Ana içeriğe atla

Ankebut Suresi 12-13. Ayetlerden, Alacağımız Çok Önemli Ders.


 


Değerli dostlarım, bizler çok üzgünüm ama nefsimizi, ruhumuzu Kur’an nuruyla aydınlatamadığımız için, bu yanlışımızdan dolayı, inanılmaz hatalar yapıyoruz. Bu hatamızı ancak Allah’ın zikri Kur’an ile buluşabildiğimizde anlayabiliyoruz. Bu makalemde, yaptığımız çok önemli bir yanlışımızı sizlere hatırlatmak ve Kur’an ile buluşamadığımızda, nasıl büyük hataları farkında olmadan yaptığımızı ve Allah’ın huzuruna bu yanlışımızla gittiğimizde, nasıl pişman olacağımızı hatırlatmak istiyorum. Ankebut suresi 13. Ayetinde Rabbimiz, tüm kullarını bakın nasıl uyarıyor.

Ankebut 13: ANDOLSUN, ONLAR MUTLAKA KENDİ YÜKLERİNİ VE KENDİ YÜKLERİYLE BERABER NİCE AĞIR YÜKLERİ YÜKLENECEKLERDİR. UYDURMAKTA OLDUKLARI ŞEYLERDEN DE KIYAMET GÜNÜ ŞÜPHESİZ, SORGUYA ÇEKİLECEKLERDİR. (Diyanet meali)

Ayetin son cümlesi, çok ama çok önemli bir konuda bizleri uyarıyor. “UYDURMAKTA OLDUKLARI ŞEYLERDEN DE KIYAMET GÜNÜ ŞÜPHESİZ, SORGUYA ÇEKİLECEKLERDİR” Sizce bunu yapanlar kimler, neyi uyduruyorlar? Hepsi de Allah’a iman ettiğini söyleyen Kitap Ehli. Yani kendilerinin Allah’a iman etmiş olduklarını söyleyenler. Peki, sorun nerede, nasıl bir yanlış yapıyorlar da, Allah bu uyarıyı yapıyor. Çünkü ben iman ettim diyen bir insan, yalnız Allah’a onun kanun ve hükümlerine boyun eğmesi teslim olması gerekir. Ama atalarından öğrendikleri batıl inançlarını da, Allah’ın ayetlerine farklı anlamlar verip, Allah’ın dinine ilave etmeye çalışarak, BUNLARDA ALLAH KATINDANDIR, YA DA BUNLAR OLMADAN DİN YAŞANMAZ DİYEREK UYDURDUKLARI RİVAYETLERİ, ALLAH’IN DİNİNE NİSPET EDENLER.

Bu söylediklerimi okuduğunuzda, sanırım aynı yanlışları Kur’an’a iman ettiğimizi söyleyen biz Müslümanlarında yaptığımızı hatırladınız. Rabbimiz Zuhruf 44. Ayetinde, “SİZLERİ KUR’AN’DAN HESABA ÇEKECEĞİM”, Ali İmran 103. Ayetinde de, “TOPLUCA ALLAH’IN İPİNE SIMSIKI SARILINIZ, AYRILIĞA DÜŞMEYİNİZ.” Diye uyardığı halde bizler atalarımızın batıl, rivayet inançlarını yaşayabilmek için bu ve benzeri yüzlerce ayeti görmezden, duymazdan geliyor, ayetlerin anlamlarının üstünü örtüyorsak, ALLAH’A YALAN SÖZ İSNAT ETMİŞ OLUYORUZ. Allah bunu yapanlara, KÂFİR oldular diyor Kur’an’da. Yüce Rabbimiz bu yanlışı yaptıklarından dolayı, KIYAMET GÜNÜ SORGUYA ÇEKİLECEKLERDİR DİYOR.

Kâfir kelimesinin anlamı hiç iman etmeyenlere söylendiği gibi, Allah katından gelen hak olan gerçeğe iman ettiğini söylediği halde, atalarının inancını yaşayabilmek için, GERÇEĞİ HAK OLANI GİZLEYENLERE, GÖRMEZDEN GELENLERE DE KUR’AN, KÂFİR OLDULAR DİYOR. Bir örnek verelim. “SÖYLEMEDİKLERİNE DAİR ALLAH’A YEMİN EDİYORLAR AMA KENDİLERİNİ KÂFİR YAPAN O SÖZÜ GERÇEKTEN SÖYLEDİLER VE MÜSLÜMAN(ALLAH’A TESLİM) OLMALARINDAN SONRA, KÂFİR OLDULAR.” (Tevbe 74) Ankebut suresi 13. Ayetin bir öncesinde, bakın Kitap ehli kendilerini temize çıkartıp kendilerinden olmayanları, nasıl batıl inançlarına davet ediyorlar.

Ankebut 12: KÂFİR OLANLAR İMAN EDENLERE “BİZİM YOLUMUZA UYUN, SİZİN GÜNAHLARINIZI DA BİZ YÜKLENELİM!” DERLER. (OYSA) GÜNAHLARINDAN HİÇBİR ŞEYİ ASLA YÜKLENİCİ DEĞİLLERDİR. ŞÜPHESİZ Kİ ONLAR YALANCIDIR. (Mehmet Okuyan)

Bu ayetin devamında bu kişiler, kendilerinin uydurdukları RİVAYET VE SANI İNANÇLARINDAN DOLAYI, sorguya çekileceklerini ve kendi günahlarının yanında, aldattıkları kandırdıkları kişilerinde günahlarını yüklenecekleri uyarısını yapıyor. Değerli dostlarım, lütfen kendimizi masallara rivayet ve sanı bilgilere teslim etmeyelim. Hesabın görüleceği O çetin gün inanın yüzlerimiz simsiyah olanların safında buluruz kendimizi. Rabbimiz bu dünyada bizlere, ARAŞTIRIP DÜŞÜNEBİLECEĞİMİZ ÇOK UZUN VE GENİŞ BİR ZAMAN TANIMIŞTIR. LÜTFEN BU ZAMANI BOŞA GEÇİRMEYELİM, ALLAH’IN EMRETTİĞİ GİBİ YALNIZ KUR’AN’IN İPİNE SARILARAK, ONU ANLAMAYA VE YAŞAMAYA ÇALŞALIM. Allah bakın Ali İmran suresi 106. Ayetinde, bizleri çok önemli bir konuda nasıl uyarıyor.

Ali İmran 106: O GÜN BAZI YÜZLER AĞARIR, BAZI YÜZLER DE KARARIR. YÜZLERİ KARARANLARA “İMANINIZDAN SONRA KÂFİR Mİ OLDUNUZ! İNKÂR ETMENİZE KARŞILIK AZABI TADIN!” (DENECEKTİR). (Mehmet Okuyan)

Allah geçmiş toplumların yaptığı yanlışlardan, bizlere çok açık örnekler veriyor ki, bizleri uyarmadın ki Rabbimiz demeyelim diye. Sizce mahşer günü, yüzleri ağaracak olanlar kimler olabilir? Allah’ın emrettiği gibi YALNIZ KUR’AN’IN İPİNE SARILANLAR MI? Yoksa Allah’ın, sakın emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin, sizleri Kur’an’dan hesaba çekeceğim diye uyardığı halde, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ, KUR’AN ÖZET BİLGİ VERİR. RESULÜN RİVAYET HADİSLERİ OLMASAYDI, KUR’AN ANLAŞILMAZ KAPALI KALIRDI, DİYENLERİN Mİ YÜZLERİ AĞARIR? Bu sorumun doğru cevabını her Müslüman, Kur’an’dan bizzat kendisi aramak zorundadır. Kur’an’dan aramayıp atalarının inancından arayan, inanın hesap günü yüzleri AĞARANLARDAN DEĞİL, KARARANLARDAN OLACAĞINI UNUTMAYALIM. Mahşer günü imanlarından sonra kâfir olanlar, bakın ne söyleyeceklerini, Rabbimiz şimdiden bizlere bildiriyor. Ayeti özellikle iki mealen yazmak istiyorum ki doğru anlayalım.

Hicr 2: İNKÂR EDENLER, “KEŞKE MÜSLÜMAN OLSAYDIK” DİYE ÇOK ARZU EDECEKLERDİR. (Diyanet meali)

Hicr 2: GÜN GELECEK, İNKÂRDA ISRAR EDENLER (VAHYİN YOL GÖSTERİCİLİĞİNE) TESLİM OLMUŞ BİRER MÜSLÜMAN OLMAYI, YÜREKTEN TEMENNİ EDECEKLER. (Mustafa İslamoğlu)

Bu ayeti okuyan genel çoğunluk Müslüman, şunu söylüyor. Bu ayet bize hitaben söylenmemiş, çünkü biz zaten Müslümanız. Yalnız bu değil, Kitap Ehline hitaben söylenen bütün ayetleri, hiç üstüne almayanlar var. Hâlbuki Kur’an’ın zaten tamamı Kitap Ehline, yaptığı yanlışları düzeltmek için indirilmedi mi? Bu ayette kâfir/inkârcı diye bahsedilenler, iman ettikleri halde imanlarının gereğini yerine getirmeyip, atalarının inancını da yaşayanlar. Bu yanlışı yaptığımız için, ne yazık ki Kur’an’ın ışığından aydınlanamıyoruz. Allah’ın indirdiği kitaplarda, emrettiği tüm dinlerin adı İslam’dır. Onun için Kur’an’da Ali İmran suresi 19. Ayetinde şöyle geçer. “ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH KATINDA, TEK DİN DİN İSLAM’DIR.” Yani Hz. Âdem’den bu yana tüm Resullere gönderilen dinin adı İslam. İSLAM YALNIZ ALLAH’A İTAAT ETMEK, BOYUN EĞMEK, BAĞLANMAK ANLAMINA GELİR. Hicr suresi 2. Ayetinde, mahşer günü Allah’ın dinini yaşadıklarını zannettikleri halde, atalarının batıl inançlarından vazgeçmeyip, Allah’ın bazı ayetlerini görmezden gelerek, hatta kendi nefislerini tatmin edebilmek için, RİVAYETLERİN ETKİSİNDE KALIP KENDİLERİNİN UYDURDUĞU ŞEYLEREDE İNANARAK, YALNIZ ALLAH’A TESLİM OLMAYIP EDİNDİKLERİ VELİ, ÂLİM, ŞEYH, GAVS ADINI VERDİKLERİ KİŞİLERİN SÖZLERİNEDE İMAN EDİP, ONLARADA TESLİM OLARAK YAŞADIKLARINA PİŞMAN OLACAKLAR DİYOR.

Ben iman ettim diyen bir Müslüman, Kur’an’ın emrettiği gibi, YALNIZ ALLAH’IN VAHYİNE KENDİSİNİ TESLİM EDER. Allah’ın yanında inandığı beşeri hükümlere de boyun eğen bir insan, Allah’ın yanında onları da İLAH edinmiş olduklarından, ALLAH ONLAR KÂFİR OLDULAR DİYOR. Dilerim yalnız Allah’ı VELİ edinip yalnız ONUN HÜKÜMLERİNE BOYUN EĞİP TESLİM OLAN, Allah’ın azınlık halis kulları arasında oluruz. Aşağıdaki ayetlere iman ettim dediği halde, hayatına geçirmeyenler, lütfen bir kere daha düşünsünler.

“BENİM VELÎ’M, O KİTAP’I İNDİREN ALLAH’TIR. O, HAYIR VE BARIŞI SEVEN KULLARI KORUYUP GÖZETİR.” (Araf 196)

“ONLAR, SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKASINI BİZE KARŞI UYDURMAN İÇİN AZ KALSIN SENİ ONDAN ŞAŞIRTACAKLARDI. (EĞER BÖYLE YAPABİLSELERDİ) İŞTE O ZAMAN SENİ DOST EDİNİRLERDİ.” (İsra 73)

“AND OLSUN, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, BÜTÜN ŞAN VE ŞEREFİNİZ ONDADIR. HÂLÂ AKILLANMAYACAK MISINIZ?” (Enbiya 10)

“HEP BİRLİKTE ALLAH’IN İPİNE SARILIN VE AYRILIĞA DÜŞMEYİN.” (Ali İmran 103)

“ŞÜPHESİZ Kİ O/KUR’AN, SENİN VE KAVMİN İÇİN GERÇEĞİ HATIRLATAN ÖĞÜTTÜR. İLERDE ONDAN SORGULANACAKSINIZ.” (Zuhruf 44)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...