Ana içeriğe atla

Tüm İnsanlar, Hz. Adem Ve Eşinden Mi Çoğaldı?

 



Bu yazımda, sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, dünya üzerinde yaşamış ve yaşayan tüm insanlar, Hz. Âdem ve eşinden mi çoğaldı? Ne dersiniz, bunu hiç düşündünüz mü? Çünkü bizlere hepimiz, Hz Âdem ve eşinden çoğaldığımız anlatılır. Eğer öyle olsaydı, Hz. Âdem ve eşinin çocuklarının, bir birileriyle evlenmiş olması gerekirdi. Ama bildiğiniz gibi, kardeşlerin birbiriyle evlenmesi HARAM dır, Allah Kur’an’da yasaklamıştır. ALLAH’IN HARAM KILDIĞI BİR ŞEYİN, İNSANLARIN ÇOĞALMASININ SEBEBİ OLDUĞUNA NASIL İNANIRIZ? 

Bu konuda anlatılan, ama Kur’an’ın asla onaylamadığı öyle yanlış bilgiler var ki toplum arasında, onlardan bahsetmek istemiyorum. Allah aynı anneden emen, sütkardeşlerin bile birbirleriyle evlenemeyeceğini söylüyor ve bunun HARAM olduğunu bildiriyorsa Kur’an’da, TÜM İNSANLIĞIN ENSEST BİR EVLİLİKLE ÇOĞALDIĞINI, NASIL SÖYLERİZ VE BUNA İNANIRIZ. Bu konuda emin olamayacağımız, Kur’an’ın onaylaması mümkün olmayan aklın ve mantığın ve Kur’an’ın kabul etmediği, öyle şeyler anlatıyor ve nefislerini tatmin etmeye çalışıyorlar ki, bu düşünceleri asla Kur’an kabul etmez. ALLAH NEDEN BAŞKA İNSANLAR, ÇİFTLER YARATMASIN DA, YASAKLADIĞI BİR EVLİLİK ŞEKLİYLE NESİLLERİN, TÜM İNSANLIĞIN ÇOĞALMASINA İZİN VERSİN? Bakın Allah insanları canlıları nasıl yarattığını söylüyor.

Secde 7: O Kİ, YARATTIĞI HER ŞEYİ GÜZEL YAPTI. İNSANI YARATMAYA DA ÇAMURDAN BAŞLADI. 8- Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı. (Diyanet meali)

Fatır 11: Allah sizi topraktan, sonra embriyodan yarattı. SONRA SİZİ ÇİFTLER KILDI. O’nun bilgisi olmadan hiçbir dişi ne gebe kalır, ne de doğurur. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz bunlar, Allah’a kolaydır. (Bayraktar Bayraklı meali)

Nisa 1: Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp İKİSİNDEN BİRÇOK ERKEKLER VE KADINLAR ÜRETEN RABBİNİZDEN KORKUN; kendi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’dan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir. (Elmalı meali)

Secde suresi 7 ve 8. ayette, aslında bahsettiğimiz konuya ayet açıklık getiriyor ve bakın ne diyor. “İNSANI YARATMAYI ÇAMURDAN BAŞLADI.” Demek ki Allah, Hz. Âdem ve eşi ile birlikte, yada daha önce dünya üzerinde tıpkı Âdem’i yarattığı gibi mayası, özü çamurdan insanlar, çiftler yaratmış olabileceği anlaşılıyor. Tabi ilk insanın kim olduğunuda bilemiyoruz. Ama ilk Halifenin, Resulün Hz. Adem olduğunu söyleyebiliriz. Dikkat ederseniz, insanı yaratmaya çamurdan başladı derken, herhangi bir sayıdan kişiden bahsedilmiyor. Yoksa yalnız Âdemi ve eşini çamurdan yarattık, hepiniz onun menisinden, özsuyundan çoğaldınız derdi Kur’an’da. Nisa 1. ayette bahsedilen cümleyi yazalım. “EY İNSANLAR! SİZİ BİR TEK NEFİSTEN YARATAN VE ONDAN EŞİNİ YARATIP İKİSİNDEN BİRÇOK ERKEKLER VE KADINLAR ÜRETEN RABBİNİZDEN KORKUN.” Bu ayette anlatılan insanların hepsinin tek bir nefisten yaratıldığı anlatılıyor. Peki nefis ne demek ÖZ VARLIK anlamında. Yani Allah tüm insanların özünü çamurdan, balçıktan yaratıldığını bildiriyor. Devamında ondan eşini yaratan diyor. Burada Hz. Adem hangi öz varlıktan yaratılmışsa, topraktan/balçıktan, eşinide onun yaratıldığı özden, balçıktan yarattık diyor. Yani her ikisini nasıl yarattıysak, diğer insanlarıda aynı özden yarattık diyor. Yoksa Hz. Adem ve eşinden insanlar çoğaldılar demiyor. Yahudilerin inandığı gibi, Hz. Ademin eşini, Ademin kaburga kemiğinden yarattık demiyor. Eğer tüm insanlar Hz. Adem ve eşinden çoğalmıştır dersek, Kur’an’ın yasakladığı ensest bir evliliği, zor durumlarda meşrulaştırmış gibi göstermiş oluruz. Bo konuya açıklık getirecek bir ayet hatırlatmak istiyorum.

Bakara 213: BÜTÜN İNSANLIK (BAŞLANGIÇTA) TEK BİR TOPLULUK İDİ, (SONRADAN YOLDAN ÇIKIP PARÇALANDI). ALLAH NEBİLERİNİ MÜJDELEYİCİ VE UYARICI OLARAK GÖNDERDİ. Onlarla birlikte gerçek bir amaca mebni olarak vahiyler gönderdi ki, o vahiyler, insanlar arasında ihtilafa düştükleri konularda hakem olsun. Buna rağmen, kendilerine hakikatin apaçık belgeleri geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden O’nun mesajı hakkında ihtilafa düşenler bizzat bu vahyin gönderildiği insanlardan başkası değildi. Sonuçta Allah iman edenlere, kendi iradesiyle, hakkında ihtilafa düştükleri hususlarda doğru yolu gösterdi. Allah, isteyeni/istediğini doğru yola işte böyle yöneltir.  (Mustafa İslamoğlu)

Bakın Allah bütün insanlığın önce, tek bir topluluk yani ümmet olduğunu söylüyor. Bunların arasından nebiler, tebliğ ediciler ve onlarla Kitaplar gönderdiğini söylediğine göre, Hz. Adem de ilk ve tek bir toplum olan insanların arasından seçilmiş olması gerekir. Allah Kur’an’da, kardeşlerin evlenmesini haram kıldıysa, hatta aynı anneden süt emen, süt kardeşlerin bile birbiriyle evlenemeyeceğine hükmettiyse, Hz. Adem’in çocuklarının, birbiriyle evlenmesi ile insanlık neslinin çoğaldığına inanmanın, doğru olmayacağı çok açıktır. ALLAH’IN BİZLERE YASAKLADIĞI BİR KONUYU, İNSANLARIN ÇOĞALMASINDA KULLANMASININ, MÜMKÜN OLMAYACAĞINA İNANIYORUM. ÇÜNKÜ ALLAH BU KONUDA HİÇ BİR İSTİSNA YAPMAMIŞTIR. Ali İmran 59. ayetinde Allah Hz. İsa ve Hz. Adem benzetmesinde bakın ne diyor. “Allah katında İsâ’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Allah Âdem’i topraktan yarattı; sonra ona, “ol” dedi ve o da oluşmaya başladı.” Hz. İsa’nın bizlerden farklı tarafı, Allah’ın ol demesiyle babası olmadan dünyaya gelmesi. Yoksa hepimizin mayası toprak hepimiz balçıktan yaratıldık.

Fatır suresi 11. ayetinde, bu konuya açıklık getiriyor Rabbimiz ve bakın ne diyor; Allah sizi topraktan, sonra embriyodan yarattı. Yani yaratılan tüm insanların mayası, toprak ve sudur. SONRA SİZİ ÇİFTLER KILDI. Demek ki Allah Âdem ve eşini yarattığı gibi, onlarla birlikte birçok çiftler de yaratmış olmalı ki, insanlar çoğalsın. Bu ayette dikkat ederseniz, sizleri âdemden yarattık demiyor, asla isim zikretmiyor. Sizleri çiftler yarattık derken, özellikle çoğul olarak kullanılıyor ki, insanlığın nasıl çoğaldığı anlaşılabilsin. Maide 48. ayetinden de bunu anlıyoruz ve bakın Rabbimiz ne diyor. ”EĞER ALLAH DİLESEYDİ, ELBETTE SİZİ TEK BİR ÜMMET YAPARDI. FAKAT VERDİĞİ ŞEYLERDE SİZİ İMTİHAN ETMEK İÇİN, ÜMMETLERE AYIRDI.” Bu ayetten de Allah, Âdem ve eşiyle birlikte, birçok çiftler yaratıp, dünya üzerine yaymış olduğu anlaşılıyor. Yine tekrar etmek isterim, doğrusunu Allah bilir, bizlere düşen kafamızdaki sorulara cevabı, Kur’an merkezli aramak olmalıdır. Hucurat suresi 13. ayette de aynı bilgileri veriyor.

Hucurat 13: Ey insanlar! DOĞRUSU BİZ SİZİ BİR ERKEK VE BİR KADINDAN YARATTIK VE BİRBİRİNİZİ TANIYIP KAYNAŞASINIZ DİYE SİZİ MİLLETLERE VE KABİLELERE AYIRDIK. Şüphesiz Allah katında en üstün olanınız, Allah’a en çok saygı duyanınızdır. Allah her şeyi bilendir; her şeyden haberdar olandır. (Bayraktar Bayraklı meali)

Bu ayete de dikkat ettiyseniz, sizi Âdemden çoğalttık demiyor. Özellikle tek bir çiftten asla bahsedilmiyor, insanın çoğalma örneğini veriyor, günümüzde bizlerin çoğaldığı gibi. Nisa 1. ayetinde de, Allah yarattığı tüm kullarını aynı nefisten, yani aynı yaradılıştan, aynı özden yarattığını söylüyor. Lütfen dikkat, isim belirtmeden zikrediliyor. Erkek ya da kadın yaratılışında farklılık olmadığı, her ikisinin de aynı özden, nefisten yaratıldığının çok açık bilgisini veriyor. Aynı düşünceyi onaylayan başka ayetleri de hatırlayalım.

Nuh 17–18:  “ALLAH SİZİ BİR BİTKİ OLARAK YERDEN BİTİRDİ. Sonra sizi oraya gönderecek ve yine oradan çıkaracaktır.” (Bayraktar Bayraklı meali)

Araf 10–11: DOĞRUSU BİZ SİZİ YERYÜZÜNDE YERLEŞTİRDİK VE ORADA SİZE GEÇİM VASITALARI VERDİK. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!  Andolsun sizi yarattık, sonra size biçim verdik ve sonra da meleklere, “Âdem’e secde edin” dedik. İblîs’in dışındakiler secde ettiler; o secde edenlerden olmadı. (Bayraktar Bayraklı meali)

DİKKAT ETTİYSENİZ, NUH 17–18 AYETTE, ALLAH TOPRAKTAN BİR BİTKİ GİBİ BİZLERİ YARATTIĞINI TEKİL DEĞİL, ÇOĞUL OLARAK BAHSEDİYOR ve yalnız Hz. Âdem i ve eşini değil, bir çok insanlarla ile birlikte, birçok çiftleri yarattığından bahsediyor.  Devamında ki ayette de, sizi yeryüzüne yerleştirdik derken, yine tekil değil çoğul olarak bahsediyor. Dikkat ederseniz devamındaki ayette,  meleklerin Hz. Âdeme secde etmesinden bahsediyor. Demek ki yaratılanların lideri ilk insan olarak Allah, Hz. Âdemi seçtiği bu ayetten de anlaşılıyor.  Bu konuyu doğru anlayabilmemiz için bir ayet hatırlatmak istiyorum.

“Rabbin meleklere, “BEN YER YÜZÜNDE BİR HALİFE GÖREVLENDİRECEĞİM” dediği vakit melekler, “Biz seni överek anarken ve yüceltip dururken, orada fesat çıkaracak, kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. Allah, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” diye cevap verdi. “(Bakara 30)

Demek i dünyada insanlar var ve yaşıyorlar. Allah bunların arasından öyle birini halife seçeceğim diyor ki, melekler şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar ve Allah’a yaşayan insanların, nasıl bozgunculuk yaptıklarını hatırlatıyorlar. Ama Allah geleceği bildiğinden, ben sizin bilmediğinizi bilirim diyor. BURADANDA ŞUNU ÇOK AÇIK ANLIYORUZ. İLK VAHİY HZ. ADEM İLE BAŞLIYOR. YANİ ALLAH’IN EMİRLERİNİ DÜNYADA YERİNE GETİREN, TEBLİĞ EDEN BİR İNSAN GÖREVLENDİRİYOR. Dünyada insanlar var ama onlar kan döken adeta birer vahşi insanlar. Allah hatırlayınız ilk halife ve ilk Nebisine görev verirken, ona hem meleklerin hemde cinlerin secde etmesini yani saygı duymasını istiyordu. Hatırlayınız buna İblis karşı çıkmıştı ve Allah huzurundan onları kovmuştu. Hz. Adem bu dünyada bir cennet bahçesinde yaratılmıştır. Cennet güzel bahçe anlamında geçer. İnsanların öldükten sonra gideceği yer olarakta Kur’an’da geçer.

Bu dünyadaki cennet bahçesini ve detayını biliyor ve hayal edebiliyoruz ama Allah’ın ödülü cennet bahçesi hakkında hiç bir bilgimiz yok. İblis Hz. Ademi bu dünyadaki bir cennet bahçesinde ölümsüzlük vadiyle kandırmaya çalışılmıştır. ÇÜNKÜ HEPSİ ÖLÜMÜ BİLEN AMA TATMAYAN CANLILAR OLDUĞU İÇİN, ÖLÜMSÜZLÜĞÜ İSTİYORLARDI. İblis ve Hz. Adem Allah’ın katındaki cennetinde olsalardı, ölümden bahsetmeleride mümkün olmayacaktı, çünkü orada ölümsüzlük var. İblis yasaklı meyvadan bahsediyor. Allah’ın cennetinde zaten hiç bir yasak yok, onlar Allah’ın ödüllendirdiği kulları. Yasaklar bu dünyada var. Demek ki Hz. Adem ile İblisin konuşmaları bu dünyada ki farklı bir boyutta olan, cennet bahçesinde geçiyor.

Allah görev verdiği tüm Elçileri veya Halifelerinin, bu dünyada yaşayan insanlar olduğu, Kur’an’dan anlaşılıyor. Yazdığım Bakara suresi 30. ayet bunun delilidir.  Sad suresi 26. ayettede, tıpkı Allah’ın Hz. Adem’i halife olarak görevlendirilmesinde olduğu gibi, Hz. Davud’u bakın nasıl Halife atadını söylüyor. ” EY DÂVÛD! BİZ SENİ YERYÜZÜNDE HALİFE YAPTIK”  Bakara suresi 36. ayet İblisin Hz. Adem ile imtihanları neticesinde bakın Allah onları nereden çıkardığını söylüyor. “ŞEYTAN ORADAN ONLARIN AYAĞINI KAYDIRDI DA, BULUNDUKLARI YERDEN ONLARI ÇIKARDI. BİZ DE “BİRBİRİNİZE DÜŞMAN OLMAK ÜZERE İNİN! BİR ZAMANA KADAR SİZİN İÇİN YERYÜZÜNDE KALACAK BİR YER VE İHTİYAÇ MADDELERİ VARDIR” DEDİK.” Çıktıkları yer Allah’ın mekanındakı cennet değil, bu dünyadaki ama farklı boyttaki cennet bahçesi olarak anlamalıyız. Allah bu güzel mekandan onları çıkartıyor, dışlıyor. Çünkü Allah’ın katındaki cennete, ölüp mahşer günü hesabı görülmüşler girecek. Bu konuya açıklık getirecek, bir ayet daha hatırlatmak istiyorum. Özellikle iki farklı mealden yazmak istiyorum ki doğru anlaşılsın.

Ali İmran 33: MUHAKKAK Kİ ALLAH, ÂDEM’İ, NÛH’U, İBRAHİM SOYUNU/AİLESİNİ VE İMRÂN SOYUNU/AİLESİNİ SEÇİP ÂLEMLERE ÜSTÜN KILDI. (Prof İsmail Yakıt)

Ali İmran 33: ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH; ÂDEM’İ, NUH’U, İBRAHİM AİLESİ İLE İMRAN AİLESİNİ ÂLEMLERE (DİĞER İNSANLARA) SEÇİP ÜSTÜN KILMIŞTIR. (Mehmet Okuyan)

Demek ki Allah bu toplumlar içinden bir seçim yapıyor ve Nebi/Resul olarak görev veriyor. Bu ayette bahsedilen Nebilerin hepsinin, kendi toplumları içinden özellikle seçildiğine açık bir kanıttır. Bu ayettende şunu çok açık anlıyoruz. HZ. ADEM BİYOLOJİK ANLAMDA, İLK İNSANDIR DİYEMEYİZ.  Bu bilgilerden sonra, açıkça şunu söyleyebiliriz. Allah ilk Nebi/Resul olarak Hz. Ademi görevlendirmiştir ama Hz. Adem ilk insandır diyemeyiz. Ben Kur’an ayetleri üzerinde düşündüğümde bunları anladım. Hatam ve yanlışımı Allah affetsin. Gerçekleri görmemi sağlasın inşallah. Tabi gerçek doğruyu Allah bilir. Bizlere düşen imtihanımız gereği, ayetler ışığında konuyu doğru anlamaya çalışmak olmalıdır. Ben bu konuyu doğruluğundan emin olamayacağım, rivayetlerden  değil, Allah’ın bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği Kur’an’a baktığımda, üzerinde dikkatle düşündüğümde bunları anladım. Yanlışım varsa, tekrar söylemek istiyorum Rabbim beni affetsin ve doğruları anlamamı sağlasın inşallah. 


Saygılarımla

Haluk GÜMÜŞTABAK

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...