Ana içeriğe atla

ZÜMER SÜRESİ 2-3 VE MÜMİN SURESİ 14. AYETLERİ, HALA HAYATINA GEÇİRMEYENLERE, ALLAH’IN UYARISI.

 



Bu makalemde sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, ZÜMER SURESİ 2. AYET olacaktır. Kur’an’ı hiç anladığı dilden okumamış bir insan bile, yalnız bu ayeti dikkatle anlayarak okuyup üzerinde çok değil biraz düşünmüş olsa, GÜNÜMÜZDE BİZLERİN GENEL ÇOĞUNLUĞUNUN YAŞADIĞI İSLAM’IN, ALLAH’IN BU HÜKMÜNE TAMAMEN TERS YAŞANDIĞINI BİLİR. Ayeti yazalım ve üzerinde tarafsız, Kur’an dışından hiç bir bilginin etkisinde kalmadan birlikte düşünelim, ÇÜNKÜ ALLAH SİZLERİ KUR’AN’DAN SORUMLU TUTUYORUM DİYE UYARIYOR.

Zümer 2: (EY MUHAMMED!) ŞÜPHESİZ BİZ O KİTAB’I SANA HAK OLARAK İNDİRDİK. ÖYLE İSE SEN DE DİNİ ALLAH’A HAS KILARAK O’NA KULLUK ET. (Diyanet meali)

Allah boşuna yemin ederek, bu kitabı yani ayetlerimi hükümlerimi yemin olsun ki kolaylaştırdım demiyor. Zerre kadar aklını kullanan, günümüzde yaptığımız yanlışı fark edecektir. Allah Resulünü uyarıyor ve diyor ki, Ey Muhammed şüphesiz sana gönderdiğim Kur’an’ı sana, HAK OLARAK YANİ GEÇERLİ TEK KAYNAK OLARAK GÖNDERDİM DİYOR. KUR’AN’IN DIŞINDAN KENDİNE, KİTAP EHLİNİN YAPTIĞI GİBİ BATIL VE RİVAYETLERİ HAK İLAN EDEREK, SAKIN YAŞAMA DİYE UYARIYOR. Sizlere soruyorum, Allah Resulünü bu şekilde uyardıysa, bu uyarı ona yapılmış bize değil bizi bağlamaz, biz HAK olan Kur’an’ın yanında bizlere rivayet yolla ulaşan atalarımızın yaşadıklarına, Resule ait olduğu iddia edilen HADİSLERİNİDE HAK KABUL EDİP YAŞIYORUZ, ONLARDA BİZİM İÇİN VAHİY GİBİDİR DİYEBİLİR MİYİZ? Bunu söyleyen bir Müslüman’ın, ALLAH’IN RESULÜNÜN YOLUNDA GİTMEDİĞİNİ, ÇOK AÇIK SÖYLEYEBİLİRİM.

Zümer suresi 2. Ayetin devamında ise çok dikkat çekici ve önemli ikinci uyarısını yapıyor Allah Resulüne ve bakın ne diyor. “ÖYLE İSE SEN DE DİNİ ALLAH’A HAS KILARAK, O’NA KULLUK ET.” Peki, siz bu uyarıdan ne anladınız? Dini ALLAH’A HAS KILMAK ne demek? Bunu birçok şekilde anlatabilirsiniz ama özünü söylemek gerekirse YALNIZ ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE BOYUN EĞİP ONA İTAAT ETMEK, ONA KULLUK ETMEK ANLAMINDADIR. Eğer Allah’ın hükümlerinin yanında, beşeri hükümlerede boyun eğiyor inanıyorsan, onada kulluk ediyorsun demektir. Allah onun için hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diyor. Zaten Rabbimiz bu hükmün gereği olarak, bizlerin YALNIZ ALLAH’IN İPİ KUR’AN’A SARILMAMIZI İSTİYOR. Sizce bizler yaşadığımız İslam’ı, yalnız ALLAH’A HAS KILARAK MI YAŞIYORUZ? Allah’ın Kur’an’da hükmettiklerinin dışına çıkmıyor ve onun sınırlarına göre mi İslam’ı yaşıyoruz? Sanırım bu satırları okuduğunuzda, tebessüm ettiniz eminim. Bizler bırakın İslam’ı Allah’a has kılmayı, sanki Allah ile inatlaşırcasına, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ DİYE BAŞLIYOR VE ALLAH’IN DİNİNE MEZHEPLERİN VE RESULE AİT OLDUĞU İDDİA EDİELEN RİVAYET HADİSLERİN, DİNE KOYDUĞU HÜKÜMLERLE İSLAM’I YAŞIYORUZ. Zümer suresi 2. Ayetin devamında ki 3. Ayetinde ise, günümüzde bizlerin yaptığı yanlışa Allah, çok güzel örnek veriyor. Ders alabilene ne mutlu. Hatırlayalım ayeti.

“DİKKAT EDİN! ARI DURU DİN YALNIZCA ALLAH’A AİTTİR. O’NUN PEŞİ SIRA EVLİYÂE/ VELİLER/DOSTLAR EDİNENLER “ONLARA, BİZİ YALNIZCA ALLAH’A BİRAZ DAHA YAKLAŞTIRSINLAR DİYE KULLUK EDİYORUZ!” (DERLER). ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH AYRILIĞA DÜŞTÜKLERİ ŞEYLERDE ARALARINDA HÜKÜM VERECEKTİR. ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH YALANCI VE İNKÂRCI KİMSEYİ DOĞRU YOLA ULAŞTIRMAZ.”

Kur’an arı duru din, yalnız Allah’a aittir dedikçe, bizler yalnız Allah’ın kitabıyla din yaşanmayacağını söyleyip, ALLAH’IN ARI DURU DİNİNİ BATIL VE HURAFELERLE BULANDIRIYOR YAŞANMAZ HALE GETİRİYORUZAllah sakın kendinize Veliler/evliyalar edinmeyin diye uyardıkça Velisi olmayanın velisi şeytandır demekten çekinmiyoruz. Daha doğrusu Allah Kur’an’da ne emrediyorsa, tersini yaşadığımızın farkında bile değiliz. Bunun nedeni Kur’an ile aramıza girenlerin toplumu Allah ile aldatmalarından kaynaklanıyor. LÜTFEN BU TUZAĞA DÜŞMEYELİM VE İMTİHAN OLDUĞUMUZ KUR’AN’DAN ANLAYARAK VE DÜŞÜNEREK BİR ÖĞRENCİ MİSALİ DERSİMİZİ ÇALIŞALIM. Mahşer günü bu hatayı yapanlar elbette gerçekleri görecekler ve hesabını veremeyenlerin safında olacaklardır. Hatırlatırım bu hataları yapanlara Allah İNKÂRCI, KÂFİR diyor.

Bunları yapan Müslümanların genel çoğunluğu, aslında İslam’ı Allah’a has yaşamayı bırakıp, İslam dinini Allah’ın hükümleri ile yaşadığını söyledikleri halde rivayet ve sanı bilgileri yaşayabilmek için, Allah’ın bazı ayetlerini görmezden gelerek yaşıyorlar.  Çünkü Kur’an ile buluşma çabamız çok fazla olmuyor, kendimizi yalnız Allah’a teslim etmemiz gerekirken, EDİNDİĞİMİZ VELİLERE, ŞEYHLERE, GAVS DEDİĞİMİZ KİŞİLERE TESLİM EDİYORUZ. Sonucunu da hep birlikte görüyoruz. Savaş, yokluk, sefalet, aldatılma ve acı. Allah Mümin suresi 14. Ayetinde de aynı uyarıyı yapıyordu, ayeti hatırlayalım. Bizler bu uyarılarla ya buluşamadık, ya da buluştuğumuz halde GÖRMEZDEN GELDİK, ÜSTÜNÜ ÖRTTÜK.

“KÂFİRLER HOŞLANMASA DA SİZ, DİNİ YALNIZ ALLAH’A HAS KILARAK O’NA DUA EDİNİZ.” (Mümin 14)

Kur’an dini Allah’a has kılmayarak, atalarının dinini Allah’ın dini diye yaşayanlara KÂFİR diyor, bu uyarı Kitap Ehline yani kendilerinin Allah’a iman ettiğini söyleyenler. Ama bizler bu kâfir uyarısını hiç üzerimize alınmıyoruz. Bu ayetler bize değil kâfirlere kitap Ehline hitap ediyor diyerek, ayetlerle buluşmak ders almak yerine, bu ayetleri görmezden geliyoruz. İşte bunu yapanlara Allah, ayetlerimi inkâr ettiler diyor. Yani iman ettik dedikleri halde görmezden gelip, yaşamayanlara üstünü örtenlere Rabbimiz İNKÂRCILAR, KÂFİRLER diyor. Ders alabilene ne mutlu.

İslam toplumunun bu acıklı haline düşmesinin nedeni, Kur’an ile Müslüman toplumun arasına ÂLİM, VELİ, GAVS ilan ettikleri kişileri koyarak, Allah’ın ayetleri ile değil onların sözleriyle İslam’ı yaşamamız,  bu acıklı duruma düşmemize neden oluyor.  Allah sakın benden başka VELİLER edinmeyin dedikçe bizlere, doğru yolu gösterdiğini zannettiğimiz VELİLER edindik. Allah dini bana, benim kitabıma has kılarak İslam’ı yaşayın dedikçe, yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz, O özet bilgi verir, zaten Kur’an’ı herkes anlayamaz, diyenlere inandık. Allah şefaat tümden bana aittir, hiçbir şefaatin olmadığı o günden sakının diye uyardığı halde bizler Veliler, din âlimleri, Allah dostları Resullerde şefaatçidir diyerek, Allah’ın koyduğu sınırları tanımadık, kendimize yeni sınırlar çizdik.

Bizler SÜNNETULLAHA yani Allah’ın koyduğu kanun, nizam ve kurallarına uyacağımıza, kendimize beşeri sünnetler yarattık, bunu da Resulünün adını kullanarak yaptık. Sizce bizler YAŞADIĞIMIZ İSLAM’I, ALLAH’IN AYETLERİNDE UYARDIĞ GİBİ, ALLAH’A HAS KILARAK YAŞIYOR OLABİLİR MİYİZ? Elbette mümkün değil, neredeyse Allah ne emrediyorsa tersini, Allah’ın dini diye yaşıyoruz.

Tekrar etmek istiyorum, bu hatamızı fark edemediğimizin asıl nedeni, yalnız Allah’ın ipine sarılmamız gerekirken,  inatla İslam’ı Allah’a has kılarak değil, beşeri odaklı rivayetlerle yaşamamızdan kaynaklanıyor. Bizlere öğretilen, Kur’an dışı bilgileri Kur’an’da göremediğimizde, Kur’an’dan yana çıkıp, Allah’ın sorumlu tutacağına hükmettiği Kur’an’da bu detay, bil yok sorumlu olamayız diyeceğimize, rivayetlerden mezheplerin öğretisinden yana çıkıp, BAKIN DEMEK Kİ KUR’AN’DA HER BİLGİ DETAYLI OLMUYORMUŞ, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMIYORMUŞ, DOĞRU SÖYLEMİŞLER DİYEBİLİYORUZ. Buna inanan bir Müslüman şunu lütfen unutmasın, RİVAYETLERİ HAKLI ÇIKARMAYA ÇALIŞIRKEN HAŞA, ALLAH’I HAKSIZ ÇIKARMAYA ÇALIŞTIĞINI FARK EDEMİYOR. Çünkü Allah, biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık, yalnız onun ipine sarılın, çünkü sizi Kur’an’dan hesaba çekeceğiz diye hükmünü vermişti. SİZCE KİME GÜVENİRSEK, KAZAÇLI ÇIKARIZ?

Bu inadımızdan vaz geçmediğimiz için Allah, gözlerimize perde çekiyor, kulaklarımızı ve kalbimizi mühürlüyor. RABBİM CÜMLEMİZİ BU HATALARI ISRARLA YAPMAKTAN BİZLERİ KORUSUN VE KUR’AN İLE BULUŞARAK İSLAM’I YALNIZ ALLAH’A HAS KILARAK YAŞAMAMIZI, CÜMLEMİZE NASİP ETSİN İNŞALLAH.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...