Ana içeriğe atla

Ahzab Suresi 36. Ayeti, Batıl İnançlarına Alet Etmek İsteyenlere.


 

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Ahzab suresi 36. Ayet olacak. Lütfen bu ayeti, rivayetlerin ışığında değil, Allah’ın bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği Kur’an ışığında, diğer ayetlerden faydalanarak anlamaya çalışalım. Çünkü Allah Kur’an’ı açıklamak bizim görevimizdir dedikten sonra, ayetlerini anlayalım ve hiç kimseye muhtaç olmayalım diye, NİCE ÖRNEKLERLE BİZ AÇIKALDIK DİYOR. Önce ayeti yazalım.

Ahzab 36: ALLAH VE ELÇİSİ BİR İŞE HÜKMETTİĞİ ZAMAN, MÜMİN ERKEK VE KADINA İŞLERİ KONUSUNDA TERCİH HAKKI YOKTUR. KİM ALLAH’A VE ELÇİSİNE İSYAN EDERSE ELBETTE APAÇIK BİR SAPKINLIĞA DÜŞMÜŞ OLUR. (Mehmet Okuyan)

Ayetin bizlere ne anlattığını anlamaya çalışmadan önce, şu soruyu kendimize önce sormalıyız. Hangi konudan bahsediliyor ayette ve Allah’ın Elçisi hangi konuda hüküm verdiğinde, mümin iman edenlerin kayıtsız şartsız uyması gerektiği hükmünü veriyor Allah, burası çok önemli. Eğer bu konuyu doğru anlamazda, Kur’an’ın diğer ayetleri ile çelişen bir hükmü çıkartırsak ayetten, ancak kendimizi aldatacağımız gibi, Kur’an’da ellerimizle çelişki yaratmış oluruz. Dikkat ettiyseniz Allah’ın Elçisi/Resulü bir konuda hüküm veriyor, onların sorunlarını çözüyor. Peki, kimlere karşı yapıyor bunu? Müminlere yani Resulün tebliğ ettiği Kur’an’a iman edenlere.  BU DURUMDA RESULÜN VERECEĞİ KARARIN KONUSUDA DİNİ BİR KONU Kİ, ALLAH ONUN BU KONUDA VERECEĞİ KARARA, BİR MÜMİN MUTLAKA UYMALI İTİRAZ ETMEMELİDİR DİYOR. Üzerinde durmamız gereken konu ise, Allah’ın Resulü vereceği kararı hangi hükünmler ışığında vereceği çok önemli.

Ahzab 36 ve bunlara benzer Kur’an’da onlarca ayetinde sürekli Allah ve Resulünün ismi, birlikte anılıyor. Peki neden? Acaba Allah’ın ayrı, Resulünün ayrı hükümlerimi varda böyle diyor? Elbette hayır. Bu anlatım şeklinden kast edilen, ALLAH BEN RESULÜME EMREDERİM, RESULÜMDE BENİM ONA VAHYETTİĞİM KUR’AN İLE SİZE HÜKMEDER, TEBLİĞ EDER ARANIZDAKİ SORUNLARDA BENİM İNDİRDİĞİM HÜKÜMLERLE KARARLAR VERİR VE SİZLERDE RESULÜMÜN TEBLİĞİNE, KARARLARINA UYARAK BANA UYMUŞ OLURSUNUZ DİYOR.

Bizlerin en büyük hatamız, Allah’ın ayetlerini parçalı bir şekilde anlamaya çalıştığımız gibi, rivayet bilgilerin etkisinde kalarak anlamaya çalışmamız, bizlerin ayetleri doğru anlamamızı engelliyor. Hâlbuki Allah Kur’an’ı nice örneklerle biz açıkladık diyor. Kur’an çok açık ve net, Allah’ın Resulünün yalnız Kur’an ile hükmetme görevi aldığını, hatta ona asla tek kelime bile ilave edemeyeceğini söylediğini apaçık bildirir. Ahzab 36. Ayetinde geçen, Resulüm bir işte hüküm verdiğinde, bir mümine düşen itirazsız kabul etmektir şeklindeki hükümden, Allah’ın yanında dine, Resulü de hükümler koyabiliyormuş dememiz, bizlerin Kur’an’dan ne kadar uzak, kendi batıl hurafe dinimizi yarattığımızı gösteriyor.

Buna inandığımız andan itibaren, Allah’a şirk koşmuş olacağımızı unutmayalım. Çünkü Allah çok açık ve net Kehf 26. Ayetinde, nasıl bir hüküm vermişti? “O KENDİ HÜKMÜNE KİMSEYİ ORTAK ETMEZ.” Allah’ın Resulünün de dinde hükümler koyacağına inanan bir Müslüman bu ve benzeri yüzlerce ayeti görmezden gelerek iman etmiyoruz demektir, hatırlatırım. Lütfen şöyle düşünelim. Allah Zuhruf suresi 44. Ayetinde nasıl bir hüküm vermişti? “DOĞRUSU BU KUR’AN SANA VE ÜMMETİNE BİR ÖĞÜTTÜR, ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.” Eğer Resulünün de dinde hükümler koyacağına inanıyorsanız, Allah’ın bu hükmüne iman etmiyorsunuz demektir. Genel çoğunluğumuzun farkında olmadan, iman etmediğini üzülerek söylemek isterim, çünkü bunu hatırlattığımızda bakın ne söylüyorlar, sizde hatırlayacaksınız. “NE YANİ ALLAH, RESULÜNÜ POSTACI DİYEMİ GÖNDERDİ?” BİZLER ALLAH’A İMAN ETTİĞİMİZİ BOLCA SÖYLÜYORUZ AMA HAYATIMIZI, İNANIN ALLAH YOKMUŞ GİBİ YAŞIYORUZALLAH’IN VAR OLDUĞUNA İNANAN, ONUN KİTABINA, KANUN VE HÜKÜMLERİNE GÖRE YAŞAR. RİVAYET VE SANI BİLGİLERE, BEŞERİ HÜKÜMLERE GÖRE DEĞİL.

Yüce Rabbimiz bizlerin Kur’an’ı anlayarak ve dikkatle üzerinde düşünerek okumamızı boşuna istemiyor. Kur’an’da Allah’ın mesajlarını direk kendimiz anlamaya çalışmak adına, anladığı dilden okuyan araştıran, daha doğrusu dersini sorumlu olduğu kitap Kur’an’dan çalışan, Allah’ın Resulüne verdiği yetkiyi görevi de çok açık görecek ve bu hatayı asla yapmayacaktır. Allah’ın Resulüne verdiği görevi hatırlayalım. Bunu her yazımda hatırlatmaya çalışıyorum.

“RESULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Ankebut 18)

“BİZ RESULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ.”  (Kehf 56)

“SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40)

“BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM.” (Ahkaf 9 )

Atalarımızın batıl inancını yaşayabilmek için, ne yazık ki bu ve benzeri yüzlerce ayeti görmezden geliyoruz. Allah’ın Resulünün de dinde hükümler koyacağına inanan bir Müslüman, yazdığım ayetlere de iman etmiyor demektir. Allah Kitap Ehlinin, tıpkı bizlerin günümüzde de yaptığı hatalarını uyarırken, Bakara suresi 85. Ayetinde ne demişti. “SİZ KİTABIN BİR KISMINA İNANIYOR, BİR KISMINI İNKÂR MI EDİYORSUNUZ?” Ne yazık ki aynı hataları bizlerde yapıyoruz. Çünkü Kur’an’ı bizler anlayarak okuyup, Kitap Ehlinin yaptığı yanlışlardan ders almadığımızdan, aynı hataları tekrar ediyoruz. SIRF ATALARIMIZIN, MEZHEPLERİNİN BATIL İNANCINI YAŞAYABİLMEK ADINA, YÜZLERCE AYETİ GÖRMEZDEN GELEREK, DİĞER AYETLERE YANLIŞ ANLAMLAR VERİP, BATILI HAK DİYE YAŞAYABİLMEK İÇİN, KENDİMİZCE KANITLAR YARATMAYA ÇALIŞIYORUZ.

Allah’ın Resulü, Kitap Ehline Kur’an’ı tebliğ etmeye çalışırken, Kitap Ehlinin bir kısmı senin indirdiğin Kur’an’a da inanırız ama bizim atalarımızın inandıklarına da inanmaya devam ederiz dediklerinde, Allah nasıl ayetler indirmişti, onları da hatırlayalım. “SÖZ BAKIMINDAN ALLAH’TAN DAHA DOĞRU KİM VARDIR!” (Nisa 87) ALLAH’TAN DAHA İYİ KANUN KOYUCU OLABİLİR Mİ? (Maide 50) “KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BIR KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU?” (Ankebut 51) Bizler günümüzde ataların inancını yaşayabilmek için, aslında farkında olmadan bu sorulara şöyle cevap verdiğimizin farkında bile değiliz. Allah’ım senin sözlerin/ayetlerin çok doğru ama Resulünün de bizlere ulaşan rivayet sözleri/hadisleri de, senin kadar doğru onlara da inanıyoruz, güveniyoruz. Allah’ım sen iyi kanun koyucusun ama bizce, Resulünde senin koymadığın çok iyi kanunlar koyabiliyor. Senin indirdiğin Kur’an’a inanıyoruz ama Kur’an’da bizlere öğretilen detayı göremiyoruz. Namazın kaç rekât olduğunu bile yazmamışsın. Bize atalarımızın öğrettiği birçok şey Kur’an’da yok, onu da Resulün hadislerinden tamamlıyor ve öğreniyoruz,  dediğimizin farkında mısınız? Hiç sanmıyorum.  Kur’an’dan bu konuda verecek yüzlerce örnek var. Allah Hakka suresi 46. Ayetinde, Resulünün asla dinde hüküm koyamayacağını, bunlarda dinin emri diyerek Allah’a, onun dinine nispet ederek, hükümler veremeyeceğini, bakın nasıl bildiriyor. “EĞER RESULÜM BİZE ATFEN BAZI SÖZLER/HADİSLER UYDURMAYA KALKIŞSAYDI, ELBETTE ONU BUNDAN DOLAYI KISKIVRAK YAKALARDIK. SONRA DA ONUN ŞAH DAMARINI KESER ATARDIK”

Sizce bu ve benzeri uyarıları alan Allah’ın Resulü, bunlarda benim Allah’ın hükümleri yanında, dine koyduğum hükümlerdir, bunlara da uyacaksınız der mi? Siz olsaydınız bu uyarıyı aldığınız halde, ALLAH’IN DİNİNE TEK KELİME BİLE İLAVE ETMEYE NİYET EDERMİYDİNİZ? Yorumunu sizlere bırakıyorum. Aklını Kur’an ile kullanana, her şey çok açık. Kullanmayanlar zaten mahşer günü bu hatalarını anlayacak ve KEŞKELERLE üzüntülerini belirteceklerini, yine Kur’an’dan öğreniyoruz. Dilerim O çetin gün, KEŞKELERİ olmayan, Allah’ın azınlık kullarından oluruz. Bakın Allah’ın Resulü ümmetini neyle uyarmış. Bundan da ders almayanın, gözleri perdeli kulak ve gönlü mühürlüdür demektir. Sizlere üzerinde dikkatle düşünmemiz gereken çok önemli bir ayeti hatırlatmak istiyorum. Sizce bu ayete göre, Allah’ın Resulü de Kur’an dışından hükümler koyup, bizlere tebliğ etmiş midir onu anlamaya çalışalım.

Enam 19: DE Kİ: “TANIKLIK BAKIMINDAN HANGİ ŞEY DAHA BÜYÜKTÜR?” DE Kİ: “BENİMLE SİZİN ARANIZDA ALLAH TANIKTIR. BU KUR’ÂN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM. SİZ GERÇEKTEN ALLAH’IN YANINDA BAŞKA İLÂHLARIN BULUNDUĞUNA TANIKLIK EDİYOR MUSUNUZ?” DE Kİ: “BEN BUNA TANIKLIK ETMİYORUM.” DE Kİ: “O SADECE TEK BİR TANRIDIR VE BEN SİZİN ORTAK KOŞTUĞUNUZ ŞEYLERDEN UZAĞIM.” (Bayraktar Bayraklı)

Bakın Allah, Resulünün bizlere ne söylemesini istiyor. Allah sizlerle benim aramda tanıktır ki, BU KUR’AN BANA VAHYEDİLDİ Kİ, KUR’AN İLE ULAŞTIĞI HERKEZİ UYARAYIM DİYOR. Eğer bir Müslüman, Allah’ın Resulünün de dinde hükümler koyduğuna ve Allah’ın hükümlerinin yanında, kendi hükümleri ile bizleri uyardığına inanıyorsa, ALLAH’IN TANIKLIĞINI YETERLİ GÖRMÜYOR DEMEKTİR HATIRLATIRIM. Ayette Allah’ın yanında ilahlar edinenlerden bahsediyor, peki kim bunlar, kimlerden bahsediliyor?  Allah ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem dediği halde, Allah’ın hükmüne kimi ortak ederseniz, Allah’ın hükmü ile yetkilendirirseniz, onu Allah’ın yanında ilahlaştırmış olursunuz. Ayette bu hataları yapanlar uyarılıyor. Eğer bizlerde Allah’ın Resulünün, tıpkı Allah gibi İslam dininde hüküm verici ilan edersek, ALLAH’IN YANINDA RESULÜNÜDE İLAHLAŞTIRMIŞ OLURUZ. Yazacağım ayetlerle makaleme son vermek istiyorum. Lütfen Kur’an ayetlerini, birilerinin rivayetlerinden değil, Allah’ın nice örneklerle açıkladık dediği Kur’an ayetlerini referans alarak anlamaya çalışalım ki, hesap günü yüzleri kapkara olanların safında değil, gülen mutlu olanların safında olalım.

“GERÇEK HAK OLAN, RABBİNDEN GELENDİR. O HALDE KUŞKULANANLARDAN OLMA!” (BAKARA 147)

“ONLARIN ÇOĞU ALLAH’A ANCAK ORTAK KOŞARAK İNANIRLAR.”(Yusuf 106)

“EY İNSANLAR! ŞÜPHESİZ SİZE RABBİNİZDEN KESİN BİR DELİL GELDİ VE SİZE APAÇIK BİR NUR İNDİRDİK.” (Nisa 174 )

“ŞÜPHESİZ İNSAN, RABBİNE KARŞI ÇOK NANKÖRDÜR.” (Adiyat 6)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...