Ana içeriğe atla

HARAM AYLAR KONUSUNU, LÜTFEN BATIL İNANÇLARIMIZA KURBAN ETMEYELİM.


 

Kur’an’da geçen HARAM AYLAR konusu, günümüzde geleneksel İslam anlayışı ışığında anlaşılmaya çalışıldığı için, Kur’an merkezli anlamaya çalışılmamış. Çünkü gelenek ve mezhepler çok etkili olmuş, Kur’an’ın önüne geçmiş. Öyle olunca da neredeyse dört halife devrinin sonlarına doğru, Kur’an’ın etkisi yavaş yavaş zayıflatılarak, geleneksel İslam anlayışı hâkim olmuş. Öyle olunca Allah’ın Kitap Ehline hitaben, Ankebut suresi 51. Ayette yaptığı uyarı, biz Müslümanlar içinde gerçekleşmiş. “KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BIR KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU?” Bu ayetin uyarısını hiç üstümüze almamışız ve demişiz ki, bu uyarı Kitap Ehline yapılıyor. Hâlbuki Allah’ın Kitap Ehline yaptığı bu uyarı, tüm iman edenleri ilgilendiriyordu ve diyordu ki Allah, KULLARIM DİNİNİZİ, İMANINIZI YAŞAMAK İÇİN, SİZELERE İNDİRDİĞİM KUR’AN YETER.

Haram aylar konusunda ’da günümüzde benzeri tartışmalar var. Kitap Ehlinin yaptığı gibi, inancımızı yaşamak adına Allah’ın Kitabını yeterli görmeyenler, madem Kur’an yeter diyorsunuz, hadi tarihe başvurmadan haram ayların hangileri olduğunu tespit edin bakalım. Madem Kur’an yeter diyorsunuz, haram ayları uygulayın şeklindeki sözleri çok duyarsınız. Kur’an’ı ve Allah’ın indirdiği şeriatını anlayabilmek için, önce onun penceresinden bakamız gerekir. Onu yeterli görmüyor da, kendimize beşeri pencereler edinip oradan bakıyorsak, istediğimiz kadar çaba harcayalım, Kur’an gerçekleri ile buluşamayız.

Allah yılın 12 ay olduğunu söyleyip, bunlardan dört tanesinin haram ay olduğunu neden söylediğini Kur’an’dan anlayamadıysak, sorularımızda havada kalır, asla cevap bulamayız. SONUNDA ALLAH KORUSUN KİTAP EHLİNİN DURUMUNA DÜŞERİZ, YANİ ALLAH’IN KİTABININ YANINA, BEŞERİ KİTAPLAR KOYAR, YALNIZ KUR’AN YETMEZ DİYEREK, ŞİRK KOŞARIZ. Önce şunu unutmayalım din Allah’ın dini, kuralları da koyacak yalnız Allah’tır. Ne yazık ki Allah’ın dini Allah’ın Resulünün vefat etmesi, dört halife devrinin sonlarına doğru ve daha sonra mezheplerin koyduğu fıkıh inancı, TOPLUMDA İSLAM DİNİNİ YAŞAYABİLMEMİZ İÇİN, KUR’AN’IN YETMEYECEĞİ DÜŞÜNCESİ, TOPLUMUN KAFASINA İYİCE KAZINDI. Geçmiş İslam toplumu arasında Allah’ın uyarısına uymaya çalışan ve ALLAH BİZLERE KUR’AN YETER DİYOR, BİZLER ONUN SINIRININ DIŞINA ÇIKAMAYIZ, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM’I YAŞAMLIYIZ DİYENLER, ÇOK FAZLA DİKKATE ALINMADIĞI İÇİN, GÜNÜMÜZDE ONLARIN DÜŞÜNCELERİNİ YANSITAN YAZILI KAYNAKLARI BULAMAZSINIZ. ÇÜNKÜ HEPSİ SUSTURULDU. GERÇİ İSLAM’I YAŞAYABİLMEK ADINA, KUR’AN’I YETERLİ GÖREN BİR MÜSLÜMAN, ASLA KUR’AN’IN YANINA BAŞKA BİR KAYNAK KİTAP KOYAMAYACAĞINI BİLDİĞİ İÇİN, KUR’AN’IN USULÜNE İLAVE FARKLI BİR USUL YÖNTEMİ ANLATAN, FARKLI KİTAPLAR YAZMAMIŞLARDI. Günümüze kadar güçlenerek gelen KUR’AN’I YETERLİ GÖRMEYEN BU İNANCIN, Kur’an ayetlerinin bile hükmünü kaldırdığına şahit oluyoruz. Allah HARAM AYLARDAN bahsederken, bu konuda ne diyordu Kur’an’da ona bakalım.

“SANA HARAM AYDA SAVAŞMAYI SORUYORLAR. DE Kİ: “O AYDA SAVAŞ BÜYÜK BİR GÜNAHTIR. ALLAH’IN YOLUNDAN ALIKOYMAK, ONU İNKÂR ETMEK, MESCİD-İ HARAM’IN ZİYARETİNE ENGEL OLMAK VE HALKINI ORADAN ÇIKARMAK, ALLAH KATINDA DAHA BÜYÜK GÜNAHTIR. (Bakara 217)

Siz bu ayetten HARAM ayların ne amaçla indirildiğini anlamadınız mı? Çok açık Allah, haram ayların barış ayları olduğunu ve bu ayda savaşmayı Allah yasakladığını, çünkü bu ayda iman eden müminler, Allah’ın emrettiği yola koyulacağını ve bu ayda bu yoldan iman edenleri alı koymanın büyük günah olduğunu söylüyor. Devamında Mescidi Haramın savaşla ziyaretine engel olmanın, oradaki halkı rahatsız etmeninde Allah katında günah olduğu açıklamasını yapıyor. Demek ki Haram ayların amacı, kendi aralarındaki anlamsız savaşa bu aylarda son verin ve hep birlikte HAC görevinizi yapın diyor Allah. Belki bu yola orada birlikte savaşa da son verirsiniz düşüncesini aşılamaya çalışıyor. YANİ BU AYETTEN BU AYLARIN YALNIZ SAVAŞA ARA VERİN EMRİ DEĞİL, BU AYLARDA MESCİDİ HARAM ZİYARETİNİN, RAHATLIKLA YAPILMASI AMAÇLANIYOR.

Peki, Haram aylar hangi aylar, bu ayların hangi aylar olduğunu neden Allah söylememiş. Haram ay konusu, yalnız o dönemin Araplarını ilgilendiren bir hüküm mü? Ne dersiniz? Eğer öyle olsaydı Allah, bunun açıklamasını da yapardı. Hatırlayınız Allah, SİZ KUR’AN’IN BİR KISMINA İNANIYOR BİR KISMINI İNKÂR MI EDİYORSUNUZ diyerek, bizleri uyarmıştır. Bu durumda günümüzde bizler, HARAM AY UYGULAMASI ARTIK KALKMIŞTIR, GÜNÜMÜZDE UYGULANAMAZ NASIL DERİZ? Kim kaldırdı, neden kalktı, Kur’an’ın hangi ayetinden bu hükmün günümüzde kalktığını anladık, diye ne yazık ki soran yok. HÜKMÜ VEREN ALLAH, ONU NESH EDECEK KALDIRACAKTA YALNIZ ALLAH’TIR. MEZHEPLERİN FIKIH İNANCI, ALLAH’IN AYETLERİNİN HÜKMÜNÜ, İŞTE BÖYLE KALDIRABİLİYOR. Bizler ayetlere istediğimiz anlamı veremeyiz, ayette Allah ne hükmediliyor, onun amacını anlamaya çalışmalıyız. Allah Resulüne Haccı ilan et, gerek yaya gerek yorgun deve sırtlarında Hacca gitsinler derken, bizler bu devirde hacca yaya yada deveyle gidilmez, bu hüküm günümüzde geçerli değildir mi demeliyiz, yoksa o günün şartları öyleydi, ÖNEMLİ OLAN AMAÇTIR, ARAŞ ZAMANA MEKANA GÖRE DEĞİŞİR, AMA AMAÇ DEĞİŞMEZ’Mİ DEMELİYİZ? Kur’an’a göre haram aylar HAC AYLARIDIR. Ama mezheplerin öğretisine göre Hac yalnız Zilhiccenin ilk on günü yapılır demiyorlar mı? Hâlbuki Bakara suresi 197. Ayetinde Hac konusuna açıklık getirmek için ne diyordu Allah.

“HAC AYLARI, BİLİNEN AYLARDIR. KİM O AYLARDA HACCA BAŞLARSA, ARTIK ONA HACDA CİNSEL İLİŞKİ, GÜNAHA SAPMAK, KAVGA ETMEK YOKTUR.” (Bakara 197)

Eğer Allah Hac bilinen aylardadır hükmünü verdiyse, bizlerin mezheplerin beşeri inançlarını kanıtlamak adına, ayetlerin hükümlerinin kalktığını söylemekle, O hükmün asla kalkmayacağını, ayetlerden sorumlu olduğumuzu bilmeliyiz. Bizlere düşen Kur’an’ın ışığında sorularımıza cevap aramak olmalıdır. Haram ayların hangi aylar olduğu konusuna gelince. Aslında kafasında batıl inanç olmayan, Allah’ın ayetlerinden alması gereken dersi alır. Bakın Allah Haram ayların hangi aylar olduğu konusunda yüzlerce yıl sonraki Müslüman toplumuna, nasıl bir bilgi veriyor.

“HARAM AYINI BAŞKA BİR AYA ERTELEMEK, KÜFÜRDE DAHA İLERİ GİTMEKTİR. İNKÂR EDENLER ONUNLA SAPTIRILIR. O HARAM AYINI BİR YIL HELÂL SAYARLAR, BİR YIL HARAM SAYARLAR Kİ, ALLAH’IN HARAM KILDIĞININ SAYISINI DENK GETİRİP, ALLAH’IN HARAM KILDIĞINI HELÂL YAPSINLAR. YAPTIKLARI İŞİN KÖTÜLÜĞÜ, KENDİLERİNE SÜSLÜ GÖSTERİLDİ. ALLAH KÂFİRLER TOPLUMUNA YOL GÖSTERMEZ.” (Tevbe 37 )

Demek ki Haram aylar Hz. İbrahim’den beri Hac ayları, ama bu ayların hangi aylar olacağına o gün bile Allah kendisi belirlememiş, yalnız sayısına hükmetmiş. Peki, kim belirleyecek bu durumda? Elbette İslam toplumları bir araya gelecek ve bir uzlaşma oluşturacak, böylece aralarında bir DOSTLUĞUN, SÖZLEŞMENİN başlaması sağlanacak. Bu ayetten şunu anlıyoruz. Haram ayların yani barışın sağlanmasının ve böylece Müslümanların dost düşman bir araya gelip, Allah’a ibadet ettikleri Hac aylarını Allah, bizzat kendilerinin belirlemesini istemiştir. ELBETTE BUNDA, MÜSLÜMAN TOPLUMLARININ BÜYÜK BİR İMTİHANI VARDIR.

Geçmiş toplumların HARAM AYLAR konusunu su istimal ettiklerini, düşmanlıklarını devam ettirmek isteyen Müslüman toplumlar, Allah nasıl olsa haram ayların hangi ay olduğuna hükmetmemiş bizlere bırakmış, yalnız sayısını söylemiş, anlaştığımız bu aydan biz bu seferlik vazgeçtik, bu ay savaşacağız, haram ay olarak şu ayı kabul ediyoruz dedikleri örneğini veriyor ayet. Aslında Mezheplerin etkisinde kalmayan Müslüman’a aklını kullanıp düşünene, ayet sorumuza çok açık cevap veriyor. Haram aylar konusunda mezheplerin etkisinde kalan Müslüman çoğunluk, Kur’an’a değil zorlaştırılmış hatta şimdide işin içinden çıkılmayacak duruma gelmiş, mezheplerin verdiği hüküm gereği, HAC Müslümanlar tarafından Zilhicce ayının ilk on gün yapılmaya devam ediyor. TABİ HEM ZORLANIYORLAR, HEMDE KISSITLI ZAMAN OLDUĞUNDAN HERKES YAPAMIYOR, KURALARLA HACCA GİDİLMEK ZORUNDA KALINIYOR. Hâlbuki Allah yemin ederek bu dini sizler için kolaylaştırdım dememiş miydi? Sanırım Allah’ı duyan yok.

Günümüzde Hac ibadetine öyle ilaveler yapılmış ve zorlaştırılmıştır ki, Müslümanlara adeta HAC, eziyete dönüşmüştür. Örneğin İHRAMA GİRMEK kelimesine öyle bir anlam verilmiş ki, adeta erkeklerin içine hiçbir şey giymeden, üstüne aldıkları dikişsiz bir parça beze dönüştürülmüş, ama iş kadına gelince kadınlar bu kıyafeti giyemez denmiştir. Hâlbuki Allah Kur’an da, İHRAMA GİRMEK sözleriyle, asla belirli bir kıyafetten bahsetmemiş, HACCA VE UMREYE NİYET ETMEK ANLAMINDA KULLANMIŞTIR.

Anlatılacak ve söylenecek çok şeyler var. Ama bizler Allah’ın ayetlerini anlamaya çalışmak yerine, kendi inançlarımızı Kur’an’a söyletmeye çalıştığımız sürece, Kur’an’ı doğru anlamamız asla mümkün olmayacaktır. Günümüzde Hac, gerçekten her konuda olduğu gibi amacından saptırılmıştır. Namazı kılarken bile bizler eğer salatın özünden uzaklaşmışsak salatı yalnız namaza dönüştürdüysek, Hac konusunda da farklı bir şey beklemek doğru olmaz. 

Şunu lütfen unutmayalım. Haram aylar savaşın yasak olduğu ve bu aylarda barış içinde Hacca gidildiği, geçmişte Müslüman toplumlarının bir araya gelerek, anlaştığı sözleştiği aylardır. Bu ayların hükmünün kalktığını söylemek, ALLAH’IN AYETLERİNİN ÜSTÜNÜ ÖRTMEK VE İNKÂR ETMEKTİR. Allah bizleri Kur’an’dan hesaba çekeceğini söylüyor ve Hac aylarından Haccın yapılmasından bahsediyorsa, bizlere düşen HACCI Allah neden emretmiş, bunun amacını doğru anlayıp, batıl ve hurafelerden uzak bunu yaşamanın yolunu aramalıyız. İNKÂR EDEREK HÜKMÜ KALKMIŞTIR DİYEREK BU GERÇEKTEN, SORUMLULUKTAN KURTULAMAYIZ. 

Hacca niyet ettiğimizde Avlanma yasağı koyan Allah’ın bu ayetine, farklı anlamlar verip yalnız DOĞA İLE SAVAŞMAMA şekline dönüştürmek, yasağın anlamını daraltmak olur. Maide suresi 2. Ayetinde Allah, İhramdan çıkınca, yani hac göreviniz bitince, AVLANABİLİRSİNİZ EMRİNİ VERMİŞTİR. Lütfen ayetleri kendi bağlamından koparmadan anlamaya çalışalım, kendimizce farklı anlamlar vermeyelim. AV YASAĞINI YALNIZ HAYVANLARIN ÜREMESİNE BAĞLAMAK, DOĞRU DEĞİLDİR. ÇÜNKÜ HAC, AY TAKVİMİNE GÖRE YAPILIR VE BU TAKVİM TÜM MEVSİMLERİ DOLAŞIR. Yani hayvanların çoğalma mevsimlerinde olmayabilir. Bakın Allah ayetinde ne diyor. “SANA AYIN EVRELERİNİ SORUYORLAR. DE Kİ: “ONLAR, HACCIN VE İNSANLARIN ÖTEKİ FAALİYETLERİNİN VAKTİNİ GÖSTERİR.” Allah isteseydi bizlere, hayvanların çoğalma üreme mevsiminde, sakın onları avlamayın diye uyarırdı. Bu ve benzeri konuları anlayabilmemiz ve fark edebilmemiz için Allah BİZLERE AKIL VERMİŞ VE O AKLI KULLAN EY KULUM, YOKSA REZİLLİK VE PİSLİK İÇİNDE YAŞARSIN DİYEDE UYARIP, BİZLERİ İMTİHANIMLA BAŞBAŞA BIRAKMIŞTIR.

Dilerim Kur’an gerçekleri ile buluşan, Allah’ın azınlık halis kulları arasında oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmtihanımızda, Kaybedenlerden Olmak İstemiyorsak.

  Allah Asr suresinde, iman ettiğini söyleyen kullarım, birbirine Hak olanı,  YANİ YALNIZ ALLAH KATINDAN GELENİ, KUR’AN’I TAVSİYE ETMEDİĞİ SURECE ZİYANDADIR  diyor. Çünkü hak olanın yalnız Allah katından geldiğini yine Kur’an’da bildiriyor. Bizler böylemi yapıyoruz? Rabbimiz iman ettiğini söyleyen kullarını uyarmak için,  “ONLARIN ÇOĞU ALLAH’A, ANCAK ORTAK/ŞİRK KOŞARAK İNANIRLAR”  diyerek, iman ettiğini zannedenlerin, nasıl büyük bir yanılgı içinde oldukları uyarısını yapıyor. Tabi bir başka ayetinde de kendisine  ŞİRK/ORTAK KOŞANIDA AFFETMEYECEĞİ  bilgisini veriyor. Peki, bizler böyle büyük hatalar yapıyor muyuz? İnancımızı Kur’an ile sorguladık mı? Gelin sorgulayalım. Bizler yalnız Allah’ın katından gelen HAK olan Kur’an’a mı iman ediyoruz? Yoksa yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz,  KUR’AN+RESULÜN SÜNNETİ+MEZHEP İMAMLARININ İCHATLARI ile birlikte  mi yaşanır diyoruz.  Eğer bunu söylüyorsak, Allah’ın uyardığı gibi...

İslam’ı Sorumlu Olduğumuz Kur’an’dan Öğrenmezsek, Sonucuda İşte Böyle Olur.

  Bizler hiç düşünmeden, sorgulamadan Kur’an’dan uzak öyle bir din yaşıyoruz ki, adeta Allah’ın kitabı Kuran’ı küçümsediğimizin farkında olmadığımız gibi,  yalnız Kur’an ile İslam’ı yaşayamayacağımıza inandırıldık. İman ettik dediğimiz Kur’an, bu düşünceye onay veriyor mu, hiç baktık mı? Elbette hiç bakmadık, hatta bakmaya teşebbüs bile etmemizi engelleyip, sen Kur’an’ı anlayamazsın senin ilmin ne ki, Arapça bir kelimenin bilmem kaç anlamı var, sen hangisinin olduğunu nereden bileceksin diyerek, aklın mantığın kabul etmeyeceği düşünceleri, her nedense kabul etmekte sakınca görmedik. Arapça olan Kur’an’a bunları söyleyenler, her ne hikmetse yine Arapça olan rivayet hadislere, neden bunları söylemediklerini hala fark edemediysek, Allah ile aldatılmaktan da asla kurtulamayız.  İSLAM’I SORUMLU OLDUĞUMUZ KUR’AN’DAN ÖĞRENMEZSEK, SONUCUDA İŞTE BÖYLE OLUR . Mezheplerin hatta cemaat ve tarikatların şekillendirdiği İslam inancımızda şu mantık ve Kur’an dışı inancı, her nedense...

Enam Suresi 38. Ayet. “Biz Kitapta Hiç Bir Şeyi Eksik Bırakmadık.”

Bizler Kur’an ayetlerini doğru anlamak istiyorsak, mutlaka yine Kur’an’ın açıklamalarından, verdiği örneklerden yola çıkarak, anlamanın yolunu yöntemini seçmeliyiz. Bu konuda bir örnek vermek istiyorum, önce ayeti yazalım daha sonra üstünde birlikte düşünelim. Enam 38:  Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler. (Diyanet meali) Bu ayette geçen çok dikkat çekici bir cümle var.  BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK . Sizce Allah, hangi kitaptan bahsediyor olabilir? Ne yazık ki geleneksel İslam anlayışı bu ayette geçen, bu cümleden çok rahatsız, onun içinde bu cümleye öyle bir anlam yüklüyorlar ki, ayette geçen bu cümlenin, neredeyse bizlere vermesi gereken anlamını alıp götürüyor. Siz ayeti okuduğunuzda ne anladınız? Yani Allah hangi kitapta, hiçbir eksik bırakmadığından bahsedi...