Ana içeriğe atla

İnancımızı Sorgulamazsak, Mahşer Günü Yahudileştirilmiş Müslüman Olarak, Allah’ın Huzuruna Çıkarız. Bunu İster misiniz?

                                                                                



 

Bizler öyle bir din inanç yaşıyoruz ki, sanki dinin sahibi Allah değilmiş gibi davranıyoruz. Çok daha kötüsü iman ettik Allah’ım dediğimiz Kur’an’ı, bir kez bile anladığı dilden okuyup, ayetler üzerinde dikkatle düşünen, inanın o kadar az ki, oranını vermeye inanın utanıyorum. İnsan iman ettiği kitabı okuyup, anlamaya çalışmaz mı? Bu çabayı göstermediğimiz taktirde, bizleri Allah ile aldatanların tuzağından asla kurtulamayız. Genelde her yazımda şunu özellikle hatırlatmaya çalışırım. YAHUDİLER İÇİMİZE BİZDENMİŞ GİBİ GİRİP, ELİMİZDEN KUR’AN’I ALDILAR, YERİNE NE VERDİLER BİLİYOR MUSUNUZ? KENDİ BATIL İNANÇLARINI. Bunun farkında olmayalım diye de, bizlerin Hz. Muhammed’e karsı coşkun sevgimizi kullanıp, onun adını kullanarak uydurdukları rivayetlerle bizleri aldattılar, kandırdılar. Bu tuzağa düşmemek için, inancımızı mutlaka Kur’an ile sorgulayalım

Lütfen araştırınız, mezheplerin tarikat ve cemaatlerin bizlere dayattığı öyle batıl inançlar var ki, Kur’an’da tek kelime bile geçmediği halde, topluma Allah’ın emri diye kabul ettirmişlerdir. Sizlere soruyorum, Rabbimiz bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı isteyip, yine bizleri yalnız Kur’an’dan sorumlu tutacağına hükmediyorsa, sizce Kur’an’da tek kelime bile bahsedilmeyen konulardan sorumlu tutar mı? Aslında zikir ehline her şey çok kolay, ama zikir ehli olmayıp rivayet ehli olana asla, Kur’an gerçeklerini kabul ettiremezsiniz. Yazılarıma cevap veren din kardeşlerim öyle yanlış sorular soruyorlar ki, onların Kur’an’a değil, Kur’an’a göre doğru olması mümkün olmayan rivayetlere inandığı çok açık anlaşılıyor. Örnek vermek gerekirse; “HADİ BANA ÖĞLEN NAMAZIN FARZINI ANLAT BAKALIM. AKŞAM NAMAZINI KAÇ REKÂT KILACAĞIZ? ZEKÂTI HANGİ MALDAN NE KADAR VERECEĞİZ? HACCI NASIL YAPACAĞIMIZ BİLE KUR’AN’DA YOKTUR.” Bunlara benzer onlarca soruya, sizlerde şahit olmuşsunuzdur.

Bu soruları soran kardeşlerimiz şunu lütfen unutmasınlar. Bu ve benzeri sorular, İslam’ın Kur’an merkezinde yaşanmayıp, dinde sakın bölünmeyin diyen Allah’ın emrini dinlemeyip bölündüğümüzden kaynaklanan, beşeri rivayetlerin baskısı sonucu ortaya çıkan batıl inançlardır. Bizlerin yaptığı büyük yanlış, KUR’AN DIŞI DİNE YAPILAN BEŞERİ İLAVELERİ KUR’AN’DA GÖREMEDİĞİMİZDE, BİZLER BU SORULARI SORUYORUZ. ÇÜNKÜ İNANCIMIZ KUR’AN SINIRLARI DIŞINDA YAŞANIYORDA ONDAN. Hatırlayınız Allah bizleri uyarıp, sakın Kur’an’ın sınırlarını aşmayın demiyor muydu? Biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık, yemin olsun ki hiç kimseye muhtaç olmayasınız diye kolaylaştırıp nice örneklerle açıkladık. KUR’AN’I AÇIKLAMAK BİZİM GÖREVİMİZDİR DİYE BİZLERİ UYAR MIYOR MUYDU? Uyarıyordu ama ne yazık ki bizler hala Kur’an ile buluşamadık. Çünkü sen Kur’an’ı anlayamazsın diyenlerin tuzağına düştük te ondan.

Sizlere sorsam ve desem ki, Allah’ın huzuruna mahşer günü YADİLEŞTİRİLMİŞ ALLAH İLE ALDATILMIŞ BİR MÜSLÜMAN OLARAK ÇIKMAK İSTERMİSİNİZ? Elbette istemeyiz diyeceksiniz. İstemiyorsanız lütfen imanınızı sorumlu olduğumuz Kur’an ile sorgulayınız. İsterseniz gelin birlikte kısa bir sorgulama yapalım, acaba Yahudileşme yolunda yol mu alıyoruz, yoksa Allah’ın emrettiği gibi İmanımızı KUR’AN’IN SINIRLARINDA MI YAŞIYORUZ.

Rabbimiz Zuhruf suresi 44. Ayetinde, sizleri Kur’an’dan sorumlu tutuyorum emrine itaat edip, Kur’an ne emrediyorsa ne kadar açıklama yaptıysa onu öğrenip inancımızı mı yaşıyoruz, yoksa yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyerek, Allah’ın dinine ikinci bir kaynak yaratıp, özellikle Yahudilerin inancımıza sokmaya çalıştığı, rivayetleri de İNANCIMIZ ADINA YAŞIYOR MUYUZ?

Rabbimiz ayetinde size açıkladıklarım, saydıklarım dışında haram yoktur dediği halde, lütfen araştırınız Yahudilerin bire bir inancından bize geçmiş, öyle haramlar listesi var ki, inanın saymakla bitmez. Siz Kur’an’da erkeklerin sünnet olması konusunda, tek bir bilgi ayet gördünüz mü? Ama Yahudiler öyle rivayetler uydurup, bizim inancımıza sokmuştur ki, anlatmakla bitmez. Hiç kimsede sormuyor, madem Kur’an’dan sorumluyuz, neden tek kelime Kur’an’da geçmiyor sünnet konusu diyen, ne yazık ki çok az. Allah Kur’an’da zina yapan erkek kadın ayrımı yapmadan, cezasının ne olduğunun örneğini verdiği halde, hala zinanın cezasının RECM edilmek olduğuna inanan, çok büyük bir çoğunluk vardır İslam toplumunda. Peki, bu inanç nereden girmiştir, elbette YAHUDİLERDEN.

Allah sakın dinde bölünenler gibi olmayın diye uyardığı halde, bizler dinde bölünmekte zenginlik, bereket vardır diyenlere inandık ve yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyerek, kendimize mezheplerin rivayetlerin oluşturduğu bir FIKIH İNANCI YARATIK. Buda Yahudilerden bize geçmiş yanlış inançtır. Yahudi inancında dinin kaynağı, yalnız Tevrat değildir. Yazılı yani Tevrat, rivayet yoluyla sözlü kendilerine ulaşmış inanç, fıkıh inançları olan TALMUD olduğu kabul edilir. Bu inanç sistemi de bizlere Yahudilerden geçmiş ve dinin ana kaynakları olarak, yalnız Kur’an yetersiz görülmüş ve sözlü rivayet yoluyla ulaşan bilgiler ve mezheplerin FIKIH inancı da dinin temel ana kaynakları olarak kabul edilmiştir. Yahudilerin inancına lütfen bakar mısınız, aynı yanlış inancı günümüzde bizlerde benzerini yaşıyoruz “TORA, YAHUDİLERİN ÇOK ÖNEM VERDİĞİ, TEVRAT’IN BİR ANLAMDA BENZERİ OLAN, TALMUD’UN YİNE YAHUDİLERCE ÖNEMLİ BİR DİNSEL ANLATIMIDIR. HATTA BAZI GÖRÜŞLERDE, TEVRAT’TAN ÖNCE GELİR. BU KONUDA SÖYLENENLERE GÖRE TEVRAT (YAZILI TORAH), TALMUD (SÖZLÜ TORAH) YANİ KANUNLARIN NASIL UYGULANACAĞININ SÖZLÜ İFADESİDİR.”

Yahudileştirildiğimize bir başka örnek. Bizim inancımızda kutlanan Beraat kandili/gecesi, Yahudilerden esinlenilmiştir. YAHUDİLİKTEKİ BERAAT GECESİ, YOM KİPUR /KEFARET GÜNÜDÜR. Yom Kipur günü, Yahudiler için en kutsal gündür. (Youm=yevm/ gün, Kippur= kefaret demektir.) Onların kefaret ve tövbe günüdür. Yahudiler genel olarak bu günü 25 saatlik bir oruç ve yoğun olarak dualarla, günü büyük kısmını sinagogda geçirirler. Yapılan ibadetler sonucunda Yahudiler günahlarından kurtulurlar / Beraat ederler! Yahudi geleneklerine göre, Tanrı, Roş Aşana’da insanların kader kitaplarını açar ve onların durumlarına göre, Yom Kipur’da karar alıp, kader kitaplarını kapatır şeklinde inanılır.

Kur’an’da, asla geleceği iddia edilen, MEHDİ VE DECCAL ile ilgili bir bilgi yoktur. Ama İslam toplumlarının genel çoğunluğu, Müslümanları kurtarıcı olarak MEHDİNİN GELECEĞİNE İNANDIRMIŞLARDIR. BU BİLGİYİ KUR’AN ASLA ONAYLAMAZ. ÇÜNKÜ MEHDİ VE DECCAL İNANCI, YAHUDİLERİN İNANCIDIR VE BİZLERİN İNANCINA SOKULMUŞTUR. 

İslam Fıkıh inancının öğretisinde, Allah Kur’an’ın yanında, elçisine Kur’an gibi hükümler koyma yetkisinin verildiği anlatılır. Aslında bu inançta Yahudilerin Fıkıh inancı TALMUD DA GEÇER VE BU İNANÇ YAHUDİLERDEN BİZE GEÇMİŞTİR. Camilerde takılan takkede, namazdan sonra çekilen tespih, Kur’an’ın emri değil, YAHUDİ İNANÇLARINDAN BİZLERE GEÇMİŞTİR. 

Ruhbanlık Yahudi geleneğidir. Dini ve Allah’ın kitabını, yalnız HAHAMLARIN ANLAYABİLECEĞİNİ ve dinin onların tek elinde olduğuna inanırlar. İslam inancında ruhbanlık olmadığı halde, bu inanç bizlere de Yahudilerden geçmiş ve Kur’an’ı herkesin anlayamayacağı, çok özel hocaların, şeyhlerin, efendilerin veli kişilerin anlayacağı söylenerek, Allah’ın yasakladığı RUHBAN SINIFINI, İSLAM İNANCINA SOKMUŞLARDIR. 

Örnek verecek o kadar batıl inancımız var ki, hiç birisi bizlerin sorumlu olduğu Kur’an’da geçmez. Tıpkı arkadaşlarımızın bana sorduğu öğle namazın farzını nasıl kılacağız, zekâtımızı nasıl vereceğiz, haccı nasıl yapacağız diye sordukları gibi. Allah Kur’an’da verdiği hükümlerin hepsini eksiksiz nice örneklerle ben açıkladım dediği halde, hala nasıl olurda bizlere öğretilenleri Kuran’da göremediğimizde, bakın bunlar ya da şunlar yok diyerek Kur’an’ı değil, mezheplerin öğretisini nasıl savunuruz.

HÂLBUKİ BÖYLE DURUMLARDA, RABBİMİZE GÜVENİP YAPACAĞIMIZ TEK BİR ŞEY VAR. ALLAH MADEM BİZLERİN YALNIZ KUR’AN’A SARILMAMIZI EMREDİYOR, ÇÜNKÜ KUR’AN’DA HİÇ BİR EKSİK BIRAKMADIĞINI, KUR’AN’DAN SORUMLU OLDUĞUMUZU SÖYLÜYOR, BU DURUMDA KUR’AN’DA NE EMREDİP, NE KADAR AÇIKLANDIYSA BİZLER ONDAN SORUMLUYUZ DEMEMİZ GEREKMEZ Mİ? HAŞA ALLAH’A GÜVENMİYOR MUYUZ? Sizce bir öğretmen öğrencilerini, sorumlu tuttuğu kitaptan imtihanda soru sormayıp, başka kaynaklardan sorar mı? Lütfen unutmayalım, bu dünyada hepimiz imtihandan geçiyoruz. İmtihanımızda YALNIZ KUR’AN’DAN. Zerre kadar aklını kullanana her şey çok açık, kullanmayana zaten sözüm yok. Dilerim yaşadığımız İslam’ın Yahudileştirilmiş halini fark edip yalnız Allah’ın ipine sarılan, azınlık halis kullarından oluruz. Yahudilerin içimize girip, Allah’ın indirdiği Kur’an’dan Müslümanları uzaklaştırdıklarına ve bundan dolayı içlerinin çok rahat olduğuna, güzel bir örnek verip yazıma son vermek istiyorum. Bakın yıllar önce İsrail Başbakanı, sorulan bir soruya nasıl cevap vermiş. Ne demek istediğini, aklını kullanan anlar.

“BUNDAN YILLAR ÖNCE GAZETECİLERİN, İSRAİL’İN O GÜNKÜ BAŞBAKANI ŞİMON PERES’E “KUR’AN-I KERİM, SİZİN DEVLETİNİZİN YIKILACAĞINDAN HABER VERİYOR.” DİYE HATIRLATTIKLARINDA, PERES ŞU CEVABI VERİYOR; “KUR’AN’IN BAHSETTİĞİ MÜSLÜMANLAR GELSİN, DÜŞÜNÜRÜZ.” (Tercüman Gzt, Ergun Göze, 1986)

Bu itiraf Yahudilerin, Kur’an’ı Müslümanların elimizden alıp, onun yerine kendi batıl inançlarını verdiklerine yani Müslümanların çoğunu Yahudileştirdiklerine, çok güzel bir örnek.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...