Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Allah’a Şirk Koşarak Yaşadığımız Dinin, Lütfen Farkında Olalım.

  Bizler Müslüman olduğumuzu övüne övüne söyleriz.  İman ettiğin Kur’an’ı hiç anlayarak ve düşünerek okudun mu diye sorduğumuzda, neredeyse yüzde doksanımız okumadığımızı söyleriz . Okumadan nasıl iman ettin diye sorsanız, mantıklı bir cevap almanız mümkün olmayacaktır. Halbuki Allah önce OKU tebliğ al ve daha sora ayetler üzerinde düşün aklını kullan emrini veriyor. Okunmadığı içinde düşünme, aklımızı kullanma gereğide duymuyor, hatta neye inandığımızı bilmediğimizden,  YAŞADIĞIMIZ DİNİN ALLAH’IN EMRİ OLUP OLMADIĞINI DA SORGULAYAMIYORUZ.  Hatta bunu yapmadığımızın da savunmasını yaparak, zaten Kur’an’ın meali tercümesi Kur’an değildir. Okusam ne olacak, ben âlim miyim ki Kur’an’ı anlayayım, Kur’an’ı herkes anlayamaz diye de yaptığımız yanlışımıza delil, kanıt yaratmaya çalışıyoruz.   Böyle inandırıldığımız içinde, kendimize güvenilir veliler, gavslar arıyoruz, Allah yasakladığı halde.  Bu hatamızın sonucunu da hep birlikte görüyoruz, ama ders ala...

İnancını Bu Dünyada Sorgulamayan, Hesap Günü Sorgulandığında Verecek Cevap Bulamayacaktır.

  Rabbimiz bizlerin Kur’an’ı okurken dikkatle düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı yani özellikle  SORGULAYARAK İMAN ETMEMİZİ İSTER , sizce neden? Elbette eğriyi doğrudan ayırabilmemiz ve böylece her söylenene inanmayalım diye.  İsteseydi düşünmenize, sorgulamanıza gerek yok, ben ne emrettiysem onu yapın diyebilirdi. Çünkü sorgulamayla başlayan düşünmenin, aklını kullanmanın sonunda ancak, bir insan gerçek doğruya ulaşır. Çok daha önemlisi kalbiyle de desteler onaylar da ondan. Körü körüne itaat bilinçsizlik yaratır ki, bilinçsiz davranışlar başarı getirmez.  Onun için Allah inatla batıla, hurafeye, ataların dine körü körüne sarılanların kalplerini mühürlerim, gözlerine perde çekerim diyor. Bir insan sorgulama özelliğini hayatına geçirdiğinde, düşünme aklını kullanma kapsını ardına kadar açar. Böylece daha önce inandıkları birçok şeyin,  doğru olmadığını yanlış olduğunu görebilir.  ÇÜNKÜ SORGULAMAK DÜŞÜNMENİN İLK VE EN ÖNEMLİ BASAMAĞIDIR . Sorg...

Bizler İnatla, Atalarımızdan Gördüğümüz İnancı Sorgulamadan Yaşamaya Devam Ediyoruz.

  Birçok yazımın konusunu, bana verilen cevaplar oluşturur. Çünkü bu cevaplar yaşadığımız İslam’ın adeta gerçekleri ve özetidir. Bizler her şeyden önce yanlışlarımızı görmek ve düzeltmek istiyorsak, her yazımda neredeyse hatırlattığım gibi,  YAŞADIĞIMIZ İSLAM İLE KUR’AN’I MUTLAKA SORGULAMALIYIZ . Bunu yapmadığımız içinde, çok ama çok büyük hataları yapmaya, hatta çevremize bu yanlışları doğru diye anlatmaya devam ediyoruz. Bir yanlışı bir kişinin yapması, kolay düzeltilebilir bir sorundur. Ama bu sorunu, yüzlerce binlerce kişiye  DOĞRU  diye anlatıyor ve kabul ettiriyorsak çevremize, bu milyonlarca insana hatalı ve yanlış olarak yayılmasına neden olur . ÇOK ÜZGÜNÜM AMA BU YANLIŞ İNANÇ ZİNCİRİ, MİLYARLARA ULAŞARAK DEVAM EDİYOR . Onun için ben yazılarımda, doğru zannettiğimiz yanlışlar üzerinde, çok fazla duruyorum. Özellikle her yazımda,  YALNIZ KUR’AN’A SARILMAMIZ GEREKTİĞİNİ HATIRLATIRIM.  Peki neden? Çükü bu emri veren, yüce Rabbimizde ondan. Yi...

Kendi Uydurmalarını Allah’a Yakıştıranlar, Kıyamet Gününde, Allah’a Nasıl Cevap Vereceklerini Düşündüler Mi?

  Bizler bu dünyada, öyle bir ortamda yaşıyoruz ki,  GERÇEK İLE RÜYA ADETA BİR BİRİNE KARIŞMIŞ DURUMDA.  Gerçek ile rüyayı birbirinden ayırmak inanın çok zor. Yaşı ileri olanlar çok iyi bilirler, bazen geçmişi düşündüğümüzde hayatımız rüya gibi geçti deriz. Evet hayatımız aslında, yönetimi elimizde olan bir rüyadan farksız. Sizlere şöyle desem, bizler bu dünyada yaşarken, aslında hem Allah’ın katına geçip yaşıyoruz, hem de bu dünyada yaşıyoruz desem ne dersiniz? Sanırım tam anlamamış olabilirsiniz, sözlerime açıklık getirmek istiyorum. Allah Kur’an’da uykuyu ölüme benzetir ve aslında bizlerin her akşam uyuduğumuzda, ruhumuzun ölümü yaşadığını ve Allah’ın katına geçtiğimizi söyler. Uyandığımızda da Allah, ruhlarımızı bedenimize iade ettiği açıklamasını yapar, hatta bir kısmını iade etmeyiz yani bu dünyadaki yaşamı, sona ermiş olur diye bilgi verir. Bu konuyu daha iyi anlayabilmemiz içinde, çok önemli bir bilgi verir Kur’an ve derki, sizin bu dünyadaki zaman akışınızla...

Rivayetler Kur’an’ın Önünde, Kalenin Surları Gibidir, Ona Ulaşmayı Engeller.

  Bizlerin Kur’an ile bağını kesenlerin, gerçekten görevini çok iyi yaptıkları anlaşılıyor. Bu zinciri, prangayı biz Müslümanların kırabilmesi ve gerçekleri HAK olanı ortaya çıkarması içinde, bizlerin çok ama çok çalışması gerekiyor. Değerli dostlarım, ben Müslümanım diyen herkes, bizzat kendisi batıl ve hurafeden uzak Kur’an ile buluşma ve anlama çabasını gösterdiği takdirde, batılın zincirlerini kırıp  ALLAH’IN KİTABI KUR’AN İLE BULUŞABİLİRİZ.  Eğer bu çabayı göstermiyorsak, Allah ile aldatanların tuzağına düşmekten asla kurtulamayız.  ŞUNU RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM, MÜSLÜMANLARIN KUR’AN İLE BULUŞMASININ ÖNÜNDE, KALENİN SURLARI GİBİ TEK BİR ENGEL VARDIR, ODA DOĞRULUĞUNDAN ASLA EMİN OLAMAYACAĞIMIZ VE ALLAH’IN RESULÜNÜN ADINI KULLANARAK NAKLETTİKLERİ RİVAYET HADİSLER. Allah şahittir ki, ben hadis düşmanı değilim. Ben insanları Allah ile aldatmaya çalışanların düşmanıyım. Allah’ın Resulüne, iftira atmaktan korkan bir Müslümanım. Hadis söz anlamına gelir ki, Rabbimiz g...