Ana içeriğe atla

Namazın Nasıl Kılınacağı, Nesilden Nesile, Rivayet Yoluyla Mı Bizlere Ulaşmıştır?


Bizler Kur’an'ı anlamaya çalışıp, İslam'ı yaşarken, eğer rivayet-hurafe kişisel düşüncelerin bilgilerin etkisinde kalırsak, mutlaka yanlış yaparız. Dayanağımız, delilimiz yalnız Kur’an olmalı, KUR’AN'IN HİÇ BAHSETMEDİĞİ, ATALARIMIZDAN BİZLERE ULAŞMIŞ EMİN OLAMADIĞIMIZ BİLGİLER, İMANIMIZIN ASLİ UNSURU ASLA OLMAMALIDIR. Çünkü Kur’an ataların inancı konusunda bizleri uyarır, onların yaptığı yanlışlardan örnekler vererek, Allah'ın daha önce gönderdiği, ellerinde ki kitapları hayatlarına geçirmediklerini ve bu yüzden yoldan saptıklarının örneğini verir. Yani Kur’an ataların yaptıklarını yapmayın, onları örnek almayın, elinizdeki gönderdiğim kitaba/Kur’an'a bakın diye uyarır. GEÇMİŞTEN RİVAYETLERDEN KANIT, DELİL ARAMAK YERİNE, KUR’AN'DAN DELİL ARAMAMIZ GEREKTİĞİNİ ÖĞRETİR KUR’AN BİZLERE. Ataların inançları konusuna, neden örnek verdiğime gelince. Beşeri Fıkıh inancının öğrettiği, SALAT/namaz konusundaki detayları Kur’an'da bulamadıklarından, şöyle bir savunma yaparlar. Namazın Kur’an'da nasıl kılınacağının gerekli detaylarının verilmediğini, namazın nasıl kılınacağının detayını, atalarımızdan nesilden nesile ulaşan bilgilerle öğrendiğimizi anlatırlar. Hatta şöyle derler; 
 
“Namazın formatını, İbrahim peygamberimizden bu yana birbirinden görerek, nesilden nesile nakledilmiştir. Bu dönemde bilinen namaz rekât sayıları ile günümüze kadar tevatür (yaygın söylenti), rivayet yolla bizlere ulaşmıştır. Bizler namazın nasıl kılınacağını bu yolla öğrendik. Eğer Hz. Peygamber'in Kur'an'ın kapalı olan yanlarını açıklayan hadisleri göz ardı edilirse, bu takdirde yalnız namaz değil, oruç, hac, zekât ve İslam'ın ön gördüğü daha pek çok muamelelerinin gerçek durumu havada kalır. HÂLBUKİ BU SAYDIKLARIMIZIN HEPSİ DE, EN SAĞLAM BİR YOLLA BİZE KADAR GELMİŞTİR.”
 
İŞTE BİZLERİN EN SAĞLAM YOL ANLAYIŞIMIZ VE BU SAĞLAM YOLLA İMANIMIZI ŞEKİLLENDİRME YÖNTEMİMİZ BÖYLE. BUNA İNANIRSAK, BATILIN VE HURAFENİN KAPISINI, ARDINA KADAR ARALAMIŞ OLURUZ. İPİNİ UCUNUDA KAÇIRMIŞ OLURUZ. Gerçekten Allah salat edin, oruç tutun, zekat verin, Hacca gidin emrini verdikten sonra, bu emirlerin hayata geçirilmesi için, bizleri Kur’an'dan değil de rivayet bilgilerle ataların izlediği yöntemi uygulamamızı bizlerden istemiş olabilir mi? Kur’an'ı düşünerek bir kez okuyan, Allah'ın bizlerden ne istediğini anlayan bir Müslüman, bu söylenenlere asla inanmaz. Peki, neden inanmaz? Çünkü Allah Kur’an'ı bizlere gönderme nedenini açıklarken, daha önceki neslin atalarının yoldan bu nedenle saptığını, salat ve diğer ibadetler dâhil, neredeyse hepsini terk ettiğinden bahseder. Daha açıkçası ellerindeki kitapları, (İncil, Tevrat) terk ettiklerinden bahsederek, onların atalarının yanlış inançlarına tabi olduklarını anlatır. Demek ki ataların inancı konusunda Allah bizleri uyarıyor ve sizlerde onlar gibi sakın diye ikaz ediyor. Ümmi olan Allah'ın Elçisi, biliyorsunuz daha önce ne Yahudi nede Hıristiyan toplumuna tabi olmamıştı. Yani bir başka deyişle namaz kılmıyordu. Allah'tan salat/namaz emrini alan Allah'ın Elçisi, namaz kılmasını diğer ehli kitaptan değil, yalnız Kur’an'dan öğrenmiştir. Bizlere de ayetlerde bahsettiği gibi, yalnız Kur’an'a uyduğunu ve bizlere yalnız Kur'an'ı tebliğ ettiğini'de söylemiştir. HATIRLATIRIM ALLAH, SİZLERİ KUR'AN'DAN SORUMLU TUTUYORUM DİYE HÜKÜM VERDİYSE, SİZCE  EMİRLERİNİ AÇIKLAMAMIŞ, DETAYLANDIRMAMIŞ OLABİLİR Mİ? Aklını zerre kadar kullanan, tüm gerçekleri görecektir.
 
Çok daha ilginç bir uyarı yapar Allah bu konuda, biz Kur’an'a iman eden Müslümanları da uyarıyor ve diyor ki; Mahşer günü Elçim şahit olarak çağrıldığında gördükleri duydukları karşısında, BENİM ÜMMETİM KUR’AN'I TERK ETMİŞ diyecek, diye bizleri uyarıyor. Ne yazık ki bizler Kur’an'ı terk ettik. Peki neden bunu söyleyecek olabilir sizce? Çünkü biz Müslümanlar Kur'an'da her bilginin detaylı olmadığına inandık ve rivayetleri Kur'an'ın önüne koyarak, Kur'an'ı açıkladığına inandık. Cahiliye döneminde yapılanları bizlerde yaptık ve atalarımızın inancıdır diye, Allah'ın hiç bahsetmediği bilgilerle, kurallarla İslam'ı yaşamaya başladık. En emin bilgi Kur’an olduğu halde, Allah yalnız Kur’an'ın ipine sarılın emrini verdiği halde, bizler rivayet sözleri en emin, en sağlam yol olarak kabul ettik.
 
Bazı kardeşlerimiz Nahl suresi 64. ayeti örnek gösterip, Allah her konuda Kur’an'da açıklama yapmamış, ayrılığa düştükleri konularda yalnız açıklama yapmış ve ayet indirmiştir. Onun içinde zaten namaz biliniyordu, kılınış şekli konusunda detay vermeye gerek yoktu diye örnek göstermektedirler. Bizler kelimelere kendi batıl inançlarımızı aklamak adına bakarsak, diğer ayetleri hesaba katmadan, nefislerimizi avutabiliriz. Ama gerçeklerden uzaklaşırız. Allah elbette tartışma konusu olan konularda da ayet indirmiştir, ama bizleri sorumlu tuttuğu tüm konuları da açıkladığını, diğer ayetlerinde bizlere anlatır ve uyarır. Eğer Yahudi ve Hristiyanların ataları, namazı terk etmiş olmasalardı, bugün onlarda namaz kılardı. 
 
Allah Zuhruf suresi 44. ayetinde, sizleri Kur’an'dan sorumlu tutuyorum der. Allah'ın elçisi Enam 50. ayette, yalnız bana vahyedilene uyarım ben diye açıkça bildirir. Araf 174. ayette, biz ayetleri böyle ayrıntılı açıklıyoruz ki, belki dönerler diye açıklama yapar. Enam 38. ayete, biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık diye uyarır. Ankebut 51. ayette, size indirdiğimiz Kur’an yetmiyor mu diyerek, Kur’an'ın yeterli açıklamalar yapmadığını söyleyenleri ikaz eder. Allah İsra 89. ayette, Allah yemin ederek, biz her tülü misali, değişik şekillerde Kur’an'da açıkladık der ve bizleri uyarır. Çok daha net bir şekilde hükmünü vererek, bakın Allah ne söyler bizlere.
 
Enbiya 10: ANDOLSUN, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR. HÂLÂ AKLINIZI KULLANMAYACAK MISINIZ? (Diyanet meali)
 
Bunca açık ayetleri, Allah'ın uyarılarını tebliğ alan bizler, hala Allah'ın yerine getirmemizi istediği ibadetlerin detayını kendisi Kur’an'da vermeyip, ONLARI DA ATALARINIZDAN ÖĞRENİN, ÖYLE YERİNE GETİRİN DER Mİ? Bu nasıl bir mantık, nasıl bir imtihan anlayışı böyle. Detayı verilmeyen bir hükümden nasıl sorumlu oluruz, nasıl imtihan oluruz, bunu da mı düşünemiyoruz. Bu düşüncenin Kur’an'ın öğretisine, tamamen ters olduğunu nasıl göremiyoruz, doğrusu anlayamıyorum. Bunun tek bir nedeni olabilir. BATILIN PRANGASINDAN, ESARETİNDEN KURTULAMAMAK OLSA GEREK. 
 
Necm suresi 23. ayette, çok dikkat çekici bir uyarı vardır. Bu uyarı cahiliye dönemi toplumunun yaptığı yanlışlar üzerine uyarıdır, ama bu uyarıdan bizlerinde alacağı çok büyük dersler vardır. Bakın Allah daha önceki kitaplarında bahsetmediği halde kutsallaştırdıkları, yaşamaya devam ettikleri bir konuda ne diyor.” ALLAH ONLAR HAKKINDA HİÇBİR DELİL İNDİRMEMİŞTİR. ONLAR ANCAK ZANNA VE NEFİSLERİNİN ARZUSUNA UYUYORLAR.” Bu ayetten alacağımız en önemli ders, Allah'ın Kur’an'da açıklamadığı, örnek vermediği delil, kanıt indirmediği herhangi bir şeyi, rivayetlerden ulaşan bilgileri dinin asli unsuru, ya da inancımızı yerine getirmemizde kural ve kanun yapıcı olarak asla kullanamayız. Onun içindir ki atalarımız şöyle yapıyormuş, böyle yapıyormuş diyerek, onları din adına asla taklit edemeyiz, örnek alamayız bunun kapısını Allah kapatmıştır. Elbette bunlar olmazsa namazımızı kılamazdık dememek şartıyla, Kur’an'a ters düşmeyecek geleneklerin ilavelerinin, bir zararı olmayacaktır. Allah kimseye muhtaç olmayasınız diye, Kur’an'da her türlü örneği verdik diyor. Öyle olmasa, SİZLERİ KUR’AN'DAN SORUMLU TUTUYORUM DERMİ?
 
Allah, ataların inancını yaşamaya devam edenleri uyarır ve bu uyarılardan bizlerin de ders almasını isteyerek, sakın sizlerde aynı hatalara düşerek, elinizdeki Kur’an'ın sınırlarını aşmayın, Kâfirlerden olursunuz diye bizleri uyarır. Bu konuda ataların inançlarının ne derece tehlikeli yola toplumları yönlendirdiğini, bakın Allah nasıl anlatıyor bizlere. SİZCE SALATIN/NAMAZIN, ORUCUN, ZEKÂT VERMENİN, HACCA GİTMENİN DETAYLARINI, ATALARINIZ NASIL YAPTIYSA ÖYLE YAPIN KULLARIM DERMİ BİZLERE ALLAH, YORUMUNU SİZLERE BIRAKIYORUM. Uyarıları hatırlayalım.
 
Zuhruf 21–22: Yoksa onlara, Kur'ân'dan önce bir kitap verdik de onlar ona mı dayanıyorlar? HAYIR! SADECE, BİZ BABALARIMIZI BİR DİN ÜZERİNDE BULDUK; BİZ DE ONLARIN İZİNDEN GİDİYORUZ, DERLER. (Bayraktar bayraklı meali)
 
Şuara 74: “HAYIR, AMA BİZ BABALARIMIZI BÖYLE YAPARKEN BULDUK” DEDİLER. (Diyanet meali)
 
Hud 109: Şunların kulluk etmekte oldukları şeyler yüzünden bir kuşku içine girme. DAHA ÖNCE ATALARININ KULLUK ETTİKLERİ GİBİ KULLUK EDİYORLAR, HEPSİ BU. Biz onların da nasiplerini hiç eksiltmeden elbette vereceğiz. (Yaşar Nuri meali)
 
Bakara 170: Onlara, “Allah'ın indirdiğine uyunuz” dendiğinde, “Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Ya ataları akıllarını kullanamamış, DOĞRUYU DA BULAMAMIŞ İDİYSELER DE Mİ? (Bayraktar Bayraklı meali)
 
Bu hataları yapanlar, cahiliye devri toplumu ve Allah onları uyarıyor diyor ki, YA ATALARINIZ YANLIŞ YOLDAYSA. Onun içindir ki Allah bizlerinde aynı yanlışları tekrar etmememiz için, Kur’an'da her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki rivayetlerin, sanı bilgilerin ardına düşmeyesiniz, sizleri kimse Allah ile aldatmasın diyor. Allah bu yolla İslam'ı yaşamamızın kapısını ardına kadar kapatmış ve bizlere verdiği emirlerin detayını, ÇOK BASİT VE KOLAYLAŞTIRARAK KUR’AN'DA AÇIKLAMIŞTIR. Lütfen bizlere öğretilen, ataların FIKIH inancını Kur’an'da aramayalım, hata ederiz. Anlatılanları Kur’an'da bulamadığımızda, demek ki Kur’an'da her şey yokmuş demeyelim bu sözler, Allah'ın kitabına büyük saygısızlıktır, hakarettir hatırlatırım. Şöyle düşünün lütfen. Okulda öğretmenimiz ders kitabında yazmayan, sorumlu olmadığımız bilgilerden de, imtihanda sorular sorar mı?
 
Tekrar etmek istiyorum. Bizler bu dünyada imtihandan geçiyoruz. Bunu Allah birçok ayetinde bizlere açıkça bildirmiş, tebliğ etmiştir. Şunu lütfen unutmayalım. Bu dünyada imtihanımızı Kur’an'dan yaşayacaksınız dedikten sonra Allah sizce salat edin, oruç tutun, zekat verin, hacca gidin emrini açıklamayıp, onu da atalarınız nasıl yapmışsa öyle yapın der mi? Karar elbette sizlerin. DİNDE SAKIN BÖLÜNMEYİN DİYE UYARAN ALLAH'A İNAT, BÖLÜNMEKTE ZENGİNLİK, BEREKET VARDIR DİYEN ALLAH'IN KULLARININ, NE DERECE FARKLI İNANÇ VE UYGULAMALARI, BU YOLLA EDİNDİĞİMİZİ HATIRLATIRIM. Allah düşün ey kulum diyor. Düşünmeyen kulları içinde, ne söylediğini sizler çok iyi biliyorsunuz. Ama hatırlayalım.
 
Yunus 100: Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. ALLAH, AZABI AKILLARINI (GÜZELCE) KULLANMAYANLARA VERİR. (Diyanet meali)
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...