Ana içeriğe atla

Kur’an’da Geçen SECDE Kelimesi Üzerine, Birlikte Düşünelim.


 

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, Kur’an’da geçen SECDE kelimesi üzerinde olacak. Bazı kardeşlerimiz Kur’an’da geçen Salat kelimesinin bir anlamının da Farsça deyimi ile namaz olmadığını kanıtlamaya çalışmak adına, secde kelimesinin diğer anlamlarını alıp, diğer anlamlarını göz ardı ederek, namazın olmadığını anlatmaya çalışıyorlar. Gelin bu konuyu birlikte anlamaya çalışalım ama hiçbir etki altında kalmadan.

İsra suresi 107: DE Kİ: “SİZ ONA İSTER İNANIN, İSTER İNANMAYIN! ŞÜPHESİZ Kİ DAHA ÖNCE KENDİLERİNE İLİM VERİLENLERE (KUR’AN) OKUNUNCA YÜZ ÜSTÜ SECDEYE KAPANIRLAR. (Mehmet Okuyan)

Bu ayeti okuduğunuzda Allah, Resulüne iman etmek istemeyenleri uyarıp, Resulümün tebliğine ister inanın ister inanmayın. Daha öncede kendilerine kitap gönderdiklerim yani benim vahyimi takip edenler, kendilerine Kur’an tebliğ edilince, daha önce kendilerine gönderdiklerimle aynı bilgiler olduğunu anladıklarında, hemen YÜZ ÜSTÜ SECDE EDERLER yani secdeye kapanırlar diyor. Bu ayeti tercüme edenlerin bir kısmı çenelerinin üstüne kapanırlar diye yazmışlar. Bu ayette geçen secde kelimesinin isterseniz önce, ne anlamlara geldiğine bakalım.

“SECDE, SÖZLÜKTE EĞİLMEK, BOYUN EĞMEK, TEVAZU İLE ALNI YERE KOYMAK VE İTAAT ETMEK ANLAMLARINA GELİR.”

Siz bu bilgilerden sonra, ayette geçen kelimenin ne anlama geldiğini anladınız? Resulün Kur’an’ı tebliğ ettiğinde, gerçek iman edenlerin duydukları karşısında yalnız boyun eğdik itaat ettik dediğini mi anladınız, yoksa duydukları karşısında heyecanlarından, bağlılıklarını bildirmek ve Allah’a teslimiyetini göstermek için bir tepki gösterip, yüzüstü yere kapandıklarını mı anladınız? Bu konuyu Kur’an’dan araştırmaya devam edelim.

“RABBİNİN KATINDA BULUNANLAR BİLE O’NA KULLUK ETMEK HUSUSUNDA KİBRE KAPILMAZLAR, O’NU TESBİH EDERLER VE YALNIZ O’NA SECDE EDERLER.” (Araf 206)

Bakın bu ayette Rabbimiz, kendi katında bulunanlar hakkında bizlere bilgi verirken, onların yalnız Allah’a kulluk ettiğini, yalnız Allah’ı tesbih edip O’na secde ettiklerini söylüyor. Bu ayette ki secde kelimesinden, meleklerin yalnız Allah’a itaat edip boyun eğdiklerini anlayabiliriz. Çünkü onlar Allah’ın huzurunda ve tüm gerçekleri görüp, bizzat şahit oluyorlar. Bizler onların konumunda değiliz, çünkü bizler imtihandayız ve bizlerin nefsi her an bizleri aldatabilir, yani tedirgin durumdayız. Bu duygu çok ama çok önemli. Onun içindir ki, gerçek hak olanın yolunu izleyenler, inançlarının doğru olduğunu gördüklerinde, sevinçlerini heyecanlarını gösterdikleri bir SECDE TAVRI VARBu tavır ve davranış insanların, tarih boyunca aşırı heyecanlandıklarında gösterdikleri saygı gösterisi dersek yanlış olmaz. Biz Kur’an’dan, secde kelimesinin geçtiği ayetlere bakmaya devam edelim.

“GECE VE GÜNDÜZ, GÜNEŞ VE AY O’NUN DELİLLERİNDENDİR. GÜNEŞE DE AYA DA SECDE ETMEYİN! YALNIZCA O’NA (ALLAH’A) İBADET EDİYORSANIZ, (BİLİN Kİ) ONLARI DA YARATAN ALLAH’A SECDE EDİN!”  (Fussilet 37)

Bakın bu ayette secde kelimesi, farklı bir anlamda şekillenmeye başladı. Hatırlayınız yüzlerce yıl önce insanların güçlü gördükleri şeylere tapındıklarını, yerlere kapanıp onlara secde ettiklerini tarihi kaynaklardan da biliyoruz. Bu konuda Kur’an’da bizlere bilgi veriyor ve diyor ki, çok güçlü gördüğünüz güneşi ve ayı Allah yaratmıştır, onlara değil yalnız ALLAH’A SECDE EDİN ONA BOYUN EĞİN VE ONA BAĞLILIĞINIZI GÖSTERMEK İÇİN DİZ ÇÖKÜN, TESLİM OLUN. Konumuzu Kur’an’dan araştırmaya devam edelim. Bakın bu ayette secde kelimesi bakın, nasıl şekilsel bir boyut alıyor.

“BİR ZAMANLAR İBRAHİM İÇİN, O EVİN YERİNİ, ŞÖYLE DİYEREK HAZIRLAMIŞTIK: BANA HİÇBİR ŞEYİ ORTAK KOŞMA, EVİMİ; TAVAF EDENLER, KIYAMDA DURANLAR, RÜKÛ-SECDE EDENLER İÇİN TEMİZLE.” (Hac 26)

“HANİ BİZ, BEYT’İ İNSANLAR İÇİN TOPLANMA YERİ VE GÜVENLİ BİR YER KILDIK. “İBRAHİM’İN MAKAMINDAN KENDİNİZE BİR SALÂT YERİ EDİNİN.” DEDİK. İBRAHİM VE İSMAİL’DEN, “EVİMİ TAVAF EDENLER, KENDİLERİNİ ADAMAK AMACIYLA ORDA TOPLANANLAR, “RÜKÛ VE SECDE EDENLER” İÇİN TEMİZ TUTUN.” DİYE SÖZ ALDIK.” (Bakara 125)

“SEN DE İÇLERİNDE BULUNUP; ONLARA SALÂTI İKAME ETTİRDİĞİN ZAMAN, ONLARIN BİR KISMI SENİNLE BERABER SALÂTA DURSUN VE SİLAHLARINI DA YANLARINA ALSINLAR. BUNLAR, SECDE EDİNCE, ARKANIZA GEÇSİNLER.” (Nisa 102)

“EY MERYEM! RABBİNE GÖNÜLDEN İTAAT ET! SECDE ET; RÜKÛ EDENLERLE BİRLİKTE RÜKÛ ET!” (Ali İmran 43)

“EY İMAN EDENLER! RÜKÛ EDİNİZ, SECDE EDİNİZ. RABBİNİZE KULLUK EDİNİZ! İYİ İŞLER YAPINIZ Kİ KURTULUŞA ERESİNİZ.” (Hac 77)

Sanırım bu ayetlerden SECDE kelimesi çok daha açık, şekilsel boyuta bürünüyor. Hz. İbrahim’e Allah kabeyi yaptırdıktan sonra, orada ne yapılacağı bilgisini de veriyor ve bakın ne diyor. Bana hiçbir şeyi ortak koşmayın, yani benden başkasına kulluk etmeyin ve burada bana huzurumda ayakta dua ederken, huzurumda hep birlikte eğilin yani rükû edin, secde edin yani bağlılığınızı, teslimiyetinizi göstererek yere kapanın boyun eğin diyor. Eğer bu ve benzeri ayetlerde geçen secde kelimesini yalnız itaat etmek teslim olmak anlamı verirsek, Allah’ın bizlerden istediği şekilsel ibadeti görmezden gelmiş oluruz. ÇOK DAHA ÖNEMLİSİ ALLAH, BU ŞEKİLSEK İBADETİ YANİ KIYAM RÜKÜ SECDEYİ YAPARKEN, TEMİZLENEREK ABDEST ALACAĞIMIZ ÖRNEĞİNİDE, BİR BAŞKA AYETİNDE VERİYOR. Tabi bizler mezheplerin o kadar etkisindeyiz ki, bu konu Allah’ın yemin ederek kolaylaştırdığını zorlaştırdığımız için, bazı arkadaşlarımız tarafından kabul edilmek istenmiyor farklı anlamlar veriliyor. Şimdi hatırlatacağım ayet aslında gerçek iman edenin, salatı bakın nasıl yerine getirdiği örneğini veriyor.

“ONLAR, RABBLERİNE SECDE EDEREK VE KIYAMDA DURARAK GECELEYENLERDİR.” (Furkan 64)

Lütfen ayete dikkat, gerçek iman edenlerin geceleri kıyamda durarak yani ayakta saygıyla durup, daha sonrada Allah’a karşı bağlılıklarını göstermek için secde ile gecelerini geçirdiklerini söylüyor. Bu ayet çok açık şunu söylüyor, Allah’ın bahsettiği salat yalnız Allah’a dua edip ondan yardım dilemek hatta Müslümanların birbirine destek olması anlamına geldiği gibi, Allah’ın huzurunda kıyam edip, rükû edip daha sonra bağlılığımızı göstermek için SECDE EDİLMESİ ÖRNEĞİNİ VERİYOR. Bu ayete eğer bizler secde kelimesinden yalnız Allah’a sözde teslim olmak anlamını verirsek, asla ayetlerin uyarıları ve bizlerden istediğini anlamamış oluruz. Aynı konuda Fetih 29 ve Şuara 218-219, Tevbe 112. Ayetleri de lütfen okuyunuz.

Değerli dostlarım arkadaşlarım, ben sizlere imtihanım gereği Kur’an’dan anladıklarımı yazdım. Sizlere düşen yazdıklarımı Kur’an’dan sorgulamak olmalıdır. Bende bir insanım elbette hata yapabilirim, dileğim Allah’tan yanlışlarımı fark etmemi, gerçekleri görmemi sağlar. Lütfen benim Kur’an’ın onayını almayan yanlışlarımı görürseniz, BENİ HİÇ BİR ETKİ ALTINDA KALMADAN, RİVAYET VE SANI BİLGİLERLE DEĞİL, YALNIZ KUR’AN İLE UYARINIZ.

Saygılarımla

Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Dualarımızda Geçen Âmin Sözcüğünün Ana Kaynağı.

Biz Müslümanlarda okuma, araştırma ve sorgulama özelliği çok fazla gelişmediği için, din adına anlatılanları ve öğretilenleri de hiç sorgulamadan hayatımıza geçiriyoruz. Onun içinde büyük hatalar yapmamız kaçınılmaz oluyor. Bugün, üzerinde belki de hiç düşünmediğimiz ve araştırmadığımız bir konu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizler dualarımızın, yada olmasını istediğimiz bir şeyin, Allah’tan isteğimizin bir onayı anlamında kullandığımız,  AMİN  kelimesi üzerinde olacak. BİLİYOR MUSUNUZ BİLMİYORUM AMA ÂMÎN SÖZCÜĞÜ KUR’AN’DA BU ŞEKLİYLE KULLANDIĞIMIZ ANLAMDA, YANİ KABUL ET ALLAH’IM ANLAMINDA HİÇ GEÇMEZ.  Bu kelimenin Kur’an’da geçmediğini gönül rahatlığıyla söyledikleri halde, bakın bu kelimeye delil, kanıt nereden buluyorlar her zaman yaptıkları gibi. Din işleri yüksek kurulunun bu konu ile ilgili yazdığı bir bölümü sizlere yazmak istiyorum, bakın AMİN kelimesine delil ve kanıt neler gösteriliyor.   “Âmîn”, Yüce Allah’ın k...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...