Ana içeriğe atla

Saff Suresi 6. Ayet Üzerinde, Gelin Birlikte Düşünelim.


 

Bu makalemde sizleri Saff suresi 6. Ayet üzerinde, düşünmeye davet etmek istiyorum. Bir çok konuda da yaptığımız gibi, ayetleri tercüme ederken rivayetlerin, doğru olmayan bilgilerin etkisiyle tercüme ediyoruz. Bu ayet de yapılan yanlış üzerinde birlikte düşünelim Önce ayeti diyanetin mealinden yazalım. Şunu da söylemek isterim, ayeti genel çoğunluk aynı tercüme etmişler, lütfen araştırınız.

Saff 6: MERYEM OĞLU İSA DA ŞÖYLE DEMİŞTİ: “EY İSRÂİLOĞULLARI! BİLİN Kİ BENDEN ÖNCEKİ TEVRAT’I DOĞRULAMAK VE BENDEN SONRA GELECEK AHMED İSİMLİ ELÇİYİ MÜJDELEMEK ÜZERE SİZE ALLAH TARAFINDAN GÖNDERİLMİŞ ELÇİYİM.” AMA O (AHMED) KENDİLERİNE APAÇIK KANITLARLA GELİNCE, “BU (KANITLAR) BESBELLİ BİR BÜYÜ!” DEDİLER. ( Kur’an yolu. Diyanet İşl.)

Bakın Hz. İsa’nın, Yahudileri uyarıp İncil’i tebliğ ederken, ne söylediğini Rabbimiz bizlere Kur’an’da bildiriyor. Hz, İsa özellikle İsrail oğullarına, benden önceki Tevrat’ı doğrulamak ve benden sonra gelecek AHMED isimli elçiyi müjdelemek üzere, size ben Allah tarafından gönderilmiş bir elçiyim diyor. Daha doğrusu tercümeyi AHMET isimli elçi diye yazmışlar. Sizce tercümenin bu kısmı, doğru olabilir mi? Neden doğru olamaz, çünkü Kur’an’ı biz ümmetine tebliğ eden Resulün ismi Ahmet değil, MUHAMMED olduğu Kur’an’da yazıyor. Bakın böyle söylersek, KUR’AN’DA ÇELİŞKİ YARATIRIZ. Küçük bir örnek verelim.

“İMAN EDİP İYİ İŞLER YAPANLARIN VE MUHAMMED’E İNDİRİLENİN RABLERİ TARAFINDAN GERÇEK OLDUĞUNA İNANANLARIN GÜNAHLARINI (ALLAH) ÖRTMÜŞ VE ONLARIN DURUMUNU DÜZELTMİŞ (OLACAK)TIR.” (Muhammed 2)

Kur’an’a baktığınızda buna benzer birçok ayette Allah, Resulüne MUHAMMED diye hitap ediyor. Allah daha sonra göndereceği Elçilerinin ismini değil, özelliklerini vasıflarını bildirmiştir. Örneğin Tevrat’ta Hz. İsa’nın geleceği bildirilmiş ama ismen değil sıfatları özellikleri ile bildirmiştir ki, tanımaları kolay olsun. Tevrat’ta Hz. İsa MESİH diye geçer. Bunu yazınca hemen hatırlamışsınızdır, Kur’an’da ’da Hz. İsa MESİH diye geçer. Peki, MESİH kelimesinin anlamı nedir? KUTSANMIŞ, MUBAREK, KURTARICIYani özel yetenekleri gücü olan dersek de yanlış olmaz. Kur’an’da hangi ayetlerde Hz. İsa konusunu anlattığını merak ederseniz, lütfen araştırınız. Neden Hz. İsa’ya Kur’an’ın MESİH dediğini sanırım biliyorsunuz. Kur’an’da Hz. İsa’nın birçok özelliklerini bizlere anlatır. Bunları biliyorsunuz, bilmiyorsanız lütfen Kur’an’dan onlarıda okuyunuz.

Söylediğim gibi Tevrat’ta da Allah, Hz. Musa’dan sonra göndereceği Elçisinin ismini değil, özelliklerini sıfatlarını yazmış ki kolay tanıyabilsinler. Şimdide gelelim Saff suresi 6. Ayette geçen ve Hz. İsa’nın kendisinden sonra gelecek Elçinin müjdelendiği konuya. Bu ayeti genel çoğunluk, Ahmet isimli Elçi gelecek diye yazmışlar. Söylediğim gibi, Kur’an’ı bizlere tebliğ eden Elçinin ismi Ahmet değil MUHAMMED demiş ve Kur’an’da da böyle geçtiğini hatırlatmıştım. Bu durumda ayette geçen AHMED kelimesi, ne anlama geliyor burası önemli. Bu kelime Arapçada şu anlamlara geliyor. “İŞİNİ İYİ YAPAN, ÖVÜLMEYE EN LAYIK OLAN, ÇOKÇA ÖVÜLEN, ALLAH’A EN ÇOK HAMDEDEN.” Konumuz şimdi sanırım açıklığa kavuştu. Buda bir SIFAT. Gerçekten de Kur’an’da Allah Resulünü bizlere örnek göstermiştir. Onun nasıl bir insan olduğunu, toplumda nasıl sevildiğini, güvenilir olup ona saygı duyulduğunu, hatta kendisine MUHAMMEDÜL EMİN dendiğini biliyorsunuz.

Tüm bu bilgilerden sonra, Saff suresi 6. Ayette geçen Ahmet isimli Elçi gönderdim değil, “BENDEN SONRA GELECEK, TOPLUMDA ÇOKÇA ÖVÜLEN, SEVİLEN ELÇİYİ MÜJDELEMEK İÇİN GÖNDERİLDİM.” Diye tercüme edilirse, daha doğru olur. Bu bilgileri doğrulayacak günümüz İncil’in’ den de bilgi aktarmak istiyorum. İncil’de geçen FARAKLİT kelimesi, genelde tesellici olarak tercüme edilir. Aslında faraklit diye geçer ve bunun anlamı da Kur’an’da geçen Ahmed adı ile aynı olup, HERKESİN ÖVDÜĞÜ, ÖVÜLEN KİŞİ KİMSE anlamındadır. Bakın bu bilgi ile Kur’an’da Saff 6. Ayette geçen Ahmed kelimesi, BİR SIFAT OLARAK nasıl birbirini onaylıyor. Hz. Muhammed, bu ayetin indirilmesinden sonra, Ahmed ismiyle de anılmaya başlanmış, günümüze kadar gelmiştir.

Son olarak ayette geçen o önemli cümleyi sizlerle bu bilgilerden sonra, şöyle daha detaylı yazalım ki, ayeti daha doğru anlayabilelim. “BENDEN ÖNCEKİ TEVRAT’I ONAYLAYICI VE BENDEN SONRA GELECEK VE TOPLUMDA ÇOK ÖVÜLEN, İŞİNİ İYİ YAPAN, GÜVENİLEN VE SEVİLEN BİR ELÇİYİ SİZE MÜJDELİYORUM.”

Değerli dostlarım, lütfen Kur’an’ı hiçbir etki altında kalmadan özgür irademizle ama Kur’an bütünlüğüne ters düşmeyecek bir şekilde araştırmaya ve doğru anlamaya çaba harcayalım. İnanın bu çabayı gösterdiğinizde, doğruya HAK olan gerçeğe çok daha yakın olacağımızdan, hiç kuşkumuz olmasın.

Yazdıklarım benim Kur'an'dan anladıklarımdır, yalnız beni bağlar. Sizlere düşen hiç bir etki altında kalmadan, Kur'an'ı dikkatle okuyup ve düşünerek diğer ayetlerle bağlantı kurarak anlamaya çalışmak olmalıdır. Allah cümlemizin yardımcısı olsun.

Saygılarımla

Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Sizin İnancınızı Etkileyen, En Önemli Unsur Yalnız Kur’an’mı, Yoksa Başka Kaynaklar Da Var mı?

  Biz Müslümanların inancını etkileyen , EN ÖNEMLİ UNSUR SİZCE KUR’AN’MI? YOKSA ALLAH’IN RESULÜNE AİT OLDUĞU İDDİA EDİLEN RİVAYET HADİSLERDE VAR MI ? Ne dersiniz? Bu sorunun doğru cevabını bulmak istiyorsak,  rivayetlerin etkisinde kalmadan önce, Kur’an’ı dikkatle Kur’an bütünlüğünde düşünerek okumamız gerekir.  Bizler bu sorunum doğru cevabını, bu yöntemle Kur’an’dan öğrenip yaşayamadığımız için, ne yazık ki imanımızdan da emin olamıyoruz. Emin olamadığımızdan, dini konuşurken bir birimize hiç ama hiç tahammül edemiyoruz, saygısızlık yapmayı tıpkı kitap ehlinin yaptığı gibi kendimize ,HAK olarak görebiliyoruz. Kendi inancından emin olan bir insan, asla karşısındaki bir insanın farklı inancından rahatsız olmaz. İnancından emin olmayan ise tedirgin olduğundan,  HIRÇIN OLUR  karşısındaki insana hakaret etmekten çekinmez. Bir Müslüman önce sorduğum sorunun doğru cevabını, Kur’an’dan arayıp bulmalıdır. Gelin bu soruyu kendimize soralım ve cevabını Kur’an’d...