Ana içeriğe atla

Cuma Namazında Hutbede, Anlatılan Vaaz Konusu Üzerine.


 

Bu hafta Cuma hutbesinde yine, Kur’an’ın mesajları yerine, mezheplerin öğretisi ışığında ayetler çarpıtılarak cemaate anlatılmasına çok üzüldüm. Gelin birlikte Kur’an’ı rehber alarak anlatılanları değerlendirelim. Çünkü Rabbimiz, gerçek iman eden Müslüman, her sözü dinler daha sonra en doğrusuna uyar diyor Kur’an’da. Bizde öyle yapalım Allah’ın izniyle. Bakın neler söylenmiş hutbede, özellikle bu haftanın hutbesini yanlış aktarmayayım diye internetten aldım. Hutbede hoca öyle sözler söyledi ki, sanki Allah’ın Resulü İslam dininde, Allah’ın hüküm ortağıdır demeye getirdi. Bizlere anlatılanları sorgusuz doğru diye kabul edersek, Allah’ın huzurunda bunun hesabını veremeyen, şirk koşanların safında buluruz kendimizi.

“EY İMAN EDENLER! ALLAH’IN VE RESÛLÜ’NÜN ÖNÜNE GEÇMEYİN…”(Hucurat 1) ALLAH VE RESÛLÜ’NÜN ÖNÜNE GEÇMEMEK; ONLARI HERKESTEN ÇOK SEVMEKTİR. ALLAH’IN RIZASINI, PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S)’İN MUHABBETİNİ HER ŞEYDEN ÜSTÜN TUTMAKTIR. HER ZAMAN VE HER YERDE KUR’AN’A VE SÜNNETE GÖNÜLDEN BAĞLANMAKTIR. ALLAH VE RESÛLÜ’NÜN KOYDUĞU HÜKÜMLERİ; KARAR VE TERCİHLERİMİZDEN, GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİMİZDEN DAHA ÖNEMLİ VE DAHA DEĞERLİ GÖRMEKTİR. HÜLASA, ALLAH VE RESÛLÜ’NÜN ÖNÜNE GEÇMEMEK, HER MÜMİN İÇİN BAĞLAYICI BİR EMİR, İMÂNÎ BİR ZORUNLULUKTUR.”

Hucurat suresi 1. Ayetinde Allah, tüm iman edenlere seslenerek, bakın ne diyor. “ALLAH’IN VE RESÛLÜ’NÜN ÖNÜNE GEÇMEYİN” Kur’an ehli olan tüm din kardeşlerime sormak isterim. Allah bu ayetinde bizlere, ne demek istiyor? Şunu söylemesi sizce mümkün mü? Ey Müslümanlar benim Resulüme gönderdiğim vahyime, YANİ HÜKÜMLERİME Kur’an’a uyun, daha sonrada Resulümün benim vermediğim HÜKÜMLERİ SİZE RESULÜM VERECEK, RİVAYET ZİNCİRİ İLEDE SİZE ULAŞSA ONLARA DA UYUN demiş olabilir mi? Çok değil Kur’an’ı dikkatle ve düşünerek bir kez okuyan bir Müslüman, bunu asla kabul etmez. Peki neden? Çünkü Allah BEN HÜKMÜME, HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM, YALNIZ KUR’AN’IN İPİNE SARILIN DİYE UYARMMIYOR MUYDU? Hatta Rabbimiz Resulüne verdiği görev ve yetkisini bizlere anlatırken, nasıl bilgiler veriyordu Kur’an’da hatırlayalım.

“RASULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Ankebut 18) “BİZ RASULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ.”  (Kehf 56) “SENİN GÖREVİN, SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40)

İman ettiğini söyleyen bir Müslüman Allah’ı ve Resulünü canından daha çok sever, önce bunu unutmayalım ve bu duyguları lütfen kötü amaçlar için kullanmayalım, ALLAH’IN RESULÜNE KARŞI SEVGİMİZİ KULLANARAK ONUN ADINA UYDURULAN SÖZLERLE/HADİSLERLE TOPLUMU ALLAH İLE ALDATMAYALIM. Mahşer günü Resulün yüzüne bakamaz oluruz. Çünkü Kur’an O çetin gün Allah’ın Resulünün ümmetine, KUR’AN’I DEVRE DIŞI BIRAKTI BENİM ÜMMETİM diyeceğini Allah, şimdiden bizlere bildiriyor. Hatırlatmak istediğim çok önemli bir konu var. İÇİMİZE GİRMİŞ BİZDEN GÖRÜNEN YAHUDİ FİTNESİ, ALLAH’IN DİNİNİ BOZABİLMEK İÇİN BU YOLU KULLANIYOR VE RESULÜN ASLA SÖYLEMESİ MÜMKÜN OLMAYAN HADİSLERLE İSLAM TOPLUMU KANDIRILARAK, ALLAH’IN DİNİNDEN MÜSLÜMANLAR UZAKLAŞTIRILIYOR. PİŞMAN OLMAK İSTEMİYORSAK, BU TUZAĞIN LÜTFEN ARTIK FARKINDA OLALIM.

Değerli kardeşlerim sizlere Allah aşkına soruyorum, bunca apaçık MUHKEM ayetlere iman ettiğimizi söylüyorsak, ayetlerde geçen ALLAH’IN VE RESULÜNÜN ÖNÜNE GEÇMEYİN, ONA UYUN SÖZLERİNDEN, NASIL OLURDA ALLAH’IN AYETLERİNE YANİ VAHYİNE AYRI, RESULÜNÜN HADİSLERİNİNE AYRI UYUN DİYE ANLARIZ. Hiç mi Kur’an okumadık, hiç mi ayetler üzerinde bir bütünlük sağlayarak aklımızı zerre kadar kullanmadık. Eğer çok değil az bir çaba gösterip Kur’an ile buluşabilseydik, Rabbimizin Allah’a ve Resulüne uyun onun önüne geçmeyin uyarılarının ne anlama geldiğini çok rahat bir şekilde anlayabilirdik. Hatırlayalım, Allah’ın Resulü bizleri yalnız neyle uyarmış, yazacağım ayetler sizce Allah’ın hükümlerinin dışında, Allah’ın Resulüde dinde hükümler verme yetkisine sahiptır mi diyor? Gönül gözü kör olana, kalbi taş kesene gerçekleri asla kabul ettiremezsiniz. 

“BU KUR’AN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM.” (Enam 19)

“BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM.”(Ahkaf 9 )

“SİZ, HADDİ AŞAN KİMSELER OLDUNUZ DİYE, SİZİ KUR’AN’LA UYARMAKTAN VAZ MI GEÇELİM?” (Zuhruf 5)

“AND OLSUN, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, BÜTÜN ŞAN VE ŞEREFİNİZ ONDADIR. HÂLÂ AKILLANMAYACAK MISINIZ?” (Enbiya 10)

“İŞTE ONLAR, RABLERİNDEN GELEN BİR HİDAYET ÜZEREDİRLER VE KURTULUŞA ERENLER DE ANCAK ONLARDIR.” (Bakara 5)

“GERÇEK, HAK OLAN RABBİNDEN GELENDİR; O HALDE SAKIN ŞÜPHEYE DÜŞENLERDEN OLMA!”  (Bakara 147)

“RABBİNDEN SANA İNDİRİLENİN HAK OLDUĞUNU BİLEN KİŞİ, KÖR OLAN BİRİ İLE AYNI MIDIR? SADECE AKIL SAHİPLERİ DÜŞÜNÜRLER.” (Rad 19)

Bu ayetlere benzer, daha onlarca ayet yazabilirim sizlere. Sizce hutbede anlatılanlara uyuyor mu Allah’ın bu uyarıları? Düşünebiliyor musunuz, Rabbimiz bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı, Kur’an’dan sorumlu olduğumuzu apaçık söyleyecek, daha sonrada bu hükümlerin tam tersini söyleyip, BENİM AYETLERİME UYDUĞUNUZ GİBİ RESULÜMÜN BENİM DIŞIMDA VERDİĞİ HÜKÜMLERİNEDE UYUN DİYECEK ÖYLEMİ? ALLAH CÜMLEMİZE AKIL FİKİR VERSİN DEMEKTEN BAŞKA SÖZÜM YOK. İşte böyle İslam, Allah’ın şeriatından saptırılıyor, dualarımızda karşılık bulmuyor.

Eğer bizler Zikir ehli isek, anlatıldığı gibi Kur’an ve onun yanına bizlerin koyduğu ve Allah’ın Resulüne ait olduğu iddia edilen rivayet hadislere de hiç şüphe duymadan inanırsak, Kur’an’ın uyardığı gibi şirk koşan iman edenlerden oluruz. “ONLARIN ÇOĞU ALLAH’A ANCAK, ORTAK KOŞARAK İNANIRLAR. (Yusuf 106) Allah’ın Resulü yaşadığı dönemde, Allah’ın kontrolündeydi ve en küçük yanlış bir sözünde Allah tarafından ikaz ediliyor uyarılıyordu. İlginç olan bu uyarıların Kur’an’a geçirilmesidir, isteseydi Allah Resulünü özel olarak uyarır Kur’an’a geçirmezdi. Peki neden? Çünkü Allah şu uyarıyı yapıyor bizlere. Sizler beşersiniz her zaman hata yapabilirsiniz. Onun için kendinize benim dışımda VELİLER edinmeyin, benim sizlere Resulüm aracılığıyla indirdiğim rehberim Kur’an’ın ardı sıra gidin, çünkü RESULÜM SİZLERİ YALNIZ KUR’AN İLE UYARACAK ONA UYUN, ONUN SÖZLERİNİN ÖNÜNE GEÇMEYİN DİYOR. İnsanlar hata yapabilir, hata yapmayan yalnız Allah’tır. Onun için Rabbimiz birçok ayetinde ALLAH’A VE RESULÜNE UYUN, isim tamlaması yaparak bu konuya dikkatimizi çekiyor. Onlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az demiş atalarımız.

Hiçbir Müslüman Allah’ın ve Resulünün önüne geçebilecek, ona saygısızca davranacak bir yolu izlemez, önce bunu lütfen unutmayalım. Ama bir Müslümanın unutmaması gereken çok önemli davranışı da, Allah’ın Resulünü hiçbir Müslüman, İslam dininde Allah’ın hüküm ortağı yapamaz. BUNU YAPANLARA RABBİMİZ, BANA ŞİRK KOŞUYORLAR DİYOR. Bu yanlışı hangimiz yaparak, O’nun huzuruna çıkmak ister? Elbette hiç birimiz istemeyiz? İstemiyorsak LÜTFEN İNANCIMIZI KUR’AN İLE SORGULAYALIM VE DİN ADINA NE ANLATIRLIRSA MUTLAKA, KUR’AN’IN ONAYINI ALALIM. ALMIYORSA, BU DİNİN EMRİ DEĞİLDİR DİYELİM VE BUNLARI SÖYLEYENLERDEN UZAKLAŞALIM.

Cuma hutbesinin devamı konusunda konuşmak istemiyorum. Çünkü daha ilk başta Kur’an’a ters düşen bir anlatım varsa, devamının da aynı yanlışlarla devam ettiğini söylemek, yanlış olmaz sanırım. Dilerim bizlere kurulan bu tuzağın KUR’AN İLE FARKINDA OLAN, Allah’ın azınlık halis kulları arasında oluruz.

Saygılarımla

Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...