Ana içeriğe atla

Allah’ın Bizlere Güvendiği Kadar, Bizler Allah’a Güveniyor Muyuz?


 

Bu makalemde sizleri, çok daha farklı bir konuda düşünmeye davet etmek istiyorum. Sizce Allah biz kullarına güvenmiş midir? Ya da sorumu şu örnekle genişletelim. Bildiğiniz gibi Rabbimiz biz insanları yaratırken, meleklerden ve cinlerden daha üstün bir şekilde yaratmış ve bizlere çok güvenmiş olmalı ki, her iki toplumun yani meleklerin ve cinlerin Hz. Âdem’e secde etmesini, yani ona karşı saygı duymasını istemiştir. Bu örnekten de yola çıkarak sorumuza cevap verelim. Demek ki Allah cinlerden ve meleklerden çok daha fazla ÖNEMLİ BİR KONUDA BİZLERE GÜVENMİŞ OLMALI Kİ, BİZ İNSANLARI SAYGI DUYULACAK BİR ŞEKİLDE YARATMIŞ.

Peki biz Allah’ın kulları, Allah’ın bizlere güvendiği kadar bizler, Allah’a onun hükümlerine güveniyor muyuz? Yoksa hepsi sözde mi kalıyor, ne dersiniz? Ona da birazdan değineceğim. Hatırlayınız bakara suresi 30. Ayetinde, Allah ve melekleri arasında, nasıl bir konu geçmişti? “Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” dediği vakit melekler, “BİZ SENİ ÖVEREK ANARKEN VE YÜCELTİP DURURKEN, ORADA FESAT ÇIKARACAK, KAN DÖKECEK BİRİNİ Mİ YARATACAKSIN?” DEDİLER.” Bu cevaba karşılık Allah nasıl bir cevap vermişti meleklere? “SİZİN BİLMEDİĞİNİZ ÇOK ŞEY VAR, ONLARI BEN BİLİRİM”

Gelin meleklerin çok fazla bilgisi olmadığı ama Allah’ın bizlere güvenmesinin nedenlerini birlikte düşünelim. Rabbimiz her şeyden önce biz kullarına, sınırını hala keşfedemediğimiz akıl verdi. O aklı kullandığında, neler yapabileceğini, bizlerin hala hayal bile edemediğimizi Allah bildiğinden, BİZLERİ BU DÜNYADA İMTİHAN EDEREK O AKLI, ÖZGÜR İRADEMİZLE KULLANMA YETKİSİNİ DE VERDİ Kİ, KULLARIM BU YETKİYLE NELER YAPACAK ONU AN BE AN İZLİYOR, YANİ BİZLERİ SINIYOR, İMTİHAN EDİYOR.

Daha da ileri gidersek Allah, kullarım acaba bu yetkilerle donatıp İRADE VERDİĞİNDE, hangisi bu yetkiyi gücü, iradeyi iyi yönde kullanacak, hangisi kötü yönde kullanıp KENDİSİNİ ADETA İLAHLAŞTIRACAK ONU İZLİYOR. Şunu çok açık söyleyebiliriz, Allah’ın biz kullarını muhatap alması bizler için çok önemli. Çünkü bizlerde kimi muhatap alıyorsak, ONU ÖNEMSİYORUZ GÜVENİYORUZ DEMEKTİR. Tabi bazen o güvenci kötüye kullananlar olduğunda hemen ondan uzaklaşırız ve ne deriz? “SENDEN, HİÇ BÖYLE BİR DAVRANIŞ BEKLEMİYORDUM. ”Allah’ta çok büyük yetki ve akılla donattığı bizlere güveniyor, ama güvendiği dağlara kar yağdırdığımızda, işte O zaman devreye girip, gereken cezayı da veriyor ama inanın bunun hiç farkında değiliz. Şunu lütfen kendimize soralım ve dikkatle düşünelim. Allah biz kullarına böylesine bir şeref, kıymet ve değer verdiyse, acaba bizler bu değerin kıymetini biliyor muyuz? Bu soruyu kendimize hiç sormuyorsak, inanın Allah’ın istediği doğru yolda değiliz demektir.

Çok daha önemlisi Allah biz insanlara O kadar güveniyor ki, kendisi olacakları biliyor, güvendiği insanlar arasında güvenime ihanet edecek ve emrettiğim yoldan sapacağını da bildiği halde, ALLAH BİZLERE SEÇME HAKKINI VERİYOR. Neyi seçme hakkı? İman edip etmemeyi, iyi ya da kötüyü seçme hakkı veriyor. Peki neden, çünkü Allah bu sonsuz büyük güçlerle donattığı biz kullarını, BU DÜNYADA İMTİHAN EDİYORDA ONDAN. Bu zorlu imtihanın mükafatı da çok büyük, cezası da lütfen unutmayalım. Rabbimiz yarattığı kâinata bu hakları vermediği için, onlar verilen emri kusursuz eksiksiz yerine getiriyor. Güneş her gün doğuyor ve batıyor, bitkiler eksiksiz görevini yapıyor. Hayvanlarda dâhil ben artık süt vermiyorum, yumurta yapmayacağım demiyor. Hepsini Allah biz insanların emrine vermiş.

Peki bu güçle yetkiyle, özgür irademizle bizleri yaratan Allah’a karşı bizler, onun bizlere güvendiği gibi biz Rabbimize güveniyor muyuz? İşte sorun burada başlıyor. Allah bizleri o kadar özene bezene yaratmış ki, yaratılışımızın tamamlanması içinde, Allah kulunu yaratırken,  ruhumdan üfledim diyor. Yani kullarıma güç ve kuvvet vererek onları özel yarattım diyor. Onun içinde Allah, kullarını yoldan sapmasınlar diye, sürekli elçi ve kitaplarla uyarıyor. ÇÜNKÜ BU GÜCÜN VE YETKİNİN KULLARINI, AKILLARIN KULLANMAYIP NEFSİN ETKİSİNDE KALDIKLARINDA, AKLIN SINIRLARI DIŞINDA AZDIRABİLECEĞİNİ, NELER YAPABİLECEKLERİNİ BİLİYOR.

Allah bizleri öyle güçlü ve akıllı yaratmış ki, benim aklı başında kullarımın onlara gönderdiğim kitapları anlayabileceğine, hiç kimsenin aracı olmasına gerek olmadığını söylüyor. YANİ ALLAH İLE KULU ARASINDA, RUHBAN OLARAK HİÇ KİMSE YOKTUR. ONUN İÇİN ALLAH YALNIZ KUR’AN’IN İPİNE SARILIN, KENDİNİZE VELİLER EDİNMEYİN. HİÇ KİMSEYE MUHTAÇ OLMAYASINIZ DİYE, KUR’AN’I BİZ KOLAYLAŞTIRDIK NİCE ÖRNEKLERLE AÇIKLADIK DİYOR VE RUHBANLIĞI YASAKLIYOR. YAPANLARINDA SONUCUNDA NELER YAPTIĞI ÖRNEĞİNİ VERİYOR. YANİ RUHBANLIĞIN SONU ALLAH İLE İNSANLARI ALDATIP, PARA KAZANMAKTIR DİYOR. Bu satırları okuyunca olur mu, Allah ile kulu arasında aracı RESULÜ VAR diyebilirsiniz. Hayır, Resuller Allah ile kulu arasında ARACI DEĞİLDİR. Resul Elçi anlamındadır, yani Allah’ın vahyini tebliğ etmekle görevlidir. Bizlere Allah ne yapmamızı emrettiyse, elçisine/Resulüne de aynısını yapmasını emretmiştir. Çünkü Allah, kendi arasında hiçbir kulunu istemediğinden, ben sizlere şah damarınızdan daha yakınım diye uyardığı gibi, sakın kendinize güvenilecek VELİLER edinip ardı sıra gitmeyin, güvenilecek VELİNİZ yalnız benim demiştir. Çok daha önemlisi Rabbimiz bizleri imtihan edeceğini söylemesinin nedeni, KULU İLE BAŞBAŞA KALARAK, O YETKİLERLE DONATTIĞIM KULUM, BAKALIM ONU UYARDIĞIM FURKAN İLE NELER YAPACAK DİYE, BİZLERİ İMTİHAN EDİYOR, İZLİYOR.

Bizlerin en büyük hatası, Allah’ın bizlere güvendiği kadar, bizler Allah’a güvenmiyoruz. Neden mi? Allah yalnız benim gönderdiğim vahye yani Kur’an’ın ipine sarılın, sakın benden başka güvenilecek VELİ edinmeyin dediği halde, bizler ne diyoruz? “YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ, KUR’AN’DA HER BİLGİ DETAYLI AÇIKLANMAMIŞTIR. RESULÜN RİVAYET HADİSLERİ OLMASAYDI KUR’AN KAPALI KALIR ANLAŞILAMAZDI. VELİSİ OLMAYANIN VELİSİ ŞEYTANDIR.” İşte tüm bu düşünce ve inançlar Allah’a tam olarak güvenmediğimizin sonucudur.

Bunlara ve benzeri yüzlerce Kur’an’ın asla onaylamayacağı inançlara inanıyor ve çevremize doğru diye anlatıyorsak, bizler çok üzgünüm ama ALLAH’A ONUN BİZLERİ SORUMLU TUTACAĞINA HÜKMETTİĞİ KUR’AN’A, GÜVENMİYORUZ DEMEKTİR. Anlatacak örnek verecek o kadar büyük yanlışımız var ki, söylemeye inanın utanıyorum. HAŞA Allah’a güvenmediğimize acıklı ve üzücü bir örnek vermek istiyorum. Rabbimiz büyük günahlardan sakınırsanız, küçük günahlarınızı affederim der Kur’an’da. Bizler büyük günahlardan sakınmak yerine, yanlışlarımıza devam ederek, bu günahları da Allah’ın affetmeyeceğini bildiğimizden, kime affettirebileceğimize inanırız, Allah’ın Resulüne. Deriz ki ALLAH’IN RESULÜNÜN ŞEFAATİ, ÜMMETİNİN BÜYÜK GÜNAHLARINA OLACAKTIR. Ohhhh ne güzel, küçüklerini Allah’a affettirdik, büyüklerini de Resul affedecek. Bu durumda istediğin gibi yaşa, günaha gir cehennem bize yasak nasıl olsa öylemi? SİZCE AKLA MANTIĞA VE KUR’AN’A UYMAYAN BU MASALLARA İNANMIŞ BİR MÜSLÜMAN, ALLAH’A GÜVENİYOR DİYEBİBİLİR MİYİZ? Karar sizin, imtihan sizin imtihanınız.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Elçisine Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizleri, üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah'ın Elçisine nasıl bir görev verdiği, bu görevin tanımı, yetki ve sorumlulukları konusunda olacaktır. Kur’an'a göre Allah’ın Hz. Muhammed’e verdiği görev, yetki ve sorumluluklar, ONUN HEM BİR KUL HEM DE BİR RESUL (ELÇİ) OLMA VASFINI DENGELİ BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYAR.    Kur’an ayetleri ışığında bu dikey ve yatay sorumlulukları, şu temel başlık altında özetleyebiliriz: ELÇİNİN EN TEMEL VE BİRİNCİL GÖREVİ, ALLAH’TAN ALDIĞI VAHİYLERİ İLAVE ETMEDEN EKSİKSİZ, DEĞİŞTİRMEDEN VE GİZLEMEDEN İNSANLIĞA ULAŞTIRMAK, TEBLİĞ EDİP KUR'AN'A DAVET ETMEKTİR. Elçinin toplumsal ve ahlaki bir başka  görevi insanları şirkten, batıldan, atalar dininden cehaletten ve kötü ahlaktan vahiyle arındırmaktır. Müslümanlar için her konuda en güzel model ve rehberdir (Ahzab Suresi, 21. ayet). İnsanlar arasında adaleti sağlamak, anlaşmazlıkları Allah’ın indirdiği hükümlerle çözmekle yetkilendirilmiştir (Nisa Suresi, 105. ayet) ...

Duha Suresi 4-5-6-7-8-9-10-11. Ayetler Üzerinde Birlikte Düşünelim.

Bu makalemde, sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim, Duha süresinde geçen ayetler üzerine olacaktır. Bu ayetleri eğer düşünmeden okuyup geçersek, Allah’ın bu ayetlerde bizlere neler anlatmaya çalıştıklarını, detayıyla anlamamız mümkün olmayacaktır. Onun için Allah bizlerin ayetler üzerinde, özellikle düşünmemizi istiyor çünkü GÜÇLÜ VE SARSILMAZ BİR İMANA SAHİP OLABİLMEMİZ İÇİN, AYETLERİN ÖZÜNÜ, AMACINI DOĞRU ANLAMAMIZ GEREKİR . Gerçekten de akıl, düşünme, muhakeme tüm gerçeklerin anahtarıdır. Allah bu özelliği yaratılmış başka hiçbir canlıya vermemiştir. Bahse konu ayetleri önce yazalım. Bu ayette Rabbimiz, özellikle Resulünü örnek gösterip, bizleri çok önemli bir konuda uyarıp, dikkatimizi çekiyor. Bu ayetler üzerinde dikkatle düşünen, Allah’ın biz kullarından özellikle neler istiyor, onu Resulün örnek hayatından anlayacaktır. DUHA 5–6–7–8-9-10-11: ŞÜPHESİZ, RABBİN SANA VERECEK VE SEN DE HOŞNUT OLACAKSIN. SENİ YETİM BULUP DA BARINDIRMADI MI? SENİ YOLUNU KAYBETMİŞ OLARA...