Ana içeriğe atla

Araf Suresi 3, 6, 7, 8. Ayetlere, Lütfen Kulak Verelim.

 


Bizler öyle bir din yaşıyoruz ki, inandığımız dinin sahibi Allah’ın Kur’an’da ki hükümlerinin, hiç farkında bile değiliz. Çünkü farkında olmamamız için, bütün önlemler alınmış ve biz Müslümanların Kur’an ile arasına adeta ulaşamayacağımız yüksek duvar örmüşler. Yetmemiş kendi başlarına Kur’an ile buluşamasınlar diye de, toplum arasına korku salarak, sen Kur’an’ı anlayamazsın, sakın kendi başına anlamaya kalkma KÂFİR olsun korkusunu, Müslümanların iliklerine kadar işlemişler. Biz Müslümanlara, Allah Kur’an’da ne emrediyorsa, inanın tam tersini Kur’an’ın emri diye anlattıklarını, YAŞATTIKLARINI ANCAK KUR’AN İLE BULUŞTUĞUMUZDA ANLAYABİLİRİZ. Bu çabayı göstermezsek, inanın mahşer günü, ALLAH’A ŞİRK KOŞARAK İMAN EDENLERİN SAFINDA BULURUZ KENDİMİZİ. Neden biliyor musunuz? Çünkü iman edenlerin genel çoğunun, nasıl iman ettiği uyarısını yapıyordu Kur’an hatırlayalım. “ONLARIN ÇOĞU ALLAH’A ANCAK, ORTAK/ŞİRK KOŞARAK İNANIRLAR.” (Yusuf 106) Hatırlatmak istediğim konuda, ŞİRK HARİÇ günahlarınızı affedebilirim diyor Rabbimiz. Bu makalemde yaptığımız çok büyük yanlışlarımıza, bir örnek vermek istiyorum ki, aynı hataları yapmayalım ve farkındalık yaratalım toplumda. Önce ayeti yazalım.

“RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENE UYUN! O’NUN PEŞİ SIRA BAŞKA VELİLERE UYMAYIN!  NE KADAR DA AZ ÖĞÜT ALIYORSUNUZ !” (Araf 3)

Aslında bu ayete benzer onlarca ayet vardır ki, Rabbimiz size indirdiğim Kur’an’a uyun, sakın başkalarının sözlerine/hadislerine uymayın diye uyarır. Ne demiştim makalemin başında, bizlere Allah ne emrediyorsa, tam tersini Allah’ın emrettiğini anlatıyorlar demiştim. Bu ayette de Allah uyarıyor ve diyor ki, “RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENE UYUNUZ.” İndirilen nedir? ELBETTE YALNIZ KUR’AN. Peki, bizler bu uyarıya iman edip, hayatımıza geçiriyor muyuz? Uyarı ikaz devam ediyor ve sakın Allah’ın indirdiğinin yani KUR’AN’IN yanında, kendinize edindiğiniz VELİ/EVLİYA dediğiniz kişilerin sözlerine, onların kitaplarına uymayın onların peşi sıra gitmeyin diyor. Bunu neden söylüyor biliyor musunuz, çünkü Kitap Ehli bu ikaz ve uyarıları dinlememişti, bizde aynı hataları yapmayalım diye, ayetin son cümlesinde Allah biz kullarına sitemli bir uyarıda bulunuyor ve ne diyor? “NE KADAR DA AZ ÖĞÜT ALIYORSUNUZ!” Gerçekten de Allah’ın uyarılarından neredeyse hiç öğüt almadık, çok üzgünüm. Bu ayetin birkaç ayet sonrasına bakalım şimdide.

“HEM KENDİLERİNE İLÂHÎ MESAJ GÖNDERİLENLERİ, HEM DE (ONLARA) İLÂHÎ MESAJI İLETMEKLE GÖREVLİ OLANLARI, ELBET HESABA ÇEKECEĞİZ.” (Araf 6)

Bakın yine Allah’ın, biz kullarını çok önemli bir uyarısı. İlahi Mesajlarımızı yani ayetlerimizi ileten Elçilerimizi de hesaba çekeceğiz, ilahi mesajlarımızı ayetlerimizi tebliğ alan kullarımı da hesaba çekeceğiz diyor. Sizce Allah Elçilerini hangi konuda hesaba çekecek olabilir? Bunu şimdiden düşünme gereği duymayan, mahşer günü öyle bir pişmanlık yaşar ki bu acıyı, üzüntüyü inanın hiç birimiz tahmin bile edemeyiz. Aslında bu konuda Rabbimiz Kur’an’da örnek veriyor ve diyecekmiş ki Hz. İsa ya, Maide suresi 116. 117.Ayetinde mahşer günü:

“EY MERYEM OĞLU İSA! BENİ VE ANAMI, ALLAH’TAN BAŞKA İKİ İLAH EDİNİN DEDİN Mİ?” DİYE SORDUĞU ZAMAN İSA ŞÖYLE CEVAP VERECEK: “HÂŞÂ! SENİ TENZİH EDERİM, HAKKIM OLMAYAN ŞEYİ SÖYLEMEK BANA YAKIŞMAZ. BUNU SÖYLEMİŞ OLSAYDIM SEN MUHAKKAK BİLİRDİN! BEN ONLARA, ANCAK BANA EMRETTİĞİNİ SÖYLEDİM. ‘BENİM DE RABBİM, SİZİN DE RABBİNİZ OLAN ALLAH’A KULLUK EDİNİZ’ DEDİM.”

Şimdide gelelim Hz. Muhammed’e, sizce Allah Resulünü nasıl bir sorgudan geçirecek olabilir yukarıda verdiğim örnek doğrultusunda? Sizce şöyle bir soru ile başlaması büyük muhtemel değil mi? “EY RESULÜM, BEN SENİN GÖREV TANIMINI YAPARKEN, “SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40) “RASULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Ankebut 18) DEDİĞİM HALDE, SEN KULLARIMA BENİMDE DİNDE HELAL HARAM KOYMA YETKİM VARDIR, KUR’AN’IN VERMEDİĞİ HÜKÜMLERİ BEN VERİRİM DEDİN Mİ?” Derse, sizce O örnek insan Allah’a, nasıl bir cevap verecektir. Ne dersiniz Allah’ın Elçisi, Hz. İsa’nın vereceği cevaptan farklı bir cevap verebilir mi? Elbette vermez, çünkü hem Allah’ın Resulü hem Kur’an’a iman ettiğini söyleyen Müslümanlar, şu ayeti de tebliğ almışlardı. “O KENDİ HÜKMÜNE, KİMSEYİ ORTAK ETMEZ.” (Kehf 26) Şimdide Araf suresi 7 ve 8. Ayetlere bakalım ki, günümüzde yaptığımız O büyük hatalarımızın farkında olabilelim.

“ONLARA (BÜTÜN OLUP BİTENLERİ) TAM BİR BİLGİ İLE ELBETTE ANLATACAĞIZ. ZATEN BİZ ONLARDAN HABERSİZ DEĞİLDİK. O GÜNKÜ TERAZİ TAMAMEN HAKKA UYGUN OLACAKTIR. KİMİN TERAZİ(DE SEVAP)LARI AĞIR GELİRSE, İŞTE ONLAR KURTULANLARDIR.” (Araf 7-8)

Mahşer günü O çetin gün geldiğinde, bizlerin yaptığımızın tamamı önümüze gelecek ve Elçilerin şahitliğinde tüm gerçekler ortaya çıkacak diyor. Devamında ise yine Kur’an’da aynı konuda birçok uyarı yapıldığı gibi, adalet terazisinin ortaya konacağını YARGININ HAKKA UYGUN OLACAĞINI SÖYLÜYOR. Size bu uyarı, bir şeyler hatırlattı mı Kur’an’dan sizlere? HAK’KA UYGUN OLMAK ne demek? Onu da hatırlayalım, bakalım O çetin gün bizlerin yaşadığı İslam, HAK’KA uygun mu görelim ki hatalarımız varsa dönelim.

“HAK, ANCAK RABBİNDEN GELENDİR. ARTIK, SAKIN ŞÜPHEYE DÜŞENLERDEN OLMA!” (Bakara 147)

Demek ki HAK olan gerçek din,  yalnız Allah katından gelenmiş. Eğer bizler yalnız HAK olan Allah katından indirilen Kur’an’ı yeterli görüyor ve onun sınırlarını aşmıyorsak, Allah’ın Resulünün şahitliğinde mahşer günü yüzleri gülen, Allah’ın sevgili kullarından olabiliriz. Yok, eğer bizler yalnız HAK olan Kur’an’ı yeterli görmüyor mezheplerin, cemaatlerin dine yaptığı beşeri rivayet ilaveleri Kur’an’da göremediğimizde, Kur’an’ı detay sız, yetersiz görüyorsak, Allah’ın kitabı üzerinde şüpheler yaratıyoruz demektir ki, BU YANLIŞIMIZ BİZLERİ, İNANIN CEHENNEMİN KALICILARINDAN YAPABİLİR. Bizler sorumlu olduğumuz Kur’an’a kulak vermek yerine rivayetlere, ataların batıl inançlarına kulak verip, onların peşi sıra gittiğimizden, HAK OLAN KUR’AN GERÇEĞİYLE BİR TÜRLÜ BULUŞAMADIK. LÜTFEN UNUTMAYALIM, HAK OLAN YALNIZ RABBİNDEN GELENDİR. Sizce Allah’ın Resulü, HAK olan Kur’an dışından, Ümmetine başka bilgilerde ilave ederek, tebliğ yapmış olabilir mi? Elbette onuda Kur’an’a soralım bakalım ne diyor.

DE Kİ: “BEN SİZİ ANCAK VAHY İLE UYARIYORUM.” AMA SAĞIRLAR UYARILDIKLARI VAKİT ÇAĞRIYI İŞİTMEZLER.(Enbiya 45)

“BU KURAN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM.” (Enam 19)

“BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM.” (Ahkaf 9 ) 

“ONLARIN ÇOĞU, ZANDAN BAŞKA BİR ŞEYE UYMAZ. ŞÜPHESİZ ZAN, HAKTAN HİÇBİR ŞEYİN YERİNİ TUTMAZ. ALLAH, ONLARIN YAPMAKTA OLDUKLARINI ÇOK İYİ BİLENDİR. “(Yunus 36)

“ALLAH’TAN VE O’NUN AYETLERİNDEN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR?” (casiye 6)

DOĞRUSU KUR’ÂN, SANA VE KAVMİNE BİR ŞEREFTİR. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ. (Zuhruf 44)

Bunca Hak olan gerçekleri görmek istemeyene, elbette söyleyecek sözümüz yok. Değerli dostlarım lütfen yaşadığımız İslam’ı yalnız Kur’an ile sorgulayalım ama önce bunu yaparken, kafamızdaki tüm batıldan ve hurafeden kurtulalım ki, gerçeklerle yüzleşebilelim. Dilerim bu can bu bedenden ayrılmadan, hatalarımızı fark edip, Allah’tan af dilemenin zamanını yakalayabilelim, yanlışımızdan dönelim. İNANIN ALLAH ÇOK MERHAMETLİDİR, AFFEDİCİDİR ÇOK BAĞIŞLAYICIDIR.

Saygılarımla

Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...