Ana içeriğe atla

Allah’ın İstediği Bir Yolda’mı Gidiyoruz?

 


Allah Kur'an'da bizleri bu dünyada, imtihan ettiğini söyler bizlerde imtihan olduğumuzu biliriz. Acaba bizler imtihan olduğumuz gerçeğiyle mi yaşıyoruz, yoksa bu gerçeği görmezden gelerek, imtihanımızı başkalarına havale etme çabasında mıyız?  Bakın Allah ayetinde ne diyor?
 
Bakara 155:  ŞÜPHESİZ Kİ SİZİ BİRAZ KORKU VE AÇLIK; (AYRICA) MALLARDAN, CANLARDAN VE ÜRÜNLERDEN AZALTMA (FAKİRLİK) İLE İMTİHAN EDECEĞİZ. SABREDENLERİ MÜJDELE! ( Mehmet Okuyan)
 
Demek ki Allah bizleri, birey ya da toplum olarak, imtihandan geçirdiğini söylüyor. Bu konu ile ilgili birçok ayet vardır Kur’an'da. Peki, gerçekten bizler bu imtihana nasıl hazırlanıyoruz? Yani kendi imtihanımızı kendimiz mi yaşıyoruz, yoksa ben Kur’an'dan anlayamam diyerek, kendi imtihanımızı başkalarına mı havale ediyoruz? Bu konuyu dikkatle düşünerek değerlendirip, şu soruyu kendimize sormalıyız. "BEN DİN VE İMAN ADINA, ALLAH'IN İSTEDİĞİ BİR YOLDA MI GİDİYORUM?" Bizler bu soruyu kendi nefsimize sorup, doğru cevabını arama çabası içinde olursak, o zaman Allah'a ulaşan en doğru yolu, mutlaka eninde sonunda buluruz. Gelin bu soruyu kendimize soralım. Bu durumda bir şahit, bir delil, hakem gerekir ki, yaptıklarımızı karşılaştırıp, doğru değerlendirebilelim.
 
Sizce kendimize sorduğumuz bu sorunun HAKEMİ kim olmalı? Beşeri dünyada edindiğimiz velilerin ciltlerce dolusu kitaplarımı, yoksa Allah'ın gönderdiği FURKAN yani KUR'AN mı? İşte karşımıza yine bir soru çıktı. Burada ki seçim de, bir o kadar önemli. Eğer bizlere öğretildiği gibi, Kur’an'da her bilgi detaylı yoktur, O özet bilgiler içerir, Kur’an'ı herkes zaten anlayamaz veli, alim insanlar anlar diyenlere inanırsak, kendimize sorduğumuz sorunun HAKEMİ, onlarca yüzlerce farklı yazılmış beşeri kitapları olacaktır. Elbette seçim bizlerin. Çünkü ne demişti Allah, sizleri bu dünyada imtihandan geçiriyorum.
 
Allah sizler için FURKAN'I indirdim der bizlere. Peki, Furkan ne anlama gelir? Doğru ile yanlışı ayıran anlamına geliyor, elbette buda Kur’an'dır. Sizce kendimize sorduğumuz sorunun hakemi, danışmanı, ölçüsü Kur’an olmalı değil midir? Allah eğriyi doğrudan ayıran bir rehber göndermiş ise bizlere, onun için anlaşılması zor, herkes anlayamaz, O kitapta din ve iman adına her bilgi detaylı yoktur, özet bilgiler vardır demek, Allah'a ve onun adaletine yapılabilecek en büyük saygısızlık değil midir? Kendimize sormamız gereken soruyu tekrar soralım. " BEN DİN VE İMAN ADINA, ALLAH'IN İSTEDİĞİ BİR YOLDA MI GİDİYORUM?"
 
Günümüzde İslam'ı yaşarken, ağırlıkla hakem olarak kullandığımız iki yöntem var. Birincisi bu sorumuzun hakemi, ölçüsü, değerlendirme kriteri yalnız Kur’an dır diyenler. İkincisi de, herkes Kur’an'ı anlayamaz, Kur’an özet bilgidir her şey Kur’an'da yazmaz diyerek, mezheplerin öğretisiyle imanlarını yaşayan edindiğimiz Velilerin, şeyhlerin, cemaat liderlerinin Kur’an'dan anladıklarını yazdıkları kitapları,  FIKIH inancını hakem görenler var. Yani bir başka deyişle, günümüze ulaşan Kur’an'da tek kelime bahsedilmeyen mezheplerin, fıkıh kitaplarını hakem ve yol edinenler diyebiliriz.
 
Allah'ın bizleri tek tek imtihandan geçirdiğine iman ediyorsak, yukarıdaki iki seçenekten doğrusunu seçmek zorundayız. Acaba hangisi sizce daha emin ve garantili doğru bir yoldur? Hangi yol Allah'a ulaşır sizce? Din ve imanımızı yaşarken, hangi yöntemi kullanarak, kendimize HAKEM, REHBER yapmalı ve yaptıklarımızı sorgulamalıyız? Bu sorunun cevabını herkes kendisi vermelidir, fakat Allah'ın ayetlerini de unutmadan. Bakın Allah neler söylüyor, sizce bu sözleri söyleyen bizlerin Yaratıcısı Allah ise, seçin yapmamız gereken yol çok açık değil midir?
 
Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.
 
Kamer 4: Andolsun onlara, kötülükten önleyecek nice önemli haberler gelmiştir. 5. Doruk noktaya çıkmış, İSABETİ TARTIŞMASIZ BİR HİKMETTİR O. Ama uyarılar yarar sağlamıyor.
 
Araf 174: Belki inkârdan dönerler diye AYETLERİ BÖYLE AYRINTILI BİR ŞEKİLDE AÇIKLIYORUZ.
 
Nur 34: ANDOLSUN Kİ BİZ SİZE (GEREKENİ) AÇIK AÇIK BİLDİREN AYETLER, sizden önce yaşayıp gitmiş olanlardan örnekler ve takvaya ulaşmış kimseler için öğütler indirdik.
 
Ankebut 51: KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BİR KİTABI SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ, ONLARA YETMİYOR MU? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.
 
Allah’ın bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği Kur’an’ı yeterli görmeyip, Rabbimizin sakın benden başka VELİLER edinmeyin uyarısını göz ardı edip, kendimize Veliler, efendiler, gavslar edinip, onların yazdığı kitaplar lamı yolumuzu buluyoruz? Yoksa Allah'a onun kitap Kur'an'a güvenip, yalnız onun ipine mi sarılıyoruz? LÜTFEN UNUTMAYALIM, ALLAH’A HUZURLU VE MUTLU OLARAK BİZLERİ ULAŞTIRACAK TEK AYDINLIK FENER, YALNIZ KUR’AN’DIR.
 
Allah'ın istediği doğru yolda gidip gitmediğimizin HAKEMİ, sizce çok açık belli değil mi? Hatta Rabbimiz Enam 38. ayetinde ne diyordu Kur'an için hatırlayalım. " BİZ KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. ONLAR SONUNDA RABBLERİ ÖNÜNDE TOPLANIRLAR. (Enam 38)" Eğer bu yolu seçmeyip, Kur’an'ı hakem olarak yeterli görmediğimiz takdirde, BİZLERİN ÖNÜNDE SAYILAMAYACAK TEHLİKELER ORTAYA ÇIKIYOR. Hepside bir birinden tehlikelerle dolu, sonu nereye varacağı belli olmayan, emin olamayacağımız adeta bir labirent. Allah boşuna bizlerin, yalnız Kur'an'a sarılmamızı ve ondan sorgulanacağımızın hükmünü vermiyor. ALLAH SÖZÜNDE DURANDIR, LÜTFEN UNUTMAYALIM. Edindiğimiz veli kişilere değil Allah'a güvenelim.
 
Bu dünyada yaşadığımız imtihanımızda, YALNIZ ALLAH'I VELİ EDİNİP doğru kararlar vererek, doğru bilgileri kendimize hakem kabul edip, İslam'ı yaşayanlar olmamız dileklerimle.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...