Ana içeriğe atla

Bizlere İslam’ı Anlattığını Söyleyenlerin Tuzağına, Kur’an’a Sarılarak Düşmeyelim.

 


Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, bizlerin İslam’ı yaşarken, Kur’an merkezli değil de, rivayet hadisleri ön plana aldığımızda, nasıl affedilmeyecek büyük yanlışlara düştüğümüzün, dikkat çekici bir örneğini vermek istiyorum. ALLAH NE EMREDİYOR, BİZLER NELERE İNANIYORUZ. Hepimizin bildiği RECM konusunda bir rivayet vardır. Önce konuyla ilgili ayeti daha sonrada rivayetleri sizlere hatırlatmak istiyorum.

“ZİNA EDEN KADIN VE ZİNA EDEN ERKEKTEN HER BİRİNE YÜZ DEĞNEK VURUNUZ; ALLAH'A VE ÂHİRET GÜNÜNE İNANIYORSANIZ, ALLAH'IN CEZASINDA ONLARA ACIYACAĞINIZ TUTMASIN. MÜMİNLERDEN BİR GRUP DA ONLARA UYGULANAN CEZAYA ŞAHİT OLSUN.” (Nur 2)

“RECİM AYETİ VE BÜYÜKLERİN ON DEFA SÜT EMMELERİ KONUSUNDA AYET İNMİŞTİ. BU AYET, KARYOLAMIN ALTINDA BİR SAHİFEDE YAZILIYDI. RESULULLAH (A.S.M) VEFAT EDİNCE BİZ ONUNLA MEŞGUL OLDUK, O SIRALARDA BİR HAYVAN (KEÇİ) GELİP ONU YEDİ.” (İbn mace, nikâh, 36).

“UBÂDE B. SÂMİT (R.A)'TAN RİVÂYETE GÖRE ŞÖYLE DEMİŞTİR: RESULULLAH (S.A.S) ŞÖYLE BUYURMUŞTUR: "ZİNANIN HÜKMÜNÜ BENDEN ÖĞRENİN. ALLAH O KADINLARA BİR ÇIKAR YOL GÖSTERDİ. BEKÂRLA BEKÂR ZİNA EDERSE YÜZ DEĞNEK VE BİR YIL SÜRGÜN; EVLİ İLE EVLİYE YÜZ DEĞNEK VE RECM VARDIR" (İBN MÂCE, HUDÛD, 7; MÜSLİM, HUDÛD, 12). ANCAK BU UYGULAMA NÛR SURESİ'NİN İNMESİNDEN ÖNCEYE AİTTİR. BU SURE İNİNCE BEKÂRLAR İÇİN YALNIZ DEĞNEK, EVLİ OLANLAR İÇİN SÜNNETLE RECM CEZASI BELİRLENMİŞTİR (es-Serahsî, el-Mebsût, Beyrut 1398/ 1978, IX, 36 vd.)”

Bakar mısınız lütfen, ayet apaçık ne diyor hiç ayrım yapmadan, rivayetler nasıl insanların nefsinde, istedikleri gibi şekillenip, konunun özünden Allah’ın emrinden saptırılıyor. Ne yazık ki her konuda bu hatayı yapıyoruz ve Allah’a şirk koştuğumuzun farkında bile olamıyoruz. Bu hataları yaptığımız için, ne yazık ki dualarımız Allah'tan karşılık bulmuyor. Lütfen rivayetlere bakar mısınız? İlk rivayet Buhari’nin, Müslüm’ün sahih dedikleri yani doğru ve gerçek anlamında, kitaplarında da geçiyor. Lütfen şunu unutmayalım SAHİH şüphe duyulmayacak gerçek doğru anlamındadır ve bizler için SAHİH yalnız Kur’an’dır. Çünkü Allah, emin olmadığın bilginin sakın ardına düşmeyin, hesabını sorarım diye uyarıyor. Zina konusunda ikinci rivayet ise Kur’an ile tamamen ters düşüyor ama Kur’an’a iman ettiğini söyleyen bazı Müslümanlar hiç itiraz etmiyor. Peki neden? Çünkü bizler iman ve inanç konusunda Kur’an’ı yeterli görmeyerek adeta güvenmiyor, doğruluğundan asla emin olamayacağımız rivayetleri sahih kabul edip onlara güveniyoruz da ondan. SORGULAMADAN İMAN, İŞTE BÖYLE BATAKLIĞA SÜRÜKLÜYOR BİZLERİ. Peki, bizler bu hadisler mezhep, fıkıh kitaplarında geçiyor diye, anlatılan bu rivayetlere inanmalı mıyız? Eğer Kur’an’ın onayını almadan, doğruluğuna şüphe duymadan inanırsak, Allah katında inkârcıların, kâfirlerin safında yer alacağımızdan hiç şüpheniz olmasın. Şimdide zina konusunda Allah nasıl uyarıyor ona bakalım.

Recmi savunanlar, hangi durumda RECM edileceğine inanıyorlar? ZİNA yapıldığında. Peki, ZİNA konusunda Kur’an’da hiçbir ayet yok mu da, bahsedilen hayvanın yediği ayet örneği veriliyor. Elbette Kur’an’da Zina konusunda çok açık ve net ayet var. Kadın erkek ayrımı yapmadan, hatta evli bekâr ayrımı da yapılmadan, Allah bu konuda hükmünü çok açık vermiş. Peki, bizler bunca açık ayet varken, bu yalan iftiralara nasıl inanıyoruz? Bunun nedeni, bizlerin Kur’an ile bağımızı koparmaları, Kur’an’dan habersiz olmamız, buna benzer Kur’an’a yapılan iftiraların gerçekliğini sorgulayamadığımızdan kaynaklanıyor. İlginç olan Rabbimiz ayrım yapmadığı halde, bekarlar zina yaparsa 100 değnek, evliler yaparsa yüz değnek ve RECM yapılır diyebiliyorlar. Batıl hurafe işte böyle imanımızı ele geçirmiş, aklımızı kullanmamıza engel oluyor. Allah’ın eşi benzeri olmayan NURU Kur’an’ı bir keçinin yediğine ve böylece Kur’an’a geçmediğine  yani, şimdi Kur'an'ın eksik olduğuna nasıl inanırız? Hâlbuki Allah bu konuda ne diyordu?

Hicr 9: ŞÜPHESİZ O ZİKR’İ (KUR’AN’I) BİZ İNDİRDİK BİZ! ONUN KORUYUCUSU DA ELBETTE BİZİZ. (Diyanet meali)

Kur’an’a iman ettiğini ve bu uydurma Kur’an’ın asla onaylamadığı rivayetlere inananlara şunu sormak isterim. Siz Allah’ın bu açık hükmüne güvenmiyor, Kur'an'ı eksik detay sız görüyorsunuz da, doğruluğundan asla emin olamayacağımız rivayetlere mi inanıyorsunuz? Bu hatayı yapanların Allah katında affı olmayabilir, hatırlatırım. Rabbimiz indirdiğim Kur’an’ı, ben koruma altına aldım diyor, Allah’a güvenmiyor musunuz? Çok daha ilginci şöyle bir düşünün İran’da ya da bu sapkın batıl recm hükmünü uygulayan ülkelerde, zina yapan erkeğin recm edildiğini yani taşlanarak öldürdüğünü duydunuz ya da resmini bile gördünüz mü? Göremezsin çünkü buna inanan zihniyet, kadını adeta şeytan gibi görüyor ve erkeği kadının aldattığına inanıyor, kendilerini suçsuz ilan ediyorlar da ondan. Hâlbuki bir zina varsa ortada, araştırınız genellikle bunun arkasında baş suçlu erkek vardır.

Batılı, hurafeyi, rivayetleri aklamaya çalışanlara Kur’an ayeti ile cevap verdiklerinde, ne söylediğini bilmeden kendilerine kanıt yaratabilmek için, Kuran’da geçen zina yapana ceza bekârlar içindir, RECM cezası evli erkek ya da kadının zina yaptığında uygulanır diyerek uydurdukları rivayetleri, haklı çıkarma çabasında olduklarını da görebilirsiniz. HALBUKİ RECM CEZASI, YAHUDİLERİN BATIL İNANÇALRINDA GEÇER. HALA YAHUDİLEŞTİRİLMİŞ MÜSLÜMAN OLDUĞUMUZU FARK EDEMEDİK. Bazı kişiler özellikle, rivayet edilen ve dine hüküm koyucu hadisleri kendi aralarında sınıflandırıp bir kısmına adeta, Kur’an seviyesine getirip, birde ona SAHİH yani şüphe duyulmayacak kadar doğru ismini verip, adeta dinde Allah’ın hüküm ortağı olmuşlardır. Hatta daha da ileri gidip, sahih hadislerin Kur’an ayetlerinin hükmünü NESH edeceğine, yani hükmünü kaldıracağına bile İslam toplumu inandırılmıştır. Üzgünüm ama bizler İslam’ı, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE YANİ KUR’AN’A GÖRE DEĞİL, DOĞRULUĞUNDAN ASLA EMİN OLAMAYACAĞIMIZ KUR’AN’IN ONAY VERMEDİĞİ RİVAYET VE SANI BİLGİLERLE YAŞIYORUZ. Sonucunu da İslam toplumu olarak, hep birlikte görüyoruz.

Yapılan bu yanlışa sizlere bir örnek vermek istiyorum. Bu örnek bizlerin İslam’ı nasıl yaşadığımıza ve bizleri nasıl Allah ile aldatıp, adeta şeytanın oyuncağı yapıldığımıza, çok güzel bir örnek olduğu için, sizlere hatırlatmak istiyorum. Dini konularda birçok yazıları ve video konferansları olan Ebubekir SİFİL’İN RECM konusundaki bir video konuşmasında,  bakın neler söylüyor. İbret olsun diye, birkaç cümlesini alıntı yapmak istedim.

“KUR’AN’DA METNİ DE, HÜKMÜ DE BAKİ OLAN AYETLER VARDIR. AYET İNMİŞ METNİ DE KURAN’A YAZILMIŞ BAKİ, HÜKMÜDE BAKİ. İKİNCİSİ, AYET İNMİŞ METNİ NESH EDİLMİŞ, HÜKMÜ KALMIŞ. BUNA HÜKMÜ BAKİ, METNİ MENSUH DİYORUZ.” (Ebubekir SİFİL)

Sanırım minareyi çalanın, kılıfını hazırlaması bu olsa gerek. Kur’an ayetlerinin böyle sınıflanacağına, hükmünün Kur’an’da geçtiği halde, NESH edileceğine kaldırılacağına tek bir delil yoktur. Mezhepler, cemaatler, tarikatlar gücünü koruyabilmek için, işte böyle Allah’ın ayetleri ile oynayıp tahrif ediyorlar, bizlerde Kur'an'dan habersiz seyrediyoruz. Tüm İslam âleminin sorumlu olduğu Kur’an hükümleri, asla indikten sonra NESH edilmemiş, nesih Kur’an’da değil, daha önce gönderilen Kitaplar arasında olduğunu Kur’an’dan çok açık anlıyoruz. Bunu söylediğimde, batılı rivayetleri aklamaya çalışanlar, Resulün ziyaretine giderken, bir hayır yapıp öyle gidin ayetini Allah, bir zaman sonra nesh ettiği, yani kaldırdığı örneği verilir. Hâlbuki bu ayet, Resulünü sık sık gereksiz yere ziyaretle rahatsız edenleri engellemek için, zaten o devre mahsus indirilmiş ve Resulünü korumak, kollamak adınaydı. Bu ayet Resulün yaşadığı dönemle ilgili olduğu, zaten anlaşılıyor. DAHA DA İLGİNCİ ÖRNEK VERDİĞİM AYETİN KUR’AN’DA HEM HÜKMÜ, HEM DE KALDIRILDIĞI HÜKMÜ MEVCUT OLMASIDIR. Ama batılı aklamaya çalışanların verdiği örnek, buna hiç benzemediği gibi, bunun örneği de yoktur Kur’an’da. Bizleri Kur'an'dan sorumlu tutan Allah, hükmünü kaldırdığı bir ayet olsaydı, onu da sorumlu olduğumuz Kur'an'da açıklamaz mıydı? Aklını kullanana her şey çok açık. Batılı ve rivayetleri Kur’an’a dine ilave etmeye çalışanlara, Allah Fussilet suresi 42. Ayetinde çok açık cevap veriyor ve bakın ne diyor.

Fussilet 42: ONA NE ÖNÜNDEN, NE DE ARDINDAN BATIL GELEMEZ. O, HÜKÜM VE HİKMET SAHİBİ, ÖVÜLMEYE LÂYIK OLAN ALLAH TARAFINDAN İNDİRİLMİŞTİR. (Diyanet meali)

Görüyor musunuz Kur’an’ın ayetlerinin ne önünden, nede arkasından batıl yani rivayet ve sanı bilgiler, hükümler ilave edilemez, çünkü Allah hükmüme hiç kimseyi ortak etmem demiyor muydu? Ama bizler Allah’ın eşi benzeri olmayan bu nuruna ilaveler yapmayı bırakın, beşeri hadislerin Allah’ın verdiği hükmünü bile kaldırdığına inanmakta bir kusur, sakınca görmüyoruz, DEĞERLİ KARDEŞLERİM BU TAVIR VE DAVRANIŞ, CAHİLLİĞİN VERDİĞİ CESARETTİR, ÖNCE CEHALETTEN KENDİMİZİ KUR'AN İLE BULUŞARAK KURTARALIM, YOKSA VARACAĞIMIZ YER EBEDİ CEHNNEM OLUR. Bizler bu yanlışımızdan, emaneti teslim etmeden önce vaz geçmezsek, mahşer günü çok pişman oluruz.

Bu makaleyi yazmamdaki neden, bizleri Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, batılın yaşamasını devam ettirmek isteyenler, SAKIN KUR’AN’I TERCÜMESİNDEN OKUMAYIN, CEHENNEMLİK OLURSUNUZ DAHİ DEDİLER.  Hâlbuki Kur’an’ı anlayarak ve üzerinde düşünerek OKUMAK, ALLAH’IN FARZ EMRİYDİ. Anlamadığımız bir mesaj, emir üzerinde nasıl düşünürüz, Allah’ın emrini nasıl doğru hayatımıza geçirebiliriz, bunu da mı akıl edemiyoruz. Dilerim İslam toplumuna kurulan bu tuzağın, KUR’AN İLE FARKINDA OLAN VE BU TUZAĞA DÜŞMEYEN ALLAH’IN HALİS KULLARINDAN OLURUZ.

Saygılarımla

Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...