Ana içeriğe atla

FURKAN SURESİ 72-73 VE KASAS 55. AYETLERİN UYARILARININ, FARKINDA MIYIZ?

 


Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim çok önemli ayetler var. İlk önce Furkan suresi 72. Ayete bakalım. Bu ayette Allah iman eden gerçek kullarının,  batılın ve doğruluğunda emin olamadığı sözlerin, bilgilerin karşısında nasıl davranması gerektiğini, çok açık örneklerle anlatıyor. Gelin önce ayeti yazalım ve yaptığımız bir hata varsa ders alalım ve bu hatayı yapmayalım.

Furkan 72: ONLAR, YALANA ŞAHİTLİK ETMEYEN, FAYDASIZ BOŞ BİR ŞEYLE KARŞILAŞTIKLARI ZAMAN, VAKAR VE HOŞGÖRÜ İLE GEÇİP GİDENLERDİR. (Diyanet meali)

Ayette bahsedilen kişiler, Allah’a ve onun kitabına iman etmiş, doğru yolda giden Müminler. Bu ayetin öncesindeki ayetlere baktığımızda, bu konuda Allah gereken açıklamayı yapıyor. Furkan suresi 72. Ayette de gerçek iman eden kullarının izlediği yolu bizlere bildiriyor Allah ve diyor ki; GERÇEK İMAN ETMİŞ KULLARIM EMİN OLMADIĞI, DOĞRU OLMAYAN HİÇBİR SÖZE, BİLGİYE ŞAHİTLİK ETMEZLER, YANİ ONAYLAMAZ KABUL ETMEZ DİYOR. Peki, şahitlik etmediği konular neler olabilir burası önemli? Aslında bu ayeti ilk önce, iman eden bir Müslüman,  yalancı şahitlik yapmaz diye basit bir şekilde anlayabiliriz. Ama bu ayetin devamına baktığımızda, aslında hangi konuda özellikle şahitlik yapmadıklarını, yani söylenen her sözü düşünmeden sorgusuzca onaylamadıklarını, çok daha net anlıyoruz. İsterseniz devamındaki ayeti de yazalım, ayeti öyle anlamaya devam edelim.

Furkan 73: ONLAR, KENDİLERİNE RABBLERİNİN ÂYETLERİ HATIRLATILDIĞI ZAMAN, ONLARA KÖR VE SAĞIR KESİLMEZLER. (Diyanet meali)

Bu ayeti doğru anlamak istiyorsak ilk yazdığım ayetin, ikinci bölümünde bahsedilen uyarıyı hatırlayalım. “FAYDASIZ BOŞ BİR ŞEYLE KARŞILAŞTIKLARI ZAMAN, VAKAR VE HOŞGÖRÜ İLE GEÇİP GİDENLERDİR” Demek ki gerçek iman eden bir Müslüman, asla emin olmadığı, delili kanıtı olmayan rivayet ve sanı sözleri hemen kabul etmez araştırır ve dini konularda Kur’an’ın onayını almıyorsa, onun asla doğruluğuna şahitlik etmez diyor Allah. Peki, boş faydasız rivayet sanı sözleri din diye öne sürenlere nasıl davranırmış burası çok önemli. Onlara bağırıp çağırmadan, saygı ve hoş görüyle karşılık verip, onlarla tartışıp kavga etmeden onlardan uzaklaşır diyor. PEKİ, BİZLER GÜNÜMÜZDE BÖYLEMİ YAPIYORUZ? YAPMIYORSAK, BİZLER GİBİ DÜŞÜNMEYENLERE SAYGISIZCA BAĞIRIP, HAKARET EDİYORSAK BİZLER, FURKAN SURESİ 72. AYETTE BAHSEDİLEN GERÇEK İMAN EDENLERDEN OLAMAMIŞIZ DEMEKTİR. BU DURUMDAYSAK LÜTFEN, İMANIMIZI KUR’AN İLE SORGULAYALIM.

Furkan suresi 73. Ayette bir önceki ayetin detayını veriyor ve açıklıyor. Gerçek iman eden kullarıma, Allah’ın ayetleri hatırlattırıldığı zaman, onlara yani Allah’ın ayetlerine KÖR VE SAĞIR KESİLMEZLER diyor. Kör ve sağır kesilmek ne demek? Eğer batılı, atalarının inancını yaşamak için, Allah’ın ayetlerini görmezden geliyorsak, bizler O ayetlere karşı kör ve sağırlar gibi davranıyoruz demektir. YANİ BAKAR KÖR OLMUŞUZ ANLAMINA GELİR. Peki, bu ayette kimlerden bahsediliyor ve kimlerle karşılaştırıyor burası çok önemli. Önce şunu belirtmek isterim. Mukayese yapılanların tamamı, kendilerinin iman ettiğini söyleyen kişiler. Bir bölümü yani gerçek iman edenler, Allah’ın ayetlerine karşı kör ve sağır olmayanlar, imanlarını yaşarken delil ve kanıtları Kur’an olanlar. Diğer tarafta, iman ettiğini söyledikleri halde batılın rivayetlerin, atalarının inancını yaşayabilmek için, gerektiğinde Allah’ın ayetleri, inançlarına ters düştüğünde, Allah’ın ayetlerini görmezden gelip kör ve sağır kesilenler. 

Sanırım yazdıklarımı okuduğunuzda, yaşadığımız İslam’ın bu örneklere çok benzediğini ve bu hataları çok fazla yaptığımızı fark ettiniz. Yüce Rabbim bizleri o kadar net ve açık uyarıyor ki Kur’an’da, anlayarak ve düşünerek okuyan, yaşadığımız İslam’ın Allah’ın indirdiği İslam olmadığını BU RİVAYETLERE, SANI BİLGİLERE İNANIP, ASLA ONLARA ŞAHİTLİK ETMEMEMİZ GEREKTİĞİNİ, ALLAH’IN AYETLERİNE KARŞI ASLA KÖR VE SAĞIR OLAMAYACAĞIMIZI YANİ GÖRMEZDEN GELEMEYECEĞİMİZİ ANLAYACAKTIR. Bu yolu izlemeyen, emaneti teslim edene kadar yaptığımız hataları fark etmesi mümkün değildir. Bir örnek vermek isterim. Allah birçok ayetinde şefaat tümden bana aittir, hiç bir şefaatin olmadığı o günden sakının diye uyardığı halde, eğer mezheplerin ve atalarının batıl inançlarını yaşamak için, ALLAH’IN BU AYETLERİNE KÖR VE SAĞIR KESİLDİYSEK, BİZLER GERÇEK İMAN EDENLERİN SAFINDA DEĞİLİZ DEMEKTİR. Bu örneklere benzer, o kadar çok hata yapıyoruz ki, anlatmakla bitmez.

Geleneksel İslam anlayışının etkisinde kalan kardeşlerimizi, bu konuda uyarmak istiyorum. Lütfen Allah aşkına inancınızı Kur’an’ı anlayarak düşünerek okuyup, Kur’an ile sorgulayınız. Çünkü bu hatayı çok yapıyoruz ve mezheplerin fıkıh inancının öğretisi olan İslam inancının o kadar çok fazla etkisindeyiz ki, Allah’ın apaçık ayetlerini kendilerine hatırlattığımızda, bizlere karşı, adeta ayetleri görmezden gelerek KÖR VE SAĞIR KESİLİYORLAR VE DİYORLAR Kİ, ALLAH RESULÜNÜ POSTACI DİYEMİ GÖNDERDİ. BAKIN BUNLARDA RESULÜN HADİSLERİDİR, ONUNDA DİNDE HÜKÜM KOYMA YETKİSİ VARDIR, ODA BUNLARI SÖYLÜYOR BUNLARADA İNANMALIYIZ. Siz Resulün hadislerini inkâr mı ediyorsunuz, diyenleri çok duyarsınız. HÂLBUKİ RESUL KUR’AN’A AYKIRI TEK BİR SÖZ SÖYLEMEYECEĞİNE GÖRE, KUR’AN’IN ONAYLAMADIĞI BİR SÖZÜ, NASIL RESUL SÖYLEDİĞİNE İNANIRIZ, BUNUDA MI DÜŞEMİYORUZ. Allah’ın Resulü, Kur’an’da ne diyordu? Ben sizleri yalnız Kur’an ile uyarma görevi aldım. Buna göre Resulün Kur’an’ın onayını almayan, Kur’an’ın bahsetmediği bir şeyi söylemesi, asla mümkün değildir diye neden düşünmüyoruz. ÇÜNKÜ ALLAH’IN AYETLERİNE KARŞI KÖR VE SAĞIR OLDUĞUMUZDAN, ALLAH GÖZLERİMİZE PERDE ÇEKİYOR, KULAKLARIMIZA AĞIRLIK KOYUYOR VE KALBİZİ MÜHÜRLÜYOR. Lütfen kendimize gelelim. Sizlere son olarak, gerçek iman edenlerin nasıl tavır aldıklarına, bir örnek daha vermek istiyorum. Bu konuda birçok örnek var, lütfen Kur’an’ı dikkatle okuyalım.

Kasas 55: ONLAR BOŞ SÖZ İŞİTTİKLERİNDE, ONDAN YÜZ ÇEVİRİRLER. “BİZİM AMELLERİMİZ BİZE, SİZİN AMELLERİNİZ SİZE. SİZE SELÂM OLSUN. BİZ CÂHİLLERLE ARKADAŞ OLMAYIZ” DERLER. (Bayraktar Bayraklı)

Bakın Allah gerçek iman edenlerin, yani Allah’ın tabiriyle batıldan uzak, yalnız Allah’ın ipine sarılanların, nasıl bir tavır içinde olduğunu söylüyor. Onlar boş söz işittiklerinde, ondan yüz çevirirler diyor. Peki, boş söz ile neyi kast ediyor Allah? Müddessir 45. Ayetinde bakın ne diyor. “BÂTILA DALANLARLA BİRLİKTE DALARDIK.” Geçmişte yapılan hatalara örnek veriyor Allah. Peki, Allah gerçek iman edenler ne yapardı diyor Kur’an’da? “ALLAH’IN İPİ KUR’AN’A SARILIN. ÇÜNKÜ SİZLERİ KUR’AN’DAN HESABA ÇEKECEĞİM.”

Elbette kime inanacağınız size kalmış. İster en emin imtihan olduğumuza hükmedilen garantili ve Allah’ın korumasındaki Kur’an’a sarılın, isterseniz asla emin olamayacağımız Resule ait olduğu rivayet edilen hadislere sarılın, seçim sizlerin. Herkes bu dünyada kendi imtihanını yaşıyor. Ama Allah Kasas 55. Ayetinde, onlar emin olmadığı boş sözleri işittiklerinde, ondan yüz çevirirler inanmazlar diyor. BOŞ SÖZDEN KASIT DELİLİ, KANITI KUR’AN’DA OLMAYAN SÖZLERDİR. Çünkü Allah, sizleri Kur’an’dan hesaba çekeceğim, sakın Kur’an’ın sınırlarını aşmayın diye uyarıyor. Kur’an’dan delili, kanıtı olmayan sözler söyleyenlere karşı, bizim amelimiz yani inancımız bize, sizin ameliniz yani inancınız size derler diye de bilgi veriyor. Böyle kişilere, gerçek iman edenlerin nasıl bir tavırda olması gerektiği örneğini de veriyor. Size selam olsun, yani bizim gibi düşünmediğiniz için bizlerden sizlere, asla zarar gelmez diye cevap verdiklerini ayetten öğreniyoruz. Ayetin son cümlesinde, biz cahillerle arkadaş olmayız dedikleri, çok dikkat çekicidir. O cahillerden Allah, kimleri kast ettiğini hala anlayamadıysak, çok büyük eksikliğimiz var demektir.

Sizlerden şunu düşünmenizi rica ediyorum. Aynı kitaba ve aynı Resule inandığımızı söylediğimiz halde, bizler gibi düşünmeyene, inanmayana bizler Allah’ın ayette örnek verdiği bir tavırda mı karşılık veriyoruz, yoksa ağzımıza gelen hakareti onlara reva mı görüyoruz, ne der siniz? EĞER BİZLER GİBİ İNANMAYANLARA,  HAKARET EDİYOR VE SAYGISIZLIK YAPIYORSAK, BİLELİM Kİ BİZLER, ALLAH’IN İSTEDİĞİ GERÇEK İMAN EDENLERİN ARASINA, HALA GİREMEMİŞİZ DEMEKTİR.

Dilerim hatalarımızı fark edebilen ve Allah’ın ayetlerine karşı kör ve sağır olmayan, gerçeklerle buluşmak adına araştıran batıl ve rivayetlerden uzak, yalnız Allah’ın ipine sarılan,  Allah’ın istediği onun sevgili kullarından oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...