Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ADAK KURBANININ DİNİMİZDEKİ YERİ......

Bu makalemin konusu, ADAK KURBANI üzerinde olacaktır. Hiçbir şart gözetmeden, Allah ın rızasını kazanmak adına, Allah a kurban adamak, yani kurban kesmek için söz vermek, elbette konumuzun dışındadır, bunu her zaman yapabiliriz. Bildiğiniz gibi bizlerin Kurban bayramı adı altında kestiğimiz kurbanlar, Kuran da Allah ın emrettiği farz bir emir değildir. Kurban yılın yalnız bir gününde değil, her gününde kesip, Allah a saygımızı gösterebiliriz. Allah yalnız kendisi adına olmak şartıyla, Kurban kesmemize bizlere izin vermiş, meşru kılmıştır ama bunu bizlerin gönül rızası ile yapmamızı ister. Yer ve zaman olarak, Kur’an da bahsedilen kurban, Hac vaktinde kesilmesi gereken kurbandır ki, buda Hacca gelenlere sunulmak içindir. Kurban Allah a yaklaşmalıktır, bunun birçok yolu da vardır. İster Allah ın rızasını kazanmak adına, hayvan keser dağıtırsınız, ister oruç tutarız, ister hayır ve hasenatta bulunuruz.  Makalemin konusu ise geleneklerimize giren ama asla Kur’an da bahsedilmed...

Allah’ın Kur'an’da Yemin Etmesi Ne Anlama Geliyor?

Bir arkadaşımın bana Kur’an'da Allah, birçok ayetinde yemin ediyor bunun anlamı nedir, Allah yemin eder mi diye sormuştu. Gerçekten güzel bir soru. Bende Allah'ın rehberinden anladığım kadarıyla kendisine cevap verdim, sizlerle de bunu paylaşmak istedim. Yanlışımı Allah affetsin.  Rabbimiz neden yemin eder? Bizler neden bazen yemin ederiz? Kur’an'ın anlatım ve izah şekli, bizlerin yaratılışımızdaki öz benliğimizde yatan bazı değişmez ön yargı, algılama, kabullenme özelliklerine göre anlatır ayetleri. Örneğin Allah cennet ve cehennemi tasvir ederken öyle bir anlatır ki, bu Dünyada bizleri çok mutlu edecek, gitmek istediğimiz ama gidemediğimiz yerlerin tasvirini yapar bizlere cenneti anlatırken. Ya da tam tersi cehennem için bunun tersini söyler. Buna benzer konuların üzerinde durmak istediğinde, bizlerin anlayacağı tabirleri kullanır. Kendi katından bahsederken, hep bu Dünya ile benzetme yapar, daha iyi anlayabilmemiz için.   Bizler sözlerimizi kabul ettirmek, amacımıza...

YAŞADIĞIMIZ BATIL İNANÇLARA, KANIT ARAMA ÇABALARIMIZA, DİKKAT ÇEKİCİ GÜZEL BİR ÖRNEK.

Müslüman toplumlar olarak bizler, İslam’ı yaşarken öyle bir yol tutuyoruz ki akıl ve mantıktan uzak, Allah’ın dinde sakın bölünmeyin emrine tamamen muhalif olduğu gibi, sizleri Kur’an’dan sorumlu tutuyorum, Kur’an’ın sınırlarını sakın aşmayın, yalnız Kur’an’ın ipine sarılın emrinden çok uzak olduğumuz anlaşılıyor. Benim bir makalemin konusunu, beğenmiş olsa gerek bir kardeşimiz, kendi cemaat sitesinde yayınlamış. Tabi bundan hiç memnun olmayan cemaat önde gelenleri, hem yazımı yayınlayan kardeşimize, hem de benim yazıma reddiye, karşı oluşlarını bildiren bir yazı yazmışlar. Makalemin konusu ise  “PEYGAMBERİMİZ HAYATINDA HİÇ ESNEMEMİŞ OLABİLİR Mİ?”  konusu üzerineydi.  Elbette her düşünceyi dinlerim, hatta herkesin fikrine de saygı duyarım, çünkü herkes yaptıklarından bizzat kendisi sorumludur, dinde zorlama yoktur, hesabını Allah’a herkes kendisi verecektir. Ama Allah’ın Kur’an’da ki gerçeklerini söylemekten de, hiç kimse bir Müslüman’ı engelleyemez. Lütfen ...

KIYAMET SURESİ 16-17-18-19. AYETLERİ NASIL ANLAMALIYIZ?

Kıyamet suresi, 16–17–18–19. ayetleri delil göstererek, işte demek ki Kur’an okunduğunda anlaşılması zor bir kitap ki, Peygamberimiz bile önce ayetleri okuduğunda anlayamamış, ona Kur’an dışından daha sonra ayrıca ayetler öğretilmiştir. Detaylıca bilgi daha sonra verilmiştir deniyor. Önce ayetleri yazalım ve Allah ın yardımıyla, Kur’an ı bir bütün olarak düşünerek, tabi aklı ve mantığı da bir kenara koymadan, ayetleri anlamaya çalışalım Allah ın izniyle. Kıyame 16: Vahyi ezberlemek için dilini acele kıpırdatm a! Şüphesiz onu kalbinde toplamak ve sana okutturmak yalnızca bize aittir. Biz onu okuttuğumuz zaman, onun okunuşunu takip et! SONRA ONU AÇIKLAMAK DA YALNIZ BİZE DÜŞER. Yukarıdaki ayetleri okuduğumuzda, Allah elçisine önce sakin ol diyor, telâşe gerek yok, çünkü biz onu sana indirdik ama sana indirdiklerimizi unutacağım telâşesine düşmene gerek yok diyor. Kitabı sana indiren biziz, onu okuduğumuzda iyice dinle, takip et. Ayetlerin sonunu bekle,  ÇÜNKÜ BİZ SANA HER ŞEYİ A...

NUR SURESİ 54. AYET VE YAPTIĞIMIZ YANLIŞLAR. "ALLAHA VE RESULE İTAAT EDİN."

  Günümüzde bazı ayetlerde geçen kelimeleri öne sürerek, Resule itaat edin ve O ne verdiyse alın sözlerinden, Allah ın elçisine de, Kur’an dışından hükümler koyma yetkisi vermiştir, anlamı çıkarılmaktadır. Bu sözler ile Allah elçisine, Dinde Hüküm koymak yalnız bana aittir, hükmüme hiç kimseyi ortak etmem dediği halde, böyle bir yetki vermiş olabilir mi? Allah elçisine itaat edilmesini ister ve edilmediğinde kendisine itaat etmemekle aynı tutar, peki nede? Bakın birkaç örnek.   Ali İmran 132: ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN Kİ, merhamet görebilesiniz.   Enfal 20: Ey iman edenler! ALLAH'A VE RESULÜNE İTAAT EDİN. İşitip durduğunuz halde ondan yüzünüzü çevirmeyin.   Maide 92: ALLAH'A İTAAT EDİN, RESULE İTAAT EDİN, sakının. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin: Bizim resulümüze düşen sadece apaçık bir tebliğdir.   Haşr 7:…….. RESUL SİZE NE VERDİYSE ONU ALIN; SİZİ NEDEN YASAKLADIYSA ONA SON VERİN ve Allah'tan korkun. Hiç kuşkusuz, Allah'ın azabı çok şiddetlidir.   B...

Ali İmran Suresi 19 Ve 20. Ayetlere Kulak Verelim.

Bugün sizlerle, üzerinde düşünüp anlamaya çalışacağımız ayet, Ali İmran 19 ve 20. ayetler olacaktır. Önce yazalım, daha sonra Allah'ın izniyle anlamaya çalışalım.   Ali İmran 19:   ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH KATINDA DİN İSLAM’DIR. KİTAP VERİLENLER ANCAK KENDİLERİNE BİLGİ GELDİKTEN SONRA ARALARINDAKİ KISKANÇLIK YÜZÜNDEN AYRILIĞA DÜŞMÜŞLERDİ. KİM ALLAH’IN AYETLERİNİ İNKÂR EDERSE (BİLSİN Kİ) ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH HESABI HIZLI OLANDIR. (Mehmet Okuyan)   Ayetin başında söylenen, Allah katında din İslam'dır sözünden, gelen tüm dinlerin isminin İslam dini olduğunu anlamalıyız. Eğer yalnız Hz. Muhammed'e gönderilen dinin adının İslam olduğunu söylersek, bu ayete ters düşmüş oluruz. Dinin ismi aynı, fakat bazı hükümlerde değişiklik yaptığını Kur'an'da Allah bildiriyor. Hristiyanlık ya da Yahudilik dinin ismi değil, Allah'ın elçilerine uyan, tabi olan toplumun adıdır.  Gelelim kitap verilenlerin, ayrılığa düşmesi konusuna. Bu toplumların, daha önce Allah'ın gönderdiği Elçilerine v...