Ana içeriğe atla

Biz Müslümanlar Resulü Örnek Almak İstiyorsak, Resul Nasıl Ve Neye İnandıysa, Öyle İnanmalıyız.

 



Biz Müslümanları Resulün adını kullanarak, öyle söz/hadislerle aldatıp Kur’an’dan uzaklaştırıyorlar ki, ne akıl nede Kur’an onaylamıyor. Onun için Allah Kur’an’da birçok ayetinde, aklınızı kullanın hala kullanmayacak mısınız gibi uyarılarda çok bulunur. İslam’ı Kur’an’dan sorgulamadan cemaat, tarikat, mezhep eksenli yaşayanlar şunu söylemekte bir sakınca görmüyorlar. “EY MÜSLÜMANLAR! BİZLER RESULLULLAH NASIL İNANDIYSA, ASHABI NASIL İNANDIYSA ÖYLE İNANIRSAK, DOĞRU YOLDAYIZDIR. DOĞRU İTİKAT ANCAK BUDUR.» Sizlere soruyorum, aradan 1400 yıl geçmiş, Allah’ın Resulü ve en yakınları yani ashabının nasıl İslam’ı yaşadığını nereden bileceği, ya da en doğru nereden öğreneceğiz? Günümüzde buna kefil olabilecek birisi var mı? Elbette yok diyeceksiniz. Ama diyerek, bizlere rivayet zinciri ile ulaşan hadisleri örnek gösterip, işte Resulün sözleri/hadisleri buradan öğreniriz derseniz, inanın Kur’an’dan hiç nasibinizi almamışsınız demek zorundayım. Lütfen bana kızmayınız, darılmayın amacım asla saygısızlık yapmak değil, ALLAH ŞAHİTTİR AMACIM KUR’AN GERÇEKLERİ İLE BULUŞMANIZA VESİLE OLMAKTIR.

Gelin bu konu üzerinde, Rabbimizin emrettiği gibi birlikte düşünelim. Elbette biz Müslümanlar, Allah’ın Resulü ve onunla birlikte İslam’ı yaymak anlatmak için çaba harcayanlar, İslam’ı nasıl Kur’an’dan anlayıp yaşadıysa, bizlerde öyle yaşamalıyız. Bunda hiçbir şüphe yok. Peki bizler günümüzde, Allah’ın Resulünün ve ashabının İslam’ı nasıl yaşadığını, en emin en doğru kaynak olarak nereden öğrenebiliriz sizce? Eğer yaptığımız o büyük hatayı yaparak, rivayet edilen hadislerden aldığımız bilgiler ışığında yaşamalıyız, başka bir kaynak yok dersek, bugün içinde yaşadığımız bataklıktan asla kurtulamayız. Çünkü din Allah’ın dinidir ve Allah Resulünü bile dinde hüküm ortağı yapmayacağını Kur’an’da bizlere bakın nasıl söylüyor, ders almayıp bu ve benzeri ayetlere gözlerini yumanlar, mahşer günü yüzleri simsiyah kör olarak haşredileceğini lütfen unutmasınlar, bunu söyleyen yüce Rabbimiz.

“EĞER RESUL BİZE ATFEN BAZI SÖZLER UYDURMAYA KALKIŞSAYDI, ELBETTE ONU BUNDAN DOLAYI KISKIVRAK YAKALARDIK; SONRA DA ONUN ŞAH DAMARINI KESER ATARDIK.” (Hakka 44-45-46)

Demek ki Allah, dinde hüküm koyma konusunda Resulüne bile yetki vermiyor, zaten Allah çok açık ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem dememiş miydi? Rabbimiz, Elçim böyle bir yanlış yapmaya kalksaydı, hemen onun canını alırdık diye de üstüne basa basa bizlere özellikle bildiriyor ki, geçmiş toplumun hatalarını bizlerde yapmayalım. Bakın Allah’ın Resulü, yalnız hangi bilgilere uyduğunu ve en yakınlarına ashabına hangi kaynaktan bilgiler verip uyardığını söylüyor, şimdide ona bakalım.

“BU KUR’AN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM.” (Enam 19)

“GERÇEK HAK OLAN, RABBİNDEN GELENDİR. O HALDE KUŞKULANANLARDAN OLMA!” (Bakara 147)

“HEP BİRLİKTE ALLAH’IN İPİNE/KUR’AN’A SIMSIKI SARILIN. PARÇALANIP BÖLÜNMEYİN.” (Ali İmran 103)

“AND OLSUN, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, BÜTÜN ŞAN VE ŞEREFİNİZ ONDADIR. HÂLÂ AKILLANMAYACAK MISINIZ?” (Enbiya 10)

“ONLARIN ÇOĞU, ZANDAN BAŞKA BİR ŞEYE UYMAZ. ŞÜPHESİZ ZAN, HAKTAN HİÇBİR ŞEYİN YERİNİ TUTMAZ. ALLAH, ONLARIN YAPMAKTA OLDUKLARINI ÇOK İYİ BİLENDİR. “(Yunus 36)

(Onlara) “SİZE VERDİĞİMİZ KİTAB’A SIMSIKI SARILIN VE ONUN İÇİNDEKİLERİ HATIRLAYIN Kİ, ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINASINIZ” DEMİŞTİK. (Araf 171)

Kur’an’da bu ayetlere benzer yüzlerce ayet bulabilirsiniz. Eğer inancımız, tek bir ayete bile ters düşüyorsa, bizler yanlış yoldayız demektir. Bakın tüm ayetlerde Rabbimiz bizleri uyarıyor ve biz Müslümanların tek bir kaynağı olduğunu ve ALLAH’IN RESULÜNÜN VE ASHABININ YALNIZ KUR’AN’A UYDUĞUNU VE ÜMMETİNE YALNIZ KUR’AN’I TEBLİĞ ETTİĞİNİ ANLIYORUZ. Allah’ın Resulü görevini yaparken bu Kur’an bana vahyolundu ki, onunla yani Kur’an ile sizi uyarma görevi aldığını apaçık bildirdiği halde, bizler nasıl olurda Resulün adına uydurulan, ama Kur’an’ın asla hiç bahsetmediği konularda, Resulün de dinde hüküm koyduğuna ve bizlerin de bunları da hayatımıza geçirmemiz gerektiğine inanırız. Bu kadar mı Kur’an’dan uzaklaştık. Değerli dostlarım lütfen emin olmadığımız bilgilerin ardına düşmeyelim. Bakın Allah’ın yolundan sapanların ZANDAN yani doğruluğundan asla emin olamayacakları rivayetlere uyduklarını özellikle söylüyor ki, bizlerde aynı hataya düşmeyelim. Çok daha açık bir şekilde Rabbimiz Araf 171. Ayetinde ne diyor? “SİZE VERDİĞİMİZ KİTAB’A SIMSIKI SARILIN VE ONUN İÇİNDEKİLERİ HATIRLAYIN Kİ, ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINASINIZ” Bakın sımsıkı sarılacağımız tek kaynak yalnız Kur’an. Peki bizler böylemi yapıyoruz?

Değerli dostlarım Allah tüm kullarını, bu dünyada imtihan ettiğini söylüyor. İmtihan ettiği kitabında Kur’an olduğunu ve bizlerinde yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı istiyorsa, sizce en sağlam en doğru seçimi, yazacağım iki ihtimalden hangisine tabi olmakla yaparız? 1- Bir Müslüman Kur’an’a ve Resulün rivayet hadislerine sarılarak, en doğru en gerçek Allah’ın emrettiği İslam’ı yaşar. 2- Allah sizleri Kur’an’dan sorumlu tutuyorum, onun ipine sarılın ve onun sınırlarını aşmayın, bir kitapta hiçbir eksik bırakmadık, nice örneklerle açıkladık diyorsa, en doğru en sağlam yol YALNIZ KUR’AN’IN EMİRLERİNE HÜKÜMLERİNE UYMAKTIR. Bu seçimi siz, tek başınıza özgür iradenizle yapmalısınız. Sizce yalnız Allah'ın hükümlerine tabi olmak, yani Allah'a güvenmek, bizlerin Allah'ın dini İslam'ı en doğru yaşamamıza yetmez mi? Eğer özgür iradenizle düşünerek ve araştırarak inancınızı Kur'an ışığında yaşamıyorsanız, inanın mahşer günü çok ama çok üzüleceğinizi lütfen şimdiden unutmayınız. Konumuzla ilgili size iki ayet daha hatırlatmak istiyorum.

“ONLAR, SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKASINI BİZE KARŞI UYDURMAN İÇİN AZ KALSIN SENİ ONDAN ŞAŞIRTACAKLARDI. (EĞER BÖYLE YAPABİLSELERDİ) İŞTE O ZAMAN SENİ DOST EDİNİRLERDİ.” (İsra 73)

“DE Kİ: “İŞTE BU, BENİM YOLUMDUR. ALLAH’A ÇAĞIRIYORUM; BEN VE BANA UYANLAR AYDINLIK BİR YOL ÜZERİNDEYİZ. ALLAH YÜCEDİR! BEN ASLA ORTAK KOŞANLARDAN DEĞİLİM.” (Yusuf 108)

Biz Müslümanlar söyledikleri gibi, Allah’ın Resulü İslam’ı neyle hangi kaynaktan yaşadıysa, bizlerde öyle yaşamalıyız AMA BUNU RİVAYETLERDEN DEĞİL, EN DOĞRU EN EMİN KAYNAK KUR’AN’DAN ÖĞRENMELİYİZ. Buradan çıkaracağımız derse gelince. Kur’an ne emrettiyse, ne kadar detay verdiyse, bizler O kadarını yeterli görüp, verilen bilgiler detaylar ışığında tüm inancımızı yaşamalıyız. Şunu asla söyleyemeyiz. Bakın işte Kur’an’da rekât sayısı bile yok, ne kadar zekât vereceğimiz bile yazmıyor türünden mezheplerin, rivayetlerin dine yaptığı ilaveleri Kur’an’da göremediğimizde, asla Kur’an’ı detay sız açıklanmamış göremeyiz. Çünkü onlar Allah’ın değil, RİVAYETLERİN DİNE İLAVELERİDİR. BİZLERİN YAPTIĞI EN BÜYÜK YANLIŞ MEZHEPLERİN, RİVAYETLERİN VERDİĞİ BEŞERİ HÜKÜMLERLE, EŞİ BENZERİ OLMAYAN ALLAH’IN KUR’AN’DA Kİ HÜKÜMLERİNİ KARŞILAŞTIRIP, MEZHEPLERİN RİVAYETLERİN BEŞERİ HÜKÜMLERİNİ KUR’AN’DA GÖREMEDİĞİMİZDE, BU BİLGİLER KUR’AN’DA YOK, SORUMLU DEĞİLİZ, ALLAH BİZİ KUR’AN’DAN SORUMLU TUTUYOR DEMEMİZ GEREKİRKEN, HAŞA ALLAH’IN HÜKÜMLERİNİ EKSİK, DETAYSIZ GÖRÜP, BAKIN ŞUNLAR YA DA BUNLAR KUR’AN’DA YOK, DEMEK Kİ YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMIYORMUŞ DİYEBİLİYORUZ. BÖYLECE ŞİRK BATAĞINA BATTIKÇA BATIYORUZ. Son olarak Rabbimizin bir uyarısını hatırlatmak istiyorum.

İsra 36: HAKKINDA KESİN BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞIN ŞEYİN PEŞİNE DÜŞME. ÇÜNKÜ KULAK, GÖZ VE KALP, BUNLARIN HEPSİ ONDAN SORUMLUDUR. (Diyanet meali)

Ne dersiniz, Rabbimizin bu uyarısını dikkate alıp ta mı İslam’ı yaşıyoruz, yoksa doğruluğundan asla emin olamayacağımız, hakkında kesin bilgimiz olmayan, rivayetlerin ışığında mı? Dilerim Kur’an gerçekleri ile buluşan, Allah’ın azınlık halis kulları arasında oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Dualarımızda Geçen Âmin Sözcüğünün Ana Kaynağı.

Bizlerde okuma, araştırma ve sorgulama özelliği çok fazla gelişmediği için, din adına anlatılanları ve öğretilenleri de hiç sorgulamadan hayatımıza geçiriyoruz. Onun içinde büyük hatalar yapmamız kaçınılmaz oluyor. Bugün, üzerinde belki de hiç düşünmediğimiz ve araştırmadığımız bir konu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizler dualarımızın, yada olmasını istediğimiz bir şeyin, Allah' tan isteğimizin bir onayı anlamında kullandığımız,  AMİN  kelimesi üzerinde olacak.   BİLİYOR MUSUNUZ BİLMİYORUM AMA ÂMÎN SÖZCÜĞÜ KUR’AN'DA BU ŞEKLİYLE KULLANDIĞIMIZ ANLAMDA, YANİ KABUL ET ALLAH'IM ANLAMINDA HİÇ GEÇMEZ.  Bu kelimenin Kur'an'da geçmediğini gönül rahatlığıyla söyledikleri halde, bakın bu kelimeye delil, kanıt nereden buluyorlar her zaman yaptıkları gibi. Din işleri yüksek kurulunun bu konuda ile ilgili yazdığı bir bölümü sizlere yazmak istiyorum, bakın AMİN kelimesine delil ve kanıt neler gösteriliyor.   “Âmîn”, Yüce Allah’ın kabul et...