Değerli dostlarım, Kur’an’ı anladığı dilden dikkatle okuyan, Allah’ın çok önemli konularda Resulü aracılığıyla, vahyi tebliğ ettiği toplumlar arasında geçen dikkat çekici ve ibret almamız gereken konuşmalardan Kur’an örnekler verir. Bildiğiniz gibi okullarda, eğitim görürken bir nazari eğitim verilir, birde uygulamalı görsel pratik derslere çok önem verilir, çünkü görsel pratik olan asıl akılda kalandır da ondan. Bu konuda yaşanmış birçok örnekler vardır Kur’an’da. Bu makalemde sizlere Hz. Nuh’un kıssasından, bir örnek hatırlatmak istiyorum. Lütfen şunu unutmayalım, Allah bu örnekleri boşuna vermiyor, ders alalım aynı hataları bizlerde yapmayalım diye veriyor. Önce ayeti yazalım, daha sonra bu kıssadan bizler, nasıl hisseler çıkartırız ona bakalım.
Araf 60-61-62: KAVMİNDEN İLERİ GELENLER, “BİZ SENİ GERÇEKTEN APAÇIK BİR SAPKINLIK İÇİNDE GÖRÜYORUZ!” DEDİLER. NÛH ŞÖYLE CEVAP VERDİ: “EY KAVMİM! BENDE HİÇBİR SAPKINLIK YOKTUR; ŞU VAR Kİ BEN ÂLEMLERİN RABBİ TARAFINDAN GÖNDERİLMİŞ BİR ELÇİYİM. BEN SİZE RABBİMİN VAHYETTİKLERİNİ TEBLİĞ EDİYORUM VE SİZE NASİHAT EDİYORUM. SİZİN BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ DE ALLAH TARAFINDAN GELEN VAHİY İLE BİLİYORUM. (Diyanet meali)
Ayetin ilk cümlesi üzerinde lütfen dikkatle düşünelim, bakın Hz. Nuh’a kavminin ileri gelenleri ne diyorlar, Allah’ın vahyini tebliğ ederken. Bunlar dinsiz ya da Allah’ı inkâr eden kafirler değil, önce onu hatırlatmak isterim. Peki kim bunu söyleyenler. Daha önce Allah’ın indirdiği kitaplara, inandığını zanneden zavallılar. Bunlar Kur’an’ın birçok ayetinde örnek verdiği ATALARININ YOLDAN ÇIKMIŞ, BATIL SAPKIN İNANCINA, ALLAH’IN DİNİ DİYE İNANANLAR. Dikkat ettiyseniz, aslında kendileri yoldan çıkmış SAPIK oldukları halde, kendilerine Allah’ın görev verdiği Resulüne sapık diyorlar. Yeri gelmişten, günümüzden bir örnek vermek istiyorum. Yalnız Kur’an’ın ipine sarılın, onun sınırlarını aşmayın ondan hesaba çekileceksiniz, biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık hükmüne güvenen ve inanan Müslümanlar, biz yalnız Allah’ın vahyi Kur’an’a iman ederiz, onun sınırlarını aşmayız, emin olmadığımız bilgileri, rivayetleri dinin asli unsuru asla yapmayız diyenlere, günümüzde ne diyorlar hatırlayalım. “KUR’AN MÜSLÜMANI DİYE BİR SAPIKLIK ÇIKTI.” Allah’ın emrini yerine getirene günümüzde, SAPIK DİYENLER acaba Allah katında durumları nedir? Sizce sapık kimler olabilir? Onu da Allah’ın huzurunda, hep birlikte göreceğiz. Ayeti anlamaya devam edelim, BAKALIM ALLAH’A GÖRE, GERÇEK SAPIKLAR KİMLERMİŞ.
Hz. Nuh kendisine sapık yani yoldan çıkmış diyenlere, çok dikkat çekici ve ibret almamız gereken bir cevap veriyor. EY KAVMİM, BENDE HİÇBİR SAPIKLIK YOKTUR. BEN ALEMLERİN RABBİ TARAFINDAN GÖNDERİLMİŞ BİR ELÇİYİM. BEN SİZE, RABBİMİN VAHYETTİKLERİNİ TEBLİĞ EDİYORUM VE SİZE NASİHAT EDİYORUM DİYOR. Bu satırları okuduğunuzda, sanırım Hz. Muhammed’in de kavmine aynı şeyleri söylediğini hatırlamışsınızdır Kur’an’dan, kendi görev ve sorumluluğu ile ilgili. Allah’ın Resulü ne diyordu ümmetine hatırlayalım. “BU KUR’AN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM.” (Enam 19) “RESULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Ankebut 18) Demek ki Hz. Nuh’ta kavmine aynı şeyi söylüyor ve aslında sapık olanın kendilerinin olduğunu anlatmaya çalışıyor. Benim söylediklerim, Allah katından gelendir, sizin söyledikleriniz ve inandıklarınızın aslı astarı, geçerliliği yoktur diye uyarıyor. Bakın Hz. Nuh şöyle demiyor, yalnız Allah’ın kitabı değil benim sözlerim/hadislerimde var, ben ayetleri açıklıyorum onlara da uymalısınız asla demiyor.
Sırası gelmişten, bu ayeti günümüz koşullarında düşünelim. Müslümanlarda birbirine aynı ithamda bulunmuyorlar mı? Aynı kitaba ve Resule iman ettikleri halde, herkes birbirine sapık diyor. Aklıma gelen ve en ilginci ne biliyor musunuz? Bu ayette ve Kur’an’ın birçok ayetinde Allah, vahyimin yani Kur’an’ın dışına çıkanlara, özellikle atalarının batıl inancını yaşayanlara SAPIK DİYOR. Bakara suresi 175. Ayetinde, bakın yoldan çıkmış sapıkları nasıl uyarıyor ve onlar kimlermiş.
“ONLAR DOĞRU YOL KARŞILIĞINDA SAPIKLIĞI, BAĞIŞLANMAYA BEDEL OLARAK DA AZABI SATIN ALMIŞLARDIR. ONLAR ATEŞE NE KADAR DAYANIKLIDIRLAR!” (Bakara 175)
Sizce Rabbimiz kimlere söylüyor bunları? Allah’ı inkâr eden kafirlere mi? Kesinlikle hayır, Allah’ın yolundan gittiğini zanneden, kendilerine kitap inmiş ama onun yolundan sapmış, GERÇEK SAPIKLARDAN BAHSEDİYOR. Adı üstünde sapık, yani doğrudan yanlışa sapmış. Her nedense hiç kimse kendisini sapık olarak görmüyor, doğru yolda gittiğinden çok emin. Halbuki Allah, iman ettiğini zannedenlerin genel çoğunluğunun, sapkın bir inanç üzerinde olduğunu ve onların ALLAH’A ŞİRK KOŞMADAN İMAN ETMEDİKLERİ BİLGİSİNİ BİZLERE VERİR. Şimdide biraz önce yazdığım, Bakara 175. Ayette Allah, kimlerden bahsediyor onu da devamındaki ayetten öğrenelim.
“BU AZABIN SEBEBİ, ALLAH’IN, KİTABI HAK OLARAK İNDİRMİŞ OLMASI VE KİTAP HAKKINDA AYKIRI GÖRÜŞLERE SAPANLARIN DERİN BİR AYRILIKÇILIK İÇİNE DÜŞMÜŞ BULUNMALARIDIR.” (Bakara 176)
Gördünüz mü kimlermiş, Allah’ın haklarında azap hükmü verdiği kişiler. Kendilerine kitap indirildiği ve iman ettik diye söz verdikleri halde, ısrarla atalarının batıl inançlarını yaşayabilmek için, Allah’ın ayetlerine farklı anlamlar verip onların anlamları ile oynayıp, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNİN TAM TERSİNİ YAŞAYARAK, ALLAH’IN DİNİ İLE DERİN BİR AYRILIĞA DÜŞTÜKLERİNİ SÖYLÜYOR. Şimdide kendimizden örnek verelim, acaba bizlerde aynı hataları yapıyor muyuz? Kıssadan hisse alana ne mutlu.
-Allah ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem dediği halde Kur’an’da Resulünü, din ulaması dedikleri kişileri, cemaat tarikat imamlarının da Kur’an’ın vermediği hükümler konusunda söz sahibi olduğuna inanıyorsak, aynı büyük günahı bizlerde işliyor, AYNI AZAP BİZLER İÇİNDE GERÇEK OLACAK DEMEKTİR.
-Rabbimiz şefaat tümden bana aittir, hiçbir şefaatin olmadığı O günden sakının diye uyardığı halde, ayetlerde geçen bazı kelimelerin anlamları ile oynayıp Resuller, din ulamaları dedikleri kişiler, velilerde şefaatçidir diye inanıyorsak, AYNI AZAP BİZLERİ DE BEKLİYOR DEMEKTİR.
-Allah’ın Resulü Kur’an’da, ben sadece bana vahyedilen Kur’an’a uyarım, ben sadece apaçık uyarıcıyım. Benim görevim sadece tebliğ etmektir. Bu Kur’an bana vah yedildi ki, Onunla sizi ve ulaştığı herkesi uyarayım dediği halde, Allah’ın Resulüne verdiği yetki ve sorumluluğu beğenmeyip, NE YANİ ALLAH’IN RESULÜ POSTACIMIYDI diyerek, atalarının batıl inancını Resulün adını kullanarak, ayetleri tahrif edip ona söyletmeye çalışanları da, AYNI SON BEKLİYOR DEMEKTİR HATIRLATIRIM.
-Allah bizlerin, yalnız Kur’an’dan sorumlu olduğumuzu bildirip, Kur’an’ın ipine sarılmamızı ve onun sınırlarını asla aşmamamızı emrettiği halde, atalarımızın batıl inancını yaşayabilmek için, Kur’an’a aykırı sözler inançlar yaratıp, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ, RESULÜN RİVAYET HADİSLERİDE VAHİYDİR diyor ve buna inanıyorsak, Allah’ın kitabından batıla sapmış, AZAP BİZLLER İÇİNDE HAK OLMUŞ DEMEKTİR.
Örnek verecek o kadar çok hatalarımız yanlışlarımız var ki, hangi birisinden bahsedeyim. Değerli dostlarım, lütfen Kur’an’ı önyargılarımızdan kurtulup okuyalım ve edindiğimiz VELİLERE değil, yalnız Allah’a yani Kur’an’a güvenelim. İnanın tüm gerçekleri görecek ve yaptığımız yanlışlarımızdan dolayı Allah’tan af dileyeceksiniz. Bu dünyaya gelmiş tüm Allah’ın Resulleri/Elçileri, ben yalnız Allah’ın vahyini sizlere tebliğ etmek için geldim dediği halde, genel çoğunluğumuzun bunu kabul etmemelerinin asıl nedeni, YAŞADIKLARI ATALARININ İNANCININ ETKİSİNDEN, BASKISINDAN KURTULAMADIKLARINDANDIR. Lütfen önce bu baskıdan kendimizi kurtaralım, inanın çok hafifleyecek ve ALLAH’IN BİZLERİ SORUMLU TUTTUĞU HAK OLAN EMİRLERİ İLE BULUŞACAKSINIZ.
Dilerim Allah’tan Kur’an gerçekleri ile buluşabilen, Allah’ın azınlık HALİS mutlu kulları arasında oluruz.
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET

Yorumlar
Yorum Gönder