Değerli dostlarım, bizler Allah’ın kitabına iman ettik dediğimiz halde, ne yazık ki iman ettiğimiz kitabı anlayarak ve düşünerek hiç okumadığımız için, Allah’ın biz kullarına mesajını da doğru anlayamadık. Düşünebiliyor musunuz genel çoğunluğumuz, hayatında bir kez bile anlayarak okumadığı bir kitaba iman ediyor. Sizce bu yol ve yöntem doğru olabilir mi? Böyle olunca da din tacirlerinin, Allah ile aldatanların tuzağına düşmekten kurtulamıyoruz. Ne yazık ki sen Kur’an’ı anlayamazsın diyenlere inandık ve birileri kendilerini ALLAH DOSTU VELİ, ÂLİM KİŞİ İLAN ETTİLER, ONLARDAN EN DOĞRU DİNİ ÖĞRENECEĞİMİZİ BİZLERE KABUL ETTİRDİLER. Şunu hiç sorma gereği duymadık, madem biz anlayamıyoruz neden sorumlu oluyoruz Kur’an’dan demedik. Neden, çünkü Allah’ın Kur’an’da birçok kez uyardığı OKU, AKLINI KULLAN, DÜŞÜN EMİRLERİNİ TEBLİĞ ALMADIKTA ONDAN. Kur’an’ı dikkatle anlayarak okumuş olsaydık, dinimiz ve imanımız adına ALLAH’TAN BAŞKA hiç kimseye güvenemeyeceğimizi ve Kur’an’ı Allah, hiç kimseye muhtaç olmayalım diye, yemin ederek kolaylaştırdığını söylediğini anlayacaktık, ama bunun önüne geçtiler. Halbuki Allah’ın Resulü de Allah’tan başka hiç kimseye güvenmemiş, yalnız Kur’an’a iman edip yalnız Kur’an’ı biz ümmetine tebliğ etmişti. Benden başka sakın VELİ edinmeyin diyen Rabbimizin uyarısını tebliğ alamadığımız için, Velisi olmayanın Velisi şeytandır diye bizleri inandırdılar. Allah’a onun kitabına yönelmemiz, yalnız Allah’a güvenmemiz gerekirken, BİZLERİ KENDİLERİNE YÖNLENDİRENLER ONLARA GÜVENMEMİZİ İSTEDİLER. Bu söylenenlere inanınca da, dinde bölündük parçalandık Allah’ın yolundan saptık. Hâlbuki Rabbimiz dinde tek yumruk olmamızı mezheplere, cemaatlere, fırkalara bölünmemizi yasaklamıştı.
Eğer Kur’an ile buluşmuş ve onu anlayarak düşünerek okumuş olsaydık, Allah’ın Resuller ve onlarla uyarıcı ikaz edici Kitaplar göndermesinin nedenlerini de doğru anlayabilirdik. Allah Kitap Ehlinin yaptığı yanlışları tekrar etmeyelim diye, onların yanlışlarına örnekler verir Kur’an’da. Bizler çok üzgünüm saygı duyduğumuz, hatta öpüp başımıza koyduğumuz Kur’an’a güvenmemiz gerekirken, güvendiğimiz kendimizce VELİ, GAVS, ÂLİM kişi ilan ettiğimiz kişilere güvendik, onların sözleri ile İslam’ı yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. Sizlere sormak isterim, KİMİN TAKVACA ÜSTÜN OLDUĞUNU, DOĞRU YOLDA GİTTİĞİNİ, YANİ ALLAH’IN SEVGİLİ VELİ KULU OLDUĞUNU BİZLER BİLEBİLİR MİYİZ? Bilemeyeceğimizi Allah İsra suresi 84. Ayetinde, bakın nasıl söylüyor. “DE Kİ: “HERKES BULUNDUĞU HAL VE NİYETİNE GÖRE İŞ YAPAR. BU DURUMDA KİMİN EN DOĞRU YOLDA OLDUĞUNU RABBİNİZ DAHA İYİ BİLİR.” Ne yazık ki bizler Rabbimizin uyarılarını dinlemedik, işin kolayına kaçıp, edindiğimiz velilerin sözlerine kandık. Gerçek iman eden, doğru yolun Kur’an’ın gösterdiği yol olduğunu bilir. SÖZDE MÜSLÜMANDA YAŞANANLARDAN DERS ALMAYIP, YAKIN ZAMANDA ALLAH DOSTU VE VELİ KİŞİ İLAN ETTİKLERİ, FETO ZALİMİ BENZERLERİNE İNANMAYA DEVAM EDER.
Çok daha ilginci bizler Kur’an ile buluşabilseydik, edindikleri Veli kişilerin kendilerine şefaat edemeyeceğini, hiç bir faydası olamayacaağını, bu kişilerin cehennem azabından asla bizleri kurtaramayacağını da anlardık. Lütfen Kur’an’dan, Allah’ın gönderdiği Resullerin, nasıl yalnız Allah’a dua ettiğini, yalnız ondan yardım dilediklerini hatta dualarında, Allah’ım bizi senin SALİH kulların arasına kat dediklerini de görebilirsiniz. Bakın Allah Hz. Muhammed’i nasıl uyarıyor ve nasıl dua etmesini istiyor, hatırlayalım.
“ALLAH’TAN BAŞKA İLAH OLMADIĞINI KUŞKUSUZCA BİL! HEM KENDİ GÜNAHIN İÇİN, HEM DE MÜMİN ERKEKLERLE MÜMİN KADINLAR İÇİN AF DİLE. ALLAH SİZİN, DÖNÜP DOLAŞACAĞINIZ YERİ DE, VARIP ULAŞACAĞINIZ YERİ DE BİLİR.” (Muhammet 19 )
Bakın Allah Resulünü nasıl uyarıyor ve onun bile günahları için, Allah’a dua etmesini istiyor. Bizler namazlarımızda dua ederken, Allah’ım YALNIZ SANA KULLUK EDERİZ, YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ diye Allah’a söz veriyoruz. Namaz bitiyor yardımı şefaati Resulünden dileyip, ŞEFAAT YA RESULALLAH demekten korkmuyoruz. Onu bırakın edindiğimiz veli, gavs dediğimiz kişilere kulluk edip, onların mahşer günü bizlere şefaat edeceğine bile inanmıyor muyuz? Bu ve benzeri öyle büyük hatalar yapıyoruz ki, hala günümüzde bizler edindiğimiz Veli kişilerin ardından gitmeye devam ediyoruz. Hâlbuki Allah bağışlanma ve şefaat konusunda tek yetkili kendisinin olduğunu söyleyip, Tevbe suresi 80. Ayetinde Resulünün üzerinden ne demişti hatırlayalım. “SEN, ONLAR İÇİN İSTER BAĞIŞLANMA DİLE, İSTERSEN DİLEME. ONLAR İÇİN YETMİŞ KERE BAĞIŞLANMA DİLESEN DE, ALLAH ONLARI KESİNLİKLE BAĞIŞLAMAZ.” Yine Allah, Resulünün üzerinden bu konu ile ilgili bir uyarıda bulunarak, Enam suresi 51. ayetinde ne diyordu, onu da hatırlayalım. “RABLERİNİN HUZURUNDA TOPLANACAKLARINDAN KORKANLARI, KUR’AN’LA UYAR. ÖYLEKİ, KENDİLERİ İÇİN O’NUN HUZURUNDA NE BİR DOST NE DE BİR ŞEFAATÇİ VARDIR. GEREKİR Kİ ALLAH’TAN KORKARLAR.” Bizler ne yazık ki Allah’tan korkmak, ondan yardım istemek yerine, edindiğimiz VELİ, GAVS ilan ettiğimiz kişilerden korkup yardım şefaat diliyoruz.
Allah’ın görev verdiği Elçilerinin, nasıl dua ettiklerini ve kendilerini nasıl SALİH kulları arasına almasını istedikleri dua örneklerini hatırlatmak istiyorum. Hz. Âdem bakın Allah’a nasıl dua ediyor, Araf 23. Ayetinde. “DEDİLER Kİ: “RABBİMİZ! BİZ KENDİMİZE ZULÜM ETTİK. EĞER BİZİ BAĞIŞLAMAZ VE BİZE ACIMAZSAN MUTLAKA ZİYAN EDENLERDEN OLURUZ.” Yine Hz. Yusuf’un Yusuf suresi 101. Ayetinde, Allah’a karşı yaptığı duayı hatırlayalım. “RABBİM! GERÇEKTEN BANA MÜLK VERDİN VE BANA SÖZLERİN YORUMUNU ÖĞRETTİN. EY GÖKLERİ VE YERİ YARATAN! DÜNYADA VE AHİRETTE SEN BENİM VELİMSİN. BENİM CANIMI MÜSLÜMAN OLARAK AL VE BENİ SALİH/ERDEMLİ KULLARIN ARASINA KAT.” Bakın Allah’ın Resulü nasıl dua ediyor. Bu dünyada ve ahirette yalnız sen benim VELİMSİN diyor. Ama bizler bu uyarılardan habersiz kendimize Allah ile birlikte VELİLER, GAVSLAR edinmekten çekinmiyoruz, ondan sonrada bizler Allah’ın en doğru yolunda gidiyoruz diyebiliyoruz.
Şimdide Hz. İbrahim’den bir örnek hatırlatmak istiyorum. Şuara suresi 82. Ayetinde, O örnek insan bakın Allah’a nasıl dua ediyor. “HESAP GÜNÜNDE, BENİM İÇİN HATALARIMI BAĞIŞLAYACAĞINI UMDUĞUM O’DUR. RABBİM! BANA DOĞRU HÜKÜM VERME YETENEĞİ VER VE BENİ İYİLER/SALİH KİŞİLER ARASINA KAT! “ Hz. İbrahim, günahlarının bağışlayıcısı olarak Allah’ı gösteriyor ama bizler hala Resulünden, edindiğimiz Veli kişilerin şefaatinden bahsetmekten korkmuyoruz. Ayetin son kısmı, çok dikkat çekici ve önemli. Hz. İbrahim Allah’a dua ederken, BENİ SALİH KİŞİLERİN ARASINA KAT diyor. Bakın bunu söyleyen Allah’ın çok takdir ettiği, HANİF bir kul olduğunu, Kur’an’ın bildirdiği bir RESUL. Ama bizler hakkında yalnız Allah’ın bileceği bir konuda hükümler verip BU KİŞİ ALLAH’IN HALİS, SALİH KULU VELİ İNSAN diyerek, hiç kuşku duymadan bu kişilerin ardı sıra gitmekten çekinmiyoruz. Tabi sonucunu da görüyoruz ama işin kötüsü ders almıyoruz. DERS ALMAYINCA AYNI HATALARI YAPIP, AYNI ACILARI TATMAMIZDA KAÇINILMAZ OLACAKTIR. Son olarak Hz. Musa’nın kısasından, çok önemli birkaç ayet hatırlatmak istiyorum. Çünkü bu ayet Tüm kitap Ehlinin, bizlerde dâhiliz yaptığımız yanlışlara, düşünen kuluna çok güzel bir ders veriyor.
Mümin 41-42: “EY KAVMİM! BU NE HÂL? BEN SİZİ KURTULUŞA ÇAĞIRIYORUM, SİZ İSE BENİ ATEŞE ÇAĞIRIYORSUNUZ.” “SİZ BENİ ALLAH’I İNKÂR ETMEYE VE HAKKINDA HİÇBİR BİLGİM OLMAYAN ŞEYLERİ O’NA ORTAK KOŞMAYA ÇAĞIRIYORSUNUZ. BEN İSE SİZİ MUTLAK GÜÇ SAHİBİNE, ÇOK BAĞIŞLAYANA (ALLAH’A) ÇAĞIRIYORUM.” (Diyanet meali)
Mümin 43: GERÇEK ŞU Kİ SİZİN BENİ DAVET ETTİĞİNİZ ŞEYİN, DÜNYADA DA AHİRETTE DE DAVETE DEĞER BİR TARAFI YOKTUR. ŞÜPHESİZ Kİ DÖNÜŞÜMÜZ ALLAH’ADIR; AŞIRI GİDENLER DE ELBETTE ATEŞ HALKININ KENDİLERİDİR. (Mehmet Okuyan)
Hz. Musa toplumunu/ümmetini kurtuluşa çağırdığını söylüyor ve diyor ki, söyledikleriniz ve inandıklarınız akıl işi değil. Ben sizi hakka kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz. Peki, neden söylüyor bu sözleri Hz. Musa? Çünkü Allah’ın Resulüne gelen vahiyle, onların yaşadığı atalarının batıl inanç o kadar farklı ki, bu ne hal sizin yaptıklarınız diye şaşırıyor. HATIRLATIRIM HZ. MUSA’NIN ŞAŞIRDIĞI TOPLUM KİTAP EHLİ ALLAH’A VE DAHA ÖNCE GELEN KİTAPLARA İNANDIKLARINI SÖYLEYEN TOPLUMLAR. AMA ALLAH’IN İNANCINDAN NEREDEYSE ESER KALMAMIŞ Kİ, HZ. MUSA BU HALİNİZ NEDİR SİZLERİN DİYOR. Ayette çok önemli bir konu var. Hz. Musa Siz beni Allah’ı inkâr etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan, yani Allah’ın bu konuda açıklama yapmadığı şeyleri, ALLAH’A ORTAK KOŞMAYA YANİ ŞİRK KOŞMAYA BENİ ÇAĞIRIYORSUNUZ DİYOR. Tıpkı günümüzde bizlerin yaşadığı gibi.
Buradan da anlıyoruz ki bu insanlar, Allah’a inanıyor ama batılın bataklığına batmışlar ve Hz. Musa’yı da kendilerine davet ediyorlar. Hz. Musa onlara siz yanlış yoldasınız diyerek, ben sizi mutlak ve tek güç sahibi, bağışlayıcı Allah’a çağırıyor, ona davet ediyorum diyor. Devamında ise çok önemli bir açıklama yapıyor, kendisini atalarının rivayetlerle karışmış batıl inancına çağıranlara, sizin beni davet ettiğiniz inancın, ne bu dünyada nede Allah’ın huzurunda geçerliliği yoktur. Allah katında Geçerli olan, ALLAH’IN HALİS, KATIKSIZ DİNİDİR. Bizlerin dönüşü yalnız Allah’a olacaktır ve sorgumuzda Allah’ın hükümlerinden olacaktır. ALLAH’IN KOYDUĞU SINIRLARINI AŞARAK, AŞIRIYA GİDENLER VE ALLAH’IN DİNİNE BEŞERİ İLAVELER YAPARAK, ALLAH’A İFTİRA EDENLER, ATEŞ HALKININ BİZZAT KENDİLERİ OLACAKTIR, diyerek batılın hurafenin atalar dini yaşayanları ikaz ediyor.
Sizce bizler, bunca açık Allah’ın verdiği örneklerden ders aldık ve bu hataları günümüzde bizler yapmıyoruz diyebiliyor muyuz? Bu sorum karşısında tebessüm ettiğinizi ve onlardan ne yazık ki hiçbir farkımızın olmadığını içinizden geçirdiniz. Dilerim gözlerimizdeki perdeyi kulak ve kalplerimizdeki mührü KUR’AN ile kaldırırız. Yine dilerim Allah’ın zikri Kur’an’ı dikkatle araştırarak düşünerek okuyan, en az hata yapan, Allah’ın halis kullar arasında oluruz.
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET

Yorumlar
Yorum Gönder