Ana içeriğe atla

Bazı Kişilerin Söyledikleri Gibi, Kur’an’ın Hükümleri Soyut Mudur, Yoksa Somut Mudur?


 

Yazılarımı okuyan kardeşlerim bilir, makalelerime cevap veren kardeşlerimin verdiği cevaplara çok önem verir ve farklı düşünceler üzerinde mutlaka Kur’an merkezli düşünerek, hata yapıp yapmadığımı her zaman sorgularım. Bu makalemde de çok saygılı bir üslupça cevap veren kardeşimizin, verdiği cevabı sizinle paylaşmak ve üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce verdiği cevabı paylaşmak istiyorum.

“Bütün hukuk düzenlerinde SOYUT olan yasaların nasıl anlaşılıp uygulanacağını göstermek için yönetmelik çıkarılır. Bu aynı zamanda uygulamada birlik ve bütünlük sağlar. Aksi takdirde herkesin sübjektif anlayışına göre farklı uygulamalar ortaya çıkar ki bu durum kargaşa ve kaosa sebep olur. ELBETTE Kİ ALLAH’IN KİTABI İNSANLARIN ÇIKARDIĞI YASALAR İLE KIYAS EDİLEMEZ. Ancak bir gerçeği vurgulamak için “teşbihte hata olmaz” kabilinden bir örnek verdim.

KUR’AN’IN TÜM AYETLERİ İNANCA VE SALT BİLGİYE YÖNELİK OLSAYDI (yani tüm kurallar soyut olsaydı) yorumunuza aynen katılacaktım. Ancak; Kur’an’ın bir de pratiğe yönelik bizzat uygulanması gereken emirleri de bulunuyor. Örneğin; “NAMAZ KILIN” AYETİNDE OLDUĞU GİBİ. Peygamberin sadece tebliği ile yetinip namaz kılma emrini nasıl ve ne şekilde yerine getirdiğine ilişkin pratiğini devre dışı bırakırsanız, size şu soruları sorma hakkım doğar;

Peygamber pratiği yok sayılıp Kur’an bize yeter dediğinizde Kur’an’ı; UYGULAMASI OLMAYAN SOYUT BİR KİTAP HALİNE GETİRMİYOR MUSUNUZ? Yoksa namaz kılma şekil ve şartlarını her bir Müslümanın kendi sübjektif anlayışına mı terk ediyorsunuz? KUR’AN’IN TATBİKE YÖNELİK EMİRLERİNİ YERİNE GETİRMEDE, KİMİ ÖRNEK ALIYORSUNUZ? Yoksa kitabın kendisine indiği peygamberi, Kur’an ayetlerini şahsi hayatımızda uygulamak istediğimizde model ve örnek olarak kabul etmiyor musunuz? Peygamberin tebliğ ettiği Kur’an’ı kabul edip de, onun nasıl uygulanacağını gösteren peygamber tatbikatını reddetmek, AZİM BİR HATA DEĞİL MİDİR? Bu anlayış; Kur’an’ın yaşanmaması sonucunu doğurmaz mı? Yoksa Kur’an’ın ilk ve direk muhatabı olan peygamber onu tebliğ ile yetinip, HİÇ YAŞAMADI MI?

Bu soruların cevabı verilmediği sürece (belirttiğim konuda) yorumunuza katılmam MÜMKÜN OLMAYACAKTIR.”

Bu düşünceye Kur’an ışığında çok net ve kısa şöyle cevap verebiliriz. EĞER SORUMLU OLDUĞUMUZ KUR’AN’IN HÜKÜMLERİ SOMUT DEĞİLDE SOYUT OLSAYDI, ASLA KUR’AN’DAN TÜM İMANEDENLER SORUMLU OLMAZDI. Ama Allah, sizleri Kur’an’dan sorumlu tutuyorum, Kur’an’ın ipine sarılın emrini veriyor. Kur’an, verdiğim tüm hükümleri nice örneklerle bizzat Kur’an’ın açıkladığını da belirtiyor. Tabi kime inanacağınız size kalmış. Bu konuyu Kur’an’dan araştırmaya ve üzerinde düşünmeye devam edelim. Arkadaşımızın yazdığı bu düşünce, İslam toplumunun genel çoğunluğunun kabul ettiği ve günümüzde yaşanan İslam inancının, bir özetidir diyebilirim. Saygılı üslubundan dolayı, arkadaşımı yürekten kutluyorum. Gelelim konumuza. Arkadaşımız bütün hukuk düzenlerinde SOYUT olan yasaların, nasıl anlaşılıp uygulanacağını göstermek için, yönetmelik çıkartılır diye örnek vermiş. Önce soyut ve somut ne anlama gelir onu anlayalım. “SOYUT VE SOMUT ANLAMI, BİRBİRİNE ZIT İKİ KAVRAMDIR. SOYUT ANLAM, DUYU ORGANLARI İLE AÇIKLANAMAYAN VE DOLAYISIYLA TAM OLARAK TANIMLANAMAYAN, ANLAŞILAMAYAN DEĞERLER BÜTÜNÜDÜR. SOMUT ANLAM İSE DUYULARLA ALGILANMASI, ANLAŞILMASI MÜMKÜN OLAN, DURUMLARI İFADE EDER.” Gerçekten de arkadaşımızın verdiği örnekte olduğu gibi, Devletlerin çıkardığı kanunlar genelde SOYUT hükümler içerebilir, açıklanmaya muhtaç olabilir. Çünkü bir olay, farklı şartlarda oluşabilir. Açıklanmadığı takdirde arkadaşımızın söylediği gibi, sübjektif yani herkesin kendi düşüncesine fikirlerine göre karar vermesi sonucu çıkar ki, buda kargaşa yaratır. Arkadaşımız bu örneği verirken, çok doğru bir gerçeği hatırlamış olmalı ki, şunu da söylüyor. “ELBETTE Kİ ALLAH’IN KİTABI, İNSANLARIN ÇIKARDIĞI YASALAR İLE KIYAS EDİLEMEZ”

Arkadaşımız Allah’ın kitabı ile insanların çıkardığı kanunlar kıyas edilemez diyor ama nedense, teşbihte hata olmaz diyerek, O KIYASI YAPIYOR. Ne yazık ki bu teşbihte büyük hata var, çünkü birisi insanların yaptığı kanunlar, diğeri tarifini bile yapamadığımız Allah’ın hükmü. Sizce bu düşünce ve inanç Kur’an’dan onay alıyor mu? Yani Kur’an’ın hükümleri arkadaşımızın söylediği gibi SOYUT OLABİLİR Mİ? Eğer gerçekten soyutsa, arkadaşımız doğru söylüyor demektir ve Kur’an’ın açıklanmaya, izah edilmeye mutlaka muhtaçtır diyebiliriz. İsterseniz önce arkadaşımızın söylediğini, bir an doğru kabul edelim. Kur’an SOYUTTUR verilen hükümler açıklanmamıştır, bunu Resulü açıklamış ve pratiğini ondan öğrenmemiz gerektiğine, bir an inanalım. Peki, siz Kur’an’ın herhangi bir ayetinde, Kur’an soyuttur, yani hükümleri açık ve izah edilmemiştir, onu Resulüm sizlere açıklayacak diye bir ayet okudunuz ya da tebliğ aldınız mı? Ben yıllardır Kur’an’ı anlayarak ve ayetler üzerinde dikkatle düşünerek okuyorum, BÖYLE BİR AYET GÖREMEDİM. Tam tersine bizlerin sorumlu olduğumuz yani DİNİN ANASI TEMELİ olan ayetlerin, MUHKEM olduğunu söylüyor Rabbimiz. Müteşabih ayet konusu farklı, bu ayetlerin zamanla ilmin ışığında anlamlarının ortaya çıkacağı örneğini verir Kur’an. Peki, muhkem ne demek? “BAŞKA BİR İHTİMAL TAŞIMAYAN, AÇIK MÂNALI ÂYET” Rabbimizin verdiği bu bilgiden anlıyoruz ki, KUR’AN’IN EMİRLERİ SOYUT DEĞİL SOMUTMUŞ.

Ne yazık ki değerli kardeşimizin bana verdiği cevap, geleneksel mezhep inancının yaşamını sürdürebilmesi için, topluma öğretilen yanlış hatalı bilgilerin sonucudur. Elbette hiç kimsenin inancına karışamayız ama bir Müslümana düşen, DİN KARDEŞİNİ YALNIZ KUR’AN İLE UYARMAK OLMALIDIR. Aslında bu konuyu daha iyi anlayabilmemiz için, bu ve benzeri düşünceleri söyleyenlere hemen şu cevabı vermeliyiz. Rabbimiz çok açık hükmünü vermiş ve Zuhruf 44. Ayetinde ne demişti? “ŞÜPHESİZ BU KUR’AN, SANA VE KAVMİNE BİR ÖĞÜT VE BİR ŞEREFTİR, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ.” Yine Ali İmran 103. Ayetinde, “HEP BİRLİKTE ALLAH’IN İPİNE/KUR’AN’A SIMSIKI SARILIN. PARÇALANIP BÖLÜNMEYİN.“ Başka hiçbir ayet bilgin olmasa bile, arkadaşımızın söylediklerinin doğru olması mümkün görülmüyor, peki neden? Çünkü söyledikleri gibi Kur’an’ın hükümlerini hayatımıza nasıl geçireceğimiz Kur’an’da somut değil de SOYUT olsaydı, Allah asla böyle bir hüküm vermez, ben hükümlerimi açıklamadım soyut olarak verdim, Resulüme ben Kur’an dışından öğreteceğim, oda sizlere nasıl uygulayacağınızı öğretecek derdi. Bu konuda asla bir hüküm olmadığı gibi tam tersini söylüyor ve RABBİMİZ BEN HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM DİYEREK, Resulünün görev tanımını nasıl yapıyor hatırlayalım.

“EĞER SİZ YALANLARSANIZ BİLİN Kİ, SİZDEN ÖNCE GEÇEN BİRTAKIM ÜMMETLER DE YALANLAMIŞLARDI. RESULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Ankebut 18)

“ONLARA VA’DETTİĞİMİZ AZABIN BİR KISMINI SANA GÖSTERSEK DE, (GÖSTERMEDEN) SENİN RUHUNU ALSAK DA SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. HESAP GÖRMEK İSE BİZE AİTTİR.” (Rad40)

“DE Kİ: “BEN TÜREDİ BİR RESUL DEĞİLİM. BANA VE SİZE NE YAPILACAĞINI DA BİLMEM. BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM.” ( AHKAF 9)

Siz Allah’ın Resulüne verdiği görev tanımında, arkadaşımızın söylediği gibi, ben Resulüme ayetleri SOYUT indirdim, O size açıklayacak, detaylandıracak ve nasıl hayatınıza geçireceğinizi söyleyecek diye mi anladınız? Kesinlikle hayır. Bunun nedenine bir başka örnek vermek isterim. Hadid 27. Ayetinde Allah İslam dininde RUHBAN SINIFI yoktur diye özellikle bildiriyor. Ruhban din adamı yani topluma dini anlatan, onlara öğreten bir sınıfın olmadığını özellikle bildiriyor. Bu bilgiden sonra hemen şunu düşünelim. Arkadaşımızın söylediği gibi, Allah ayetlerini somut değil soyut gönderdi ve Resulü örneğin namaz, oruç, hac gibi ibadetlerin nasıl yapılacağını bizzat kendisi yaparak öğretti, PEKİ NEDEN KUR’AN’I YAZDIRDIĞI GİBİ, YÜZLERCE YIL SONRAKİ MÜSLÜMANLAR YANLIŞLIK YAPAMASIN DİYE, KUR’AN’A ONLARIDA KAYDETTİRİP YAZDIRMADI? Haşa Allah’ın Resulü görevini eksik mi yaptı da, onun vefatından yaklaşık 200-250 yıl sonra onun söylediği, izah edip öğrettiği örnek olduğu iddia edilen bilgileri birileri yazdı, onlardan rivayet yolla bizlerde öğrendik te, bizlerin imanını mı kurtardı? Ne dediğimizin, nelere inandığımızın farkında mıyız? Hiç sanmıyorum. İşimiz gücümüz bizlere öğretilenleri aklamaya çalışmak, KUR’AN’I ANLAMAYA ÇALIŞMAK DEĞİL. Şunu özellikle hatırlatmak ve tekrar etmek isterim, Allah bu dünyada sizleri Kur’an’dan imtihan ederim diyor da, sakın Velilerin ardına düşmeyin, emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, GÜVENİLECEK Veliniz yalnız benim, yalnız Kur’an’ın ipine sarılın diye uyarıyorsa, BİZLERE DÜŞEN ARACISIZ KUR’AN’DAN İSLAM’I YAŞAMAK OLMALIDIR.

Kur’an’ı dikkatle düşünerek okuyan bir Müslüman, şunu çok iyi bilir. Kur’an’ın muhkem ayetlerini Allah, birçok kez tekrar ederek ve aynı zamanda yemin ederek ne diyordu? “YEMİN OLSUN Kİ BU KİTABI KOLAYLAŞTIRDIK, YOKMU DÜŞÜNEN?” Açıklanmamış izah edilmemiş bir ayet üzerinde nasıl düşünürüz, bunu da mı akıl edemiyoruz. Rabbimiz sakın emin olmadığın bilgilerin ardına düşmeyin, hesabını sorarım diye uyardıktan sonra, bizlerin Allah’ın namaz kılın, oruç tutun, Hacca gidin emirlerini, nasıl hayata geçireceğimizi, bugün bizlerin doğruluğundan emin olamayacağımız RİVAYETLERDEN ÖĞRENİP YAŞAMAMIZI İSTEDİĞİNE NASIL İNANIRIZ?

Bir Müslüman kimi, hangi bilgileri örnek alıp yaşayacağını Kur’an’dan öğrenir, rivayetlerden değil. Allah Resulünü bizlere örnek gösterir ve derki size örnek ÜMMİ bir Resul gönderdim. Bizler Kur’an’ın, ümmi kelimesinden neyi kast ettiğini anlamaktan korktuğumuz için,  ÜMMİ RESULÜN ÖRNEKLİĞİNDEN DE HİÇ DERS ALAMADIK. Onu okuma yazma bilmeyen biri ilan etmekten çekinmedik. Bu konuda küçük bir hatırlatma yapmak isterim. Hz. Muhammed ÜMMİYDİ, yani daha önce hiçbir kitap ehline tabi olmadığı için DİN ADINA HİÇ BİR BİLGİSİ YOKTU VE DİN ADINA NE ÖĞRENDİYSE KUR’AN’DAN ÖĞRENDİ. Bunu Kur’an’ı ön yargısız okuyan her Müslüman bilir.

Çok üzgünüm ama arkadaşımızın bana verdiği cevapta bahsedilen inanç, o kadar kemikleşmiş ve İslam toplumunda kabul görmüş ki, ALLAH’IN APAÇIK AYETLERİNİ HATIRLATSAK BİLE KABUL GÖRMÜYOR, RİVAYETLER KUR’AN’IN ÖNÜNE GEÇİYOR. Özet olarak şunları söylemek isterim. Bizlerin yaptığı en büyük hatamız mezheplerin, cemaatlerin ibadetlerimize ve inançlarımıza yaptığı ilaveleri Kur’an’da göremediğimizde, KUR’AN’DAN YANA ÇIKIP, ALLAH YALNIZ BU KADAR BASİT VE KOLAY EMREDİYOR DEMEMİZ GEREKİR. AMA DEMİYORUZ, ATALARIMIZIN MEZHEP İNANÇALRINDAN YANA ÇIKARAK, KUR’AN’IN YÜZLERCE AYETİNİ GÖRMEZDEN, DUYMAZDAN GELEREK, ATALARIMIZIN İNANCINI ISRARLA YAŞAMAK İÇİN, RABBİMİZ AÇIK VE NİCE ÖRNEKLERLE AÇIKLANMIŞTIR DEDİĞİ HALDE, KUR’AN SOYUTTUR YANİ AÇIKLANMAYA MUHTAÇTIR DİYEREK, ADETA RİVAYETLERİ MEZHEP ÖĞRETİLERİNİ KUR’AN’IN ÖNÜNE GEÇİRİYORUZ.

Değerli dostlarım, bu yanlışlar bizi Allah’a değil, şeytanlaşmış insanlara yaklaştırıyor. Gelin ebedi hayatımızı ateşe atmayalım ve Allah’ın emrettiği gibi, YALNIZ KUR’AN’A SARILALIM, onu hayatımıza geçirelim. Dilerim bu gerçeklerin farkında olan, Allah’ın azınlık halis kulları arasında oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...