Ana içeriğe atla

ALLAH’IN BİZ KULLARINDAN ÖNCELİKLE NE İSTEDİĞİNİ, RESULÜN ÖRNEK HAYATINDAN ANLIYORUZ.

 


Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu,  Hz. Muhammed’in ÜMMİ olmasına, yani hiçbir kitap Ehline tabi olmamasına rağmen, acaba neden onu seçerek Resulü yapmıştır. Bu gerçeği fark etmeyelim diye, ÜMMİ kelimesinin anlamını bile toplumdan gizleyerek, Ümmi okuma yazma bilmeyen anlamında diyerek, Allah’ın Resulüne iftira bile atmayı göze almışlardır. Allah başka bir Resul göndermeyeceğini bildirmiştir, bu kesinleşmiş Allah emridir. Hz. Muhammed ten sonra Resul gönderecek olsaydı Allah, sizce bugün kendilerini bilmem hangi mezhepten kabul edenlerin, cemaat ya da tarikatların arasından, Resul seçer miydi? Lütfen bu sorumu yalnız Kur’an’ı rehber alarak düşünelim.  Çünkü Allah Şura suresi 52. Ayetinde Hz. Muhammed için ne diyordu? “SEN DAHA ÖNCE, KİTAP NEDİR, İMAN NEDİR BİLMEZDİN” Hiçbir inanca tabi olmayan bir kulunu Allah, sizce neden ve  hangi özelliklerini takdir ederek, güven elçisi olarak Resul seçmiş olabilir? Burası çok önemli, onun için bu konuyu mutlaka Kur’an’dan doğru anlamayız ki, Resulün yolundan gidebilelim, onu örnek alabilelim. Sizce de çok düşündürücü değil mi? Bu soruyu her nedense hiç sormazlar. Çünkü bazılarının işine gelmez de ondan. Sanırım bu konudan alacağımız çok ama çok büyük bir dersler var. Allah Resulümde sizler için, çok önemli örnekler vardır diye boşuna demiyor.

Sanırım bizler, Kitap Ehlinin yaptığı yanlışları tekrar ediyoruz ve ALLAH’IN BİZ KULLARINDAN ÖNCELİKLİ OLARAK NELERİ İSTEDİĞİNİ, NASIL BİR KUL, İNSAN OLMAMIZI BEKLEDİĞİNİ, HALA ANLAYAMADIKLütfen düşünün, Allah kendisine güven Elçisi seçerken, daha önce indirdiği din, batıl ve hurafeler ile yaşandığı için, ona tabi olmayan bir kulunu, Resul olarak seçmiş. Peki neden? Gelin Allah’ın öncelikle bizlerden istediği özellikleri, şartları Kur’an’dan doğru öğrenelim ki, bizlerde Allah’ın istediği kulları arasında olalım. Demek ki Allah ilk önce bizlerden bolca namaz kılan, oruç tutan, hacca gidenler olmamızdan önce, çok önemli farklı şeyleri yerine getirmemizi istiyor. Elbette namazımızı da kılacağız, orucumuzu da tutacağız, bunlar çok önemli ibadetler, ama Allah’ın tüm bunlardan önce bizlerden istediği çok önemli bir şey olmalı. Hatırlatırım Allah’ın Resulü olmadan önce Hz. Muhammed, daha önce indirilen dinin emri olan saydığımım ibadetleri yerine getirmediğini Kur’an’dan öğreniyoruz.  Ne diyordu Rabbimiz Kur’an’da, sen daha önce din iman nedir bilmezdin, seni doğru yola biz ilettik. Bu gerçekleri görmezden gelirsek, hatta toplumdan gizlersek, ALLAH’IN BİZLERDEN İMAN ETMİŞ BİR MÜSLÜMAN OLARAK, ÖNCELİKLE İSTEDİKLERİNİ ANLAYAMAYIZ. Anlayamazsak Maun suresinde, Allah’ın uyardığı iman edenlerden oluruz.

Demek ki Allah’ın Resulünden alacağımız ilk örneklik, din adına her söylenene inanmadan, araştırıp HAK OLAN, GERÇEK OLANIN PEŞİNDEN GİTMENİN, ALLAH KATINDA ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNU ANLIYORUZ. Hz. Muhammed O örnek insan, Allah’ın indirdiği dinden uzaklaşmış, atalarının inancını Allah’ın dini diye yaşayanlara asla tabi olmayıp, gerçeklerin arayışında olması, Allah’ın takdirini kazandığını anlıyoruz. Eğer bizler Allah’ın Resulünü örnek alacaksak, ÖNCE BU ÖRNEKLİĞİNİ HAYATIMIZA GEÇİRMELİYİZ Kİ, İMANIMIZI YAŞAMAYA DOĞRU YERDEN, DOĞRU KAYNAKTAN BAŞLAYABİLELİM. Eğer Resulün bu örnekliğini atlayarak İslam’ı yaşamaya başlarsak, asla imanımızdan emin olamayız ve Allah’ın sevgili kulları arasında da olamayız. Emin olmadan yaşadığımız inancımızın da karşılığını Allah’tan göremeyiz.

Demek ki Allah, Hz. Muhammed’i Resul seçmesinin ilk nedeni, BATILA, HURAFEYE VE ATALARININ DİNİNE TABİ OLMAKTANSA, ALLAH’IN GERÇEK DİNİNİN ARAYIŞINDA OLMAK, ALLAH KATINDA DAHA MAKBUL, DAHA DOĞRU BİR DAVRANIŞ OLDUĞUNU ANLIYORUZ. Onun için Allah bizleri Kur’an’da uyarıyor ve sakın emin olmadığınız sanı, rivayet bilgilerin ardına düşmeyin, yalnız Kur’an’ın ipine sarılın, çünkü sizleri Kur’an’dan hesaba çekeceğim diye üstüne basa basa bizleri uyarıyor. Aynı uyarılar Kitap Ehline ’de yapılmıştı ama onlar bu uyarıları ne yazı ki, dikkate almadıkları anlaşılıyor. Peki, bizler günümüzde bu uyarıları dikkate alıyor muyuz? Çok üzgünüm ama Kitap Ehlinin yaptığı yanlışları bizlerde yapıyor ve Kur’an’ın sınırlarını sakın aşmayın diye uyaran Allah’a inat, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ DİYE BAŞLAYIP, İPİN UCUNUN NERELERE GİDECEĞİNİ TAHMİN BİLE EDEMEDİĞİMİZ, BİR YOLUN YOLCUSU OLUYORUZ. Bu yolu izleyenler, Allah’ın Resulünü örnek almayanlardır.

Allah Kur’an’da Resulünün, başka hangi özelliklerinden bahsediyor ve bizlere örnek gösteriyor, gelin şimdide onlara bakalım. Ahzab suresi 21. Ayetinde Allah, Resulünü bizlere örnek gösterirken bakın ne diyor. “ANDOLSUN, ALLAH’IN RESÛLÜNDE SİZİN İÇİN; ALLAH’A VE AHİRET GÜNÜNE KAVUŞMAYI UMAN, ALLAH’I ÇOK ZİKREDEN KİMSELER İÇİN, GÜZEL BİR ÖRNEK VARDIR.” Kitap Ehli işte bu uyarıyı hayatlarına geçirmeyip, Allah’ın yanında kendilerine VELİLER, EFENDİLER, ŞEFAATÇILAR edindiklerinden, yalnız Allah’ı anarak onu zikretmeleri gerekirken aralarına koydukları ve bunlar Allah dostudur dedikleri kişilerle birlikte Allah’ı anıyorlardı. O örnek insan, Hz. Muhammed asla bu hatayı yapmamış ve gerçeklerin arayışında, sürekli yüzünü gökyüzüne dönerek, kendisini doğru bir yola yönlendirmesi için yalnız Allah’a dua ediyor ve yalnız Allah’ı zikrediyormuş. Peki, bizler Resulün bu güzel örnekliğini hayatımıza geçirip, yalnız Allah’ı VELİ edinip, ondan mı yardım istiyoruz? Yoksa kendimize VELİLER, EFENDİLER, GAVSLAR EDİNİP ONLARIN ARACILIĞIYLA MI ALLAH’TAN YARDIM DİLİYORUZ, NE DERSİNİZ?

Allah’ın Resulünün Kur’an’da, daha başka hangi güzel davranışlarını Allah örnek gösteriyor, onlara bakalım şimdide. Allah’ın Resulü nasıl bir karakter sahibiymiş ona bakalım. “SEN ELBETTE, YÜCE BİR AHLAK ÜZERESİN.” (Kalem 4) Bakın Allah’ın kullarından istediği öncelikli özelliklerinden biriside, iyi bir Ahlak sahibi olmakmış. Bunlar bir Müslüman için, olmazsa olmaz özellikler. İyi ahlak sahibi olduğu için, çevresinde ADALETLİ olmakla tanınıyormuş. İşte sizlere örnek alınacak başka bir özellik. Sizce bizler bu örnekliği hayatımıza geçirebiliyor muyuz? Adaletli miyiz? Yoksa adaleti, bizim gibi inananlara mı layık görüyoruz? Bakın Resulün örnek alınacak başka bir özelliği. “SİZİN SIKINTIYA UĞRAMANIZ, ONA ÇOK AĞIR GELİR. O, SİZE ÇOK DÜŞKÜNDÜR; MÜMİNLERE KARŞI ÇOK ŞEFKATLİDİR, MERHAMETLİDİR.”(Tevbe 128) Hangimiz komşumuzun, arkadaşımızın, din kardeşimizin zor bir durumunda böyle davranış ve duygu içinde oluyoruz? İnsanlara karşı YUMUŞAK davranan, insanları kırmayan bir ahlakının olduğunu görüyoruz. Allah’ın Resulünün sabırlı ve insanların düşüncelerine saygılı olduğunu, onların fikirlerinden istifade ettiğini Kur’an’dan öğreniyoruz. GÜNÜMÜZDE BİZLER, DIŞ GÖRÜNÜŞÜ ŞÖYLE YA DA BÖYLE OLAN İYİ MÜSLÜMANDIR DİYEREK, İSLAM’I ŞEKİLSEL HALE DÖNÜŞTÜRDÜK. YANİ KENDİ DİN ANLAYAŞIMIZA GÖRE, DİNİN İÇİNİ BOŞALTTIK. HATTA İNSANLARIN İNANÇLARINI YARGILAYIP, ONLARI İNANÇSIZ KÂFİR İLAN ETTİK, TABİ BÖYLE YAPTIĞMIZ İÇİN, GENÇLERİ DİNDEN SOĞUTTUK. Sizce Kitap Ehli Resul olmadan önce, kendilerine tabi olmayan Hz. Muhammed için, nasıl ön yargılarda bulunup, hakkında neler, neler söylemiştir lütfen bir düşünün. Çünkü bizden olmayanlar, bizim gibi inanmayanlara, bizlerin söylediklerini düşündüğümüzde, bizlerin Kur’an’ı hiç rehber almadığımız anlaşılıyor. Ama Allah Kitap Ehli arasından değil, batıla tabi olmaktansa, gerçeklerin arayışında olan Hz. Muhammed’i kendisine Resul olarak, güven elçisi seçmiştir.

Allah’ın Resulüne 40 yaşlarında Allah tarafından, Resuldük tebliğ etmeden önce ÜMMİ olduğuna ve Kitap Ehline tabi olmadığına göre, DİNİ KONULARDA HİÇ BİR ŞEYİ, HAYATINA GEÇİRMEDİĞİNİ VE İSLAM’I YALNIZ KUR’AN’DAN ÖĞRENDİĞİNİ ANLIYORUZ. Hz. Muhammed, O örnek insan Resul olarak görevlendirildikten sonrada, daha önceki ALLAH’IN DOĞRU YOLUNU arayışını, devam ettirdiğini yine Kur’an’dan anlıyoruz. Kitap Ehli ile Allah’ın Resulünün arasında geçen bir konu, Kur’an’da Araf suresi 203. Ayetinde özellikle veriliyor ki, bizlerde Resulün yolundan bu örnek ışığında gidebilelim. Ayeti hatırlayalım.

Araf 203: ONLARA BİR AYET GETİRMEDİĞİN ZAMAN, “SEN BİR TANE DERLESEYDİN YA!” DERLER. DE Kİ: “BEN ANCAK RABBİM TARAFINDAN BANA VAHYOLUNANA UYARIM. BU KİTAP, RABBİNİZDEN GELEN GÖZ AÇICI BELGELER OLUP, İNANMIŞ BİR TOPLUMA REHBER VE RAHMETTİR.” (Bayraktar Bayraklı)

Bizlerin Allah’ın Resulünün, bu örnekliğini ne yazık ki günümüzde hayatımıza geçiremediğimiz, çok açık anlaşılıyor.  Kitap Ehlinden bazıları Allah’ın Resulüne,  Allah’ın indirdiği vahiyler arasında görmek istediklerini göremediklerinde, “SEN BİR TANE DERLESEYDİN YA!” dediklerini görüyoruz. Buradan da anlıyoruz ki, Allah’ın Resulü Allah’ın vah yetmediği hiçbir konuya, kendisi ilave yapmamış, yapılmasını isteyenlere de bakın nasıl cevap vermiş. “BEN ANCAK RABBİM TARAFINDAN BANA VAHYOLUNANA UYARIM. BU KİTAP, RABBİNİZDEN GELEN GÖZ AÇICI BELGELER OLUP, İNANMIŞ BİR TOPLUMA REHBER VE RAHMETTİR.” Peki bizler bu ayetten ders aldık mı? Hiç sanmıyorum, çünkü bizler Kur’an’da her bilgi detaylı yoktur diyerek, Resulünün Allah’ın dine ilaveler yapabileceğine inandırıldık. Çünkü Kur’an ile bağımızı kuramadık. Hatırlayınız lütfen Allah, ben Resulüme emretmediğim bir konuyu, Resulüm buda Allah emridir deseydi, onun şah damarını keserdik, diye uyardığı ayeti lütfen unutmayalım. UNUTURSAK,  BATILI HURAFEYİ DİN ZANNETMEYE DEVAM EDERİZ. 

Allah’ın Resulünü, örnek göstermesinin çok önemli bir nedeni de anlıyoruz. Tekrar etmek istiyorum, Resul Allah’ın vahyine asla hiçbir ilave yapmamış ve Allah’tan ne geldiyse ona iman edip, yalnız Onu ümmetine tebliğ etmiştir. Peki, bizler Allah’ın Resulünün bu güzel tavrını hayatımıza geçirip, örnek alıyor muyuz? YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ, RESULÜN HADİSLERİ OLMASAYDI KUR’AN KAPALI KALIRDI DİYENLER, SİZCE RESULÜMÜ ÖRNEK ALIYORLAR, YOKSA CAHİLİYE DEVRİNDEKİ KİTAP EHLİNİN İNANCINIMI? Bu sorumun cevabını her Müslüman, kendi nefsine vermelidir. Çünkü herkes hesabını tek başına Allah’a verecek. Hatırlatırım hesabımızı vereceğimiz Kitabın Allah, YALNIZ KUR’AN OLDUĞUNU ŞİMDİDEN APAÇIK BİZLERE BİLDİRİYOR.

Dilerim Allah’ın Resulünün, İslam’ı yaşarken izlediği yol ve yöntemini,  Kur’an’dan örnek alan ve onun yolundan gidebilmek için çaba harcayan, batılı ve rivayetleri hayatından uzaklaştıran, Allah’ın azınlık halis kullarından oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmtihanımızda, Kaybedenlerden Olmak İstemiyorsak.

  Allah Asr suresinde, iman ettiğini söyleyen kullarım, birbirine Hak olanı,  YANİ YALNIZ ALLAH KATINDAN GELENİ, KUR’AN’I TAVSİYE ETMEDİĞİ SURECE ZİYANDADIR  diyor. Çünkü hak olanın yalnız Allah katından geldiğini yine Kur’an’da bildiriyor. Bizler böylemi yapıyoruz? Rabbimiz iman ettiğini söyleyen kullarını uyarmak için,  “ONLARIN ÇOĞU ALLAH’A, ANCAK ORTAK/ŞİRK KOŞARAK İNANIRLAR”  diyerek, iman ettiğini zannedenlerin, nasıl büyük bir yanılgı içinde oldukları uyarısını yapıyor. Tabi bir başka ayetinde de kendisine  ŞİRK/ORTAK KOŞANIDA AFFETMEYECEĞİ  bilgisini veriyor. Peki, bizler böyle büyük hatalar yapıyor muyuz? İnancımızı Kur’an ile sorguladık mı? Gelin sorgulayalım. Bizler yalnız Allah’ın katından gelen HAK olan Kur’an’a mı iman ediyoruz? Yoksa yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz,  KUR’AN+RESULÜN SÜNNETİ+MEZHEP İMAMLARININ İCHATLARI ile birlikte  mi yaşanır diyoruz.  Eğer bunu söylüyorsak, Allah’ın uyardığı gibi...

İslam’ı Sorumlu Olduğumuz Kur’an’dan Öğrenmezsek, Sonucuda İşte Böyle Olur.

  Bizler hiç düşünmeden, sorgulamadan Kur’an’dan uzak öyle bir din yaşıyoruz ki, adeta Allah’ın kitabı Kuran’ı küçümsediğimizin farkında olmadığımız gibi,  yalnız Kur’an ile İslam’ı yaşayamayacağımıza inandırıldık. İman ettik dediğimiz Kur’an, bu düşünceye onay veriyor mu, hiç baktık mı? Elbette hiç bakmadık, hatta bakmaya teşebbüs bile etmemizi engelleyip, sen Kur’an’ı anlayamazsın senin ilmin ne ki, Arapça bir kelimenin bilmem kaç anlamı var, sen hangisinin olduğunu nereden bileceksin diyerek, aklın mantığın kabul etmeyeceği düşünceleri, her nedense kabul etmekte sakınca görmedik. Arapça olan Kur’an’a bunları söyleyenler, her ne hikmetse yine Arapça olan rivayet hadislere, neden bunları söylemediklerini hala fark edemediysek, Allah ile aldatılmaktan da asla kurtulamayız.  İSLAM’I SORUMLU OLDUĞUMUZ KUR’AN’DAN ÖĞRENMEZSEK, SONUCUDA İŞTE BÖYLE OLUR . Mezheplerin hatta cemaat ve tarikatların şekillendirdiği İslam inancımızda şu mantık ve Kur’an dışı inancı, her nedense...

Enam Suresi 38. Ayet. “Biz Kitapta Hiç Bir Şeyi Eksik Bırakmadık.”

Bizler Kur’an ayetlerini doğru anlamak istiyorsak, mutlaka yine Kur’an’ın açıklamalarından, verdiği örneklerden yola çıkarak, anlamanın yolunu yöntemini seçmeliyiz. Bu konuda bir örnek vermek istiyorum, önce ayeti yazalım daha sonra üstünde birlikte düşünelim. Enam 38:  Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler. (Diyanet meali) Bu ayette geçen çok dikkat çekici bir cümle var.  BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK . Sizce Allah, hangi kitaptan bahsediyor olabilir? Ne yazık ki geleneksel İslam anlayışı bu ayette geçen, bu cümleden çok rahatsız, onun içinde bu cümleye öyle bir anlam yüklüyorlar ki, ayette geçen bu cümlenin, neredeyse bizlere vermesi gereken anlamını alıp götürüyor. Siz ayeti okuduğunuzda ne anladınız? Yani Allah hangi kitapta, hiçbir eksik bırakmadığından bahsedi...