Ana içeriğe atla

Dindar Kelimesinden Sizler Ne Anlıyorsunuz?


 


Günümüzde çok konuşulan bir kelime vardır, DİNDAR OLMAK. Peki, bizler bu kelime ile neyi kast ettiğimizi, gereği gibi biliyor muyuz? Önce şunu hatırlatmak isterim, dindar kelimesi Kur’an da geçmez. Bu kelime, Arapça “din” kelimesi ile Farsça “tutan, sahip olan” anlamlarına gelen “dar” kelimesinin birleşimi ile dilimize girmiştir. Dilimize Arapçadan ve Farsçadan giren birçok kelime vardır, ama dilimizde tam karşılığı olmadığından rahatlıkla kullanırız. Bu kelime bizim dilimiz de, çok daha farklı bir anlama gelmektedir. Bizler bu kelimeye, günümüzde şu anlamı veririz. İNANDIĞI DİNİN EMİR VE YASAKLARINA HARFİYEN UYAN, DİNİ EKSİKSİZ YERİNE GETİREN KİŞİLERE, DİNDAR DENİR.
 
İlginçtir bu kelime, bizim dilimizde DİN ve DAR kelimesiyle birleşik söylendiğinde çok farklı anlama geliyor. İsterseniz bu konuyu Kur'an'dan anlamaya çalışalım. Din kelimesi Arapçada DEYN kelimesiyle, BORÇ anlamında geçer. Yani din kelimesini inancımız anlamında düşünürsek, Kur’an’da borçlu olduğumuz tek İlahın, Allah olduğunu anlamına gelir. BİR BAŞKA ŞEKLİYLE SÖYLEMEK GEREKİRSE, BİZ İNSANLARIN YALNIZ KİME BORÇLU OLDUĞUMUZU ANLATAN VAHİY SİSTEMİNE DİN DİYORUZ. Ne dersiniz bizler iman ettik Allah’ım diye Rabbimize söz verdiğimizde, sizce sözümüzü yerine mi getiriyoruz, yoksa sözümüzde durmayarak RABBİMİZE BORÇLUMU KALIYORUZ.? Din kelimesinin birçok anlamı vardır.  Yönetme, yönetilme, itaat, hüküm, tapınma, tevhid, İslâm, şeriat, hudud, âdet, hesap gibi. Çok önemli bir anlamı da ceza ve mükâfat anlamına gelir. Yani ben Müslümanım diyen bir insan, imanı inancı gereği şunu asla unutmamalıdır. İster aile içinde ister çevrenizde yaşanan hiçbir başarı mükâfatsız kalmamalı, hiçbir suçta cezasız kalmamalıdır. Bu durumda HUKUKU, ADALETİ ÖNE ÇIKARAN İLAHİ VAHYİN OLUŞTURDUĞU DÜZENE DİN DİYEBİLİRİZ.

İslam kelimesini tek bir kelimede ne anlama geldiğini söylemek gerekirse BARIŞ anlamına geliyor dersek yanlış olmaz. Geniş anlamda düşünürsek İslam itaat etmek, boyun eğmek, bağlanmak, bir şeye teslim olmak, esenlik ve barış içinde olmak anlamlarına da gelir. Bu durumda İslam dini dediğimizde İSLAM HUKUKU anlamalıyız. Şeriat isteriz diyenler aslında, farkındalar mı bilmiyorum, adalet isteriz demiş oluyorlar. Günümüzde anlattıkları gibi, dinin iki kaynağı vardır deyip, Kur’an’ın yanına asla beşeri kurallar kanunlar koyamayız. Bu demektir ki İslam hukuku, adaleti kanunları öne çıkaran onunla yönetilmesini emreden bir dindir diyebiliriz.

Bizler toplum olarak, dindar bir toplum yetiştirmeliyiz deriz. Dini inancı güçlü, dinini Kur’an'dan eksiksiz yaşayan, beşerin değil Allah'ın koyduğu kurallara bağlı bir nesilden bahsediyorsak, elbette buna hiç kimsenin itirazı olamaz. Peki, bugün günümüzde din nasıl yaşanıyor ve algılanıyor? Dindar kelimesinden toplum ne anlıyor? DİNİNİ EKSİKSİZ, DİN KURALLARINA BAĞLI YAŞAMAK SÖZÜNDEN, BİZLER NE ANLIYORUZ BURASI ÖNEMLİ. Geçen gün basında bir yazı okudum bakın yazının başlığında ne diyor. "ALLAH’TAN ENAZ KORKAN DİNDARLARMIŞ.” Bunun doğru olması mümkün değil. Peki mümkün olan nedir? Allah'ın dinini kullanan Müslüman maskesi takmış Müslüman görüntüsünde olup, kendi çıkarları için, Allah dine sakın bölünmeyin yalnız Kur'an'ın ipine sarılın ondan sorumlu olacaksınız diye uyardığı halde, YALNIZ KUR'AN İLE İSLAM YAŞANMAZ DİYEREK, ALLAH'IN KANUNLARININ YANINA BEŞERİ KANUNLAR KOYARAK, KENDİSİNİ MÜSLÜMAN GÖSTERENLERİN DIŞI VURULMUŞ GÖRSELLERİ ANCAK, ALLAH'TAN EN AZ KORKAR. Çünkü böyle insanlar, tıpkı Kitap ehli gibi biz ne yaparsak yapalım, Allah'ın Resulünün şefaatiyle, cehennem azabından kurtulacağına inanırlar da ondan. Gerçek Müslüman hata ve yanlış yapmaktan çok korkar, çünkü bilir ki yapacağımız en küçük yanlışımızın hesabını Allah'a vereceğiz ve bizi hiç kimse Allah'ın elinden kurtaramaz.
 
Dindar kelimesinden, Allah'ın Kur'an'da emrettiği yolu izleyen bir nesil yetiştirmek diye anlıyorsak, elbette doğru anlıyoruz demektir. Bizler acaba, dindar nesil yetiştirmek sözüyle ne anlıyoruz? Eğer Allah'a, Kur’an'a iman ettiğimizi söyleyip, Allah'ın sakın Kur’an'ın sınırlarını aşmayın, yalnız Kur'an'ın ipine sarılın yoksa kâfirlerden olursunuz sözlerine rağmen, Kur’an açık ve anlaşılır değildir, her bilgide zaten Kur’an'da yoktur sözlerine inanır da, Allah'ın şeriatını yeterli görmeyip  beşerin din adına koyduğu şeriatı, onun fıkıh inancını din diye yaşıyorsak, işte o zaman dindar kelimesini yanlış amaçlarla kullanmış ve de DİNİDAR kişilere dönüşmüş oluruz. Bu toplum için büyük tehlikedir. Bizlere dini anlattığını zanneden bir müftü, sosyal paylaşımlardan şöyle bir açıklamayla iftira atmış saygısızlık yapmış, başını örtmeyen kadınlara. “MAĞAZALARDA AMBALAJI AÇILMIŞ, TEŞHİR ÜRÜNLERİ, HEP YARI FİYATINA SATILIR. ANLAYANA…” İşte böyle zihniyetler, dini kendi kafalarında daraltarak, Allah'ın asla koymadığı bir kuralı, açıkça vermediği bir hükmü toplumda arayarak, bunu yerine getirmeyenlere de, böyle saygısızlık yapabiliyor ve insanların inancını bu şekilde yargılayabiliyor. Bu ve buna benzer insanlar, bizlerin anlam verdiği dindar kişiler değil, ancak DİNİDAR insanlar olabilir. Hiç kimseyi inancı konusunda yargılayamayız, yargılamak Allah'ın yetkisindedir. Başımı inancının emri olduğunu düşünen bir kadına nasıl hiç kimse hakaret edemezse, kendi inancı gereği başını örtmeyene de hiç kimse öyle hakaret edemez. BUNA DİNDARLIK DEĞİL, DİNİ DARLIK DENİR.
 
Kadını ambalajlanmış bir insan olarak gören bu kişi, acaba kendisini nasıl görüyor. Yine tesettürlü, toplum tarafından tanınan bir bayan, başı örtülü kendileri gibi tesettürlü olmayan kadınları, KABUĞU SOYULMUŞ DOMATESE BENZETMİŞTİ. Bu zihniyetler, kendileri gibi düşünmeyen, inanmayanlara karşı nasıl bir tavır aldıklarının ve nasıl saygısızlık yapabildiklerinin çok açık örneğidir. Kadın ister başı açık olsun, ister kapalı olsun, hiç kimsenin saygısızca bir söz söyleme hakkı yoktur. Saygısızlık yapan, saygısızca karşılık bulacaktır. Sizce bu ve bunun gibiler, bizlerin dindar diye bahsettiğimiz kişiler olabilir mi? Kendisi gibi yaşamayan, kendisi gibi düşünmeyen ve inanmayan kişilere, her türlü saygısızlığı hak gören insanlar, sizce bizim düşündüğümüz anlamda dindar olabilir mi? Böyle insanlara dindar dersek, dindar kelimesinin anlamını tahrif etmiş oluruz. Bir atasözü vardır hatırlatmak isterim. “ MÜMİNLERİN İMAN YÖNÜNDEN EN FAZİLETLİSİ, AHLAKÇA EN İYİ OLANIDIR.” 
 
Bizler Kur’an'dan o kadar uzaklaştık ki, kendi ellerimizle bir din yarattık adeta. Yarattığımız inançlarımıza uymayanları da öteledik, dışladık dinsiz ilan ettik. Allah'ın Kur’an'da emrettiği kanunlarını, yeterli görmedik. Öyle olunca da toplum olarak birbirimizle hep kavgalı olduk. Öyle giyinmeyeceksin, şöyle giyineceksin kavgaları ile boşa geçirdik yıllarımızı. Allah, özellikle bizlerden ne istiyor diye Kur'an'dan sormayı inanın unuttuk. Beşerin kanunları her şeyin önüne geçti. TAKVA NEDİR BİLMEZ OLDUK. Öyle olunca da ilgisiz şeylerle uğraştık. NAMUS VE İFFETİMİZE, ALLAH'IN TAKVA ELBİSESİNİ GİYDİRMEK YERİNE, BEŞERİ KIYAFETLER GİYDİRDİK. Öyle olunca sonuç ortada, örnek vermeye bile gerek duymuyorum. Allah'ın bu konudaki bir uyarısını hatırlatmak istiyorum, belki faydası olur diye.
 
Araf 26:  EY ÂDEMOĞULLARI! SİZE AYIP YERLERİNİZİ ÖRTECEK GİYSİ, SÜSLENECEK ELBİSE İNDİRDİK. TAKVÂ ELBİSESİ... İŞTE O DAHA HAYIRLIDIR. BUNLAR ALLAH'IN AYETLERİNDENDİR, BELKİ DÜŞÜNÜRLER. (Bayraktar Bayraklı meali)
 
Ne dersiniz, hangimiz takva sahibi olma çabası içindeyiz? Allah'ın kadın, erkek ve tüm canlılar için zaten örtü olarak verdiği saçın, örtülüp örtülmeyeceğini tartışıyoruz. BİR KONU DİN ADINA TARTIŞILIYORSA TOPLUMDA, LÜTFEN UNUTMAYALIM, O ALLAH EMRİ DEĞİLDİR. ÇÜNKÜ ALLAH AYETLERİNİ MUHKEM, YANİ TARTIŞILMASI MÜMKÜN OLMAYACAK ŞEKİLDE AÇIK VE NİCE ÖRNEKLERLE AÇIKLANMIŞ, İZAH EDİLMİŞ OLARAK GÖNDERDİĞİNİ SÖYLÜYOR. Ama bu arada takva, yani Allah'ın açıkça koyduğu kanunlarına uyup, günahtan sakınma çabamız, ne yazık ki göz ardı edildi. Kadında başın örtülmesi namus ve iffetli kadının simgesi oldu. Tabi sonucunu da hep birlikte görüyoruz. Başı türbanlı ve tanınmış dindar diye adlandırılan bir bayan basına, BEĞENDİĞİM ERKEKLE İMAM NİKÂHI YAPAR, BİRLİKTE OLURUM, diye beyanat veriyorsa, bu kişiye siz türban takıyor diye, dindar diyebilir misiniz? Dindarlığın simgesini türban yaparsak, toplum olarak sonuçlarına katlanmasını bilmeliyiz.
 
Eğer bizler dinimizi Kur’an merkezli yaşamayıp, beşeri bilgilerle dini farklı bir mecraya hapsederek, daraltarak yaşarsak, asla bizim anlamını günümüzde verdiğimiz dindar olamayız. Böyle olan kişiler, toplumlar ancak, DİNİDAR kişi olabilir. Yani inancını hapsetmiş, daraltmış, Allah'ın yolundan sapmış anlamında olur. Allah dinde zorlayıcı, yaşamımızı daraltıcı hükümler vermemiş, yanlışa sapmamamız için uyarılarda bulunmuştur. BİZLER ALLAH'IN KANUNLARININ ÖZÜNE İNEMEDİK, BUNU YAPAMADIĞIMIZ İÇİN KENDİMİZİ AVUTUYORUZ. Eğer bizler inancımızı Kur’an sınırlarında yaşamaz da rivayet, sanı ve ataların inançları ışığında yaşarsak, Allah'ın dinini yol ve yöntemini daraltmış ve başka yollara sapmış oluruz. Lütfen DİNİDAR değil, DİNİBÜTÜN olalım. YALNIZ KUR’AN'IN BÜTÜNLÜĞÜNDE BİRLEŞELİM, ama hiç kimseyi ötelemeden, inancına saygısızlık yapmadan. Kim bilir kıyafetine bakarak, karşımıza aldığımız kişi, belki Allah katında bizden takvaca daha üstündür. Unutmayalım, Allah açıkça hükmünü vermiş ve BİZLERİ KUR’AN'DAN HESABA ÇEKECEĞİNİ BİLDİRMİŞTİR. ONUN İÇİN KUR’AN DIŞINA, ASLA ÇIKMAYALIM, KUR'AN'IN SINIRLARINI AŞMAYALIM.
 

"DE Kİ: “EY KİTAP EHLİ! HAKKIN DIŞINA ÇIKARAK DİNİNİZDE AŞIRI GİTMEYİN. DAHA ÖNCE SAPMIŞ, BİRÇOKLARINI DA SAPTIRMIŞ VE DÜMDÜZ YOLDAN DA ŞAŞMIŞ BİR MİLLETİN ARZU VE KEYİFLERİNE UYMAYIN.” (Maide 77)

 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...