımız için, kime ya da kimlere iman ettiğimizin farkında bile değiliz. Rabbimiz yalnız bana dua edin diye uyardığı halde, bizler hala şefaati Resulünden ve edindiğimiz Veli, Gavs, âlim dediğimiz kişilerden bekliyor onlara da dua ediyorsak, inanın asla Allah’a yaptığımız dualar, karşılık bulmayacaktır. Ayette, Allah’ın dışında yardım şefaat beklediklerinin, nasıl onlara hiçbir karşılık veremeyecekleri örneğini dikkatle düşünelim ki, aynı yanlışa düşmeyelim. Allah’ın dışında yardım isteyenlere Allah ONLAR KÂFİR OLDULAR, DUALARI BOŞA ÇIKACAK DİYEREK UYARIYOR.

Dilerim bu ayetler bizlerin ufkunu açar ve hatalarımızı görürüz. Allah cümlemizin yardımcısı olsun inşallah.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Elçisine Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizleri, üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah'ın Elçisine nasıl bir görev verdiği, bu görevin tanımı, yetki ve sorumlulukları konusunda olacaktır. Kur’an'a göre Allah’ın Hz. Muhammed’e verdiği görev, yetki ve sorumluluklar, ONUN HEM BİR KUL HEM DE BİR RESUL (ELÇİ) OLMA VASFINI DENGELİ BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYAR.    Kur’an ayetleri ışığında bu dikey ve yatay sorumlulukları, şu temel başlık altında özetleyebiliriz: ELÇİNİN EN TEMEL VE BİRİNCİL GÖREVİ, ALLAH’TAN ALDIĞI VAHİYLERİ İLAVE ETMEDEN EKSİKSİZ, DEĞİŞTİRMEDEN VE GİZLEMEDEN İNSANLIĞA ULAŞTIRMAK, TEBLİĞ EDİP KUR'AN'A DAVET ETMEKTİR. Elçinin toplumsal ve ahlaki bir başka  görevi insanları şirkten, batıldan, atalar dininden cehaletten ve kötü ahlaktan vahiyle arındırmaktır. Müslümanlar için her konuda en güzel model ve rehberdir (Ahzab Suresi, 21. ayet). İnsanlar arasında adaleti sağlamak, anlaşmazlıkları Allah’ın indirdiği hükümlerle çözmekle yetkilendirilmiştir (Nisa Suresi, 105. ayet) ...

Sizin İnancınızı Etkileyen, En Önemli Unsur Yalnız Kur’an’mı, Yoksa Başka Kaynaklar Da Var mı?

  Biz Müslümanların inancını etkileyen , EN ÖNEMLİ UNSUR SİZCE KUR’AN’MI? YOKSA ALLAH’IN RESULÜNE AİT OLDUĞU İDDİA EDİLEN RİVAYET HADİSLERDE VAR MI ? Ne dersiniz? Bu sorunun doğru cevabını bulmak istiyorsak,  rivayetlerin etkisinde kalmadan önce, Kur’an’ı dikkatle Kur’an bütünlüğünde düşünerek okumamız gerekir.  Bizler bu sorunum doğru cevabını, bu yöntemle Kur’an’dan öğrenip yaşayamadığımız için, ne yazık ki imanımızdan da emin olamıyoruz. Emin olamadığımızdan, dini konuşurken bir birimize hiç ama hiç tahammül edemiyoruz, saygısızlık yapmayı tıpkı kitap ehlinin yaptığı gibi kendimize ,HAK olarak görebiliyoruz. Kendi inancından emin olan bir insan, asla karşısındaki bir insanın farklı inancından rahatsız olmaz. İnancından emin olmayan ise tedirgin olduğundan,  HIRÇIN OLUR  karşısındaki insana hakaret etmekten çekinmez. Bir Müslüman önce sorduğum sorunun doğru cevabını, Kur’an’dan arayıp bulmalıdır. Gelin bu soruyu kendimize soralım ve cevabını Kur’an’d...