Bu makalemde sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, genelde ateistlerin ya da inançsız kişilerin sorduğu bir soru üzerine olacak. “ALLAH'IN, BİZLERİN YAPTIĞI İBADETLERE İHTİYACIMI VARDA BİZLER NAMAZ KILIP, ORUÇ TUTUYORUZ?” Soru aslında çok doğru ama konuya vakıf olmadıkları için, art niyetle soruyorlar bu soruyu. Önce bizler neden Allah'a salat ediyoruz, günümüz ismiyle neden namaz kılıyoruz, oruç tutuyor Hacca giidiyoruz. Önce şu açıklamayı yapmak isterim, Salat kelimesi Kur’an'da, bizlerin kıyam, rükû ve secde ile yaptığımız ibadete verilen isim olduğu gibi, salat yalnız Allah'ı muhatap alarak, yalnız Allah'a dua edip ondan yardım dilemek, insanların birbirine destek olup yardım etmesi anlamlarına da geliyor. Allah yalnız kendisini muhatap alıp, yardım için dua eden kullarına cevap vereceğini söylüyor.
İbadetlere Allah’ın elbette hiçbir ihtiyacı yoktur; ibadetlere tamamen bizim ihtiyacımız vardır. Allah, "Samed"dir; yani hiçbir şeye muhtaç olmayan, aksine her şeyin kendisine muhtaç olduğu sonsuz bir varlıktır. Allah’ın bizden namaz, oruç ve hac gibi ibadetleri istemesinin sebebi, tamamen bizim ruhsal, bedensel ve toplumsal gelişimimiz içindir. Bir doktorun hastaya ilaç yazması, doktorun kendi ihtiyacından değil, hastanın iyileşmesi içindir. İbadetler de insan ruhunun ilaçlarıdır. Namaz, günün belli vakitlerinde insanı DÜNYA TELAŞINDAN KOPARIR. RUHSAL BİR HUZUR, DİSİPLİN VE HAYATI SORGULAMA ALANI AÇAR. KULUN YARATICISI İLE DOĞRUDAN BAĞ KURMASINI SAĞLAR. Oruç, İnsana irade terbiyesi ve nefis kontrolü öğretir. Aç kalan insan, nimetlerin değerini anlar. Toplumdaki yoksulların halini hissederek empati ve şefkat duygularını geliştirir. Orucun bilim adamları tarafından keşfedilen, çok daha öneli faydaları da vardır. Günümüz ilminin araştırmaları sonucu, oruç tutmanın, yani bedeni aç bırakmanın faydalarını da keşfetti. ABD'de yürütülen bir araştırma, ORUÇ TUTMANIN BAĞIRSAK KÖK HÜCRELERİNİN YENİLENME FONKSİYONUNU ARTIRDIĞINI ORTAYA ÇIKARDI. ABD’de yayımlanan New England Tıp dergisindeki bir makalede, günün 6–8 saatinde gıda tüketip geri kalan 16–18 saatinde yemekten uzak durmanın, BİRÇOK HASTALIĞI ENGELLEMENİN YANI SIRA, KAN BASINCINI DÜŞÜRDÜĞÜ VE ÖMRÜ UZATTIĞI TESPİTİ YAPILDI. Demek ki Allah'ın emrettiği herşey, ibadetler dahil aslında biz insanların bizzat kendi sağlığı ve çıkarları için olduğu anlaşılıyor. Hac, dünyanın dört bir yanından gelen, dili ve ırkı farklı milyonlarca insanı, aynı aynı yerde buluşturup, Statüleri sıfırlayarak tam bir eşitlik, mahşer provası ve küresel bir kardeşlik bilinci aşılar. Çok daha önemlisi tanışma ve kaynaşma sağlayarak birbirileri ile ticaret yapmalarını, böylece AYNI DİNE İNANN İNSANLARIN DAYANIŞMA VE BİRBİRİLERİ İLE HABERLEŞME İMKANI SAĞLAR. Buna dünya çapında, SOSYAL KONGRE DİYEBİLİRİZ.
Ayetlerde geçen Salat’ın bir anlamı olan namaz kılarken, bizler aslında ne yapmamız gerekirken, bizler ne yapıyoruz. Günümüzde anlamını dahi bilmeden okuduğumuz ayetlerle, Allah’ın huzuruna durup, ona hitap ederken ne söylediğimizi bilmeden kıldığımız namazın, bizlere hiçbir faydasının olmadığını önce söylemek isterim. ÇÜNKÜ BİZLER NAMAZI ALLAH'IN İHTİYACI OLDUĞU İÇİN DEĞİL, BİZLERİN İHTİYACI OLDUĞUMUZ İÇİN KILIYORUZ. NAMAZ ALLAH’DAN YARDIM DİLEMENİN BİR YOLUDUR VE BUNU YAPARKEN BİZLER BEDENİMİZE, RUHUMUZA GÜÇ, MORAL DEPOLUYORUZ. Namaz Allah ile kulunun bir olduğu andır ki, o anı gereği gibi yerine getirip, Allah ile doğru bir diyalog başlatırsak, ona tüm sorunlarımızı açarak, yardım dileyerek rahatlarız, huzur buluruz, moralimizi düzeltiriz. Bakın namazın aslında kime faydası varmış? Peki, namazımızı bizler bu bilinçle mi kılıyoruz?
Ne söylediğimizi bilmeden kıldığımızın namazın, elbette bizlere hiçbir faydası da olmuyor. Ama bu salatı yalnız namazla sınırlamadan, namazı yalnız şekilsel ritüel hale getirmeden, yani ibadeti ayine dönüştürmeden, salatın tüm gereklerini, yani yalnız Allan’dan yardım dilemek adına ona dua ederek, toplum içinde yardımlaşmayı, destek olmayı amaç edinerek bir bütün olarak salatı yaşamalıyız. Kur’an'da geçen ayetlere dikkat ettiyseniz, her salatın yanında zekât verin emri de vardır. BUNU HAYATA GEÇİRDİĞİMİZDE KAZANAN SİZCE KİM OLUR? Elbette bizler. Çünkü yalnız Allah’tan yardım isteyip onun şanını yücelten, toplumda insanların birbirine destek olup yardım etmesiyle kimler kazanır, elbette tüm insanlar. DEMEK Kİ SALATIN BİR BÜTÜN OLARAK HAYATA GEÇİRİLMESİ, ALLAH'A YÖNELİK YAPILIYOR GÖRÜNSE DE, BİZLERİN FAYDASINADIR, BİZLERE FAYDASI OLSUN DİYE ALLAH EMRETMİŞTİR. Her gün Allah'ı anan, ona şükranlarını sunup sözler veren insan, asla doğru yoldan sapmaz. Ama bunu bilinçli yapıyorsa tabi. Yoksa yatıp kalkmakla, anlamını bilmediği ayetleri okumakla asla fayda sağlayamayız. Bakın Allah SALAT konusunda ne diyor. Gerçi yazacağım ayette geçen salat kelimesini genel çoğunluk, NAMAZ diye tercüme etmişler. Eğer yalnız namaz dersek, ayette bahsedilen gerçek amacı anlamamış, gizlemiş oluruz. Farklı tercümelerden yazmak istiyorum.
“KİTAP'TAN SANA VAHYOLUNANI OKU, NAMAZ KIL. MUHAKKAK Kİ NAMAZ HAYÂSIZLIKTAN VE FENALIKTAN ALIKOYAR. ALLAH'I ANMAK EN BÜYÜK ŞEYDİR! ALLAH YAPTIKLARINIZI BİLİR.” (Ankebut 45)
“Sen onlara Kitaptan vahyolunanı oku! SALAT-I DOSDOĞRU İKAME EDEREK BİLGİNİ BİLİNCİNİ ARTIR. ÇÜNKÜ SALAT-I DOĞRU İKAME EDERSEN, SÜREKLİ KENDİNİ KONTROL EDER, HATALARINDAN AF DİLER, HER TÜRLÜ AHLÂKSIZLIKTAN, KÖTÜLÜKTEN UZAK KALIRSIN! Unutma ki; hayatı yaşarken aklı başında olmak, yapacağın her şeyi Allah’ı düşünerek yapmak, her şeyi Allah’ın yasalarına göre yapmak en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor.” (Ankebut 45)
“KİTAP'TAN SANA VAHYOLUNAN ŞEYİ OKU. SALATI İKAME ET. SALAT FAHŞADAN VE KÖTÜLÜKLERDEN ALIKOYAR. KESİNLİKLE ALLAH'IN ZİKRİ DAHA BÜYÜKTÜR. ALLAH, YAPTIĞINIZ ŞEYLERİ BİLİR.” (Ankebut 45)
Demek ki Salatı gereği gibi yerine getirmek, bizlerin faydasınaymış. Allah onun için emretmiş. Eğer bu ayette geçen SALAT kelimesine yalnız namaz diye tercüme ederde, birde o namazı anlamını bilmeden ne söylediğimizin farkında olmadan okuduğumuz Kur’an ayetleri ile yerine getiriyorsak, o namaz bizlerin gönlünde bir titreme, bir yumuşaklık, güzellik yaratması mümkün olmadığı için, O namaz bizleri HAYASIZLIKTAN, KÖTÜLÜKTEN, FUHUŞTAN ASLA ALI KOYAMAZ, KOYMUYOR DA. Namazın bizleri hayasızlıktan, kötülükten korumasına neden olan, Allah'a verdiğimiz söz, yalnız ondan dilediğimiz şefaatin, yardımın karşılığında, Allah'tan aldığımız ödüldür. Yoksa anlamını bilmeden rükû ve secde bizleri hayasızlıktan, kötülükten, fuhuştan asla alıkoymaz. Gazetelerden televizyonlardan, izlediklerimizden hepimiz utanç duyuyoruz. Ne yazık ki alıkoymuyor, çünkü bizler namazda ne dediğimizin farkında bile değiliz. AYRICA HER NAMAZDA ALLAH'A, YALNIZ SANA KULLUK EDERİZ, YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ DİYE SÖZ VERİYORUZ, NAMAZ BİTİYOR ŞEFAATİ, YARDIMI ALLAH'IN RESULÜNDEN, EDİNDİĞİMİZ VELİLERDEN DİLİYORUZ. Bizler namazlarımızda Allah'a verdiğimiz sözü bile tutmuyorsak, bu namazdan bizler fayda sağlayabilir miyiz? Sizce bu namazın bizlere faydası olur mu? Böyle kullarına Allah yardım eder mi? Yorum sizlerin.
Müddesir suresi 42. Ayetinde, hesap gününden bir örnek veriliyor ve deniyor ki, SİZİ ATEŞE SOKAN NEDİR? Onlarda cevap veriyorlar. 43. Ayette. "SALAT-I İKAME EDENLERDEN DEĞİLDİK!" Bu ayeti tercüme eden genel çoğunluk, Namaz kılanlardan değildik diye tercüme ediyorlar. Salatı yalnız namaza indirgeyip, namazı özünden amacından uzaklaştırdığımız için, şekilsel ritüele dönüştürdük. Ne söylediğimizi bilmeden yaptığımız kıyam, rükû ve secdenin bizlere de hiçbir faydası ne yazık ki olmuyor. SALATI GEREĞİ GİBİ YERİNE GETİRMEYEN TOPLUMLARDA, NE HUZUR OLUR NEDE ADALET. YALNIZ ALLAH'I VELİ EDİNMEYİP KENDİLERİNE VELİLER EDİNENLER, YALNIZ ALLAH'TAN YARDIM DİLEMEMİZ GEREKİRKEN, EDİNDİKLERİ VELİLERDEN ŞEFAAT DİLERSEK, İNSANLAR ARASINDA BİRBİRİNE DESTEK OLMAYAN, YARDIM ETMEYEN TOPLUMLAR OLMUŞSAK, BÖYLE TOPLUMLARDA ALLAH KORKUSU OLMAZ. ALLAH'A VERDİĞİ SÖZÜN FARKINDA OLMAYAN, KULA VERDİĞİ SÖZÜ ÖNEMSER Mİ? ÇÜNKÜ ALLAH BÖYLE TOPLUMLARA YARDIM ETMEZ, DUALARINA KARŞILIK VERMEZ.
Yılda bir ay Oruç tutar, Ramazan ayında Müslümanlar. Allah orucu ne için emretmişti hatırlayınız lütfen. Bakara suresi 183. Ayetinde bakın neden emrettiğini söylüyor orucu. “EY İMAN SAHİPLERİ! ORUÇ SİZDEN ÖNCEKİLER ÜZERİNE YAZILDIĞI GİBİ, SİZİN ÜZERİNİZE DE YAZILMIŞTIR. BU SAYEDE KORUNMANIZ UMULMAKTADIR.” Gerçekten de oruç bizlerin bedenini, organlarını ve ruhunu korumak için emredilmiştir. Bu ayetin devamında yani 184. Ayetin sonunda Allah, oruç konusunda bakın ne diyor.” BİLİRSENİZ (ZORLUĞA RAĞMEN) ORUÇ TUTMANIZ SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.” Oruç tutan sağlık bulur. Demek ki namaz gibi Orucu da Allah, bizlerin ihtiyacı olduğu için emretmiş. Allah’ın bizlerin ne namazına, nede tutacağımız oruca ihtiyacı yoktur. Bilimsel olarak da orucun bizlere çok faydası olduğu kanıtlanmıştır. Demek ki bizlerin ihtiyacı olduğu anlaşılıyor. Zekât ta öyle değil mi? Toplumda adaleti sağlayıp, eşitsizliği en aza indirerek huzursuzluğu önlüyor, kardeşliği pekiştiriyor.
Konumuzu özetlemek gerekirse, bizlerin kıldığı namaza, tuttuğumuz Oruca, verdiğimiz zekâta, kestiğimiz Kurbana Allah’ın değil, bizlerin ihtiyacı vardır. Eğer bizler hala bunun farkında değilsek, namazı ritüele çevirdiysek, SALATIN gereğini de yerine getirmiyoruz demektir. Namaz vakti Kur’an da belirlenmiştir, bu vakitte herhangi bir nedenle namaz kılamadıysak, Allah daha sonra kılamadığınız namazı kaza edin kılın demez. ÇÜNKÜ NAMAZ YAŞADIĞIMIZ O GÜNÜN O ANIN, BİZLER İÇİN ADETA SİGORTASIDIR. Ama orucu herhangi bir nedenden tutamadıysanız, daha sonra tutun der. Çünkü namaz bizler için her günün sigortası, oruç ise bir yılın bedenimizin sağlığı için gerekli olan ihtiyacıdır. Özetle; güneşin bizim onu övmemize ihtiyacı yoktur, ama bizim onun ışığına ve ısısına ihtiyacımız vardır. İbadetler de bizim manevi dünyamızı aydınlatan ışıklardır.
Değerli kardeşlerim lütfen namaz, oruç, zekât, Hac Kurban gibi konuları Kur’an ve akıl merkezli düşünerek, doğru anlamaya çalışalım. Günümüzde ne yazık ki özellikle namaz bir ritüele dönüştürülmüş, hatta toplum korkutularak adeta namazdan uzaklaştırılmış, dinden soğutulmuştur. Bizlere düşen batılın ve rivayetlerin değil, yalnız Kur’an’ın ipine sarılarak gerçekleri Kur’an'dan öğrenmeye çaba harcamalıyız. LÜTFEN UNUTMAYALIM, ALLAH YEMİN EDEREK BU DİNİ, KUR’AN'I BİZLER HİÇ KİMSEYE MUHTAÇ OLMADAN YAŞAYALIM DİYE, KOLAYLAŞTIRDIĞINI SÖYLÜYOR AMA DİNİ ELLERİNDE TUTMAK İSTEYEN DİN TACİRLERİ TAM TERSİNİ SÖYLEYİP, BİZLERİ ALLAH'IN YOLUNDAN ALIKOYMAYA ÇALIŞIYORLAR. Allah’ın kolaylaştırdığı dini, kendi nefislerinde sanki haşa Allah’ın eksiğini tamamlar gibi ilavelerle zorlaştıranlardan uzak duralım, yoksa hesap günü yüzleri simsiyah olup, üzülenlerin safında oluruz.
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET

Yorumlar
Yorum Gönder