Ana içeriğe atla

İslam Toplumu, İşte Böyle Kur’an’dan Uzaklaştırılıyor.


 

Bir yazıma cevap veren bir kişinin, ibretlik sözlerini sizlere çok fazla yorum yapmadan vermek istiyorum. Ne yazık ki yaşadığımız İslam bu derece Kur’an’dan uzak ve adeta değeri düşürülmüş bir şekilde ŞEYTANIN TUZAKLARI İLE DOLU, Müslümanlara sunuluyor. Peki, Kur’an’ın yerini kim ya da kimlerin kitapları alıyor? Doğruluğundan asla emin olamayacağımız rivayetlerin ışığında, Kur’an’ı ancak Veli insanların anlayabileceği topluma kabul ettirilerek, Müslümanları kendilerine davet edenlerin yazdığı kendi düşünce ve inançları doğrultusunda yazdıkları KUR’AN TEFSİRLERİNİ OKUYANLARIN ancak, gerçek İslam’ı Kur’an’ı anlayıp yaşayacaklarını, gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorlar.

Peki soralım kendilerine, kimin Kur’an tefsirini okuyalım en doğrusudur, ya da İslam’ı kimden öğrenelim? Günümüzde öyle Kur’an tefsirleri var ki, Allah’ın ayetlerinin tam tersini tefsir etmişler. Bunlara mı güvenelim? İşte bu yolu Müslümanlara tavsiye edenlerin, yakın zamanda acısını çektik, hala çekmeye devam ediyoruz, sanırım ismini vermeme gerek yok. Bu düşünce Müslümanlara kurulan bir tuzaktır, farkında olmak isteyen Allah’ın emrettiği gibi YALNIZ KUR’AN’A SARILIR. MÜSLÜMANLAR İŞTE BÖYLE YÜZLERCE YILDIR KULLANILIYOR VE İSTEDİKLERİ GİBİ YÖNETİLİYOR. BU TUZAĞI KURANLARIN BAŞINDA, YAHUDİLERİN GELDİĞİNİ LÜTFEN UNUTMAYALIM. Düşünebiliyor musunuz Kur’an’ın tam tercüme edilemeyeceğini, herkesin Kur’an’ı anlayamayacağını bu topluma kabul ettirip, bizleri Allah ile aldatmaya devam ettikleri gibi, kendilerine geçim kaynağı yaptılar milyarlara hükmediyorlar. Bu kişiler eğer Kur’an’ı çok değil, bir kez kendi dillerinden anlayarak ve düşünerek okumuş olsalardı, Allah’ın yemin ederek Kur’an’ı kolaylaştırdığını, hiç kimseye muhtaç olmayalım diye, nice örneklerle bizzat açıkladığını söylediğini görebileceklerdi. Ne yazık ki Rabbimizi ne duyan ve ne de dikkate alıp Allah’a güvenen var. Varsa yoksa rivayetler sanı bilgiler. Hatırlatırım Rabbimiz bu konuda ne diyordu? “GERÇEK HAK OLAN, RABBİNDEN GELENDİR. O HALDE KUŞKULANANLARDAN OLMA!” (Bakara 147) 

Yani bu zihniyete göre, Allah her kulunun anlayamayacağı bir rehber, nur sorumlu olduğumuz Kur’an’ı gönderiyor, çok daha önemlisi sakın kendinize Veliler edinip ardı sıra gitmeyin, güvenilecek Veliniz yalnız benim dedikten sonra, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı da istediği halde, bizler Kur’an’ı okuduğumuzda genel çoğunluğumuz anlayamıyor, onu Veli âlim insanlar anlıyor, bizler onlardan mı öğrenmemiz gerekiyor, öylemi? ALLAH AKIL FİKİR VERSİN DİYECEĞİM AMA HERKESTE AKIL FİKİR VAR. ÖNEMLİ OLAN ONU KULLANMAK. Bu düşüncede ve inançta olan hiç kimseye Kur’an gerçeklerini anlatamazsınız, onun için bende fazla ısrar etmeyeceğim. ÇÜNKÜ ALLAH’IN RESULÜDE, KENDİ ELLERİYLE GÖZLERİNE PERDE ÇEKİP KULAKLARINI VE KALPLERİNİ İNATLARINDAN DOLAYI MÜHÜRLEYENLERE, KUR’AN’I KABUL ETTİREMEMİŞTİ. Lütfen ders olması adına bana verilen cevabı dikkatle okuyalım ki, çaba göstermeden birilerine din adına sorgusuz tabi olmanın, ne derece korkunç bir şey olduğunu anlayabilelim.

“MEÂLCİLER TEFSİRİ SEVMEZ, ÇÜNKÜ TEFSİR OYUNU BOZAR. TEFSİR; AYETİ ARAP DİLİYLE, BAĞLAMIYLA, NÜZUL ORTAMIYLA, SAHABE ANLAYIŞIYLA VE RASULULLAH’IN UYGULAMASIYLA SINAR. BU DA “AYET OKUDUM, BÖYLE HİSSETTİM” DİNİNİ YIKAR. MEÂLCİLİK İLİM DEĞİL, BİREYSEL KANAATTİR.

TEFSİR DEVREYE GİRDİĞİ ANDA SÜNNET ZORUNLU OLUR, NAMAZIN NASIL KILINDIĞI, ZEKÂTIN NASIL VERİLDİĞİ, İBADETLERİN SOYUT DEĞİL FİİLÎ OLDUĞU ORTAYA ÇIKAR. MEÂLCİLERİN ASIL RAHATSIZLIĞI BUDUR. ÇÜNKÜ TEFSİR, RESULÜ DEVRE DIŞI BIRAKAN BİR KUR’AN ANLAYIŞINA İZİN VERMEZ.

MEÂLCİLİK, “KUR’AN HER ŞEYİ AÇIKTIR” DİYEREK BAĞLAMI, ARAPÇAYI VE TARİHSEL SÜREKLİLİĞİ YOK SAYAR; SONRA AYNI AYETİ HERKES FARKLI ANLAR. BU KUR’AN’IN AÇIKLIĞI DEĞİL, YORUM ANARŞİSİDİR. TEFSİR BU ANARŞİYİ BİTİRİR.

AYRICA TEFSİR, SAHABENİN VE İLK NESİLLERİN KUR’AN’I NASIL YAŞADIĞINI GÖSTERİR. BU YÜZDEN MEÂLCİLER TEFSİRDEN HOŞLANMAZ; ÇÜNKÜ TEFSİR ŞUNU İSPAT EDER: 14 ASIR BOYUNCA İSLAM, BUGÜNKÜ MEÂLCİ YORUMLARLA YAŞANMADI.

GERÇEK ŞU Kİ; TEFSİR OLMADAN KUR’AN KORUNMAZ, PARÇALANIR. TEFSİRSİZ KUR’AN, ALLAH’IN KİTABI DEĞİL, HERKESİN KAFASINDAKİ METİNDİR.

MEÂLCİLER TEFSİRİ SEVMEZ ÇÜNKÜ TEFSİR, UYDURULMUŞ DİNİ DEĞİL, YAŞANMIŞ İSLAM’I ORTAYA ÇIKARIR.”

Kendi düşüncelerini inançlarını anlatırken bile, biraz düşünseler yanlışlarını görecekler. Bakın ne diyorlar. “TEFSİR DEVREYE GİRDİĞİ ANDA, SÜNNET ZORUNLU OLUR,” Peki kimin sünneti, Allah’ın mı yoksa Resule ait olduğu iddia edilen rivayetlerin oluşturduğu beşeri sünnet mi? Allah’ın dini İslam’ın tek sünneti vardır, oda Kur’an’da apaçık yazıyor. Elbette bahsettikleri sünnet Allah’ın sünneti değil. Demek ki Kur’an’ı bizzat bizler Allah’ın kitabından okuduğumuzda, Allah’ın sünnetinden başka bir sünnet devre girmiyormuş. Araya beşeri rivayetleri de ilave ettiğinizde, sonu ucu bucağı belli olmayan bir yola yolculuk başlıyor demektir. Tek bir soru sormak istiyorum. Rabbimiz sizleri Kur’an’dan sorumlu tutuyorum, yalnız Kur’an’ın ipine sarılın, Kur’an’ı yemin olsun ki hiç kimseye muhtaç olmayasınız diye kolaylaştırdık, nice örneklerle açıkladık dedikten sonra, salat edin, oruç tutun, zekât verin, Hacca gidin emrini açıklamamış, gerektiği kadar Kur’an’da izah etmemiş olabilir mi? Yorumunu sizlere bırakıyorum. Çünkü gönül gözleri kapalı olana HAK’TAN gelen gerçekleri anlatmak, kabul ettirmek mümkün değil. Allah’ın kitabına güvenmeyene ne diyebiliriz?

İlginç olan, Kur’an mealinin yazarının bireysel kanaati olduğunu söylüyor. Hâlbuki meal kelimesi Arapça olup anlamı; MEYDANA GELEN NETİCE”, “MANA”, “ANLAM”, “SONUÇ” anlamına gelir. Yani tercüme anlamındadır diyebiliriz. Önemli olan Allah’ın bizlerden ne istediğinin manasını, özünü anlamaktır. Peki, Tefsir ne demek? Yazılanları kendi düşünce ve anlayışına göre YORUMLAMAKTIR. Şu sözlere bakar mısınız lütfen. “GERÇEK ŞU Kİ; TEFSİR OLMADAN KUR’AN KORUNMAZ, PARÇALANIR. TEFSİRSİZ KUR’AN, ALLAH’IN KİTABI DEĞİL, HERKESİN KAFASINDAKİ METİNDİR“ Hatırlatırım Allah, Kur’an’ı ben koruyorum diyor. Allah’tan daha güçlü koruyanlar mı var aramızda? Rabbimiz Kur’an’da, bizlerin sorumlu olduğu ayetleri MUHKEM, yani tartışmasız apaçık anlaşılacak bir şekilde gönderdiğini söylediği halde, işte bizleri Allah’ın yolundan böyle saptırıyorlar ve kendilerine davet ediyorlar.

Bu sözleri okurken bile yüreğim titriyor, onun için hiçbir şey söylemek istemiyorum. Bu zihniyetin, Allah’ın Kur’an’ı koruduğuna bile inanmıyor da, Kur’an’ı kendi düşünce ve inançlarına göre tefsir edenlerin Kur’an’ı koruduğuna inanıyorsa, doğrusu bu söyleyenlerden şeytan bile korkar. Lütfen ne söylediğimizin nelere inandığımızın farkında olalım, yoksa hesap günü, Rabbimizin söylediği gibi, yüzleri simsiyah haşredilenlerin arasında oluruz. Bu can bu bedenden ayrılmadan lütfen inancımızı, imanımızı sorumlu olduğumuz KUR’AN İLE SORGULAYALIM. Bunu yapmadığımız takdirde, Allah Kur’an’da ne emrediyorsa, tam tersini Allah’ın dini diye yaşadığımızın asla farkında olamayacağımızı, bana verilen cevap çok güzel örnek teşkil ediyor.

İslam dininin sahibi Allah’tır ve Rabbimiz yemin ederek Kur’an’ı kolaylaştırdık yok mu düşünen aklını kullanan diye uyarıyor yani Kur’an’ı her aklı başında bir insanın ANLAYACAĞINI SÖYLÜYOR ve bizleri YALNIZ KUR’AN’DAN SORUMLU TUTUYORSA, aklını kullanmayıp Allah’ın ipine sarılmayanların lütfen sözlerine inanmayınız, inanın mahşer günü çok üzülenlerin, pişman olanların safında olabileceğimiz gibi, ebedi hayatımızı da ateşe atmış oluruz. Yüce Rabbimiz Kamer suresinde, aralıklarla hep aynı uyarıyı yapıyor ve diyor ki yemin ederek, Kur’an’ı öğüt almak için kolaylaştırdık, var mı öğüt alan? Peki, bunca açık uyarıyı Rabbimiz aynı surede 4 kez tekrar etmesine rağmen ne diyoruz? Kur’an açık ve detaylı değildir, Kur’an’ı herkes anlayamaz. Resulünün rivayet hadisleri Kur’an’ı açıklamıştır, bu hadislerden istifa edilerek Kur’an’ı tefsir edenlerden ancak Kur’an’ı okuyup öğrenebiliriz, demiyor muyuz? Bakın bizleri HAK olana değil RİVAYETLERE yönlendiriyorlar. Hala kurulan tuzağı anlamadınız mı? İşte bizlere kurulan tuzak bu kadar açık görünüyor, ama bizler kendi ellerimizle kör ve sağır olduysak, doğrusu söyleyecek sözün sonuna gelmişiz demektir.

“ANDOLSUN BİZ, KUR’AN’I DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. VAR MI DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALAN?”(Kamer 17)

“ANDOLSUN BİZ, KUR’AN’I DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. VAR MI DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALAN?” (Kamer 22)

“ANDOLSUN BİZ, KUR’AN’I DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. VAR MI DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALAN?” (Kamer 32)

“ANDOLSUN, BİZ KUR’AN’I DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. VAR MI DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALAN?” (Kamer 40)

Dilerim Rabbimizden, yaşadığımız inancımızı Kur’an ile sorgulayıp, hatasından yanlışından dönerek batıl ve rivayetlerden uzak, YALNIZ ALLAH’IN İPİNE SARILAN,  Allah’ın halis kulları arasında oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...