Ana içeriğe atla

BİZLERİ KURTARACAK VE DOĞRU YOLA ULAŞTIRACAK REHBER KUR’AN İLE HALA BULUŞAMADIK.


 Değerli dostlarım, sizlere şöyle bir soru sorsam ve desem ki, bizler iman ettik dediğimizde neye ya da kime iman ettik diyoruz? Allah’ın Resulü O örnek insan neye ya da kime iman edip bağlılığını bildirmişti? Sanırım bu ne biçim soru, kime iman ettiğimiz belli değil mi, Allah’a ve kitabı Kur'an'a iman ettik elbette diyeceksiniz. Peki, bizler Allah’a iman ettiysek, onun bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği Allah’ın kitabı Kur’an’ı anlayarak hiç okuyup, Allah’ın mesajını ilk elden tebliğ alıp onun emrettiği çizgide hayatımıza geçiriyor muyuz? YOKSA SEN KUR’AN’I ANLAYAMAZSIN, GEL BU KİTAPLARI OKU KUR’AN’I DAHA İYİ ANLARSIN O ZAMAN, DİYENLERE Mİ İNANDIK? Haşa Allah’ın kuluna anlatamadığı bir şey varda, birilerimi anlatmaya çalışıyor. İşte bu sorunun cevabını ne yazık ki, gönül rahatlığıyla veremiyoruz. Çünkü bunu yapamadığımız için, iman kalplerimize bir türlü yerleşemedi. Yerleşemeyince de, kim nereye çekerse bizleri o tarafa gider olduk. Hatırlatırım Allah’ı Resulü, yalnız Kur’an’a iman etmişti ve Kur’an’da, ben sizleri yalnız Kur’an ile uyarma görevi aldım diyordu. Allah’ın Resulü yalnız Kur’an’a iman ediyor ama bizler onun yanına öyle kitaplar ve kaynaklar koyuyoruz ki, KUR’AN İLE BAĞIMIZ NEREDEYSE TAMAMEN KESİLİYOR.

Allah’ın kitabı Kur’an ile buluşamadığımız için, Allah ne emrediyorsa, tam tersini yaşadığımızın ve Allah ile aldatıldığımızın hala farkında olamadık. KUR’AN DUVARA ASILMASI İÇİN DEĞİL, OKUYUP ANLAYIP YAŞANMASI İÇİN İNDİRİLMİŞ REHBERDİR, IŞIKTIR, HAYAT KİTABIDIR.

Allah’ın Resulü İslam’ı Kur’an’dan yaşarken, şöyle bir yol izlemiş olabilir mi sizce? Allah’ım sen yalnız Kur’an’ın ipine sarılın, bizleri Kur’an’dan sorumlu tutuyorum dedin ama Kur'an'da, birçok konuya açıklık getirip izah etmemişsin. ONUN İÇİN BEN SENİN KUR’AN’DA AÇIKLAMADIĞIN KONULARDA DA AÇIKLAMALAR YAPIP, DETAYLI BİR ŞEKİLDE HER KONUDA HADİSLERİMİ ÜMMETİME TEBLİĞ ETTİM. BUNDAN SONRA BENİM ÜMMETİM, ARTIK HEM SENİN VAHYİN KUR’AN’A HEMDE BENİM HADİSLERİME UYACAKLAR, DEMİŞ OLABİLECEĞİNE AKLINIZ KESİYOR MU? KESİYORSA, SİZ NE KUR’AN’I NEDE ALLAH’IN RESULÜNÜ KUR’AN’DAN, HİÇ TANIMAMIŞSINIZ DEMEKTİR. 

Buna inanan bir Müslümanın, Kur’an’dan zerre kadar haberi olmadığı gibi, Allah’a Resulünü şirk koştuğunu da farkında olamayacağını, hatırlatmak isterim. Biz Müslümanların yaptığı bu hatayı, Kitap Ehlide yapmıştı. Onun için Allah en son olarak biz kullarını uyarıyor ve Kur’an’ı gönderiyor. Allah’ın Resulünün asla dinde hüküm koyamayacağını, hatta haşa sanki Allah açıklamayı unutmuşta, Resulü açıklıyormuş gibi davranmanın, bizleri ŞİRKE GÖTÜRECEĞİNİ hatırlatmak isterim. Allah’ın Resulü bizleri hangi bilgilerle uyarmış ve tebliğ etmişti, Kur’an’dan onu hatırlayalım.

“BU KURAN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM.” (Enam 19)  “RESULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Ankebut 18) “SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40) Allah Resulünün görev tanımını yaparken, apaçık bizlere bildirdiği halde bu ve onlarca ayetin hükmüne ters düşen bir inancı yaşıyorsak, bu dine İslam dini diyemeyiz. İsmine İslam demekle de bu Allah’ın dini İslam olmaz. Kendimizi kandırmış oluruz. Bakın Allah’ın Resulü aynı bizlerin yaptığı yanlışı yapan Kitap Ehline, nasıl bir ayet tebliğ ediyor ve uyarıyor.

(Onlara:) “SİZE VERDİĞİMİZ KİTAB’A SIMSIKI SARILIN VE ONUN İÇİNDEKİLERİ HATIRLAYIN Kİ, ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINASINIZ” DEMİŞTİK. (Araf 171)

Peki Kitap Ehli, uymuşlar mıydı? Elbette uymamışlardı ve yalnız Allah’ın vahyi Tevrat ya da İncil ile yetinmeyip, atalarının inancını Allah’ın dini İslam diye yaşamışlardı. Hâlbuki Allah nasıl uyardığını söylüyor? “SİZE VERDİĞİMİZ KİTAB’A SIMSIKI SARILIN VE ONUN İÇİNDEKİLERİ HATIRLAYIN Kİ, ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINASINIZ” DEMİŞTİK.” Hatta SİZE İNDİRDİĞİMİZ KİTAP YETMİYORMU demiyor muydu? Aynı uyarı bizlere de yapılıyor ve bizlerin YALNIZ ALLAH’IN İPİ KUR’AN’A SARILMAMIZ EMREDİLİYOR. Ne yazık ki bizlerde bu ve benzeri onlarca uyarıyı dikkate almadık ve yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz, Resulün rivayet hadisleri olmasaydı Kur’an kapalı kalır, anlaşılamazdı demiyor muyuz?  Yine aynı konuda Allah uslanmaz Yahudi toplumunu uyararak, yalnız Allah’ın vahyi ile yetinmeyip, kendilerine Allah’ın hükümlerinin yanında, atalarının batıl hükümlerine de inananlara, bakın nasıl bir örnek veriyor.

Cuma 5: TEVRAT'LA YÜKÜMLÜ TUTULUP DA ONUNLA AMEL ETMEYENLERİN DURUMU, CİLTLERCE KİTAP TAŞIYAN MERKEBİN DURUMU GİBİDİR. ALLAH'IN ÂYETLERİNİ YALANLAMIŞ OLAN KAVMİN DURUMU NE KÖTÜDÜR! ALLAH, ZALİMLER TOPLULUĞUNU DOĞRU YOLA İLETMEZ.   (Diyanet vakfı)

Hatırlatmak isterim, Allah yalnız kendi vahyine uymayıp rivayet ve sanı bilgileri de Allah’ın dinine ilave edenlere, ALLAH’IN AYETLERİNİ YALANLAYANLAR OLARAK NİTELİYOR. Eğer bizlerde yalnız Allah’ın vahyi Kur’an’a iman etmeyip, Resulün olduğu iddia edilen hadisleri de Kur’an süzgecinden geçirmeden kabul ediyorsak, aynı Kitap Ehlinin hatasına düşerek, ALLAH KATINDA BU DAVRANIŞ, ALLAH’IN AYETLERİNİ YALANLAMAKLA EŞ DEĞER OLDUĞUNU BİLMELİYİZ. Bakın bu ve benzeri konularda Allah’ın Resulüne sorular soranlara, Allah DEKİ KULLARIMA diyerek nasıl bir cevap vermesini istiyor. Zerre kadar aklını kullanan, Allah’ın ipine sarılan tüm gerçeklerle buluşacaktır. Hakka batıl karıştıranın gözleri perdelenecek, kulakları ve kalplerine ağırlıklar yüklenecektir.

“DE Kİ: “HANGİ ŞAHİDİN ŞAHİTLİĞİ DAHA GÜVENİLİRDİR?” DE Kİ: “BENİMLE SİZİN ARANIZDA ALLAH ŞAHİTTİR. BU KUR’AN BANA, HEM SİZİ HEM DE ULAŞTIĞI HERKESİ ONUNLA UYARMAM İÇİN VAHYEDİLDİ.” (ENAM 19)

Sizlerin din adına tartıştığınız herhangi bir konuda ŞAHİDİNİZ, DELİLİNİZ VE KANITINIZ NEDİR desem, sizler bu ayeti tebliğ aldık iman ettik dedikten sonra, hala HEM KUR’AN HEM DE RESULE AİT OLDUĞU İDDİA EDİLEN RESULÜN HADİSLERİDİR DER MİSİNİZ? Derseniz sizin dinde şahidiniz Allah asla olamaz, Kitap Ehlinin durumuna düşersiniz. Çünkü Allah’ın Resulü ben yalnız sizleri Kur’an ile uyarma görevi aldım ve yalnız onunla uyardım, yüzlerce ayette de asla bunun dışına çıkmadım, BUNA ALLAH ŞAHİTTİR DİYOR. Sormak isterim İslam dininde yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyerek, dinde Allah’ın dışında şahit kanıt yaratanların şahitliği, sizce kabul görür mü bu durumda? KİME YA DA NEYE İNANACAĞINIZ SİZE KALMIŞ. İmtihan işte böyle bir şey.

İslam’ı yaşarken, eğer dinde kaynağımız yalnız Kur’an değilse, bizlerde Yahudi ve Hristiyanların O büyük hatalarını düşmüşüz demektir. Onları neye benzetiyordu Rabbimiz. TEVRAT'LA YÜKÜMLÜ TUTULUP DA, ONUNLA AMEL ETMEYENLERİN DURUMU, CİLTLERCE KİTAP TAŞIYAN MERKEBİN DURUMUNA BENZER DİYORDUTekrar hatırlatıyorum Allah bizleri neyle sorumlu tutuyordu? Ali İmran 103. Ayetinde; “HEP BİRLİKTE ALLAH’IN İPİNE/KUR’AN’A SIMSIKI YAPIŞIN VE BİRBİRİNİZDEN AYRILMAYIN!” BİZLER EĞER YALNIZ ALLAH'IN İPİNE SARILMAYIP, KENDİMİZE DİNDE BAŞKA DELİL KANITLAR ARIYORSAK, KİTAP EHLİNİN YAPTIĞI YANLIŞLARI YAPMIŞ VE CİLTLERCE DOLUSU KİTAP TAŞIYAN AMA HİÇ BİR İŞE YARAMAYAN, MERKEBİN DURUMU İLE AYNI OLURUZ. Zuhruf 44. Ayetinde de hangi kitaptan sorumlu olacağımıza hükmetmişti, Kitap Ehline yapılan uyarıda olduğu gibi hatırlayalım.

“ŞÜPHESİZ BU KUR’AN, SANA VE KAVMİNE BİR ÖĞÜT VE BİR ŞEREFTİR, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ.”

Değerli dostlarım, bu can bu bedeni terk etmeden önce, lütfen Kitap Ehlinin yaptığı ve bizlerinde onlardan ders almayarak, yapmaya devam ettiğimiz bu büyük hatamızın farkına artık varalım ve rivayetlerin değil, Allah’ın ipi Kur’an’a sarılalım. Düşünene, aklını Kur’an ile kullanana, DELİLİ VE KANITI KUR’AN OLANA NE MUTLU.

Enam 51: KENDİLERİ İÇİN ALLAH’TAN BAŞKA NE BİR DOST, NE DE BİR ŞEFAATÇİ BULUNMAKSIZIN, RAB’LERİNİN HUZURUNDA TOPLANMAKTAN KORKANLARI, ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINSINLAR DİYE, ONUNLA (KUR’AN İLE) UYAR. (Diyanet meali)

Enam 104: DOĞRUSU SİZE RABBİNİZ TARAFINDAN BASİRETLER/İDRÂK KABİLİYETİ VERİLMİŞTİR. ARTIK KİM HAKKI GÖRÜRSE FAYDASI KENDİNE, KİM DE KÖR OLURSA ZARARI KENDİNEDİR. BEN ÜZERİNİZE BEKÇİ DEĞİLİM. (Bayraktar Bayraklı)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...