Ana içeriğe atla

Kendilerini Cennetlik İlan Edip, Karşısındaki Kişileri Cehennemlik İlan Edenlere!

 



Bir arkadaşımız şöyle bir soru sormuş. Hz. İsa’ya Hz. Musa’ya inananlar cennette gitmeyecek mi? Siz olsanız bu soruya ne cevap verirsiniz? Bizler ne yazık ki geçmişte, Kitap Ehlinin yaptığı gibi kendimizi temize çıkartıp, hayır yalnız Hz. Muhammed’e inananlar cennete gidecek, diğerleri gitmeyecek gibi tuhaf cevaplar veririz. Hatta Kur’an’da örneği verilen, tıpkı kitap ehlinin yaptığı gibi, Yahudi ya da Hristiyan ol ki cennete gidesin sözlerinin bir benzerini biz Müslümanlar dan da duyarsınız. Hz. Muhammed ümmetinin büyük günahlarına şefaat edecek ve ümmeti cehennem azabı çekmeyecek demiyorlar mı? Hatırlarsanız Kur’an’da bunun birçok örneğini okumuşsunuzdur, yani geçmişte Yahudiler ve Hristiyanlarda kendilerini temize çıkartıp, karşısındaki insanlara aynen bunları söylemişlerdi.

Şöyle düşünelim, bizler Hz. Muhammed’e mi inandık iman ettik diyoruz, yoksa ONUN TEBLİĞ ETTİĞİ KUR’AN’A YANİ ALLAH’IN VAHYİNE Mİ? Bu soru çok önemli, lütfen dikkatle düşününüz. Eğer bizler, hem Allah’ın vahyine hem de Allah’ın Resulünün, Allah’ın dinine hükümler ilave ettiğine inanıyorsak, BU DİN ALLAH VE RESULÜNÜN ORTAK DİNİ OLDUĞUNA İNANMIŞ OLURUZ. BUNADA RABBİMİZ, BANA ŞİRK KOŞMAKTIR DİYOR. Çünkü Allah’ın Resulü, bu konu da Kur’an’da ne diyordu hatırlayalım. “BU KUR’AN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM.” (Enam 19) “BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM.” (Ahkaf 9) Demek ki Allah’ın Resulü yalnız Allah’ın vahyine uymuş ve yalnız biz ümmetini Kur’an ile uyarmış. BU DURUMDA BİZLERDE RESULÜN TEBLİĞ ETTİĞİ YALNIZ KUR’AN’A İMAN EDİYORUZ. YOKSA KUR’AN DIŞINDAN RESULÜN DİNE KOYDUĞU HERHANGİ BİR SÖZÜ/HADİSİ YOK, ZATEN KUR’AN BUNA ASLA İZİN VERMİYOR. Var diyorsak işte o zaman, CENNETİ RÜYAMIZDA BİLE İNANIN GÖREMEYİZ. Hatırlatırım din Allah’ın dinidir ve hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diyor.

Çünkü Kur’an’ın onlarca ayetinde Allah bizlerin Kur’an’a uymamızı, onun sınırlarını aşmadan iman etmemizi, çünkü Kur’an’dan sorumlu olduğumuzu bildirmişti. Sanırım bu durumda sorumuzun cevabı çok açık ortaya çıkıyor. Demek ki bizler Allah’ın görevlendirdiği Resullerin kendi sözlerine değil, ONLARIN TEBLİĞ ETTİĞİ ALLAH’IN VAHYİNE UYDUĞUMUZA GÖRE, HER KİM TEBLİĞ EDİLEN VAHYE UYMUŞSA O, CENNETE GİTME HAKKINI ALABİLİR DİYEBİLİRİZ. Ayrıca şunu da mutlaka söylemeliyiz, bizler hiç kimse hakkında bu kişi cennetlik, bu kişi cehennemlik diyemeyiz. ÇÜNKÜ ALLAH, KİMİN TAKVACA ÜSTÜN OLDUĞUNU, DOĞRU YOLDA GİTTİĞİNİ, YALNIZ BEN BİLİRİM DİYOR. Gelelim bu konuda Kur’an, nasıl bilgiler veriyor ona bakalım. Rabbimiz bizim şeriatımızda, sünnetimizde yani kanun ve kurallarımızda hiçbir değişiklik olmadığını, gönderdiği Resulleri aracılığıyla aynı kanunları gönderdiğini, bakın nasıl bizlere bildiriyor.

“SENDEN ÖNCE GÖNDERDİĞİMİZ RESULLER HAKKINDAKİ SÜNNETİMİZ/KANUNLARIMIZ BUDUR. BİZİM SÜNNETİMİZDE/KANUNLARIMIZDA HİÇBİR DEĞİŞİKLİK BULAMAZSIN.” (İsra 77)

Demek ki Allah hangi Resulünü görevlendirdiyse, aynı şeriatını kanunlarını hepsine aynısını göndermiş, zaman ve çağın gerektirdiği değişiklikler olunca da bildirmiş, hatta daha önce verdiği cezaları da kaldırmış, bunu Kur’an’dan öğreniyoruz. Bu durumda çok açık şunu söyleyebiliriz. HER KİM ALLAH’IN KANUNLARINI, SÜNNETİNİ HİÇ BİR İLAVE YAPMADAN VE ÇIKARMADAN HAYATINA GEÇİRİP YAŞIYORSA YA DA YAŞADIYSA, ALLAH ONLARI CENNETİYLE MÜKÂFATLANDIRACAKTIR. Allah sakın dinde bölünenler gibi olmayın emrini verdiği halde, bizler atalarımızın inancını yaşayabilmek için, Allah’ın uyarılarına kulaklarımızı tıkadığımızdan, dinde mezheplere cemaat ve tarikatlara bölünmekte zenginlik vardır diyerek, ALLAH’IN SÜNNETİNDEN KANUNLARINDAN UZAKLAŞTIĞIMIZ GİBİ, ONA AKLA GELMEYECEK İLAVELER YAPTIK VE BÖYLECE BÖLÜNDÜK PARÇALANDIK, ŞİMDİDE BİRBİRİMZE DÜŞMAN OLDUK.

İsterseniz şöyle bir değerlendirme yapalım. Rabbimiz bizlerden öncelikli olarak nasıl bir insan olmamızı istiyordu? Lütfen bu konuyu düşünürken, Allah’ın Resulünü bizlere neden örnek gösterdiğini unutmadan bu konuyu düşünelim. Neden biliyor musunuz? Bugün bizlerin genel çoğunluğu nasıl Yahudi ve Hristiyanlar cennete gidemez çünkü Müslüman değiller diyorsak, Hz. Muhammed’e Kitap Ehline tabi olmayıp, ÜMMİLERDEN olduğundan, ona da aynı şeyi Kitap ehli söylüyordu geçmişte. Çünkü kitap ehlinden değildi. Hatta, Allah Resul gönderecek olsaydı ümmilerden değil, bizim aramızdan gönderirdi diyerek, Hz. Muhammed’e inanmak istememişler. Peki, Rabbimiz neden Kitap ehlinin arasından değil de, ÜMMİLERİN arasından Hz. Muhammedi güven elçisi seçmişti, işte burası çok önemli. Lütfen bu sorunun cevabını Kur’an’dan bizzat öğrenelim, rivayetlerden değil.

Hz. Muhammed gerçekten de ümmiydi ama O günkü Kitap Ehli arasında çok sevilen, sayılan hatta güvenilen örnek bir insandı. O günkü insanlar kendisine, Muhammedül emin yani güvenilir insan lakabını takmışlardı. DÜRÜST, ADALETLİ, YARDIMSEVER, GÜZEL AHLAKLI, İNSANLARA KARŞI SAYGILI, HER SÖYLENENİ SAYGIYLA DİNLEYEN AMA DÜŞÜNEN ARAŞTIRAN, EMİN OLMADIĞI BİLGİLERİN ARDINA ASLA DÜŞMEYEN, HAK OLAN GERÇEKLERLE KENDİSİNİ BULUŞTURMASI İÇİN ALLAH’A SÜREKLİ DUA EDEN, ÖRNEK BİR İNSAN OLDUĞUNU KUR’AN’DAN ÖĞRENİYORUZ. Demek ki Allah’ın biz kullarından öncelikli olarak istediği, bu özellikleri taşımamız olduğunu Kur’an’dan öğreniyoruz. Bizler kendimizi temize çıkartıp, karşımızdaki insanları yargılamadan, bu özelliklere önce sahip olmalıyız ki, Allah’ın mahşer günü cennet ile ödüllendireceği kullarından olabilelim.

Bunları söylediğimizde hemen şunu söyleyenleri duyarsınız. Siz namaz kılmayı, oruç tutmayı, hacca gitmeyi yok mu sayıyorsunuz? Elbette hayır ama bunları yerine getirebilmemiz için önce, ALLAH’IN HUZURUNA SALATA YANİ NAMAZA DURMAMIZ İÇİN YÜZÜMÜZ OLMALI Kİ, ONUN HUZURUNA DURABİLELİM. Bizler çok üzgünün bolca namaz kılan hatta birçok kez hacca giden, orucunu hiç kaçırmayan Müslümanlar olarak, Allah’ın Resulünde olan ve Rabbimizin öncelikle bizlerden istediği özelliklerini neredeyse hiç taşımıyoruz. Dürüst değiliz, adaleti de zaten kendimize ya da kendimizden olana layık görüyoruz. Yardımı ve namazı da gösteriş için yaparak adeta bunu bile çıkarlarımıza alet ediyoruz. Sizce Allah’ın Resulünde olan, O güzel ahlak üzerinde olduğumuzu söyleyebilir misiniz? Yorumunu sizlere bırakıyorum. Saygı deseniz, genel çoğunluğumuzda yalnız adı kaldı.

Tüm bu acı gerçeklerden sonra şunu çok açık tekrar söyleyebilirim. ALLAH’IN RAHMETİNDEN FAYDALANMAK İSTEYEN, HİÇ KİMSEDEN MEDET UMMADAN, ALLAH’IN BİZLERDEN İSTEDİĞİ ÖZELLİKLERİ HAYATIMIZA ÖNCE GEÇİRELİM VE SALİH AMEL İŞLEYELİM. Rivayet ve sanı bilgilerin ardına düşmeyelim. Çünkü Allah biz kullarının yalnız Allah’ın vahyine sarılmamızı ve yalnız ondan sorumlu olacağımızı hükmetmiştir. Bizler bırakalım, kimin ya da kimlerin cenneti hak ettiğini söylemeyi, çünkü onu Allah yalnız ben bilirim diyor. Allah’ın bizlerden istediği şartları taşıyan Allah’ın kulları olalım ki, mahşer günü Allah’ın cenneti ile mükâfatlandırdığı kullarından olabilelim. Dilerim hesap günü yüzleri gülen, Allah’ın azınlık kulları arasında oluruz.

“İMAN EDİP SALİH AMELLER İŞLEYENLERE GELİNCE -Kİ BİZ KİŞİYE ANCAK GÜCÜNÜN YETTİĞİNİ YÜKLERİZ- İŞTE ONLAR CENNETLİKLERDİR. ONLAR ORADA EBEDÎ KALICIDIRLAR.” (Araf 42)

Saygılarımla

Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Dualarımızda Geçen Âmin Sözcüğünün Ana Kaynağı.

Bizlerde okuma, araştırma ve sorgulama özelliği çok fazla gelişmediği için, din adına anlatılanları ve öğretilenleri de hiç sorgulamadan hayatımıza geçiriyoruz. Onun içinde büyük hatalar yapmamız kaçınılmaz oluyor. Bugün, üzerinde belki de hiç düşünmediğimiz ve araştırmadığımız bir konu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizler dualarımızın, yada olmasını istediğimiz bir şeyin, Allah' tan isteğimizin bir onayı anlamında kullandığımız,  AMİN  kelimesi üzerinde olacak.   BİLİYOR MUSUNUZ BİLMİYORUM AMA ÂMÎN SÖZCÜĞÜ KUR’AN'DA BU ŞEKLİYLE KULLANDIĞIMIZ ANLAMDA, YANİ KABUL ET ALLAH'IM ANLAMINDA HİÇ GEÇMEZ.  Bu kelimenin Kur'an'da geçmediğini gönül rahatlığıyla söyledikleri halde, bakın bu kelimeye delil, kanıt nereden buluyorlar her zaman yaptıkları gibi. Din işleri yüksek kurulunun bu konuda ile ilgili yazdığı bir bölümü sizlere yazmak istiyorum, bakın AMİN kelimesine delil ve kanıt neler gösteriliyor.   “Âmîn”, Yüce Allah’ın kabul et...