Ana içeriğe atla

Yalanı, Kendi Menfaatimiz İçin Görmezden Gelir İnanırsak, Bir Gün O Yalanın Kölesi Oluruz.




Cuma namazında vaaz veren hocanın konusu, YALAN SÖYLEMENİN ve açıkça yalan olduğu bilinen bir söze inanmanın çok kötü bir şey olduğu ve bir Müslüman’a yakışmadığı konusu üzerineydi. Gerçekten de çok doğru, çünkü yalan insanların bir birine düşmesine, toplumun düzeninin bozulmasına, kargaşaya sebep olduğu gibi toplumda asla kabul görmeyen, çirkin bir davranış olarak kabul edilir. Allah’ta bu dünyada, kendi çıkarları için yalan söyleyip insanları toplumu kandırırsanız, hesap günü bunun karşılığını mutlaka göreceksiniz uyarılarını Kur’an’da yapar. Bizim toplumumuz da yalanın utanç verici bir davranış olduğunu örnek vermek için bir atasözümüz dahi vardır. ”YALANCININ MUMU, YATSIYA KADAR YANAR.”

Atalarımın verdiği bu örnekten alacağımız derse gelince. Ne kadar yalan söylerseniz söyleyin, yalanınız mutlaka en kısa zamanda ortaya çıkacaktır uyarısını yapıyor. Rabbimizde Kur’an’da bu konu üzerinde çok durmuş ve bizleri uyarmıştır. Casiye suresi 7. Ayetinde bakın Rabbimiz nasıl uyarıyor. “BÜTÜN YALANCI VE GÜNAHKÂRLARIN VAY HALİNE!” (Casiye 7) Bu ayetten de anlıyoruz ki, yalanı iftirayı kendi çıkarları için toplumu aldatmak ve kandırmak için kendisine alışkanlık edinenler, mutlaka cezasını hem bu dünyada, hem de mahşer günü benden karşılığını bulacaklardır diye Rabbimiz uyarıyor. Çünkü söylenilen bir yalan, kartopu gibidir, sürekli büyüyerek çoğalır ve toplumu aldatarak uçuruma sürükler, insanları birbirine düşürür, fakirleştirir yani maddi kayıplara neden olur. Çok daha kötüsü toplumun düzeni bozularak yokluk, kargaşa, fuhuş alır başını gider. Onun için Rabbimiz Kur’an’da, BÜTÜN YALANCILARIN VAY HALİNE DİYEREK İKAZ EDİYOR.

Cuma namazında hoca vaazında, özellikle Allah’ın Resulünü örnek gösterip, Allah’ın Resulümde sizler için güzel bir örnek vardır diye uyardığı ayeti hatırlatıp, Hz. Muhammed’in doğru sözlü güvenilir bir insan olduğunu, Kitap Ehline tabi olmadığı halde, onların bile kendisine her konuda güvendiği örneğini verdi. Bizler de Allah’ın Resulünü örnek alıyor, onun yolundan gidiyorsak, ÖNCE YALANDAN UZAK DURUP, ÇEVREMİZDE GÜVENİLİR BİR İNSAN OLMALIYIZ. Ayrıca dostlarımızı seçerkende güvenilir insanlardan seçmeli, bugün söylediğinin yarın tam tersini söyleyen hiç kimseye güvenmemeliyiz. Sizce bizler Allah’ın Resulünü, örnek alıyor muyuz? Yorumunu sizlere bırakıyorum. Çevremizde insanların nasıl sıkıştıkların da yalana başvurduklarını, hatta utanmadan insanların dini duygularını kullanıp bir de inandırmak için YEMİN EDEREK yalanlarını güçlendirdiğini, kendilerini adeta dindar gösterdiklerine de şahit olmuşsunuzdur. İşte onun için Allah, kimin Allah’ın doğru yolunda olduğunu yalnız ben bilirim diyerek, sizi Allah ile aldatmaya kalkanların sakın tuzağına düşmeyin uyarısını yapmıştır. Yüce Rabbimiz bizlerin neler yapacağımızı bildiğinden, yemin ederek Allah’ı şahit göstererek yalan söyleyecekler konusunda, bakın Kur’an’da nasıl bizleri uyarıyor ve sakın onlara inanmayın, BUGÜN SÖYLEDİĞİ YALANIN, KISA BİR ZAMAN SONRA TAM TERSİNİ SÖYLEYENLERİ, SAKIN CİDDİYE ALMAYIN DİYOR.

“YEMİN EDİP DURAN ALÇAKLARIN, HİÇBİRİNİ DİKKATE ALMA!” (kalem 10)

Tabi burada bahsedilen sürekli yemin ederek, yalanlarına bizleri inandırmak isteyenler den bahsediyor. Çünkü söylediğinden emin olan bir insan, neden Allah’ı şahit gösterip inanın bana doğru söylüyorum diye yemin etsin. Bizler eğer doğru sözlü olarak çevremize, arkadaşlarımıza kendimizi tanıttıysak, yemin etmeye gerek duymayız. Buna genellikle sözünü kabul ettirmeye çalışan, yalancılar başvurur. Tabi istisnalar hariç diye de not düşmek isterim. Yalancılık konusuna çevremizde çok şahit oluruz, hatta çok sevdiğimiz güvendiğimiz SİYASETÇİLERİN BİLE BUNU YAPTIĞINI GÖRMEK BİZLERİ ÜZER. Rabbimiz bu konuda da Kur’an’da bizleri uyarıp, sizi yönetecekleri EHİL insanlardan seçin der. Bugün söylediğinin tam tersini, eğer söylüyorsa bu her kim olursa olsun, RABBİMİZ O KİŞİLERE SAKIN GÜVENMEYİN, ONLARI DİKKATE ALMAYIN DİYOR. Rabbimiz yalan söylemeyen ve hatta yalan söyleyenleri dikkate almadıkları için onların yalanlarını ortaya çıkartıp, bu kişileri dikkate almayan kullarına da, bakın Kur’an nasıl bir örnek veriyor. Dilerim Allah’ın böyle kulları arasında oluruz.

Furkan 72: ONLAR, YALANA ŞAHİTLİK ETMEYEN, FAYDASIZ BOŞ BİR ŞEYLE KARŞILAŞTIKLARI ZAMAN, VAKAR VE HOŞGÖRÜ İLE GEÇİP GİDENLERDİR. (Diyanet meali)

Allah’ın doğru yolunu izleyen kullarının, bakın bu konuda nasıl bir yol izlemesini istiyor. Benim sevgili kullarım, yalana şahitlik etmezler, yani göz göre göre yalan olduğunu bile bile asla onlara inanmazlar diyor. Yani yalan söyleyen bir kişi, en yakınımız en sevdiğimiz hatta oy verdiğimiz bir kişi dahi olsa, eğer sürekli yalan söylediği apaçık ortaya çıktıysa, O kişinin yalanını ortaya çıkarmamak için değil, tam tersine ONUN YALANINA ŞAHİTLİK ETMEYEREK, ONA İNANMAYARAK ORTAYA ÇIKARIR DİYOR. Doğru olmayan boş sözlerle karşılaştığın da, benim sevgili kulum bu sözlere inanmadan yani, böyle kişileri ciddiye almadan ama kendisine yakışır bir şekilde, böyle insanlardan kargaşa çıkarmadan hemen uzaklaşır,  diye de uyarıda bulunuyor.

Günümüzde yalancılık adeta bir MESLEK olmuş, toplumun değer yargıları, inançları da kullanılarak kendi menfaatleri için hiç Allah’tan korkmadan insanları aldatıyorlar. Değerli dostlarım, lütfen her konuda özellikle Yalancıların yalanlarına kanmak istemiyorsak, Kur’an’ı referans alarak yaşamımıza yön verelim. Şunu lütfen unutmayalım, bizlere her zaman çıkarları için YALAN SÖYLEYİP, ALDATACAKLAR ÇIKACAKTIR. Yalancılarının mumunu söndürmek istiyorsak, önce söylenenin yalan olup olmadığını sorgulayalım. ÇOK DAHA ÖNEMLİSİ ÖNCE SÖYLENENE DEĞİL, SÖYLEYENE BAKALIM.

Peki, neden söyleyene bakalım? Hâlbuki söyleyene değil, söylenene bakmak gerekmez mi? Bizler söylenen konusunda, açık bilgimiz varsa doğruluğundan eminsek, elbette söyleyenin kim olduğu önemli değildir. Ama söylenen konusunda emin değilsek, konu hakkında hiç bir bilgimiz yoksa, işte o zaman söyleyene dikkatle bakmalıyız. Çünkü doğru ve hak olanı anlatıp örnek verirken, sözlerinin arasına batıl ve hurafe yani yalan sözleri de karıştırarak, bizleri aldatabilirler. Bunun çok fazla örneğini görüyoruz. Onun için Rabbimiz, sakın HAKA BATIL karıştırmayın diye bizleri uyarıyor. BU KİŞİNİN GEÇMİŞTE YALAN SÖYLEYİP SÖYLEMEDİĞİNİ ARIŞTIRIP, SÜREKLİ YALANI ORTAYA ÇIKMIŞ BİRİYSE ONA İNANMAYIP, ALLAH’IN AYETİNDE SÖYLEDİĞİ GİBİ, ONU DİKKATE ALMADAN, ORADAN UZAKLAŞMALIYIZ. Güvenilir birisiyse, konu ile ilgili araştırmamızı bitirene kadar, ona inanmakta elbette bir sakınca olmaz ama mutlaka araştırmalı ve daha sonra inanmalıyız. Bunu her konuda yapmalıyız.

Dilerim Kur’an’ın böyle güzel örneklerini yaşamına geçiren, yalancıların tuzağına düşmeden hayatını yaşayan, Allah’ın azınlık sevgili kulları arasında oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...