Ana içeriğe atla

Mezheplerin Yarattığı Şeriatı, Allah’ın Şeriatı Diye Anlatanlara Lütfen Dikkat.

 


Biz Müslümanlar ne yazık ki Allah’ın vahyinden, Kitap Ehlinin uzaklaştığı gibi uzaklaşarak din diye yaşadıklarımızı, Allah’ın emri Allah’ın dini İslam’ın emri zannediyoruz. Hâlbuki yaşadıklarımızın genel çoğunluğu Kur’an’dan değil, atalarımızdan intikal eden rivayetlerden, Arap geleneğinden oluşuyor. Günümüzde ŞERİAT İSTERİZ sloganlarını çok duyarsınız. Bir kısmı bu söylemden korkar ve kabul etmez itiraz eder, bir kısım Müslümanda neye korkuyorsunuz, Allah’ın kanunlarından korkulur mu diyerek, KAFALARINDA Kİ ŞERİATI ALLAH’A NİSPET EDEREK, BU FİKRİ SAVUNURLAR. Sizler kim haklı diye, Kur’an’dan hiç araştırdınız mı? Eğer günümüzde cemaat ve tarikatların ağzından düşürmedikleri bu sloganda, söylediklerinde haklı iseler, yani istedikleri ŞERİAT Allah’ın bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği Kur’an’daki kanunları ise, bundan korkmaya gerek yok demektir. Yok, eğer Allah’ın asla Kur’an’da bahsetmedikleri beşeri kural ve kanunları, Allah’a nispet ederek bu Allah’ın ŞERİATI diyorlarsa, işte o zaman büyük bir tehlike var demektir. İslam toplumunda ŞERİAT dendiğinde, ne anladıklarına isterseniz önce bakalım. Her iki düşünceyi de yazalım.

"ŞERİAT, ALLAH’IN KUR’AN’DA AÇIKÇA HÜKÜMLERİNİ VERDİĞİ, ÖRNEKLERİYLE İZAH ETTİĞİ, KULLARI İÇİN KOYMUŞ OLDUĞU KURALLAR VE İZLENMESİ GEREKEN YOLUDUR. BUNUN DIŞINA ÇIKANLAR, ALLAH’IN ŞERİATINA PARALEL ŞERİATLAR YARATMAYA ÇALIŞAN, ALLAH’A ŞİRK KOŞANLARDIR."

Eğer yalnız Kur’an’ın bahsettiği, açıklayıp izah ettiği Allah’ın şeriatını kast ediyorlarsa, çok haklılar başımızın üstünde bu şeriatın yeri var demektir. Acaba bunumu kast ediyorlar, işte burası önemli. İsterseniz gelin şeriat isteriz diyenlerin, aslında nasıl bir şeriat istediklerine bakalım ki, karşı çıkanlar haklımı haksız mı çok açık anlayabilelim.

“ŞERİAT, KUR'AN VE HZ. MUHAMMED'İN SÖZLERİNDEN VEYA EYLEMLERİNDEN YOLA ÇIKILARAK OLUŞTURULAN, BİR DİNİ HUKUK SİSTEMİNİ İFADE EDER. ŞERİAT, MÜSLÜMANLARIN YAŞADIKLARI DÖNEM VE COĞRAFYAYA GÖRE İLAHİ MESAJI YORUMLAYARAK ORTAYA KOYDUKLARI HUKUK SİSTEMİNE VERİLEN İSİM OLARAK KABUL EDİLİR.”

İstenen bu şeriatın Allah’ın Kur’an’da emretmiş olduğu şeriatla asla bir ilgisi olmadığını görüyoruz. Allah Kur’an’ı yalnız Araplara değil, tüm insanlığa yol gösterici olsun diye gönderdiğini söylüyor. SİZCE ALLAH, O GÜNKÜ MÜSLÜMANLARIN YAŞADIĞI ARAP COĞRAFYASININ GELENEK VE KÜLTÜRLERİNE VE KENDİ YORUMLARINA GÖRE YARATTIKLARI BİR ŞERİATI YAŞAMAMIZI İSTERMİ? Bu şeriat Allah’ın şeriatı olur mu? Zerre kadar düşünen, günümüzde mezheplerin yarattığı şeriatla, Allah’ın Kur’an’da emrettiği şeriatın, çok farklı olduğunu anlayacaktır. DİN ADINA HÜKÜM VERECEK YALNIZ ALLAH’TIR, ÇÜNKÜ DİNİN SAHİBİ ALLAH’TIR VE ONUN HÜKÜM ORTAĞI OLMADIĞINI, KUR’AN APAÇIK SÖYLÜYOR. Söyledikleri gibi şeriat, Kur’an ve Resulünün sözlerinden/hadislerinden ve eylemlerinden oluşan ALLAH İLE RESULÜNÜN ORTAK DİNİ ASLA DEĞİLDİR. Önce şunu söylemek isterim, günümüzde Allah’ın Resulüne atfen söylenen HADİSLERİN hiç birisinin, bizzat kendisinin söylediğinden emin olamayız. Çünkü Kur’an gibi sağlığında, asla kayda alınmamış, onun vefatından yaklaşık 200 yıl sonra, rivayet yoluyla nakiller sonucunda, TOPLUMUN AKLINDA KALDIĞI KADARIYLA yazıya geçirilmiştir. Sizce bu bilgiler Allah’ın şeriatı olabilir mi? Resule atfen söylenen hadise Kur’an onay veriyorsa, ancak şunu söyleyebiliriz. “BU SÖZÜ ALLAH’IN RESULÜ SÖYLEMİŞ OLABİLİR.” Bu rivayet hadislerden yola çıkarak, onları referans alarak OLUŞTURULAN ŞERİAT ASLA ALLAH’IN ŞERİATI DEĞİL, ANCAK BİZLERİN NEFİSLERİMİZDE YARATTIĞIMIZ BEŞERİ ŞERİAT OLABİLİR. Onun için mezheplerin şeriat anlayışı da, birbirinden farklıdır. Bakın Allah Resulüne, kendi şeriatı konusunda ne diyor.

“SONRA SENİ BİR ŞERİATA GÖRE GÖREVLENDİRDİK; SEN ONA UY. KENDİNİ BİLMEZLERİN ARZULARINA UYMA.” Casiye 18)

“(Ey Muhammed!) SANA DA O KİTAB’I (KUR’AN’I) HAK, ÖNÜNDEKİ KİTAPLARI DOĞRULAYICI, ONLARI GÖZETİCİ OLARAK İNDİRDİK. ARTIK, ALLAH’IN İNDİRDİĞİ İLE ARALARINDA HÜKMET VE SANA GELEN HAKTAN AYRILIP DA, ONLARIN ARZULARINA UYMA. SİZDEN HER BİRİNİZ İÇİN BİR ŞERİAT VE BİR YOL BELİRLEDİK…….” (Maide 48)

Allah’ın Resulü, Allah’ın şeriatına uyuyor, bizler ise yalnız Allah’ın şeriatıyla yetinmiyoruz. Bu durumda bizler, Resulün yolundan gidiyor olabilir miyiz? Bakın Allah Resulüne, SENİN BİZİM ŞERİATIMIZA UYMAN İÇİN GÖREV VERDİK DİYOR. Ama bizler tıpkı Kitap Ehlinin yaptığı gibi, Allah’ın şeriatına Resulünün adını kullanarak ilaveler yaparak, ŞERİAT KURAN YANİ ALLAH VE RESULÜNÜN SÖZLERİNDEN, YANİ HADİSLERİNDEN EYLEMLERİNDEN YOLA ÇIKARAK OLUŞTURULAN İNANCA, ŞERİAT DİYORUZ. Hangimiz Resulün eylemlerine, sözlerine, hadislerine şahit olduk? Allah’ın bu konuda uyardığı gibi, emin olamayacağımız bir bilgi ile nasıl olurda kendimizce bir şeriat belirler ve bunu Allah’ın şeriatı diye hiç kuşku duymadan yaşarız? Sizlere şu soruyu sormak isterim. Mahşer günü Allah’ın Resulü şahit olarak çağrıldığında, Allah sen ümmetine böyle sözler/hadisler söyledin mi? Ümmetin bu hadislerinden yola çıkarak, benim şeriatımı yeterli görmeyip, kendilerine şeriat yaratmışlar ne dersin dediğinde, sizce Allah’ın Resulü nasıl cevap verecektir? “ALLAH’IM BU SÖZLERİ/HADİSLERİ BENİM SÖYLEMEDİĞİMİ SEN BİLİYORSUN. ÇÜNKÜ SEN NE EMRETTİYSEN, BEN ONLARA ONU TEBLİĞ ETTİM VE KUR’AN İLE HÜKMETTİM”. Derse, sizce Kur’an’ın şeriatı dışında, şeriatlar yaratanların hali nasıl olur? Yorumunu sizlere bırakıyorum.

İşte bu şeriat Allah’ın indirdiği şeriat olmadığı gibi, ALLAH’A ŞİRK KOŞAN ŞERİATTIR. Peki, neden öyle söyledim dersiniz? Çünkü Allah’ın Resulünün, Allah’ın dinine ilaveler yapması mümkün değil. ÇÜNKÜ ALLAH BEN HÜKMÜME YANİ KOYDUĞUM KANUN VE KURALLARIMA ŞERİATIMA, HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM DİYOR KUR’AN’DA. Şeriat isteriz diyenler, eğer Resulünü Allah’ın hükmüne ortak ediyorlarsa, hem Allah’a hem de Resulüne iftira atıyorlar, ALLAH’IN ŞERİATINA PARALEL ŞERİATLAR YARATIYORLAR DEMEKTİR. Bu konuda çok açık hükmünü veren Rabbimiz Şura 21. Ayetinde çok dikkat çekici bir uyarı yaparak, şer’i yani Allah’ın şeriatına ilaveler yapanlara, Rabbimiz bakın nasıl kızıyor.

“YOKSA ONLARIN, ALLAH’IN İZİN VERMEDİĞİ ŞEYLERİ KENDİLERİ İÇİN DİNİN KOYDUĞU ŞER’Î BİR KURAL HALİNE GETİREN (ALLAH’A) ORTAK YAPTIKLARI GÜÇLER Mİ VAR?” (Şura 21)

Yazdığım ayetler gösteriyor ki, Allah’ın Kur’an’da bizlere gösterdiği şeriat çok açık. Resulü tek kelime bile kendisi ilave edemez, oda Allah’ın indirdiği şeriata yani kanun ve kurallarına uyar. Ancak Allah’ın şeriatını tebliğ edip, Allah’ın şeriatı ile hüküm verebilir. Bu konudaki ayeti hatırlayalım. “BU KUR'AN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM.” (Enam 19) Bu ayete iman eden bir Müslüman, Allah’ın şeriatına Resulünün asla tek kelime ilave etmediğini, edemeyeceğini çok açık bilir. Bu gerçekleri Kur’an’da, onlarca ayetinde görüyoruz. Peki, Allah’ın Kur’an’da koyduğu şeriat, izlememiz gereken yol yöntem neler. Burası çok önemli. Hatırlayınız lütfen, Allah İslam’ı yaşarken kendisine nasıl ibadet edeceğimizi, yani SALATI nasıl yerine getireceğimiz konusunda gereken detayı verir. Zekât, Hac, Oruç konusunda gereken açıklamayı, herkesin anlayacağı şekilde kolaylaştırmış bir şekilde yapar. Gerçi Kur’an ile yetinmeyenler, mezheplerin ve geleneğin dine yaptığı ilaveleri Kur’an’da göremediklerinde, Allah’ın yemin olsun ki bu kitabı/dini kolaylaştırdık, her şeyden nice örnekleri verdik, hiç bir eksik bırakmadık, hiç kimseye muhtaç olmayasınız diye hükümlerine gözlerini kapatıp, yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyebiliyorlar. Yani Allah’ın şeriatı Kur’an’a göre bireysel yaşanır ve bu şeriatı yaşarken, bizlere hiç kimse zorlama yapamaz. Toplumu ilgilendiren şeriatta, çok açık Kur’an’da belirtmiş, bu konuda Allah hükmünü de bizzat vermiştir. Bizleri yönetecek kişilerinde bizler tarafından seçilmesini ister Kur'an. Peki neden. Çünkü kendi inancımızı özgürce yaşayabilecek kanunlar çıkartarak, baskı yapmadan imtihanımızı yaşama özgürlüğünü, bu şekilde yaratabileceğimiz örneğini verir. Onun için yöneticilerinizi ehil insanlardan seçin uyarısını yapar. Şeriatla yönetildiğini iddia den bazı Müslüman ülkelerde, şunu yapmazsan hapse girersin, bunu yapmazsan ceza alırsın şeklindeki zorlamalar, İSLAM DİNİNE VE BU DÜNYADA İMTİHAN OLDUĞUMUZ GERÇEĞİNE TERS DÜŞER.

BU İNANÇTAKİ KARDEŞLERİMİZİN ŞERİAT ANLAYIŞI, ALLAH’IN AYETLERİNE GÖRE DEĞİL, MEZHEPLERİN VE RESULE AİT OLDUĞU İDDİA EDİLEN RİVAYET HADİSLERİ İLE OLUŞUYOR. SANKİ DİN ALLAH’IN VE RESULÜNÜN ORTAK DİNİ İMİŞ GİBİ HAREKET EDİLİYOR. HATIRLATIRIM BU VE BENZERİ YANLIŞLARA ALLAH, BANA ŞİRK KOŞUYORSUNUZ DİYOR. AYRICA YÜZLERCE YIL ÖNCE YAŞAMIŞ İNSANLARIN, KENDİ DÖNEMLERİNDE, O DEVRİN BİLİMSEL YA DA KÜLTÜR ANLAYIŞLARIYLA OLUŞTURDUKLARI İNANÇLARIN KARIŞIMIYLA ORTAYA ÇIKAN ŞERİATA, NE YAZIK Kİ ALLAH’IN YANİ İSLAM DİNİNİN ŞERİATI DEMELERİ, TOPLUMDA TEDİRGİNLİK YARATIYOR. İlginçtir Allah’ın dinde sakın bölünenler gibi olmayın hükmünü dinlemeyen Müslümanlar, dinde bölünmekte zenginlik vardır diyerek, her mezhep kendi şeriatını yaratmıştır. BUNA ALLAH’IN ŞERİATI NASIL DERİZ?

Allah’ın Kur’an’da koyduğu HUKUK sitemi çok açıktır. ALLAH KUR’AN’IN EMRİ OLAN İBADETLER, KILIK KIYAFET KONUSUNDA yapılacak bir yanlışın cezasını, yalnız ben veririm diyor. Siz veremezsiniz, çünkü kimin en doğru yolda gittiğini yalnız ben bilirim diyor. Örneğin Allah namaz kılın, oruç tutun zekât verin diyor da kulları bunu duymazdan geliyor, yerine getirmiyorsa, benim ŞERİAT kanunlarıma göre hiç kimse sen namaz kılmadın, oruç tutmadın zekât vermedin diye cezalandıramaz, onu bana bırakın diyor Allah. AMA GÜNÜMÜZDE ŞERİAT İSTERİZ DİYEREK, KENDİLERİNE BEŞERİ ŞERİAT YARATANLAR, NAMAZ KILMAYANA, ORUÇ TUTMAYANA KARŞI, NASIL CEZALARA HÜKMETTİKLERİNİ HEPİMİZ BİLİYORUZ. Örneğin Allah Kur’an’da bizlerin nasıl bir yol izlememiz gerektiği konusundan bahsederken, ADALETLİ OLUN, YARDIM SEVER OLUN, ASLA SİZDEN BİZDENDİR AYRIMINI YAPMAYIN DİYE UYARIR. Ama şeriat ile yönetildiğini iddia eden ülkelerde, bunların hiç birisini göremezsiniz.

Bu uyarıları yapan Rabbimiz, BENİM ŞERİATIMDA ASLA ZORLAMA YOKTUR DER. Peki neden? ÇÜNKÜ ALLAH BİZLERİ BU DÜNYADA, İNDİRDİĞİ VAHYİNDEN/KUR'AN'DAN ONUN HÜKÜMLERİNDEN BİZZAT ALLAH İLE BAŞ BAŞA BİZLERİ İMTİHAN ETTİĞİNİ SÖYLÜYORDA ONDAN. Yani bu imtihan topluca olmuyor. Hatta bizim imtihanımızdan hiç kimse sorumluda değildir. Onun için dinde zorlama yoktur der Rabbimiz. Allah bakalım kullarımın hangisi, benim onları sorumlu tuttuğum vahyime/Kur’an’a uyacak, ya da bakalım kimler kendilerine, atalarından gelen rivayetlerin oluşturduğu şeriata uyacak diye imtihan ediyor. BU DURUMDA, ZORLA İMTİHAN OLUR MU? Allah yine imtihan gereği, iki şekilde uyarıyor. Örneğin alkol, içki ve kumardan sakının, uzak durun çünkü bunlar şeytan işi bir pisliktir diyor. Bunların bizleri Allah’tan uzaklaştıracağı uyarısını yapıyor. Bu uyarılara uymayanı da hiç kimse cezalandıramaz. Kur’an’ın şeriatında bu cezayı verecek yalnız Allah’tır. Ama beşerin yarattığı şeriatı şöyle bir araştırın, ne demek istediğimi anlayacaksınız. Şunu da hatırlatmak isterim toplumun düzenini, huzurunu sağlamak için Allah, bazı hükümler vermiştir Kur’an’da. Örnek verelim ZİNA, HIRSIZLIK. Bunları yapanları Allah, cezalandırın ki toplumun düzeni bozulmasın diyor. Yine düzenin sağlanması için KISASA KISAS hükmünü getirmiştir. Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Allah şeriatını çok açık bir şekilde Kur’an’da belirtmiş, hiç kimse bu şeriata ilave yapamaz.

Allah’ın şeriatında kanunlar ve kurallar çok açıktır. Rabbimiz bizlerin örnek insan olmamızı istiyor. Bu örneklik her insanın bizzat kendisini yetiştirip doğruya yönelmesi ile olacağını, zorlamayla olmayacağını bizlere anlatıyor. Onun içinde Allah bu dünyada, güzel şeyler yaparsanız onun mükâfatını huzuruma gelince alırsınız, tam tersini yaparsanız onunda karşılığını göreceğinizi unutmayın diyor. ALLAH’IN ŞERİATI, TOPLUMUN DÜZENİ, HUZURUNU SAĞLAMAKLA DOĞRU ORANTILIDIR. LÜTFEN ALLAH'IN ŞERİATI İLE ZAMANIN, DEĞİŞEN ÇAĞIN GEREKLERİ DOĞRULTUSUNDA, DEVLETİ YÖNETENLERİN ÇIKARACAĞI KANUNLARLA KARIŞTIRMAYALIM. BU KANUNLAR ÇAĞIN İHTİYACINA GÖRE DEĞİŞİR. AMA ALLAH'IN ŞERİATI, KANUNLARI EVRENSEL OLDUĞU İÇİN DEĞİŞMEZ. Bu şeriatın kurallarını da Allah, yalnız ben koyarım diyor.

Lütfen Allah’ın şeriatını Kur’an’dan öğrenelim. Öğrenelim ki, ona ilave yapmaya çalışıp, buda Allah’ın şeriatıdır diye toplumu kandırmaya çalışanların tuzağına düşmeyelim.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...