Ana içeriğe atla

Allah’ın Ezeli Ve Ebedi Oluşu Hakkında, Gelin Birlikte Düşünelim. Allah’ı Yaratan Var Mı?

 



Bu makalemde sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah’ın EZELİ VE EBEDİ olma konusu üzerine olacak. Bazen şu soruyu soranları duyarsınız. Allah kâinatı ve bizleri yarattı, PEKİ ALLAH’I KİM YARATTI? Aslında bu sorunun cevabını bizler, yaşadığımız dünya şartlarında ve şuan ki bilimsel kaynaklarla anlayabilmemiz ve kavramımız pek mümkün olduğunu söyleyemem ama bilim adamları aslında bunu da araştırmaları sonunda açıklayabiliyor. Çünkü bizler şöyle düşünürüz, fizik ve kimya prensiplerine göre, “HİÇBİR ŞEY YOKTAN VAR OLAMAZ, VARDAN DA YOK OLAMAZ” Bunun açıklaması da şöyle yapılır. Madde ve enerji yok edilemez, sadece biçim değiştirir veya dönüşür. Bu ilke, evrenin kapalı bir sistem olduğunu ve içerisindeki toplam kütle-enerjinin korunduğunu ifade eder, diye açıklama yapılır. “Kütlenin Korunumu Kanunu.”

Bu bilgilerden sonra bilimsel olarak, Allah’ı yaratan var mı yoksa bizlerin inandığı gibi Allah, EZELİ VE EBEDİDİR sözlerinden ne anlamalıyız, bilim buna karşımı onu anlamaya çalışalım. Yazımın başında bilim adamı Lavoisier Kanunundan örnek verip, hiç bir şey yoktan var olamaz, prensibinden örnek vermiştim. Çünkü bu kanun örnek verilip Allah varsa, onunda yaratılmış olması gerektiğini söyleyenleri duyarsınız. Günümüz bilim adamları, evren dediğimiz ve hala sınırlarını bile keşfedemediğimiz bir âlemin içinde GÖZLEYEBİLDİĞİMİZ YA DA, ÖLÇEBİLDİĞİMİZ KADARIYLA TESPİTLERİMİZ SONUCUNDA ULAŞTIĞIMIZ BİLGİLERİN, KURALLARIN ANCAK BU EVRENSEL SINIRLAR İÇİNDE GEÇERLİ OLDUĞUNU, LÜTFEN UNUTMAYALIM. Tabi gözlemlerimizin ne kadarı doğru, ya da ne kadarı yanlış onu bilemiyoruz. Onun içinde bilim adamlarının keşifleri de, belki şu anda doğru olabilir ama yarın yeni bir buluşla, yanlış olduğu kanıtlanabilir. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Hiçbir şey yoktan var olamaz bir TEOREMDİR. Bilimsel, matematik aklın ve mantığın kabul ettiği, toplumda kabul görmüş bilgilerdir diyebiliriz. Teoremde, bir mantıksal açıklama gerekir. Yani elle tutulan, gözle görülen kanıt aranız.

Teorem matematiksel veya mantıksal bir sistem içerisinde değişmez, kesin kural veya doğruluğu ispatlanmış önerme olarak kabul edilir. Bu durumda bizleri ve kâinatı yaratan Allah’ın varlığını bu yöntemle bu kurallarla kanıtlayabilmemiz mümkün mü? Kesinlikle mümkün değil. ÇÜNKÜ BU KANUNLAR VE KURALLAR, KAPALI EVRELSEL BİR KURALDIR Kİ, ASLA KÂİNATI YARATAN BİR GÜÇ İLE KARŞILAŞTIRILAMAZ. Çünkü kurallarıda yaratan, kainatı yaratandır. Allah Kur’an’da kendisinden bahsederken bazı örnekler verir, bazılarını hatırlayalım. İhlas suresi, ilk dört ayetinde, bakın Rabbimiz kendisini nasıl tanıtıyor. “DE Kİ: O, ALLAH BİRDİR. ALLAH SAMEDDİR. O, DOĞURMAMIŞ VE DOĞMAMIŞTIR. ONUN HİÇBİR DENGİ YOKTUR.” Böyle bir gücü bizler hayal bile edemiyorsak, böyle bir gücü hiç bir güçle karşılaştıramayacağımıza göre, onun yaratıcısı olamaz. Samed kelimesinin anlamı, hiçbir şeye ihtiyaç duymayan, herkesin kendisine muhtaç olduğu anlamındadır. Hatta bir başka ayetinde, “KENDİSİNE NE UYKU GELİR NEDE UYUKLAMA.” Diyerek bizim düşüncelerimizin üzerinde, insanüstü bir güç olduğunu anlatır. Bu durumda Allah’ın, bizlerin algı sınırlarının dışında bir güç olduğu anlaşıldığına göre, BİZ İNSANLARIN ULAŞABİLDİĞİ FİZİK, KİMYA, MATEMATİK HİÇ BİR BİLİMLE ALLAH’IN VARLIĞININ DENEYSEL OLARAK AÇIKLAYAMAYACAĞIMIZ, ÇOK AÇIKTIR.

Bilim araştırmaları sonucunda, evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce Büyük Patlama (Big Bang) ile başladığını kabul eder. Bu, evrenin ezelî olmadığını, yani bir başlangıcı olduğunu gösterir. Bir başlangıcı olan her şeyin bir nedene, yani YARATICIYA İHTİYACI VARDIR. Allah’ın ezeli ve ebedi oluşuna kanıt olarak, Özetle şunu söyleyebiliriz: “HİÇBİR ŞEY YOKTAN VAR OLAMAZ” KURALI FİZİKSEL EVRENİN KURALLARIDIR; YARATICI İSE BU KURALLARI KOYAN, DOĞAÜSTÜ (METAFİZİK) BİR KONUMDA EZELÎ VARLIK OLARAK TANIMLANIR.” Evrenin bir başlangıcı olduğuna göre, o evreni de yaratan var demektir. Biz O’na Allah diyoruz.

Konumuzu özetlemek gerekirse, “HİÇBİR ŞEY YOKTAN VAR OLAMAZ” kuralı yaşadığımız FİZİKSEL EVRENİN KURALLARIDIR. Yaratıcı ise bu kuralları koyan, doğaüstü (metafizik) bir konumda ezelî ve ebedi varlık olarak tanımlanır. Yani bu kural, yaratılmış evren için geçerlidir. Yaratıcının yani Allah’ın varlığı, bu fiziksel yasaların dışında daha üstün bir kavram, ÜSTÜN GÜÇ, ENERJİ olarak kabul edilir. Yaşadığımız evrende, yoktan var olamayacağını söylediğimiz her şey, YOK OLABİLİR. Var olacak bir şey bir nedene, ya da bir başka şeye ihtiyaç duyar. ANCAK BİR BAŞKA NEDEN YA DA GÜCE İHTİYAÇ DUYMAYAN GÜÇ, YARATICIDIR. Bu durumda, Yaratıcıyı kim yarattı diye soramayız. Buna hangi ismi verirseniz verin, böyle bir gücün olduğu çok açıktır. İman eden bizler, bu güce ALLAH diyoruz. 

Allah’a inanmayan ateistler, bilimsel olarak bir yere kadar gelir dururlar. İleri gidemezler, tıpkı insanların sınırlı bilimsel bilgiler ışığında konuşabildikleri gibi. Örneğin bilim, kâinatın ulaşabildiği bölümü hakkında konuşur. Ulaşamadıkları yerler konusunda, fikirler yürütürler eldeki veriler ışığında. YANİ BİZ İNSANLARIN, ULAŞABİLDİKLERİ HER ŞEY SINIRLIDIR. Bilim ulaşamadıkları bilgilere, hiçbir zaman karşı çıkmaz, ulaşabilmek içinde çaba harcar. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İnsanın bilimsel bilgileri sınırlıdır. BİLMİN ZAMANIN, UZAYIN KÂİNATIN BAŞLADIĞI ANIN ÖNCESİ HAKKINDA, HİÇBİR BİLGİSİ OLMADIĞINDAN, AÇIKLAMADA YAPAMAZ. ONUN İÇİNDE BİLİM YANİ İNSANLAR, ALLAH’IN YANİ YARATICININ NE VARLIĞINI DENEYLE KANITLAYABİLİR, NEDE YARATICI ALLAH YOK ASLA DİYEMEZ, DEMEMİŞLERDE.

Düşündüğümüzde, şu gerçek ortaya çıkıyor. MANTIKSAL OLARAK, HER ŞEYİ BAŞLATAN BİR “İLK NEDEN” OLMALIDIR. EĞER ALLAH’I DA BİRİ YARATSAYDI, ONU KİMİN YARATTIĞI SORUSU SONSUZ BİR DÖNGÜYE GİRERDİ. Bu bilgilerden sonra şunu söyleyebiliriz. Yaratılan bir sonuçtur, bu durumda o sonucu yaratanında yaratıldığını söylemek, sonsuz döngüye girer. Örnek bu evi yapan kim dediğinizde, mühendisi gösterirsiniz ama soruya devam edip, o mühendisi kim yarattı demezsiniz. Çünkü sorunuzun cevabını almışsınızdır. Karşılaştıracağınız şey, bu evrenin sınırları içinde, onun fiziksel kuralları arasında olur. Onun için evreni Allah yarattı, bu durumda Allah’ı kim yarattı diye sormamız mantıksız olur. Yoktan hiçbir şeyin var olamayacağını biliyorsak, KİMİN YARATTIĞINI KANITLAYAMADIĞIMIZ EVRENİNDE, BİR YARATICI OLDUĞU ÇOK AÇIKTIR.

Bizleri yaratan Allah’ta, bizlerin görsel deneylerle ulamayacağı bilimsel bir gerçektir. Neden bilimsel gerçek diyorum, çünkü gözlerimizin gördüğü ya da göremediği, onca âlemin yaratıcısı, ustası Allah’ta ondan. Bizleri yaratan Allah, kullarının kendisine ulaşamayacaklarını ya da kısmi bir şekilde ulaşabileceklerini bildiğinden, kendisini aramızdan Resuller göndererek tanıtmaya çalışmıştır. Hatta biz kullarını uyarmış, özellikle bilme yönlendirmiştir.

Değerli dostlarım, lütfen hiç kimsenin etkisinde kalmadan, önce kendimizi daha sonrada yaşadığımız kâinatı tanıyalım, gözlemleyelim. Bunu yaptığımızda zaten, hiçbir bilimsel kanıta gerek olmadan, bu şaheser eserin bir sanatçısı, yani yaratıcısı olduğunun delilini, kanıtını bizzat gözlemleyeceksiniz. Dilerim bu eserin kıymetini bilen ve bu eserin sahibine gereken saygıyı, hürmeti gösteren, Allah’ın azınlık halis kullarından oluruz.

“İŞTE SİZİN RABBİNİZ ALLAH. O’NDAN BAŞKA HİÇBİR İLÂH YOKTUR. O, HER ŞEYİN YARATICISIDIR. ÖYLE İSE O’NA KULLUK EDİN. O, HER ŞEYE VEKİL (HER ŞEYİ YÖNETEN, GÖRÜP GÖZETEN)DİR.” (Enam 102)

Saygılarımla

Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...